10 / 2.436 sonuç gösteriliyor

Kanun 5464
2006-03-01

BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU

Bu Kanunun pratik etkileri şu şekilde ortaya çıkar. - Kartlı sistem kuran ve kart çıkaran kuruluşlar için faaliyet gösterebilmek amacıyla lisans alma ve kurumsal yönetim ile ilgili güvenilirlik ve mali yeterlilik şartlarının karşılanması gerekir; yurtiçi ve uluslararası faaliyetler için gerekli yapı ve izin süreçleri belirlenir. - Kart çıkaran kuruluşlar, kartlı hizmetlerin güvenli ve güvenilir bir şekilde sunulmasını sağlamak üzere gerekli sistem ve iç kontrolleri kurar; güvenlik ve müşteri bilgilerinin korunmasına yönelik tedbirleri sürekli olarak uygular. - Kredi kartı limitlerinin belirlenmesi ve yönetilmesi konusunda müşterinin mali durumu, riskler ve mevcut hesap bilgileri dikkate alınır; limitler talep edilmedikçe artırılmaz; toplam kart limitiyle ilgili üst sınır ilkeler halinde uygulanabilir. - Hesap özetlerinin belirlenen usullerle sunulması, elektronik ya da basılı olarak bildirilmesi zorunluluğu getirilir; müşteri şikâyet ve itirazlarının yapılabilir ve gerekçeli şekilde yanıtlanması beklenir. - Kartların haksız kullanımı durumunda belirlenen sorumluluk sınırları uygulanır; kartın sigortalanması ve risk paylaşımına ilişkin prosedürler belirlenir; sigorta ve tazminat süreçleri düzenlenir. - Kurumsal yönetim ve raporlama açısından kart çıkaran kuruluşlar, yönetsel yapı, muhasebe ve raporlama sistemlerini belirlenen standartlara uygun olarak süreçler ve kamuoyuna açıklanabilir bilgiler sunar. - Koruyucu hükümler kapsamında, ilgili otoriteler sermaye ve likiditeyle ilgili düzenleyici çerçeveler koyabilir; uyumsuzluk durumlarında gerekli tedbirler uygulanır. - Kart hamillerinin yükümlülükleri netleşir; kartları ve güvenliğini korumak, şifre veya kimlik bilgilerini güvenli tutmak ve kayıp/çalıntı halinde derhal bildirmek zorundadır; adres değişikliklerini bildirmek gerekir. - Üye işyeri ve üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar kart bedellerini kartla ödeme talebini kabul etmekle yükümlüdür; ek ücret talep edilmesi yasaktır; kartın geçerliliğini teyit etmek ve gerektiğinde kimlik doğrulaması yapmak üye işyerinin görevidir; sözleşmelerin uygulanması ve ihlaller halinde yaptırımlar gündeme gelir. - Üye işyerleri, kart kullanımını gösteren işaretleri görünür biçimde bulundurur ve güvenli sistemlerin düzgün çalışmasını sağlar; bazı durumlarda işletmenin sözleşmesi sona erse bile güvenlik ve işlem sürekliliğini sağlamak için gerekli önlemler alınır. - Harcama ve alacak belgelerinin düzenlenmesi ve saklanması, iade veya iptal durumlarında belgelerin teslimi ve tutulması zorunluluğu doğurur; kayıtların doğru ve karşı tarafa tebliğ edilebilir olması sağlanır. - İmza gerektirmeyen işlemlerde de kart numarası veya benzeri doğrulamalarla işlemler gerçekleştirilebilir; bu durumda güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir. - Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar, kart ödemelerini kabul eden taraflar olarak müşteri taleplerini yerine getirmek ve kartla yapılan işlemlerde kayıtlama ve doğrulama yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır; uygunsuz davranışlar sözleşmenin ihlaliyle sonuçlanabilir.

Kanun 5070
2004-01-23

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

- Güvenli elektronik imza, imza sahibine bağlı olan ve imzalanan verinin kimlik doğrulama ile bütünlüğünü sağlayan bir imzadır ve elle atılan imza ile aynı hukuki sonuç doğurur. - Güvenli elektronik imza oluşturma ve doğrulama araçları, imza verilerinin gizliliğini ve bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlanmalı; veriler üçüncü kişiler tarafından elde edilememeli ve sahteciliğe karşı korunmalıdır. - Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları, sertifikalar ve imzalarla ilgili hizmetleri güvenilir şekilde sunmalı; sertifikaların taklit ve tahrif edilmesini önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdır. - Nitelikli elektronik sertifikalar, imza sahibinin kimliğini güvenilir biçimde tespit eden bilgilerle ve imza doğrulama verisiyle bağ kuran içeriklerle birlikte bulunmalı; sertifikada kullanım şartları ve sınırlamalar belirtilmelidir. - Sertifika sağlayıcılarının yükümlülükleri arasında kimlik doğrulama, ilgili bilgileri resmi belgelere dayandırarak güvenilirlik sağlama, sertifika iletileri ve kayıtları güvenli şekilde tutma ve gizliliği koruma yer alır; iptal ve devri gibi süreçleri yönetme gerekir. - Nitelikli sertifikaların iptali, talep veya bilgilerdeki hatalar ya da fiil ehliyetinin sınırlanması gibi durumlarda derhal gerçekleşir ve iptalin kayda geçmesini güvenli biçimde sağlanır; faaliyetten çekilme durumunda devretme süreci uygulanabilir. - Kişisel verilerin korunması esastır; sertifika talep edenin bilgilerinin amacı dışında kullanılmaması ve üçüncü taraflara izinsiz paylaşılmaması gerekir. - Sertifika sağlayıcıları, kanun ihlallerinden doğan zararlardan sorumlu olabilirler; kusursuzluk ispat edilse bile tazminat sorumluluğu sınırlı değildir; ayrıca sertifika mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerekir. - Yabancı sertifikalar, kabul ve tanınma durumuna göre Türkiye’de kullanılabilir ve doğacak zararlardan Türkiye’deki sağlayıcı da sorumlu olabilir. - Denetimler gerektiğinde yapılır; defter, kayıt ve altyapı dahil tüm işlemler denetlenebilir. - Elektronik imza oluşturma verilerinin izinsiz kullanımı suçtur ve buna ilişkin ihlaller cezalandırılır; sahte sertifika oluşturma veya kullanma fiilleri de cezai yaptırımlara tabidir. - Elektronik mühür, diğer elektronik verilerle ilişkili olarak doğrulama amacıyla kullanılan bir araçtır ve sahibinin bilgilerini güvenilir biçimde doğrulamak için kullanılır.

Kanun 6502
2013-11-28

TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkileri şu şekildedir: - Sözleşmelere konulan haksız şartlar geçersiz sayılır; kalan hükümler geçerli olur ve standart şartlar için özel uygulama yapılır. - Sözleşmelerin dili açık, sade ve tüketici açısından anlaşılır olmak zorundadır; tüketici lehine yorumlanır. - Sözleşme kapsamında ücretler ve masraflar hakkında bilgiler yazılı olarak veya uzaktan iletişimde uygun şekilde sunulur; bunların sunulduğunun ispatı düzenleyen taraftadır. - Tüketiciye ayıplı mal veya hizmet durumunda seçimlik haklar tanınır; satıcı, üretici ve/veya ithalatçı birlikte sorumludur; tüketici seçimini yerine getirmekle yükümlüdür; masraflar tüketiciye yüklenmez. - Ayıplı mal teslimi halinde, adreslenen durumlar satıcının sorumluluğundadır ve ayıbın varlığı veya yokluğu konusunda belirli düzenlemeler uygulanır; ürün etiketinde ayıbı belirtici bilgiler bulundurulur. - Üretici veya ithalatçı, malın piyasaya sürülmesinden sonra ortaya çıkan ayıplardan da sorumlu tutulabilir; satıcı bu sorumluluğu paylaşır. - Ayıplı hizmet durumunda da tüketiciye yeniden görülme, ücretsiz onarım, ayıp oranında indirim veya sözleşmeden dönme hakları tanınır; bu haklar sağlayıcı tarafından yerine getirilir ve masraflar sağlayıcıya aittir. - Ayıplı mal veya hizmet için iddia edilen ayıp, teslimden sonra belirli bir süre içinde ortaya çıkarsa satıcı veya sağlayıcı ayıpla ilgili iddia ve kanıt yükümlülüğünü üstlenir; bazı durumlarda tüketiciye aittir. - Sipariş edilmeyen mallar veya hizmetler için tüketicinin hak iddia etmesi korunmaz; bu durumda ilgili tarafların iddiaları ispatla yükümlüdür. - Reklam ve ilanlarda sunulan özellikler ayıba işaret ediyorsa sorumluluk doğar; bu tür ayıplar için satıcı/üretici/ithalatçı birlikte sorumludur. - Sözleşmede haksızlık tespit edilirse, bu şartlar uygulanmaz ve tüketicinin mevcut hakları korunur. - Taşınmazlar gibi özel durumlar için tüketicinin korunmasına yönelik özel hükümler uygulanır; genel olarak tüketiciyi koruyucu düzenler geçerlidir.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

CB Yönetmeliği 9014
2024-10-10

TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının raporlanması süreçlerini standartlaştırır ve taşınır yönetimini şeffaf ve izlenebilir kılar. Üretim tesislerinde kullanılan malzemeler için özel mevzuatın uygulanacağı, bazı üretim girdilerinin bu yönetmeliğin kapsamı dışında kaldığı belirtilir. Taşınırların kayıt ve izlenmesine ilişkin sorumluluklar netleşir; harcama yetkilileri, taşınır kayıt yetkilileri ve taşınır kontrol yetkilileri arasında görev ve sorumluluk ayrımı belirginleşir ve hesap verebilirlik sağlanır. Taşınırların giriş, çıkış, sayım, stok kontrolü ve envanter yönetimi işlemleri sistematik olarak yürütülür; eksik veya kritik stoklar için bildirim ve önlem mekanizmaları oluşur. Kullanıma verilen dayanıklı taşınırlar kullanıcıları tarafından devredilemez; görevden ayrıldıklarında ambara iade edilmesi gerekir; bu süreçler yazılı olarak kaydedilir. Kamu zararlarının oluşması halinde sorumlular üzerinden tazminat veya gider karşılığı işlemler uygulanır; zararlar kasıt, kusur veya ihmal durumlarına göre değerlendirilir. Taşınırların muhasebeleştirilmesi, ilgili belgelerle uyumlu kayıtların tutulması ve üst yönetime raporlanması süreçleri muhasebe yetkilileri tarafından yönetilir, kayıtların doğruluğu taşınır kayıt yetkilileri ve taşıt kontrol yetkilileriyle ortak sorumluluk doğurur. Taşınır bilişim sistemi üzerinden elektronik kayıt ve raporlama yapılır; veri güvenliği ve verilerin karşılıklı uyumu esas alınır. Taşınır hesaplarının konsolidasyonu için merkezi mali hizmetler biriminde konsolide görevlisi atanır ve gerektiğinde taşra birimlerindeki üst yöneticiler tarafından da görevlendirme yapılabilir; bu sayede idare düzeyinde bütünleşik raporlar hazırlanır. Defterler, belgeler ve cetvellerin şekli ve formatı ile bunların kullanımı Bakanlıkça belirlenir; varlık işlem fişi ve benzeri belgeler, işlemlerin kayıtlara dayanak oluşturması için kullanılır; bazı istisnalar ve uygulanmayan durumlar üretim birimlerine göre haklı görülebilir.

Kanun 6585
2015-01-29

PERAKENDE TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

- PERBİS adı verilen merkezi bir elektronik bilgi sistemi kurulur; açılış, faaliyete geçiş ve kapanış işlemleri tek merkezden yürütülür ve ilgili kurumlar arasında veri paylaşımı sağlanır. - Ruhsatlar PERBİS üzerinden düzenlenir; başvuru doğrudan veya PERBİS aracılığıyla yapılabilir ve uygun bulunan başvurular ilgili kurumlara iletilerek kayıt ve gerekli işlemler uygulanır. - Tedarik zincirinde haksız ticari uygulamalara karşı net kurallar gelir; taraflardan birinin diğerinin ticari faaliyetlerini önemli ölçüde bozan, karar verme yeteneğini zayıflatan veya normal şartlarda taraf olmayacağı bir ilişkiye sürükleyen uygulamalar yasaklanır. - Haksız ticari uygulama sayılan bazı fiiller açıkça belirlenir; örneğin kalite hedefleri dışında mal/servis teminine zorlama, kampanya maliyetini karşı tarafa yükleme, sözleşmede net olmayan hükümlere yer verme, hizmetsiz bedel talep etme, bozulabilir tarım ve gıda ürünlerinde teslim veya iptalde maliyeti karşı tarafa yansıtma gibi uygulamalar. - Ödeme süreleri, sözleşmede öngörülen koşullara göre yapılır; bozulabilir tarım ve gıda ürünlerinde özel süreler uygulanır; ödeme süresi hesaplamasının nasıl yapılacağı ve ispat yükü ilgili kurallarla belirlenir. - Mağaza markalı ürünlerin üzerinde ve ambalajında, perakendecinin ad/marka ile üreticinin ad/markasının da açıkça gösterilmesi zorunluluğu getirilir. - Kampanya ve alışveriş festivalleri, tüketici koruma kurallarına uygun olarak düzenlenebilir; kampanya süreleri belirli sınırlar içinde tutulur; yerel yönetimler ve meslek kuruluşları tarafından festival düzenlenebilmesi mümkün olup festival programı ve ilişkili hususlar usulüne göre yönetmelikle belirlenir. - Sürekli indirimli satış için gerekli görsel işaretler ve açıklamalar zorunlu hale getirilir; malların hangi kapsamda indirimli olduğunun mağaza ve alışveriş merkezi genelinde tutarlı olarak uygulanması esas alınır. - Ortak kullanım alanları, alışveriş merkezlerinde satış alanlarının belirli bir kısmının sosyal ve kültürel etkinlikler için ayrılmasını gerektirir; acil tıbbi müdahale ünitesi, ibadet yeri, bebek bakım odası ve çocuk oyun alanı gibi alanlar oluşturulur; ortak alanlar engelliler ve yaşlı ile çocukların ihtiyaçlarının gözetilmesiyle tasarlanır. - Ortak kullanım alanlarının giderleri ve ortak gelirleri ile ilgili düzenlemeler hayata geçirilir; bu giderler için katılım payları belirlenir ve ortak gelirlerden elde edilen gelirler ortak giderlerin karşılanmasında kullanılır; yıllık raporlar hazırlanır ve gerekirse bağımsız denetim gerçekleştirilir. - Alışveriş merkezlerinde esnaf ve sanatkâr işletmelerine rayiç bedel üzerinden yer ayrılması zorunluluğu getirilir; ayrıca geleneksel mesleklerin korunmasına yönelik özel alanlar ayrılabilir; hızlı tüketim mallarının satışında belirli alanlar ayrılarak yöresel ürünlerin satışına imkân tanınır; bu alanların nasıl uygulanacağına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir. - Çalışma saatleri, meslek kuruluşlarının teklifleri ve ilgili idarelerin görüşleri ile belirlenebilir; bölge veya ülke düzeyinde çalışma saatlerinin düzenlenmesi yetkili makamlarca yapılabilir. - Esnaf ve sanatkârların tüzel kişiliğe ait tedarik ve dağıtım kooperatifleri kurulabilir; kooperatiflerin kuruluşu ve ana hükümlerinin belirlenmesi için izin ve düzenlemeler yapılabilir; üyelerin belirli bir süre odalara kayıtlı olması şartı konabilir; kooperatiflerin çalışma esasları için örnek ana sözleşmeleri ve uygulanabilir kurallar oluşturulabilir.

Kanun 6563
2014-11-05

ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun elektronik ticaret faaliyetiyle ilgili temel sorumlulukları ve hakları taraflar için netleştirmektedir. Uygulamada şu pratiğe etkileri olur: - Hizmet sağlayıcılar, sözleşmenin kurulumu öncesinde alıcılara kolayca ulaşılabilir ve güncel tanıtıcı bilgiler, sözleşme kurulum adımları, sözleşmenin saklanıp saklanacağına ilişkin bilgiler, veri giriş hatalarının düzeltilmesi için teknik araçlar ve gizlilik kurallarına ilişkin bilgiler sunmak durumundadır. Ayrıca meslek odası varsa davranış kuralları ve buna nasıl ulaşılacağını belirtirler. - Sipariş süreçleri, alıcının sipariş şartlarını görmesini sağlayacak şekilde uygulanır; sipariş alındığında teyit verilir ve teyit, tarafların erişimine açık hale gelir. - Ticari iletişimde, iletinin kim tarafından yapıldığı açıkça belirgin olmalı; promosyonlar net biçimde işaretlenmeli ve katılım şartları kolayca ulaşılabilir ve anlaşılır olmalıdır. - Ticari elektronik ileti gönderme konusunda önceden onay şartı uygulanır; belirli işletmeler için onaya bağlı olmadan iletiler gönderilebilecek durumlar bulunabilir. - Ticari elektronik iletinin içeriği, alıcının onayına uygun olmalı; iletişimde hizmet sağlayıcının iletişim bilgileri ve kimin adına iletişim kurulduğu gibi bilgiler yer alır. - Alıcılar istedikleri zaman ticari elektronik iletiyi reddetme hakkına sahiptir; reddetme kolay ve ücretsiz olarak sağlanır ve başvuru yapıldıktan sonra ileti gönderen taraf bu talebi kısa sürede durdurur. - Aracı hizmet sağlayıcılar, hukuka aykırı içerikten sorumlu değildir fakat içerik hukuka aykırı olduğunda yayından kaldırır ve gerektiğinde ilgili kurumlara bildirir; fikri ve sınai hak ihlallerine ilişkin şikayetlerde ilgili ürünü kaldırır ve durum hakkına bildirilir; ayrıca itirazlar doğrultusunda süreçler işlem görür. - Kişisel verilerin korunmasına ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. - Bakanlık, uygulanmayı teşvik etmek ve adil rekabeti korumak amacıyla gerekli düzenlemeleri yapar, denetimler gerçekleştirir, uzman görevlendirebilir, gereken bilgi ve belgelerin sunulmasını talep eder ve kayıtların saklanmasını sağlar. Ayrıca onayların toplanması ve reddetme haklarının sistematik olarak yönetilmesi için gerekli usulleri belirler ve bu kapsamda abonelere ilişkin bazı verilerin temin edilmesini talep edebilir. - Kanun ihlallerinde taraflara yönelik yaptırımlar uygulanır; ihlallerin niteliğine göre çeşitli idari tedbirler ve yaptırımlar söz konusu olabilir. Taşeron ve aracılık hizmet sağlayıcılarının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde yaptırımlar uygulanabilir. - Elektronik ticaretin gelişimini izlemek ve verileri kullanışlı istatistiklere dönüştürmek amacıyla bilgi sistemi kurulur ve bu sistem üzerinden kayıtlar ve onay/Red bilgileri yönetilir. Sisteme kaydedilmeyen onaylar geçersiz sayılır; alıcılar sisteme kaydedilen onayları belirlenen süre içinde kontrol eder ve reddetme hakları sistemi üzerinden kullanılır. - Sesli arama ve kısa mesaj yoluyla ticari ileti gönderenler için abone bilgilerini ilgili kurumdan almak yetkisi Tanımlanmıştır.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.