10 / 4.001 sonuç gösteriliyor

Kanun 4471
1943-07-21

ORDU MOTÖRLÜ SİLAH VE VASITALARINDA KULLANILACAK ÜCRETLİ SİVİL MAKİNİST VE ŞOFÖRLERE ER MELBUSATI VE TEÇHİZATI VERİLMESİNE DAİR KANUN

Bu düzenleme, ordunun motorlu birliklerinde görev yapan ücretli sivil makinist ve şoförlere ait kıyafet ve teçhizatın, erbaş ve erler için parasız olarak sağlanacağını belirler. Böylece bu personelin kıyafet ve teçhizat maliyetinin devlet tarafından karşılanması sağlanır ve standartlaştırılmış malzeme temini güvence altına alınır.

Kanun 4933
1946-06-13

İNÖNÜ ARMAĞANLARI KANUNU

İnönü Armağanları Kanunu, hak eden Türk vatandaşlarına iki tür armağan verilmesini amaçlar ve kapsamı bilimsel eserler, sanatsal eserler ile insan veya hayvan sağlığına, yurdun savunmasına ve istihsalin gelişmesine yarar sağlayan keşif ve ihtiraların üstün başarılarını kapsar. Armağanlar için ayrı ayrı odaklanan jüri grupları kurulur; her grubun üyeleri ilgili fakülteler ve yükseköğretim ile bilimsel kurumlarca önerilen nitelikli kişiler arasından belirlenen kişiler arasından seçilir ve bu gruplar başkanlarını kendi aralarında seçer. Jüri kararları çoğunlukla verilir; oylar eşitse başkanın kararı geçerli olur, eksik katılım halinde yedek üyeler devreye girer. İnönü Değerlendirme Armağanı ile İnönü Özendirme Armağanı için başvurular veya iddia eden mirasçıların başvuruları dikkate alınır ve bu başvurular armağan verilmesi için gerekli incelemeye tabidir. Başvuru taleplerinin armağanın verilme gününe uygun şekilde yapılması gerekir. Jüri Komisyonları, gerekli konularda geçici jüri kurabilir ve gerektiğinde dış uzmanlardan danışmanlık alabilirler. Her armağan için ayrı gerekçeli raporlar hazırlanır ve ilgili imzalarla yayımlanır. Armağanlar, ıslah ve teşvik amacıyla kamuoyuna duyurulur ve hak kazananlar bir törenle ilan edilen biçimde ödüllerini alır; bulunamadıkları durumda başkentte veya hak sahiplerinin bulunduğu yerde tören düzenlenebilir ve kendilerine bir madalya ile diploma verilir. Armağanlar için özel bir kaynağın kurulduğu ve bu kaynağın yönetimi ile giderlerin karşılanması husuları uygulanır; bu kaynakla yapılan giderler belirli mali mevzuata tabi değildir ve bu kaynak aracılığıyla ödemeler gerçekleştirilir. Armağanlar, vergiden ve her türlü resim ve harçtan muaf tutulur; armağan alanların eser, keşif ve ihtira ile başarılarına ilişkin hakları saklıdır ve armağan ölüm halinde mirasçılara geçer. Bu mekanizmanın düzenlenmesi ve uygulanması için gerekli tüzükler çıkarılır ve yürütülmesi bu şekilde sağlanır.

Kanun 1156
1927-07-19

KANUNA MUGAYİR TAHAKKUK VE TEDİYE MUAMELATINI İHBAR EDENLERE İKRAMİYE İTASINA DAİR KANUN

İhbar edenlere, usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilmiş veya tediyeye konu olacak bir masrafın iadesi veya tahsili gerekliliğinin ihbar edilmesi ve ihbarın doğrulanması halinde ikramiye ödenir. Ikramiyenin miktarı, iade edilmesi veya tahsil edilecek tutardan belirli bir pay olarak hesaplanır. Ikramiye, bütçeden özel bir ödenekle karşılanır. Bu uygulama, ihbar edenleri teşvik ederek usulsüzlüklerin tespit ve düzeltimini kolaylaştırır.

Kanun 1288
1928-05-28

BEYNELMİLEL ERKAMIN KABULÜ HAKKINDA KANUN

Resmi daireler ve kamu tüzel kişilikleri arasındaki yazışma ve hesaplamalarda uluslararası rakamların kullanımı zorunlu hale gelir. Bu zorunluluğun özel kişiler arasındaki işlemlere de uygulanması hedeflenir, başlangıçta kolay görünen alanlardan uygulanmasıyla adım adım yaygınlaştırılır. Uygulama, kayıt tutma, hesaplama ve dokümantasyon süreçlerini standart hale getirir. Geçiş süreci, belgelerin, sistemlerin ve personelin uyum sağlamasını gerektirir; buna bağlı olarak eğitim ve altyapı ihtiyaçları ortaya çıkar.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 6593
1955-05-27

ECNEBİ DEVLETLERE ANKARA´DA SEFARETHANE VE KONSOLOSHANE İNŞA ETMEK ÜZERE MECCANEN ARSA TAHSİSİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme yabancı devletlere Ankara’da sefarethane ve konsoloshane inşa etmek üzere bedelsiz arsa tahsis edilmesini ve bu arsanın bedelsiz devrini mümkün kılar. Arsa ile üzerine inşa edilen binaların tapuya tescili sırasında harç ve resim alınmaz. Bu muafiyetler, yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyeti’nin karşılıklılık esasına göre aynı hakların tanınmasına bağlıdır. Hükümler yürürlükte kalır.

Kanun 6301
1954-03-08

ÖĞLE DİNLENMESİ KANUNU

- Büyükşehirlerdeki fabrikalar, imalathaneler, dükkan ve benzeri işyerlerinde çalışanlar için öğle dinlenmesi zorunludur; dinlenme süresi işyeri tarafından belirlenir. - Dinlenme süresi boyunca işyerleri kapalı olur; çalışanlar isterlerse dinlenme sırasında işyerinden ayrılabilir. - Belirli yerler için dinlenmenin hangi saatlerde ve nasıl uygulanacağı belediye kararlarıyla belirlenir; bu tür yerlerde dinlenme süresi boyunca kapalı olma zorunluluğu olmayabilir ve çalışanlar dinlenmeyi münavebe ile sağlayabilir. - Kanunun hükümleri, işçilere ve müstahdemlere ait mevcut hakları daha aşağı seviyelere düşürmez; daha elverişli haklar varsa bunlar geçerli olur. - İşverenler öğle dinlenmesini yaptırmazsa yaptırım uygulanabilir; bu yaptırımlar belediye tarafından uygulanır. - Uygulama, nüfusu yoğun olan yerlerle sınırlı olup, küçük yerleşim yerlerinde yerel belediye karar ve ilanlarına bağlıdır. - Bu düzenleme, mevcut diğer mevzuat ve teamüllerin sağladığı hakları zedelemez veya engellemez.

Kanun 5033
2003-12-31

KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN

- Karşılıksız çekler, protestolu senetler, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Merkez Bankası kayıtlarının silinmesi mümkün olabilir. - Silinme için borcun ödenmesi veya yeniden yapılandırılması şartı bulunur. - Silinen kayıtlar, bankalar ve finans kurumlarının kredilendirme, çek karnesi düzenleme ve benzeri işlemlerinde dikkate alınmaz. - Silinme kapsamına gerçek kişiler ile tüzel kişiler ve ticari faaliyette bulunan veya bulunmayanlar girer. - Kayıtların silinmesi sonrasında geçmiş borç nedeniyle kredi başvuruları ve diğer işlemler üzerinde olumlu etkiler doğabilir.

Kanun 1353
1928-11-03

TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunla Arap harfleri yerine Latin esaslı Türk harflerinin yazı dilinin temel aldığı kabul edilmiştir ve tüm yazı ve iletişim bu harflerle yapılır. Devlet daireleri, kamuya ait tüm kurumlar ile özel sektörün yazışma ve işlemleri Türk harfleriyle yazılıp değerlendirilerek yürütülür. Tapu kayıtları, nüfus ve kimlik belgeleri, evlenme cüzdanları ve benzeri resmi kayıtlar Türk harfleriyle düzenlenir. Halkın başvurularında eski Arap harfli yazılar belirli süreler için kabul edilebilse bile genel olarak yazılar ve basılı materyaller Türk harfleriyle basılıp yazılır. Okullarda verilen eğitim Türk harfleriyle yapılır; eski harflerle basılı kitaplarla eğitim yürütülemez. Eski Arap harfleriyle basılmış kayıtlar değiştirilmeyecekse geçerli sayılır. Bankalar ve tüm ticari ve mali kurumlar Türkçe işlemlerini Türk harfleriyle yürütmelidir; halk tarafından eski harflerle müracaat edilmesi durumunda da belirli şartlar altında kabul edilebilir. Eski Arap harfleriyle basılan defterler, kataloglar, nizamnamen ve talimatnameler gibi materyaller belirli süre içinde kullanılabilir.

Kanun 221
1961-01-12

AMME HÜKMÜ ŞAHISLARI VEYA MÜESSESELERİ TARAFINDAN FİİLEN AMME HİZMETLERİNE TAHSİS EDİLMİŞ GAYRİMENKULLER HAKKINDA KANUN

Bu kanun içindeki maddeler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle konuya ilişkin mevcut düzenlemeler uygulanmamaktadır.