10 / 5.121 sonuç gösteriliyor

Kanun 2942
1983-11-08

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamu yararına yapılacak kamulaştırmalarda kamulaştırılan taşınmazların bedeli belirlenir ve bu bedel ödenir; ödemeler nakden ve peşin olarak yapılabildiği gibi gerekli hallerde eşit taksitlerle ve faiziyle ödenebilir. Küçük çiftçilere ait olan bedeller peşin ödenir. Taşınmazın mülkiyeti tamamen devredilmeden belirli bölümler üzerinde irtifak hakkı kurulabilir; üst yapılarla altyapı çalışmalarına ilişkin kamu yararı gerektiren hallerde taşınmaz sahiplerinin mülkiyet hakkının kullanılmasının engellenmemesi şartıyla ekipman ve altyapı inşaatları yapılabilir; bu durumda maliklerin mevcut mülkiyet hakkı korunur ve değer artış bedeli alınmaz. Kamulaştırma kararını veren merciler ve kararın onaylanmasıyla ilgili kurallar uygulanır; bazı durumlarda kamu yararı kararı için ayrı onay gerekli değildir; imar planlarına bağlı hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ihtiyaç duyulmaz. Kamulaştırmayı yapacak idare, taşınmazın sınırını, yüzölçümünü ve vasfını gösteren planı hazırlar ve malik ile adres bilgilerini tespit eder; ilgili kişilere yazılı bildirim ve gerekli ilanlar yoluyla duruşmaya çağrı yapılır. Kamulaştırma bedelinin mahkeme yoluyla belirlenmesi gerektiğinde idare, bedeli tespit etmek ve idare adına tescil için mahkemeye başvurur; taraflar uzlaşırsa uzlaşma tutanağına göre bedel belirlenir ve tescil işlemleri buna göre yapılır; uzlaşma sağlanamazsa bilirkişi incelemesi ve mahkeme süreciyle bedel tespit edilir; tespit edilen bedel hak sahibi adına yatırılır ve tescil işlemleri tamamlanır; tescil kesinleşir ve itiraz hakları saklıdır. Satın alma usulünün uygulanamadığı durumlarda idare bedeli tespit ederek mahkeme yoluyla idare adına tescil kararını talep eder; bedel ödemeleri için gerekli banka işlemleri gerçekleştirilir ve tapu işlemleri tamamlanır. Kadastro görmemiş yerlerde bilirkişi ve muhtarların katılımıyla tespit işlemleri yapılır; tespit süreçlerinde muhtarın da katılımı sağlanır. Bu süreçlerin sonunda kamulaştırılan mal idare adına tescil edilir ve hak sahibi bedelini alır; hak sahiplerinin itiraz veya maddi hata düzeltimiyle ilgili yollar saklıdır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

CB Yönetmeliği 200611058
2006-10-19

KAMU ZARARLARININ TAHSİLİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esasları belirler. Kapsam olarak genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde tespit edilen zararlar ile bu zararlara ilişkin alacakların tahsiline odaklanır; bazı kurumlar hariç tutulabilir. Kamu zararı, kamu kaynağında mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem sonucunda meydana gelen zarar olarak tanımlanır. Sorumluluk, zarar oluşumundan sorumlu kamu görevlileri ile ilgili kişiler dahil olmak üzere ilgilileri de kapsar. Kamu zararı, kontrol, denetim, inceleme veya yargılama sonucunda tespit edilir ve tespit yazı ve belgeleri ilgili idareye gönderilir. Gerekli değerlendirme işlemleri, ilgili harcama yetkilisi ve üst yöneticinin gözetiminde yürütülür; gerektiğinde hukuk birimi görüşüne başvurulur ve süreç belirlenen süre içinde sonuçlandırılır. Tespit edilen zararın tahsiline ilişkin işlemler, sorumluların ve/veya ilgililerin beyanı ve içtihatlar dikkate alınarak başlatılır; zararın tamamının ödenmesi veya yazılı taahhütle ödenmesi öngörülebilir. Her zarar için takip dosyası açılır ve dosyaya ilişkin belgeler güvenli şekilde muhafaza edilir. Kamu zararından doğan alacaklar, muhasebe kayıtlarına alınır; alacaklar için faiz başlangıç tarihi de kayıt edilir. Alacakların tebliği, itiraz ve sulh süreçleri uygulanır; itiraz ve sulh başvuruları için belirli bir süre verilir ve işlemler yürütülür. Kamu zararından doğan alacaklar rızaen ödeme, sulh, takas veya icra yoluyla tahsil edilebilir; ihtiyati haciz gibi güvence tedbirleri alınabilir ve kararlar uygulanır. Kayıt ve izleme amacıyla her alacak için takip dosyası oluşturulur ve süreçler ilgili muhasebe kayıtlarına yansıtılır. Sonuç olarak, zararın tespiti ve takip süreçleri organize edilerek, zararın mali açıdan güvence altına alınması ve tahsili için gerekli mekanizmalar uygulanır.

CB Kararı 7876
2023-11-25

BALIKESİR İLİNDE BULUNAN TATLIPINAR RES ELEKTRİK ÜRETİM TESİSİNİN KAPASİTE ARTIŞI İÇİN GEREKLİ OLAN BAZI TAŞINMAZLARIN ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7876)

Bazı taşınmazların kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Uygulama kapsamında taşınmaz sahiplerinin hakları ve tazminat süreçleri başlatılacak ve taşınmazlar kamu amacıyla kullanılmak üzere devredilecektir.

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

CB Kararı 2854
2020-08-21

KARAHİSAR RÜZGÂR ENERJİ SANTRALİNİN YAPIMI AMACIYLA, AFYONKARAHİSAR VE UŞAK İLLERİNDE YER ALAN BAZI TAŞINMAZLARIN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2854)

Bu karar kamu yararı amacıyla belirli bir mahalledeki bazı taşınmazların kamulaştırılmasına karar verilmesini ifade eder. Buna göre maliklerin mülkiyeti kamuya devredilebilir ve proje kapsamında kullanıma alınabilir. Kamulaştırma süreciyle birlikte maliklerin tazminat talebi ve haklarını kullanma imkanları ortaya çıkar; itirazlar ve hakların korunmasına ilişkin yasal mekanizmalar devrede olur. Uygulama aşamasında ilgili alanlar kamu hizmeti için kullanılabilir hale getirilebilir; bu alanlar yol, altyapı veya diğer kamu projelerini kapsayabilir. Taşınmaz sahipleri mevcut kullanımlarını etkileyebilecek sınırlamalara maruz kalabilir ve yer değiştirme veya geçici düzenlemeler gibi sonuçlar doğabilir; tazminatla ilgili süreçler yasal çerçevede yürütülür.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 492
1964-07-17

HARÇLAR KANUNU

Bu düzenleme, yargı ve noter işlemleri başta olmak üzere çeşitli işlemler için ödenecek harçları belirler ve bu harçların nasıl hesaplanacağını, kimlerin ödemekle yükümlü olduğunu ve hangi durumlarda muafiyet, iade veya ödeme zamanlarını düzenler. - Harçlar, işlemin türüne ve değerine göre nispi veya maktu olarak alınır; bazı işlemler için değer gösterilmesi gerekir; değer beyanı eksikse gerekli tespit yapılır. - Yargı işlemlerinde harçlar, davayı açan veya işlemi yaptıran kişinin ödemesi gerekir; vasinin hesaplarına ilişkin işlemlerde harçlar vasiden alınır; bazı resen yapılan işlemlerde harçlar ilgili taraftan talep edilir. - Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi ve Danıştay/yerel idareler gibi kurumların işlemleri için harç uygulanır; bazı işlemler bu kapsam dışında değildir. - Hakem kararlarının infazı ve ihtilaf konularında verilen kararlar için harçlar ödenir; bozulan hükümlere ait harçlar da yeni hükme dahil olur. - Karşılık davalar, müdahaleler ve davaya müdahale edenler için harçlar geçerli olur; bazı durumlarda harçlar talep eden taraftan alınır. - Yeniden harç alınması, muamelelerin yeniden yapılması gereken durumlarda uygulanır; haklı çıkılan durumlarda harçlar geri veya mahsup edilebilir. - Harçtan muaf olan işlemler ve kişiler bulunmaktadır; işçi alacaklarının takibi gibi bazı durumlarda harç alınmaz; kamu makamlarının belirli işlemleri ve bazı vakıflar için muafiyetler söz konusudur. - İcra ve icra takiplerinde harçlar, takiple ilgili işlemler için hesaplanır; takip sonrası faizler harç hesaplamasında dikkate alınmaz; feragat, kabul veya sulh halinde harçlar belirli oranda azaltılabilir. - Merkezî Takip Sistemi kapsamında başlatılan takiplerde harçlar peşin alınır ve bazı durumlarda iadesi söz konusu değildir; takip sonuçlandırılamazsa harç iade edilmez; kesinleşen takipte ise ilgili tutar hesaplamaya dahil edilir. - Ödeme usulü ve zamanına ilişkin esaslar: harçlar ilgili mahkeme veya daire tarafından alınır; işlemin yapılmasından önce veya belirlenen aşamalarda ödenir; süresi içinde ödenmeyen harçlar için takip süreçleri durabilir veya başka yollarla tahsil edilebilir. - Noter işlemlerinde harçlar, düzenlenen işlemin değerine veya türüne göre hesaplanır; çok nüshalı belgeler için sadece bir nüsha harç alınır; bazı özel bağışlar veya vakıflar için harç muafiyetleri uygulanabilir. - Kamu hukuku ile ilgili bazı talepler için istenen suretlerden harç alınmaz; yetkili makamların talep ettiği suretler bu kapsamda değildir. - İşlemi yapan kişiler, noter harçlarını ödemekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyonlar veya ek olarak ödenmesi gereken tutarlar belirlenir. - Taşınır ve taşınmaz değerlerine ilişkin işlemlerde harç hesapları, işlem kapsamındaki değer üzerinden yapılır; kiralar veya mukavele süresi gibi unsurlar harç hesaplamasında dikkate alınır. - Harç ödemeleriyle ilgili eksik veya yanlış beyanlar, işlemlerin ilerleyişini etkileyebilir ve gerektiğinde düzeltici adımlar uygulanır.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.