10 / 5.438 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 20146289
2014-05-09

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU KAPSAMINDA KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İSTİHDAM EDİLECEKLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönerge, terörle mücadele kanununa dayanarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmek üzere hak sahibi olanların istihdam haklarına ilişkin usul ve esasları belirler; kimlerin hak sahibi sayılacağını ve hak sahibi olanların hangi durumlarda istihdam edilebileceğini tanımlar. Başvuru ve feragat süreçleri, başvuruların hangi kurumda yapılacağı, kimlerin hangi durumlarda feragat beyanı vereceği ve gerekli belgelerin nasıl temin edileceğini düzenler; eşlerin, çocukların, anne-baba ve kardeşlerin hak kullanımı için gerekli feragat hallerini ve bu hallerde beyan şartlarını açıklar. Hak sahibi tespit komisyonu kurulması ve görevleri; başvuruların kapsamı ve uygunluk durumunun belirlenmesi; hak sahibi olarak tespit edilenler için belgelerin düzenlenmesi süreçlerini kapsar; ikinci kez başvuru durumunda belgelerin hazırlanması işlemlerini düzenler. Hak sahipleri arasındaki ihtilafların giderilmesi için uyuşmazlık komisyonu kurulur; komisyon kararları yazılı olarak tebliğ edilir ve tarafların itiraz süreci ile kararların kesinleşmesi aşamaları yer alır; karar Bakanlığa iletilir ve mevzuata uygunluk denetlenir. Kadro ve atama usulları; hak sahiplerine ait kadro ve pozisyon taleplerinin belirlenmesi, kura yoluyla atama yapılması ve hangi kurumlara atama teklifinin iletileceğinin düzenlenmesi; taleplerin elektronik sistem üzerinden yürütülmesi; atama şartlarını taşımayanların atamasının yapılmaması ve şartların sağlanması halinde atama işlemlerinin tamamlanması süreçleri bulunur. Atama süreci ve göreve başlama; hak sahiplerinin atama tekliflerinin kura ile belirlenen kamu kurumu ve kuruluşlarına iletilmesi ve atama şartlarının kurumlarca kontrol edilmesi, uygun olmayan başvurularla ilgili işlemlerin uygulanması için gerekli çerçeve oluşturulur. Belgeler ve bildirimler ile elektronik sistem üzerinden yürütülen iş akışları; başvuru ve atama süreçlerinde gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesi, hatalı veya eksik belgelerin giderilmesi için süreçler ve bildirimler sağlanır. İstihdam haklarının kullanımıyla ilgili denetim ve uyum; uygulamanın mevzuata uygun olarak yürütülmesi, gerektiğinde düzeltici işlemlerin yapılması ve süreçlerin kayıt altına alınması sağlanır.

Kanun 2674
1982-05-29

KARASULARI KANUNU

Bu yasa Türkiye’nin karasularını tanımlar ve karasulunun ölçümünü esas hatlardan başlayarak belirler. Karasulunun ölçümüne ilişkin hatlar kara tarafında kalan suları ve körfez sularını iç sular olarak kabul eder. Daimi liman tesisleri kıyının bir parçası sayılır ve bu tesislerden en açıkta olanlarının kara tarafındaki sular ile dış limanlar iç sulara dahildir. İç suların dış sınırını ve karasularının genişliğini gösteren hatlar haritalarda yer alır. Karasuları komşu devletlerle olan sınırlandırmalarda karşılıklı olarak yapılacak anlaşmalarla belirlenebilir ve bu süreçte ilgili özellikler ile adalet ilkesi göz önünde bulundurulur. Mevcut hükümlerle bu Kanuna aykırı olan hükümler kaldırılır.

CB Kararı 8434
2024-05-01

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8434)

- Bu karar, mevduat ve katılım hesaplarında uygulanacak faiz ve kâr payı oranlarını yeniden düzenler. - Vade ve hesap türüne göre getiriler farklı şekilde belirlenir; kısa/orta vadeli hesaplar ile uzun vadeli hesaplar için ayrı uygulanabilir kurallar vardır. - Enflasyon bazlı değişken faizler ile kur korumalı ürünler için getirilerin uygulanma biçiminde değişiklikler öngörülmüştür. - Döviz tevdiat hesapları ile altın üzerinden yapılan dönüşümlerde getirilerin uygulanması bazı durumlarda sıfır olarak belirlenebilir. - Katılım bankaları için de benzer şekilde hesap türüne göre getiriler değişir ve bazı durumlarda dönüşüm üzerinden getiriler sıfır olabilir. - Bu değişiklikler, mevcut hesap sahiplerinin getirileri üzerinde doğrudan etki yapacaktır.

Kanun 7036
2017-10-25

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

Bu metnin iş mahkemelerinin kuruluşu, görev ve yargılama usulüne ilişkin temel sonuçları, taraflar için pratik etki olarak şu şekilde özetlenebilir. - İş mahkemeleri, tek hâkimli şekilde kurulup iş ilişkilerine ve buna bağlı uyuşmazlıklara bakar; ihtisaslaşma amacıyla bazı yerlerde bölümler veya daireler oluşturulabilir ve dava, bu kapsamda belirlenen yerlerde görülür. - Arabuluculuk zorunluluğu uygulanır; işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi gibi konularda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir; taraflar arabuluculuk sürecinde iletişim bilgilerini paylaşır ve arabuluculuk sonucunda varılan anlaşma veya varılamaması davayı doğrudan etkiler. - Arabuluculuk süreci belirli bir sürede sonuçlandırılmaya çalışılır; taraflar görüşmelere katılmazsa veya iletişim sağlanamazsa arabuluculuk faaliyeti sona erer ve bazı durumlarda yargılama giderlerinin paylaşımı konusunda yaptırımlar uygulanır; ayrıca arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. - Arabuluculuk şartının istisnaları bulunmaktadır; iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri gibi bazı konular için bu şart uygulanmaz. - Arabuluculuk bürosunun görevi, uygun mediatori belirlemek, tarafların iletişimlerini organize etmek ve yetkili büroyu kurumsal olarak belirlemektir; yetki konusunda tarafların itirazları olduğunda yetkili büro ve mahkeme karar verir. - Arabuluculuk sonucunda taraflar eşit olarak ücret ve giderleri paylaşabilir; anlaşma halinde taraflar belirlenen şekilde ödemeyi yapar; anlaşma olmaması durumunda giderler belirli kurallara göre karşı tarafa yüklendirilebilir. - Bazı kararlar temyiz yoluna kapalıdır; bu, fesih bildirimine itiraz, disiplin cezalarının iptali gibi belirli tür kararlar için geçerlidir; bu, bu tür kararların istinaf veya temyiz yoluyla denetlenemeyeceği anlamına gelir. - Sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin uyuşmazlıklarda, Sosyal Güvenlik Kurumu veya ilgili kurumlar davaya taraf olarak müdahil veya ihbar edilmiş olarak katılabilir; bu durum süreçte kurumun görüş ve işlemlerinin dikkate alınmasını sağlar. - Yürürlük, geçiş ve uygulama açısından yeni kurallar mevcut davalara uygulanır; eski davaların akışı devam eder ve bazı hükümler yeni davalarda uygulanır. - Genel olarak, dava süreçleri basit yargılama usulüne uygun olarak yürütülür; tarafların ispat yükü ve delillerinin değerlendirilmesi, dava birikiminin her talep açısından ayrı ele alınması gibi hususlar uygulanır.

CB Kararı 8775
2024-08-01

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8775)

Bu karar, kur korumalı mevduat hesapları ile döviz tevdiat hesapları ve altın cinsinden mevduat hesapları ile katılım hesapları için dönüştürüm kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilen bakiyelere uygulanacak dönüşüm oranlarını yeniden belirler. Hesap türüne göre uygulanacak oranlar değiştirilmiştir ve bu değişiklikler mevduat ve katılım hesaplarının dönüşüm işlemlerine yansıtılacaktır. Geçici hükümlerde süreler ve uygulanabilirlik açısından düzenlemeler yapılmış, bazı hükümlerin yürürlüğe girişleri yeniden belirlenmiştir. Değişiklikler mevcut hesaplar için olduğu kadar ileride açılacak veya vadesi yenilenecek hesaplar için de uygulanacaktır. Kararın uygulanmasıyla ilgili düzenlemeler netleştirilmiştir.

CB Kararı 10659
2025-11-29

TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİNCE ESNAF VE SANATKÂRLARA HAZİNE FAİZ DESTEKLİ YATIRIM VE İŞLETME KREDİSİ KULLANDIRILMASINA İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 10659)

- Devlet destekli faiz indirimi ödemeleri yalnızca ilgili bütçe ödeneği ile sınırlı olacak ve toplam ödeme bu ödenekle sınırlı olarak gerçekleştirilecektir; bankanın ödeneğin aşılmaması için gerekli tedbirleri alması gerekecektir. - Kararda geçen bazı ifadelerin kullanıldığı terimler netleştirilmiş olup, ilgili bölümde “destek programı” ibaresi “egitimini” olarak değiştirilmiştir. - Uygunluk şartları, vergi dairelerine ilişkin gecikmiş vergi borçları ile sosyal güvenlik prim borçlarının olmaması olarak değiştirilmiş; bu şartlar bakış açısından daha katı bir kabul kriteri doğurmuştur. - Kredilerin hangi dönemde kullanılacağına ilişkin asgari pay gerekliliği değişmiş ve o dönemde uygulanacak pay için daha sınırlı bir gereklilik getirilmiştir; böylece uygulamada daha fazla esneklik sağlanmıştır. - Kararın bazı hükümlerinin yürürlüğe girişine ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, uygulanabilirlik açısından aşamalı bir geçiş öngörülmüştür.

CB Kararı 10041
2025-07-09

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 10041)

Vadesiz ve özel cari hesaplara ödenecek faizler ile bu hesaplardan açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler ve kâr payları için uygulanan tevkifat oranları yükseltilmiştir; bu hesaplardan elde edilen gelirler üzerindeki kesinti artacaktır. Yatırım fonu katılım paylarından elde edilen kazançlara uygulanacak tevkifat oranları yükseltilmiştir. Diğer hükümler yürürlüğe girer.

CB Kararı 5399
2022-04-07

KARS İLİ, ARPAÇAY VE SUSUZ İLÇELERİNDE BULUNAN BAZI YERLERDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5399)

Belirli Kars ilinin Arpaçay ve Susuz ilçelerine bağlı alanlarda arazi toplulaştırması ile tarla içi geliştirme hizmetleri zorunlu olarak uygulanacaktır. Uygulama kapsamında toplulaştırmaya dahil edilecek alanlar belirlenirken; kriterlere uymayan yerler ile teknik olarak uygun olmayan tepelik, taşlık, çukurlu alanlar ve yoğun sabit tesis bulunan alanlar toplulaştırma kapsamı dışına alınacaktır. Bu süreç, tarımsal arazilerin kullanımı daha düzenli ve verimli hale getirilmesi amacıyla yürütülecektir.

CB Kararı 9487
2025-02-01

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 9487)

Bu karar, yatırım gelirlerinden yapılan tevkifat oranlarının kapsamını ve uygulanışını yeniden belirliyor ve bazı kazançlar için tevkifat uygulanmamasını öngörüyor. Hisse senedi ve pay endekslerine dayalı işlemler ile bu alanlarda işlem gören araçlardan elde edilen kazançlarda tevkifat uygulanmaması veya farklı bir uygulama yönünde düzenleme getiriliyor. Hisse senedi yoğun fonlar ile uzun vadeli yatırım fonu katılım payları ve gayrimenkul yatırım fonu katılım paylarından elde edilen kazançlar için muafiyet veya tevkifat uygulanması açısından değişikler söz konusu. Daha önce finansman bonoları ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları üzerinden elde edilen gelir ve kazançlar için tevkifat uygulanması yönünde yeni düzenlemeler içeriyor. Altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ile Darphane sertifikaları ve altına dayalı kira sertifikalarından elde edilen kazançlar için tevkifat uygulaması konularında muafiyet veya özel uygulamalar getiriliyor. Diger kazançlar için uygulanacak tevkifat oranlarında yeni kurallar belirleniyor. Faizler ve kâr payları için uygulanacak tevkifatlar açısından da yeni düzenlemeler yapılıyor ve bu düzenlemelerin hangi hesaplar için geçerli olacağı hükümlerle belirleniyor. Geçiş hükümleri ile bazı hükümlerin hangi tarih itibarıyla yürürlüğe gireceği ve uygulanacağına ilişkin düzenlemeler bulunuyor.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.