10 / 1.621 sonuç gösteriliyor

Kanun 6001
2010-07-13

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun uygulamasıyla Karayolları Genel Müdürlüğü, karayollarını üç ana sınıfta (otoyolları, devlet yollarını ve il yollarını) kapsayacak şekilde planlar, yönetir ve bu yolların kamu yararı ve milli ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesini sağlar. Karayolları ağının hangi yolları kapsayacağına ilişkin kararlar ilgili kurumların görüşleriyle birlikte Bakanlık onayıyla uygulanır; hak ve sorumluluklar, bu ağlardan çıkarılan yollar için gerekli bildirimlerin yapıldığı andan itibaren ilgili idarelere devredilir. Geçiş ve kullanım koşullarıyla ilgili olarak geçiş ücretli yollar ve erişme kontrolü uygulaması, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakanın onayıyla belirlenir; ücretler, yolun sınıfı, trafik yoğunluğu ve diğer ilgili faktörler dikkate alınarak belirlenir ve sözleşmelere uygun şekilde uygulanır. Ücretli olmayan kesimler ile işletme hakkı verilen veya devredilen alanlar için geçişler genel hükümler doğrultusunda belirlenir. Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantılar ve şehir geçişleri, Genel Müdürlük önerisi ve Bakanlık ile belediyelerin ortak kararıyla düzenlenir; erişim kontrollü yol çevresindeki taşınmaz sahiplerinin doğrudan giriş-çıkış hakları yoktur ve bağlantıların ulaşımı toplayıcı yol veya bağlantı noktaları üzerinden sağlanır. Belediyeler ve mücavir alanlar dışında kalan yerlerde imar planı çalışmalarında Genel Müdürlük görüşü aralıklı olarak dikkate alınır; kesinleşen güzergâh planları imar planlarına işlenir ve bu süreçler koordineli yürütülür. Tesisler ve yapılarla ilgili olarak erişme kontrollü karayolları sınırları içinde Genel Müdürlük izniyle kurulacak tesisler, mimari ve mühendislik sorumluluğu Genel Müdürlükte olmak üzere plan, ruhsat ve lisans süreçlerine tabi değildir; ancak bu tesislerin bulunduğu alanlar karayoluna bağlı olarak yürütülür ve ilgili izinler bu kapsamda değerlendirilir. Kamulaştırma ve trampa yetkileri, gerekli taşınmazların temini için Genel Müdürlük tarafından kullanılır; trampa yoluyla taşınmazlar kamu yararı amacıyla uygun görüldüğünde değiş tokuş edilerek kullanıma alınır; kamulaştırılan taşınmazlar devlet malı olarak kabul edilir. Genel Müdürlüğün mal ve gelirleri devlet malı hükmünde olup haczedilemez; bazı vergilerden ve harçlardan muaf olabilir; gelirler vergiden istisnai olarak etkilenebilir; bu muafiyetler mevzuat çerçevesinde uygulanır. Güzergâh planları ve imar planı uyumu üzerinde yoğun bir koordinasyon vardır; güzergâhlar, imar planlarına işlenmek üzere belediye ve ilgili kurumlarla paylaşılarak değerlendirilir; itirazlar Genel Müdürlükçe karara bağlanır ve karayolu güzergâhı kesinleşince ilgili kurum ve kamu kurumlarına bildirilir; jeolojik, jeoteknik ve fotogrametrik raporlar bu süreçlerde temel alınır. Çevre ve güvenlik açısından, karayolları kenarında atık bırakılması yasaktır; güvenlik ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerektiğinde müdahaleler Genel Müdürlük gözetiminde veya yetkili makamlarca gerçekleştirilir ve zarar veya masraflar sorumlu kişilerden talep edilir. Ulaşımın sürekliliği amacıyla, erişme kontrolü uygulanması nedeniyle yolların kapatılması durumunda, taşınmaz sahipleri için en kısa mesafeden alternatif erişim sağlanır ve bu haklar korunur. Özetle, bu yapılandırma karayolları ağını planlama, sınıflandırma, erişim ve geçiş koşullarını belirleme, kamulaştırma ve taşınmaz temin süreçlerini düzenleme, bağlantı ve şehir geçişlerini koordine etme, tesisleşme ve güvenlik konularını merkezi bir yönetim altında tutar; kamu yararı, çevre güvenliği ve imar alanıyla uyum ilkeleri doğrultusunda karar alınmasını ve uygulanmasını hedefler.

Kanun 2674
1982-05-29

KARASULARI KANUNU

Bu yasa Türkiye’nin karasularını tanımlar ve karasulunun ölçümünü esas hatlardan başlayarak belirler. Karasulunun ölçümüne ilişkin hatlar kara tarafında kalan suları ve körfez sularını iç sular olarak kabul eder. Daimi liman tesisleri kıyının bir parçası sayılır ve bu tesislerden en açıkta olanlarının kara tarafındaki sular ile dış limanlar iç sulara dahildir. İç suların dış sınırını ve karasularının genişliğini gösteren hatlar haritalarda yer alır. Karasuları komşu devletlerle olan sınırlandırmalarda karşılıklı olarak yapılacak anlaşmalarla belirlenebilir ve bu süreçte ilgili özellikler ile adalet ilkesi göz önünde bulundurulur. Mevcut hükümlerle bu Kanuna aykırı olan hükümler kaldırılır.

CB Kararı 8775
2024-08-01

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8775)

Bu karar, kur korumalı mevduat hesapları ile döviz tevdiat hesapları ve altın cinsinden mevduat hesapları ile katılım hesapları için dönüştürüm kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilen bakiyelere uygulanacak dönüşüm oranlarını yeniden belirler. Hesap türüne göre uygulanacak oranlar değiştirilmiştir ve bu değişiklikler mevduat ve katılım hesaplarının dönüşüm işlemlerine yansıtılacaktır. Geçici hükümlerde süreler ve uygulanabilirlik açısından düzenlemeler yapılmış, bazı hükümlerin yürürlüğe girişleri yeniden belirlenmiştir. Değişiklikler mevcut hesaplar için olduğu kadar ileride açılacak veya vadesi yenilenecek hesaplar için de uygulanacaktır. Kararın uygulanmasıyla ilgili düzenlemeler netleştirilmiştir.

Kanun 2565
1981-12-22

ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNU

Bu yasa, askeri tesisler ve güvenlik açısından kritik bölgelerin çevrelerinde güvenlik ve gizliliği sağlamak amacıyla askeri yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri kurulmasını, kaldırılmasını ve gerektiğinde genişletilmesini öngörür. Bu bölgelerin sınırları ve ilanıyle ilgili esaslar belirli ve bu sınırlar işaretlerle veya haritalarla gösterilir. Kara alanında yüksek güvenlik gerektiren bölgelerin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Bölgede bulunan taşınmazlar kamulaştırılabilir. - Bölgede yalnızca görevliler ve izin verilen diğer görevliler ile vatandaşa özel kurallar çerçevesinde giriş ve ikamet izni verilebilir; bazı durumlarda aile fertlerinin girişine veya su kaynaklarından yararlanılmasına yönelik istisnalar uygulanabilir. - Yabancıların bölgeye geçici bile olsa girmesi veya ikamet etmesi genel olarak izin gerektirir. - Bölgede bulunan eski eserler ve doğal kaynaklar araştırılıp işletilebilir; bunun için denetimli ve onaylı çalışmalar gerekli olur. - Bölgede fotoğraf çekimi, harita çıkarma gibi faaliyetler, savunma ve güvenlik tedbirlerini bozacak durumlar dışında izinle yapılabilir. - Kamulaştırma zorunlu değildir; ancak bölgenin güvenliği için gerekli görülen durumlarda mal sahiplerine yönelik düzenlemeler yönetmelikle belirlenir. - Bölgenin güvenliğini bozabilecek inşaat ve diğer faaliyetler durdurulur; uygun görülmeyen yapılar yıkılarak masrafları sahiplerinden talep edilebilir. Kara ikinci düzey bölgelerinin uygulanışı şu sonuçları doğurur: - Vatandaşlar bölge içinde yaşama, seyahat etme ve tarımsal/faaliyet yürütme konusunda serbest olabilir; ancak güvenlik gerekçesiyle bazı durumlarda sınırlamalar getirilebilir. - Yabancılar bölge içinde mülk edinemez, ikamet veya uzun süreli kalışlarda sınırlamalar uygulanabilir; bazı durumlarda izin alınması gereklidir. - Bölgeye girişler ve konaklama için izin alınması gerekir; yetkili makamlar bu izinleri düzenler. - Bölge içinde yollar ve geçişlerle ilgili esaslar yönetmelikle belirlenir. - Bölgede belirli bir süre içinde taşınmaz mal sahipliği ve durumunun raporlanması gerekir. - Bölge içinde inşaat, hafriyat, ormancılık, yeni ekim gibi faaliyetler için önceden onay alma zorunluluğu vardır; izinsiz çalışmalar durdurulur, sahibine yaptırım uygulanabilir. - Savunma ve güvenlik açısından önemli olan alanlarda izinsiz teknolojik cihazlar kullanılamaz. - Eski eserler ve doğal kaynaklar ile ilgili işlemler, uygun görüş alındıktan sonra yürütülür; bu alanlarda gemi sökümü için tesisler kurulamaz. Deniz alanlarında uygulama şu sonuçları doğurur: - Deniz kıyılarından başlayarak belirlenen sınırlar işaretlerle belirlenir ve haritalara işlenir. - Yabancı deniz araçları kötü hava koşulları veya teknik arızalar dışında belirlenen bölgelere giriş yapamaz; sığınma durumunda yetkili makamlara bildirilir ve mümkün olan en kısa sürede bölgeyi terk etmesi sağlanır; masraflar ve zararlar ilgili taraflarca karşılanır. - Denize açılan veya sığınan gemi ve araçların güvenliği için gerekli tedbirler alınır. - İkinci derece deniz bölgelerinde Türk vatandaşlarının serbest balıkçılık ve doğal kaynaklarla ilgili faaliyetleri bazı güvenlik şartlarıyla sürdürülür; yabancıların bu bölgelerde mal edinmesi ve ikametleri yasaktır; giriş için izin gerekir. - Yabancı gemi ve deniz araçlarının bölgelerdeki faaliyetleri için izin ve görüşmeler gereklidir; bazı durumlarda limanlara giriş ve çıkış için yetkili makamların onayı gerekir; zaruri hallerde sığınmalar için özel durumlar tanınabilir. - Deniz bölgelerindeki liman ve körfezlere giriş çıkışlar için güvenlik esasları uygulanır; sığınma durumlarında yükümlülükler yerine getirilir ve gerekli bildirimler yapılır. - Bu bölgelerdeki arama, keşif ve kaynak işlemleri milli kurullara uygun olarak yürütülür; savunma güvenliği açısından zararlı görülen uygulamalar yasaktır. Genel olarak, bu düzenleme bölgelerin güvenliğini sağlamak amacıyla sınırları belirler, giriş ve ikamet üzerinde kısıtlamalar getirir, yabancıların hakları üzerinde sınırlamalar koyar, kaynakların ve eski eserlerin araştırılması ile kullanımı için denetim ve izin mekanizmalarını öngörür; uyulmadığında ise denetim ve yaptırım süreçleri devreye girer. Bu çerçevede bölge sahipleri ve kullanıcıları, güvenlik gerekçesiyle uygulanacak kısıtlamaları karşılayıp, gerekli izinleri almakla yükümlüdür.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Yönetmeliği 20168520
2016-03-17

SINIR YÖNETİMİ ALANINDA KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik sınır yönetimi alanında görevli kamu kurumları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi kurulur; bu yapılar sınır yönetimi politikalarını belirler, uygulanmasını izler ve ortak risk analizini yürütür. Başkanlık merkezi koordinasyonu sağlar; ilgili kurumlar arasındaki iletişimi ve veri paylaşımını düzenler, politika ile uygulamanın uyum içinde işlemesini gözetir. Sınır yönetimi konularında görevli kurumlar arasındaki sorumlulukları koordine eder ve mevzuat uyumunu güçlendirir. Ortak veri tabanı ve ortak risk analizi merkezi kurulur; kurumlar arası bilgi güvenli bir altyapı üzerinden paylaşılır ve riskler ortak analiz edilerek tedbirler belirlenir. Sınır kapılarında çalışma saatlerinin uyumlu hale getirilmesi, ortak yük kontrolü uygulamaları, hizmet standartlarının oluşturulması ve acil durum planlarının tatbikatları gibi uygulamalar hayata geçirilir. Sınır güvenliği, sınır gözetimi ve halk sağlığı ile hayvan ve bitki sağlığı risklerine karşı ortak önlemler geliştirilir ve uygulanır. Yasadışı geçişler, kaçakçılık ve insan kaçakçılığı gibi fiillere karşı ortak önleyici tedbirler geliştirilir ve bilgi paylaşımı artırılır. Sınır kapıları ve sınır geçişlerinde teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve veri iletişimi geliştirilir; ortak projeler yürütülür. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle temas noktası olarak uluslararası işbirliği sürdürülür ve iletişim güçlendirilir. Ortak eğitim, etik kurallar ve yolsuzlukla mücadele konusunda ortak standartlar ve programlar geliştirilir. İlgili kurumlar için yıllık rapor ve istatistikler hazırlanır ve paylaşılır.

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.

Kanun 2935
1983-10-27

OLAĞANÜSTÜ HAL KANUNU

- Bu yasa, doğal afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım durumlarında olağanüstü hal ilanı ve uygulanmasına ilişkin usul ve yetkileri belirler. - Olağanüstü hal, gerektiğinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması veya durdurulmasıyla birlikte kamu güvenliğini ve düzenini sağlama amacı güder; bu çerçevede gerekli tedbirler alınır. - Yetkili makamlar, olağanüstü hal kapsamında para, mal ve çalışma yükümlülükleri getirebilir; bu yükümlülükler kamu kaynakları ile karşılanabilir ve bölgedeki ihtiyaçlar hızlı şekilde karşılanmaya çalışılır. - Mal yükümlülüğü kapsamında kamu kurumları, tüzel ve gerçek kişiler, gerekli görülen arazi, bina, ekipman, malzeme vb. vermeye zorlanabilir; ihtiyaçlar bölgeler arası eşit şekilde karşılanmaya çalışılır. - Çalışma yükümlülüğü kapsamında belirli bölgelerde yaşayan vatandaşlar için işlerin yaptırılması öngörülebilir; çalışma saatleri ve çalışma koşulları gerektiğinde esnekleştirilebilir. - Alınacak tedbirler arasında bölgenin belirli yerlerinde giriş-çıkış kısıtlamaları, belirli yerleşim yerlerinde yaşama dair sınırlamalar, eğitim kurumlarının geçici olarak kapatılması, iletişim ve ulaşım araçlarına müdahale ve denetimler gibi önlemler bulunabilir; hayati ihtiyaçların temini için denetim ve dağıtım tedbirleri uygulanabilir. - Şiddet olaylarının yayılmasını önlemek amacıyla ek güvenlik tedbirleri alınabilir; sokağa çıkma konularında kısıtlamalar, topluluk toplanmalarının sınırlanması veya izne bağlanması gibi uygulamalar söz konusu olabilir; basın ve iletişim içeriğinin denetlenmesi veya kısıtlanması için tedbirler uygulanabilir. - Olağanüstü hal koordinasyonu sağlamaya yönelik organlar kurulur; bölge ve il düzeyinde karar alma ve uygulama birimleri oluşturulur; gerekli görüldüğünde diğer kamu kurumları da bu süreçlere dahil edilir. - Yükümlülüklerin duyurulması geniş kitlelere yapılır ve talepler, yazılı veya sözlü olarak iletirilir; yükümlüler bu talepler doğrultusunda mallarını teslim eder ve belirlenen zamanlarda gerekli işlere başlar. - Yükümlülük karşılığının tespit ve ödenmesi için alınan mallar veya yaptırılan çalışmalar karşılığında ödeme yapılır; ödemelerde gecikme durumunda güvence ve ödeme şartları uygulanır.

CB Kararı 5206
2022-02-24

MEVDUAT VE KATILMA HESAPLARININ KUR ARTIŞLARINA KARŞI DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5206)

Bu karar, yerli gerçek kişilere ait Türk Lirası mevduat ve katılım hesaplarını kur korumalı hesaplar aracılığıyla desteklemek üzere uygulanabilir bir mekanizma kurar. Destek, ilgili kamu kurumları arasındaki protokol çerçevesinde yürütülen bir ödeme mekanizmasıyla sağlanır ve destek hesapları bu mekanizma kapsamında izlenir. Hesaplar Türk Lirası cinsinden açılır ve vadelerin belirlenen kurallara uygun olması ile kur esaslarına bağlı işlem görmesi öngörülür. Faiz veya kâr payı oranları belirli bir taban üzerinde tutulacak şekilde bankalar ile yararlanıcılar arasında serbestçe belirlenir; katılım bankalarında bu husus katılım esaslarına uygun şekilde uygulanır. Vade sonunda anapara ve faizin (veya katılım hesaplarında bakiyenin) ödenmesi gerçekleştirilir; kur farkı durumları için uygulanacak yöntemler belirlenir ve bazı koşullarda kur farkı için ödeme yapılmaz. Hesabın erken kapatılması halinde kur farkı hesaplaması ve bakiyenin güncellenmesi için belirlenen yöntemler uygulanır; gecikme zammı uygulanabilir. Destek hesabı ve ödemelerle ilgili hesaplar ve veriler izlenir; denetimler yapılır ve gerekli bilgiler talep edilir. Uygulama usulleri ve hesaplamalar için taraflar arasında protokol ve uygulama talimatları belirlenir.

CB Kararnamesi 25
2018-12-28

SÖZLEŞMELİ VE İŞ MEVZUATINA TABİ PERSONELE İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER İLE BAKANLIKLARA BAĞLI, İLGİLİ, İLİŞKİLİ KURUM VE KURULUŞLAR İLE DİĞER KURUM VE KURULUŞLARIN TEŞKİLATI HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ (KARARNAME NUMARASI: 25)

- Bu kararname, sözleşmeli ve iş mevzuatına tabi personeli ilgilendiren mevcut düzenlemeleri güncelleyerek uygulanabilirliği ve kapsadığı kurumsal yapıları netleştirir. - Sözleşme süreleriyle ilgili daha önce geçici olarak kaldırılan hükümler altında yapılan sözleşmelerin, yeni düzenlemeler çerçevesinde devam etmesi sağlanır ve yeni sözleşmelerin hangi ilkelere göre yapılacağı belirginleşir. - Bu kapsamdaki sözleşmeler için uygulanacak esaslar, hangi kurum ve kuruluşların hangi düzenlemelerden etkileneceğini açıklar. - Teşkilat yapısı ve ilgili kurumlar açısından uyum sağlanır ve idari süreçler daha net hale gelir. - Sonuç olarak, kurumsal olarak sözleşmeli personel için yürütülen süreçler daha öngörülebilir ve uygulanabilir bir çerçeveye kavuşur.