10 / 739 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5033
2003-12-31

KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA KANUN

- Karşılıksız çekler, protestolu senetler, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin Merkez Bankası kayıtlarının silinmesi mümkün olabilir. - Silinme için borcun ödenmesi veya yeniden yapılandırılması şartı bulunur. - Silinen kayıtlar, bankalar ve finans kurumlarının kredilendirme, çek karnesi düzenleme ve benzeri işlemlerinde dikkate alınmaz. - Silinme kapsamına gerçek kişiler ile tüzel kişiler ve ticari faaliyette bulunan veya bulunmayanlar girer. - Kayıtların silinmesi sonrasında geçmiş borç nedeniyle kredi başvuruları ve diğer işlemler üzerinde olumlu etkiler doğabilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 6098
2011-02-04

TÜRK BORÇLAR KANUNU

Sözleşme tarafların karşılıklı ve uygun iradelerini açıkça ya da örtülü olarak ifade etmesiyle kurulur; esaslı noktalar üzerinde anlaşılırsa diğer ayrıntılar üzerinde görüş ayrılığı olsa bile sözleşme geçerli sayılabilir. Bir teklif için süre belirlenirse kabul o süre içinde ulaşmazsa taraflar bağlılıktan kurtulur; süre belirlenmezse hazır olanlar arasındaki teklifler hemen kabul edilmiş sayılabilir, hazır olmayanlar arasındaysa kabulün ulaştığı anda taraflar bağımlı hale gelebilir. İstek üzerine ya da örtülü kabul durumlarında, reddedilmediği sürece sözleşme kurulmuş sayılabilir; ismarlanmış mal ise teklif olarak kabul edilmez. Öneriyle ilgili olarak, bağlayıcı olmayan bir öneri açıkça ifade edilmişse ya da işin özelliğinden bağlanma niyeti anlaşılırsa, öneri bağlamaz; fiyatlı mal sergilenmesi gibi durumlar da açıkça anlaşılmadıkça öneri sayılır. Genel işlem koşulları, tarafların çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak için önceden hazırladığı hükümler olabilir; bu hükümler yazılı olarak bildirilip kabul edilmediği sürece kapsam dışı sayılabilir veya yazılı olarak kabul edilen hükümler geçerli olur; ancak bu koşullarda taraflara ağır yükler yükleyen veya tek taraflı değişiklikler içeren hükümler dürüstlük ve adalet ilkeleriyle denetlenir. Sözleşmenin içeriği tarafların özgür iradesiyle belirlenir; emredici hükümler ve kamu düzenine aykırı olanlar geçersiz sayılır; sözleşmede aşırı yararlanma varsa zarar gören, edimlerin dengesinin sağlanmasını talep edebilir veya sözleşmeden cayabilir. Yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle yapılan sözleşmelerde durum değişebilir; esaslı yanılmada taraf bağlayıcı olmayabilir; dürüstlük kuralları gereği hatalı durumda zarar görenin hakları korunur; aldatma veya korkutmanın etkisiyle yapılan sözleşmelerde bağlayıcılık doğabilir veya zarar gören tazminat talep edebilir. Yetkili temsil, temsil edilen adına hareket eder ve sonuçlar doğrudan temsil olunanı bağlar; temsil yetkisi sınırlandırılabilir, ölüm veya iflas gibi durumlarda yetki sona erebilir; yetkisiz temsil söz konusuysa onayla bağlayıcılık doğabilir; onay yoksa zarar görme ihtimali ortaya çıkabilir. Zarardan sorumlu olan, zararı gidermekle yükümlüdür; zarar ve kusur ispatı zarar görene aittir; tazminatın kapsamı ve ödenme biçimi, durumun gereğine göre belirlenir ve gerektiğinde indirim yapılabilir. Ön sözleşme, ileride kurulacak sözleşmenin geçerliliğini içerir; ilerideki sözleşmenin biçimi ile ilgili esaslar bununla bağlıdır.

Kanun 4735
2002-01-22

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNU

Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümler konulamaz ve ek sözleşme düzenlenemez; taraflar eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Uygulamada mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin tip sözleşmeler esas alınır; bazı sözleşme türleri uygulama için belirlenir ve idarenin uygun görüşüyle istekliler sözleşme hazırlayabilir. Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar ayrıntılı biçimde belirlenir; işin adı ve niteliği, tarafların bilgileri, bedel ve süre, ödeme şartları, avans ve diğer ödeme koşulları, garanti ve teminatlar, sigorta, işçilik ve güvenlik konuları, fesih şartları, cezai hükümler ve anlaşmazlık çözümü gibi konular açıkça yer alır. Fiyat farkı ödenebilmesi için esaslar belirlenir; ancak sözleşme imzalandıktan sonra bu esaslarda değişiklik yapılamaz. İş ve işyeri sigortalanması yükümlülüğü, yüklenicinin işin niteliğine göre sigorta yaptırmasını gerektirir; sigorta, oluşabilecek doğal afetler ve güvenlik risklerini kapsayacak şekilde düzenlenir ve geçici kabulden kesin kabule kadar süreci kapsar. Mücbir sebepler halinde süre uzatımı ve fesih gibi durumlar tanınır; bunların uygulanması için yüklenicinin bildirimi ve belgelerle dayanıklılık şartları vardır. Denetim, muayene ve kabul işlemleri belirli kurallar çerçevesinde yürütülür; teslim edilmemiş mal veya iş üzerinde muayene ve kabul yapılamaz; gerektiğinde aşamalı denetimler uygulanabilir ve kısmi kabul mümkün olabilir. Kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesi, taahhütlerin yerine getirilmesi ve ilgili şartların sağlanması halinde gerçekleşir; borçlar ve kesintiler sözleşme uygulanırken teminatlardan mahsup edilebilir. İade edilmeyen teminatlar ile süreye bağlı durumlarda teminatlarla ilgili hükümler uygulanır ve şartlar dolduğunda iade edilmez ise işlem görür. Sözleşmede değişiklikler, sözleşmenin devri ve feshi belirli sınırlamalarla yapılabilir; değişikliğin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşmesi esastır; devrin yazılı izne bağlı olması ve belirli kurallar içinde yürütülmesi gerekir. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti gibi hallerde uygulanacak hükümler, ortak girişimler için özel düzenlemeler ve pilot/koordinatör ortak kavramı ile devam ya da tasfiye seçeneklerini kapsar; diğer ortaklar yüklenici sorumluluklarını üstlenebilir. Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi halinde yüklenici taahhütlerini yerine getirmediği veya yasağa ilişkin fiil/ davranışlar tespit edildiği gerekçesiyle fesih uygulanabilir ve teminatlar gelir kaydedilir; tasfiye süreci başlar. Yasak fiil veya davranış tespit edildiğinde, fesih ve teminat uygulaması yapılır; ancak bazı durumlarda yükleniciye taahhüdünü tamamlaması için süre verilir ve bu durumda cezai işlem uygulanabilir.

Kanun 7036
2017-10-25

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

Bu metnin iş mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulüne ilişkin temel sonuçları, taraflar için pratik etki olarak şu şekilde özetlenebilir. - İş mahkemeleri, tek hâkimli şekilde kurulup iş ilişkilerine ve buna bağlı uyuşmazlıklara bakar; ihtisaslaşma amacıyla bazı yerlerde bölümler veya daireler oluşturulabilir ve dava, bu kapsamda belirlenen yerlerde görülür. - Arabuluculuk zorunluluğu uygulanır; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi gibi konularda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir; taraflar arabuluculuk sürecinde iletişim bilgilerini paylaşır ve arabuluculuk sonucunda varılan anlaşma veya varılamaması davayı doğrudan etkiler. - Arabuluculuk süreci belirli bir sürede sonuçlandırılmaya çalışılır; taraflar görüşmelere katılmazsa veya iletişim sağlanamazsa arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bazı durumlarda yargılama giderlerinin paylaşımı konusunda yaptırımlar uygulanır; ayrıca arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. - Arabuluculuk şartının istisnaları bulunmaktadır; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri gibi bazı konular için bu şart uygulanmaz. - Arabuluculuk bürosunun görevi, uygun mediatori belirlemek, tarafların iletişimlerini organize etmek ve yetkili büroyu kurumsal olarak belirlemektir; yetki konusunda tarafların itirazları olduğunda yetkili büro ve mahkeme karar verir. - Arabuluculuk sonucunda taraflar eşit olarak ücret ve giderleri paylaşabilir; anlaşma halinde taraflar belirlenen şekilde ödemeyi yapar; anlaşma olmaması durumunda giderler belirli kurallara göre karşı tarafa yüklendirilebilir. - Bazı kararlar temyiz yoluna kapalıdır; bu, fesih bildirimine itiraz, disiplin cezalarının iptali gibi belirli tür kararlar için geçerlidir; bu, bu tür kararların istinaf veya temyiz yoluyla denetlenemeyeceği anlamına gelir. - Sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklarda, Sosyal Güvenlik Kurumu veya ilgili kurumlar davaya taraf olarak müdahil veya ihbar edilmiş olarak katılabilir; bu durum süreçte kurumun görüş ve işlemlerinin dikkate alınmasını sağlar. - Yürürlük, geçiş ve uygulama açısından yeni kurallar mevcut davalara uygulanır; eski davaların akışı devam eder ve bazı hükümler yeni davalarda uygulanır. - Genel olarak, dava süreçleri basit yargılama usulüne uygun olarak yürütülür; tarafların ispat yükü ve delillerinin değerlendirilmesi, dava birikiminin her talep açısından ayrı ele alınması gibi hususlar uygulanır.

Kanun 5464
2006-03-01

BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU

Bu Kanunun pratik etkileri şu şekilde ortaya çıkar. - Kartlı sistem kuran ve kart çıkaran kuruluşlar için faaliyet gösterebilmek amacıyla lisans alma ve kurumsal yönetim ile ilgili güvenilirlik ve mali yeterlilik şartlarının karşılanması gerekir; yurtiçi ve uluslararası faaliyetler için gerekli yapı ve izin süreçleri belirlenir. - Kart çıkaran kuruluşlar, kartlı hizmetlerin güvenli ve güvenilir bir şekilde sunulmasını sağlamak üzere gerekli sistem ve iç kontrolleri kurar; güvenlik ve müşteri bilgilerinin korunmasına yönelik tedbirleri sürekli olarak uygular. - Kredi kartı limitlerinin belirlenmesi ve yönetilmesi konusunda müşterinin mali durumu, riskler ve mevcut hesap bilgileri dikkate alınır; limitler talep edilmedikçe artırılmaz; toplam kart limitiyle ilgili üst sınır ilkeler halinde uygulanabilir. - Hesap özetlerinin belirlenen usullerle sunulması, elektronik ya da basılı olarak bildirilmesi zorunluluğu getirilir; müşteri şikâyet ve itirazlarının yapılabilir ve gerekçeli şekilde yanıtlanması beklenir. - Kartların haksız kullanımı durumunda belirlenen sorumluluk sınırları uygulanır; kartın sigortalanması ve risk paylaşımına ilişkin prosedürler belirlenir; sigorta ve tazminat süreçleri düzenlenir. - Kurumsal yönetim ve raporlama açısından kart çıkaran kuruluşlar, yönetsel yapı, muhasebe ve raporlama sistemlerini belirlenen standartlara uygun olarak süreçler ve kamuoyuna açıklanabilir bilgiler sunar. - Koruyucu hükümler kapsamında, ilgili otoriteler sermaye ve likiditeyle ilgili düzenleyici çerçeveler koyabilir; uyumsuzluk durumlarında gerekli tedbirler uygulanır. - Kart hamillerinin yükümlülükleri netleşir; kartları ve güvenliğini korumak, şifre veya kimlik bilgilerini güvenli tutmak ve kayıp/çalıntı halinde derhal bildirmek zorundadır; adres değişikliklerini bildirmek gerekir. - Üye işyeri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar kart bedellerini kartla ödeme talebini kabul etmekle yükümlüdür; ek ücret talep edilmesi yasaktır; kartın geçerliliğini teyit etmek ve gerektiğinde kimlik doğrulaması yapmak üye işyerinin görevidir; sözleşmelerin uygulanması ve ihlaller halinde yaptırımlar gündeme gelir. - Üye işyerleri, kart kullanımını gösteren işaretleri görünür biçimde bulundurur ve güvenli sistemlerin düzgün çalışmasını sağlar; bazı durumlarda işletmenin sözleşmesi sona erse bile güvenlik ve işlem sürekliliğini sağlamak için gerekli önlemler alınır. - Harcama ve alacak belgelerinin düzenlenmesi ve saklanması, iade veya iptal durumlarında belgelerin teslimi ve tutulması zorunluluğu doğurur; kayıtların doğru ve karşı tarafa tebliğ edilebilir olması sağlanır. - İmza gerektirmeyen işlemlerde de kart numarası veya benzeri doğrulamalarla işlemler gerçekleştirilebilir; bu durumda güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir. - Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, kart ödemelerini kabul eden taraflar olarak müşteri taleplerini yerine getirmek ve kartla yapılan işlemlerde kayıtlama ve doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır; uygunsuz davranışlar sözleşmenin ihlaliyle sonuçlanabilir.

Kanun 5941
2009-12-20

ÇEK KANUNU

Bu yasa, çeklerin güvenli ve takip edilebilir bir şekilde düzenlenmesini, çek hesaplarının sağlıklı yönetilmesini ve kayıt dışı ekonominin denetlenmesini amaçlar; pratikte çek işlemlerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlar. - Bankalar, çek hesabı açtırmak isteyen kişinin yasağa tabi olup olmadığını kontrol etmek ve kimlik, adres ve benzeri bilgileri uygun biçimde saklamakla yükümlüdür; ayrıca tüzel kişiler için yönetim organı yetkililerinin yasağa tabi bulunup bulunmadığını kaydeder. - Çek defterleri, çek hesap bilgilerini net olarak yansıtacak şekilde bastırılır; hamiline düzenlenen çekler için ayrı yapraklar ve ayırt edici baskı kuralları uygulanır. - Çek defterinde ve çek üzerinde yer alması gereken bilgiler, hesap sahibi ve düzenleyenin kimlik ve hesap bilgilerini doğru biçimde gösterir. - Çek yasağı bulunan kişi veya tüzel kişi için çek defteri verilmez veya hesap açılamaz; yasağın devamı halinde mevcut görevler ve yetkiler buna göre sınırlanır. - Çek ibrazında karşılığı bulunmayan veya kısmen karşılığı bulunan çekler için bankanın ödemeyle yükümlü olduğu tutarlar ve ödeme şekilleri belirli esaslara göre uygulanır; hamilin talebi halinde ödeme bilgileri ve işlemin sonuçları kaydedilir. - Karşılıksızlık durumunda adli ve idari yaptırımlar gündeme gelebilir; kararlar kesinleşince yasağın kaldırılması ve ilgili bildirimlerin yapılması süreçleri işler. - Bankalar, hamiline ilişkin bilgileri ve çek ödemesiyle ilgili kayıtları tutar ve gerektiğinde ilgili kamu ve kayıt sistemlerine iletir; bu bilgiler güvenli biçimde saklanır ve denetimlere uygun olarak paylaşılır. - Çek düzenleyenler ve hesap sahibi arasındaki sorumluluklar net olarak belirlenir; temsilci veya vekil aracılığıyla çek düzenleyenler için hukuki ve cezai sorumluluk hesap sahibine aittir.

Kanun 5738
2008-02-27

SPOR MÜSABAKALARINA DAYALI SABİT İHTİMALLİ VE MÜŞTEREK BAHİS OYUNLARININ ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİNE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli ve müşterek bahis oyunlarının özel hukuk tüzel kişilerince merkezi bir sistem üzerinden yürütülmesini ve hasılat paylaşımına dayalı finansman modeliyle yaptırılmasını amaçlar. - Merkezî bahis sistemi ile risk yönetim merkezi kurulur ve işletilir; oranların belirlenmesi ve ikramiye riskinin izlenmesi gibi işlevler bu yapı üzerinden yapılır. - Başbayilik işi yükleniciye verilir; idareye hasılat payı karşılığında sözleşme yoluyla yürütülen bu iş ve hizmetler, ülke çapında belirlenen ölçütlerle gerçekleştirilir. - Yüklenici, merkezî sistemle uyumlu çalışacak bahis terminalleri ile bağlantıları kurar, bu bağlantılarla gerçek zamanlı iletişimi sağlar ve iletişim giderlerini üstlenir; ayrıca terminallerin bakımı ve onarımını yapar. - İdare tarafından oyunun pazarlaması, reklamı ve duyuruları yürütülür; kupon gibi sarfiyat malzemeleri temin edilerek bayilere dağıtılır ve müsabaka sonuçları duyurulur. - Süreçte şeffaflık, rekabetçilik, eşit muamele ve kamu denetimine uygunluk esas alınır; ihale usulleri kapalı teklif şeklinde belirlenir ve hasılattan verilecek pay oranı üzerinden değerlendirme yapılır; iş bütün olarak yurt çapında yürütülür. - İhaleye katılım için gerekli ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler belirtilir; başvuru için finansal taahhütler, altyapı ve personel yeterliliği gibi belgeler istenir; ortak girişimler için ortakları tarafından yerine getirilecek yükümlülükler belirtilir. - Yeterlilik için gerekli asgari kriterler, belirli yükümlülükler ve bunların karşılanmaması halinde uygulanacak sonuçlar tanımlanır; pilot ortak ve ortak girişimler için özel düzenlemeler bulunur. - İhaleye katılamayacak kişiler ve ilişkileri sıkı kurallarla belirlenir; yasa dışı fiillerle ilişkilendirilmiş kişiler ya da bağlı tüzel kişiler ihaleden hariç tutulabilir; ihale sürecinde hile, rekabeti bozma ve sahte belge gibi fiiller yasaktır. - Ortak girişimler ve alt yükleniciler kurallarına göre kurulabilir ve birlikte sorumluluk üstlenirler; alt yüklenicilerin yaptığı işlerden yüklenici sorumlu değildir, ancak yüklenici sorumluğunu sürdürür. - İhale ilanı, doküman temini ve değişiklikler gibi süreçler düzenli ve şeffaf şekilde yürütülür; dokümanın bedelsiz görülebilmesi fakat satın alınması zorunlu olur; dokümanda değişiklik gerektiğinde, gerekçeler tutanakla belirtilir ve yeniden ilan yapılır. - Sözleşme ve uygulama süreci, denetim, kabul, ödeme şartları, ihtilaf çözüm yolları ve diğer giderlerin kimin tarafından karşılanacağı gibi hususlar net olarak belirlenir; tüm süreç kamu denetimine açık ve hesap verebilir şekilde uygulanır.

CB Yönetmeliği 3933
2021-04-30

BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA A.Ş. (BOTAŞ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (F) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu usul ve esaslar BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından AR-GE hizmet alımlarında uygulanmak üzere belirlenmiştir. - Amaç ve kapsam: AR-GE odaklı hizmet alımlarını düzenler; projelerin BOTAŞ tarafından finanse edilmesi halinde elde edilen sonuçların kendisinin faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik olarak uygulanır; bu kapsamda araştırma ve geliştirme faaliyetleri, yeni süreçler ve uygulamaların tasarımı için yapılan hizmet alımlarını kapsar. - Temel ilkeler: Şeffaflık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamu denetimi ve ihtiyaçların uygun şartlarda, zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması hedeflenir; hizmet alımları bütünlükleri bozulmadan tek bir bütçe ve kapsam altında yürütülür; ödeneğin bulunmaması halinde ihaleye çıkılmaz. - İhale işlemleri ve dosya yönetimi: İhaleye ilişkin bir işlem dosyası tutulur; ihale kararları ve tutanaklar kayda geçirilir; işlemler şeffaf bir süreç içinde yürütülür. - Eşik değer ve maliyet: Hak ediş sınırları belirlenir ve yaklaşık maliyet hesapları yapılır; maliyet değerlendirme süreçleri dokümante edilir ve gerektiğinde güncel maliyetler üzerinden reevaluasyon yapılabilir. - Yeterlik ve katılım koşulları: Ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler için belgelendirme gereklidir; adaylar ilgili meslek odalarına kayıtlı olma ve teknik kapasite gibi kriterleri karşılamak zorundadır; belirli bir geçmişteki proje deneyimi ve kalite güvence belgeleri istenebilir. - Katılım dışı bırakılma kriterleri: İflas, tasfiye, vergi veya sosyal güvenlik prim borçları gibi mali mevzuata aykırılık, meslek ahlakına aykırı davranışlar gibi hallerde ihaleye katılım engellenebilir. - Ortak girişimler: İş ortaklığı veya konsorsiyum kurulabilir; ortaklar arasında sorumluluklar birlikte veya koordinatör üzerinden yürütülür; ihalenin kazanması halinde noter tasdikli ortak girişim sözleşmesi istenebilir. - Alt yükleniciler: Teklifi veren muhtemel alt yükleniciler önceden belirtilir ve onaylanabilir; ancak yüklenicinin sorumlulukları devre dışı bırakılmaz. - İhaleyi iptal etme: Gerekli hallerde ihalenin iptali yapılabilir ve katılımcılara bildirimde bulunulur; iptal nedeniyle teklifler reddedilir ve iade edilmezler. - İhale usulleri: Doğrudan temin veya ihale yoluyla alımlar gerçekleştirilebilir; belli istekliler arasında ihale veya pazarlık gibi yöntemler kullanılabilir; hangi yöntemin uygulanacağı ihalenin niteliğine göre belirlenir. - Belli istekliler arasında ihale: Ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda davet edilen istekliler teklif verebilir; adaylara teklif hazırlama süresi tanınır ve ön yeterlik kriterleri karşılaştırılır. - Gerekli belgeler ve süreç: Değerlendirme aşamasında hangi belgelerin kullanılacağı ihale dokümanında belirtilir; değerlendirme sonuçlarına itiraz süreçleri ve kararlar kaydedilir. - İhale dokümanı ve teknik şartname: İşin teknik ve idari şartları ile proje tanımı, sözleşme taslağı ve diğer ilgili belgeler ihale dokümanında yer alır. - Proje ve proje yönetimi: Proje koordinatörü ve proje yürütme komitesi gibi yapıların görev ve sorumlulukları tanımlanır; proje doğrulaması ve sözleşme uyum kontrolleri yapılır. - Projelendirme ve kalite güvence: Üretim/imalat kapasitesi ile AR-GE faaliyetleri ve kalite güvence süreçleri için gerekli belgeler talep edilebilir; uygunluk için akredite kalite kontrol kuruluşlarının sertifikaları istenebilir. - Yasal ve etik uyum: İhaleye katılım ve yürütüm sırasında yasalara ve etik kurallara uyum gereklidir; yasa dışı fiil veya davranışlar tespit edildiğinde işlemler ayrıca hükümlere tabidir. - Direkt temin veya ihale uygulanabilirliği: İhtiyaca göre doğrudan temin veya ihale yöntemiyle alım yapılabilir; ihalenin tipo ve süreçleri uygun şekilde belirlenir.