10 / 1.029 sonuç gösteriliyor

CB Genelgesi 19
2025-11-25

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı (2026-2030) ile İlgili

- Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için çok taraflı, disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşım benimsenir; kamu kurumları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum ve özel sektör arasındaki işbirliği kritik öneme sahiptir. - Önceki deneyimlerden elde edilen dersler ışığında güncel ihtiyaçları merkez alan bir stratejik çerçeve kurulur ve ilgili aktörlere kendi plan, program ve bütçelerine entegre etme sorumluluğu verilir. - Kurumlar, planın strateji ve faaliyetlerini kendi çalışmalarına dahil ederek uygulamayı sağlar. - Kurumlar arası koordinasyon mekanizması oluşturulur ve uygulama ile izleme-değerlendirme süreçleriyle takip edilir. - İzleme sistemi üzerinden yürütülen çalışmalar kaydedilir ve performans değerlendirilir; sonuçlar paylaşılır. - Şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi uygulanarak her tür şiddetin önlenmesi hedeflenir. - Bu yaklaşım, sorumluluk paylaşımı ve hesap verebilirliği güçlendirir; tüm aktörler kendi alanlarındaki programları plan ve bütçelerine entegre ederek uygulamaya koyar.

CB Kararı 3718
2021-03-20

KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ VE BUNLARLA MÜCADELEYE İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİNİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAKIMINDAN FESHEDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3718)

Bu karar Türkiye’nin Avrupa Konseyi Sözleşmesi kapsamındaki taraflığını ve bu sözleşmenin getirdiği bağlayıcı yükümlülükleri sonlandırır. Sözleşmenin öngördüğü koruma ve destek mekanizmaları ile cezai tedbirler için uygulanabilirlik ve standartlar açısından eski yükümlülükler ortadan kalkabilir. Mevcut mevzuat içinde kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetle ilgili uygulama ve hizmetlerin sözleşme gerektirdiği kapsam ve düzeyde sürdürülüp sürdürülemeyeceği belirsizleşebilir. Uluslararası işbirliği, izleme ve karşılıklı yardım çabalarında düşüş veya yeniden yönlendirme olasılığı ortaya çıkabilir; mağdurların uluslararası destek veya raporlama imkanları etkilenebilir. Genel olarak, bu karar mevcut yasal çerçevedeki uyum gerekliliklerini azaltabilir ve yeni politikalarda farklı yaklaşımların benimsenmesi ihtiyacını doğurabilir.

Kanun 6284
2012-03-20

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN

Bu yasa, şiddete maruz kalan kadınlar, çocuklar ve aile bireyleri ile şiddet görme veya görme tehlikesi bulunan kişiler için güvenliğini ve yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir. Uygulamasının temel etkileri şu şekillerde ortaya çıkar: - Şiddete karşı koruma, güvenli barınma ve geçici maddi destek gibi acil ve pratik hizmetler sağlanır; mağdurların ihtiyaçlarına uygun güvenli ortamlar sunulur. - Psikolojik, hukuki, mesleki ve sosyal destek hizmetleriyle mağdurların savunmasızlıkları azaltılır ve yeniden topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapılır. - Şiddet uygulayan hakkında, mağduru korumaya yönelik tedbirler uygulanır; kişinin bulunduğu yerden uzaklaştırılması, konut güvenliğinin sağlanması, iletişim ve yakın temasların kısıtlanması gibi önlemler devreye alınır. - Çocukların korunması gözetilir; çocuklarla ilgili ilişkinin güvenli ve kontrollü şekilde sürdürülmesi ya da sınırlandırılması sağlanır. - Şiddet uygulayanın güvenliğini de gözeten konular dahil olmak üzere, kişinin güvenliğini artıracak tedbirler belirlenir ve uygulanır; gerektiğinde sağlık veya rehabilitasyon hizmetlerine yönlendirme yapılır. - Kararların hızlı ve etkili bir şekilde uygulanması için kolluk ve ilgili birimler koordineli çalışır; kararlar gerekli görüldüğünde derhal yürütülebilir. - Korunan kişinin kimlik ve adres gibi hassas bilgilerinin gizliliği korunur; güvenliğin sağlanması için gerekli tedbirler alınır. - Bakanlık ve ilgili kurullar tarafından, şiddeti önlemeye yönelik izleme ve destek hizmetleri ile bilgi paylaşımı ve görevler koordine edilir; bu çalışmalar, mağdurların haklarına ve güvenliğine odaklı yürütülür. - Şiddetin önlenmesi için merkezler kurulur ve bu merkezler, veri toplama, hizmet koordinasyonu, rehberlik, danışmanlık ve toplumsal programların uygulanması gibi hizmetler verir. - Şiddet mağduru ve şiddet uygulayıcıya yönelik hizmetler ayrı birimlerde sunulur; mağdura yönelik haklar, iş bulma ve sosyal destek konularında rehberlik yapılır, uygulamanın sonuçları izlenir; şiddet uygulayıcıya yönelik olarak öfke kontrolü, bağımlılık tedavisi ve meslek edindirme gibi programlar önerilir. - Kontrolsüz veya tekrarlayan ihlallerde uygulanacak yaptırımlar belirli esneklikler içerse de, ölçülü ve caydırıcı tedbirlerle uyumsuzluğun azaltılması hedeflenir. - Merkezler ve hizmetler, kadının insan hakları ve eşitlik ilkeleriyle uyumlu, toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir yaklaşım içinde yürütülür.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

CB Kararı 3928
2021-04-30

19/3/2021 TARİHLİ VE 3718 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARI İLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAKIMINDAN FESHEDİLEN ?KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET VE AİLE İÇİ ŞİDDETİN ÖNLENMESİ VE BUNLARLA MÜCADELEYE İLİŞKİN AVRUPA KONSEYİ SÖZLEŞMESİ?NİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAKIMINDAN SONA ERME TARİHİNİN 1/7/2021 OLARAK TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3928)

Bu karar Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerinden çekildiğini ve bu yükümlülüklere dayalı olarak sağlanan koruma ve destek mekanizmalarının Türkiye’de uygulanmasının durdurulduğunu gösterir. Bunun sonucunda kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili mevcut müdahale ve destek hizmetlerinin ulusal düzeyde yeniden düzenlenmesi gerekecektir. Uygulama ve denetim mekanizmaları değişebilir; kamu kurumları ile sivil toplum için politikaların, programların ve kaynakların bu yeni durumla uyumlu hâle getirilmesi gerekir. Sonuç olarak mağdurlar için güvenlik, yardım ve korunma hizmetlerinin erişilebilirliği ve kapsamı etkilenebilir.

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

CB Yönetmeliği 923809
1993-01-18

NAKDİ TAZMİNAT VE AYLIK BAĞLANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu Yönetmelik, güvenlik ve asayişin korunması amacıyla görev yapanler ile bu görevler nedeniyle ölen, yaralanan veya engelli hale gelenler ile bunların bakıma muhtaç yakınlarına maddi tazminat, aylık bağlanması ve öğrenim/sağlık yardımı sağlanmasına ilişkin esasları belirler. Uygulamada temel amaç, görev sırasında zarar görenlerin ve ailelerinin maddi ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Pratik etkiler - Ölen veya engelli hale gelenlerin yaklaşık olarak kendisi ile yakınları için tazminat ve aylık hakları düzenlenir; bu haklar talep edilerek, öncelik sırasına göre paylaştırılır ve bazı durumlarda mirasçıların hakları devreye girer. - Engellilik durumunda, engellilik derecesine göre belirlenen tutarlarda ödeme yapılır; bu tutarlar, bakım gereksinimi ve yaşam sürdürme etkileri gözetilerek hesaplanır. - Yaralanma halinde yapılan ödeme, yaralanmanın ciddiyetine göre belirli oranlarda gerçekleştirilir; tedavi sürecinde geçici olarak avans ödenmesi ve sonrasında kesin tutarın netleşmesi söz konusudur. - Ölenler ve engelli hale gelenler için bağlanacak aylıklar, ilgili sigorta kurumunun işlemleriyle belirlenir ve bu aylıklar çeşitli durumlarda dul ve yetimlere devredilir; bazı durumlarda artış uygulanabilir. - Öğrenim yardımları ve sağlık yardımları ile ilgili haklar güvence altına alınır: çocukların eğitimleri için uygun imkanlar (kamu kurumlarına ilişkin yatılılık/sınav esasları) ve yükseköğrenim için yurt/kredi destekleri sağlanır; tedavi giderleri kamu kurum ve hastanelerinde karşılanır. - Nakdi tazminatın ödenmesi, ilgili kurumlarca incelenen bir süreçle belirlenir ve onaylanan kararlar doğrultusunda ödemeler gerçekleştirilir. - Kapsama, sadece iç güvenlik göreviyle sınırlı kalmaz; yabancı ülkelerde veya uluslararası sahalardaki görevler nedeniyle meydana gelen kayıplar için de haklar aynen uygulanır. - Tazminat ve yardımların izlenmesi, kayıtların tutulması ve gerektiğinde yeniden değerlendirme süreçleri ile yürütülür; bu çerçevede ilgili kurumlar arasındaki koordinasyon sağlanır.

Kanun 5275
2004-12-29

CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları belirler ve hedef olarak toplumsal güvenliği sağlamak, hükümlünün yeniden topluma kazandırılmasını güçlendirmek ve suça dönmeyi önlemek amacı güder. - Infaz sürecinde herkese eşit davranılması ve insan onurunun korunması esastır; zalimane veya aşağılayıcı davranışlar yasaktır. - Hapis infazı, hükümlülüğün kesinleşmesiyle başlar ve infazın izlenmesi ilgili yetkili makamlarca yürütülür; sürecin adil ve denetlenebilir olması amaçlanır. - Hapis cezalarının infazında güvenli, düzenli ve disiplinli bir ortam sağlanır; özgürlük sınırlamaları, hükümlünün temel haklarıyla orantılı ve kanunlar çerçevesinde uygulanır; hükümlünün sağlık ve güvenliği korunur. - İyileştirme amacıyla rehabilitasyon odaklı programlar kullanılır; haklara saygı korunur; kanuna uygunluk temel ilke olarak esas alınır; kişilik ve yaşam kurallarına uygun bireyselleştirilmiş planlar önemsenir. - Infaz sürecinde adaletli hareket edilir; disiplin cezaları ve güvenlik tedbirleri ölçülü şekilde uygulanır ve savunma/itiraz yolları sağlanır. - Başarı ölçütü, hükümlünün yeni tutum ve beceriler kazanmasıyla değerlendirilir; iyileştirme çabalarına gönüllü katılım teşvik edilir. - Farklı infaz kurumları türleri vardır: kapalı yüksek güvenlikli tesisler; kadınlar için özel kapalı tesisler; çocuklar ve gençler için eğitim-odaklı kapalı tesisler; açık infaz kurumları; ayrıca hükümlülerin uygun yere yerleştirilmesini belirleyen gözlem ve sınıflandırma merkezleri bulunur. - Kapalı tesisler, güvenlik ve disiplinin sağlanması için gerekli tedbirleri içerir; ihtiyaca göre bireyselleştirilmiş veya grup halinde iyileştirme yöntemleri uygulanır; kapasite yetersiz olduğunda diğer kapalı tesislerin yüksek güvenlikli bölümleri devreye girebilir. - Kadınlar, çocuklar ve gençler için özel düzenlemeler vardır; kadın tesislerinde güvenlik görevlileri kadınlardan oluşur; çocuklar için eğitim ve yaşa uygun bölümler önceliklidir; gerektiğinde çocuklar için ayrı bölümler veya diğer uygun bölümler kullanılır; eğitime ve topluma yeniden entegrasyona öncelik verilir. - Açık infaz kurumları, iyileştirme, çalışma ve meslek edinimini ön planda tutar; firar veya güvenlik açısından riskli durumlar için bazı sınırlamalar söz konusudur; belirli şartlar altında bazı hükümlüler doğrudan açık kurumlara alınabilir veya açık kurumlardan kapalı kuruma geçiş yapılabilir. - Gözlem ve sınıflandırma merkezleri, hükümlünün durumuna uygun kuruma yerleşimini belirler; kurumlar arası geçişler bu merkezlerin kararlarıyla düzenlenir. - Hastalık veya gebelik gibi hallerde infaz ertelenebilir; özellikle akıl sağlığı, ağır hastalıklar veya çocuk sahibi olan durumlar için ertelenme düzenlemeleri bulunur; erteleme süresi ve denetim şartları, sağlık durumunun takibi ve ilgili makamların kararlarıyla şekillenir; şartlar değişirse ertelenme kaldırılabilir. - Gebe olan veya doğum sonrası dönemde olan kadınlar için özel hükümler uygulanır; doğum sonrasındaki süreler ve şartlar infazın nasıl devam edeceğini etkiler. - Çocukların hastalığı veya engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç olması durumunda ilgili erken erteleme veya özel düzenlemeler uygulanabilir; kararlar bireysel durumlara göre değerlendirilir.

Kanun 5395
2005-07-15

ÇOCUK KORUMA KANUNU

Pratik etki özeti: - Korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına yönelik usûl ve esaslar belirlenir; öncelik çocuğun güvenliğini, gelişimini ve esenliğini korumaktır. - Temel ilkelerle çocuğun yaşamı, gelişimi, korunması ve katılımı güvence altına alınır; ayrımcılık yapılmaması, karar süreçlerine çocuğun ve ailesinin bilgiyle dahil edilmesi, işbirliği içinde çalışmalar ve insan haklarına dayalı hızlı ve adil işlemler ön planda tutulur. - Koruyucu ve destekleyici tedbirler ağırlıklı olarak çocuğun kendi ailesi içinde korunmasına yöneliktir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma hizmetleriyle destek sağlanır; gerekli hallerde resmi bakım yurtları veya koruyucu aile hizmetleri devreye alınır. - Barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda verilen tedbirlerle çocuğun güvenliği ve bakımı sağlanır; kimliğin korunması amacıyla gizlilik tedbirleri uygulanır. - Acil tehlike durumlarında acil korunma kararları hızlıca verilebilir; sosyal inceleme ile kararın devamı veya alternatif tedbirler belirlenir. - Tedbir kararları, çocuğun gelişimini gözeterek belirlenir ve gerektiğinde değiştirilir veya kaldırılır; uygulanması belirli periyotlarda denetlenir ve süre sonlandırma ihtimali bulunur. - Çocuklar için özgün güvenlik tedbirleri uygulanır; akıl hastalığı gibi durumlarda özel tedbirler dikkate alınır. - Hakkaniyetli ve etkili süreçler için duruşmalar, çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenir; gerekli hallerde sosyal çalışma görevlisi davaya eşlik eder ve çocuğun sorgusu güvenli bir ortamda yapılır; çocuğun haklarına uygun şekilde ifadesi ve katılımı gözetilir. - Zorlayıcı tedbirler konusunda tutuklama ve ağır yaptırımlar yaşa uygun olarak sınırlanır; çocuklar için denetimli serbestlik ve adlî kontrol tedbirleri öne çıkarılır. - Kanunen kurulan özel çocuk mahkemeleri ve ilgili savcılık/kolluk birimleri, çocuklara özgü işlemleri çocuk odaklı şekilde yürütür; çocukla ilgili işlemler daha uygun ve güvenli bir ortamda gerçekleştirilir. - Çocuğun kimliği ve kişisel bilgileri koruma amacıyla gizlilik ve mahremiyet tedbirleri uygulanır; karar ve süreçler gerektiğinde halka açık değil, güvenli şekilde yürütülür. - Kararlara karşı itiraz yolu bulunur ve sürece ilişkin haklar korunur; kararlar, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olarak izlenir ve gerektiğinde değiştirilebilir.