10 / 2.802 sonuç gösteriliyor

Kanun 3986
1994-05-07

EKONOMİK DENGE İÇİN YENİ VERGİLER İHDASI İLE 1.7.1964 TARİHLİ VE 488 SAYILI, 2.7.1964 TARİHLİ VE 492 SAYILI, 7.11.1984 TARİHLİ VE 3074 SAYILI, 25.10.1984 TARİHLİ VE 3065 SAYILI, 31.12.1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI, 21.7.1953 TARİHLİ VE 6183 SAYILI, 2.2.1981 TARİHLİ VE 2380 SAYILI, 15.7.1963 TARİHLİ VE 277 SAYILI KANUNLARIN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa ekonomi dengesini sağlamak amacıyla bazı vergileri değiştiren ve bazı yeni vergi uygulamaları getiren bir düzenlemedir. - Ekonomik denge vergisinin mükellefleri kimlerdir: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile götürü usulde beyan verenler; bazı özel durumlarda ücret gelirine göre vergilendirilenler; bu Kanunun yayımlandığı tarihte mevcut görevlere sahip ücretliler ve belirli şartlar taşıyan yüksek ücretli çalışanlar. - Verginin konusu ve matrahı: Vergi, çeşitli gelir ve vergi matrahları üzerinden uygulanır; götürü matraha tabi olanlar için özel hesaplamalar içerir; farklı sınıflardaki mükellefler için matrah üzerinden belirli bir oranda vergi alınır; bazı matrahlar vergiden muaf tutulabilir. - İstisnalar: Bazı gelirler veya matrahlar verginin kapsamı dışında bırakılır. - Beyan ve ödeme: Mükellefler beyanname ile tarh ve tahakkuk ettirir; beyanname kapsamındaki bilgiler ekli olarak sunulur; vergi belirli taksitlerle ödenir. - Net aktif vergisi: Net aktif vergisi, bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ve serbest meslek erbabını kapsayan mükelleflere uygulanır; net aktif değeri veya gayri safi hasılatı üzerinden hesaplanır; hesaplamada bazı alt kalemler ve özel uygulamalar söz konusu olabilir; bazı kurumlar için hesaplama yaklaşımı farklı olabilir. - Verginin matrahı ve oranı: Net aktif vergisi, aktifte yer alan değerler veya envanterdeki varlıklar üzerinden hesaplanır; gayri safi hasılat üzerinden hesaplananlar için farklı bir yaklaşım uygulanır; bazı büyük kurumsal gruplar için özel kurallar geçerli olabilir. - Beyan, tarh ve ödenmesi: Mükellefler verginin tarhını beyanname ile belirlenen süreler içinde yapar ve ödemeyi planlı taksitlerle gerçekleştirir; belirli durumlarda rapor ve ekler gerekebilir; verginin gider olarak yazılması veya başka vergilerden mahsup edilmesi söz konusu değildir. - Ek gayrimenkul vergisi: Ek gayrimenkul vergisi, konutlar ve arsalar için tek seferlik uygulanır; bazı konutlar istisna veya muafiyet kapsamında olabilir; beyan üzerine tarh ve tahakkuk eder; ödemeler belirli taksitlerle yapılabilir. - Ek motorlu taşıtlar vergisi: Taşıtlar için tek seferlik uygulanır; taşıtın değeri üzerinden hesaplanır; kayıt ve tescil işlemleri yapılan vergi dairesince tarh ve tebliğ edilir; beyan verilmemesi veya hatalı bildirimin tespiti halinde değeri takdir edilerek vergi tarh edilir; ödemeler belirli süre içinde tamamlanır. - Ortak hükümler ve uygulama: Vergilerin uygulanmasıyla ilgili genel hükümler, dar mükellefiyette vergi sorumluluğu, gider yazılmama ve iade edilmeme ilkeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiler yer alır; tarh dönemi sonrasında farklardan da tarhiyat yapılabilir; belirli paylarla belediyelere ayrılan paylar bu düzenlemede dikkate alınır. - Damga Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklik: Damga vergisiyle ilgili bazı değişiklikler yapılmıştır.

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 4358
1998-04-04

VERGİ KİMLİK NUMARASI KULLANIMININ YAYGINLAŞTIRILMASI VE NOTERLİK KANUNU, İCRA VE İFLAS KANUNU TAPU KANUNU KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU ÇEKLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN, BANKALAR KANUNU, POSTA KANUNU İLE PASAPORT KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- İşlemlerde tarafların vergi kimlik numarasının tespit edilmesi ve bu numaranın belge, hesap ve kayıtlarda yer alması zorunlu hal alır. - Karşı tarafın vergi kimlik numarası yoksa, işlemler tamamlanmadan önce bu numaranın edinilmesi gerekir. - Vergi kimlik numarasının kullanımıyla vergi kayıplarının önlenmesi hedeflenir ve bu uygulama, özel mevzuatta yer alan bazı hükümlerin engelleyici olması durumunda bile geçerli sayılır. - Vergi kimlik numarasını doğru bildirmeyen, gizleyen veya sahte belge sunan kişiler veya kurumlar cezai yaptırımlara tabi tutulabilir; ayrıca hapis cezaları gündeme gelebilir. - Uygulamanın usul ve esasları ile mevcut kayıtların eksiksiz hale getirilmesi için gerekli süreler ve başlangıç tarihleri belirlenir. - Bu düzenlemenin kapsamı geçmiş işlemleri kapsamaz; yeni işlemler bu kuralla yürürlüğe girer. - Uygulamanın nasıl hayata geçirileceği ve uygulanmasına ilişkin kararlar belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir.

CB Kararı 1950
2019-12-30

3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 37 NCİ MADDESİ İLE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 9 UNCU MADDESİNİN UYGULANMA SÜRELERİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1950)

- İmalat sanayiine yönelik yatırımlarda vergi indirimi ve KDV iadesi konularında destekler tüm bölgelerde uygulanacak şekilde güçlendirilir. - Geçici hükümlere göre, daha önce indirilemeyen KDV’nin iadesi sağlanır. - Yatırım dönemi boyunca yatırımcının diğer belgeler üzerinde işlem yapmadan teşviklerden yararlanması mümkün hale getirilir, bu da vergi yükünü azaltır.

Kanun 4811
2003-02-27

VERGİ BARIŞI KANUNU

Vergi barışı kapsamındaki alacaklar için yapılandırma ve bazı af imkanları sağlanır; ödenmemiş vergiler için gecikme zamı ve faizi yerine endeks üzerinden hesaplanan tutarla ödeme yapılabilir ve ödeme planı dahilinde tamamen ödenmesi şartları bulunur; bazı durumlarda ceza ve gecikme zamlarının tamamı veya önemli bir kısmı tahsilinden vazgeçilir. Ayrıca vergi aslına bağlı olmayan cezaların ve gecikme zamlarının bazıları, ödenmesi şartıyla kaldırılabilir. İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler için de benzer yapılandırma ve vazgeçme imkanları uygulanır; ancak bu olanaklar belirli şartlar ve koşullara bağlıdır. Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar kapsamında hesaplanan vergilerde pişmanlık zammı ile usulsüzlük cezalarının önemli bir kısmı veya tamamının ödenmesi karşılığında tahsilattan vazgeçilir. Matrah artırımı yoluyla yıllara ilişkin beyan edilen matrahı artıranlar için artırım yapılan yıllarda tarhiyat ve inceleme yapılması durdurulur ve bazı istisnalar dikkate alınır; basit usulde vergilendirilenler için de belirli durumlarda tarhiyat ve incelemeden muafiyet mümkün olabilir. Ayrıca, kanundan yararlanırken ödenen alacaklara sonradan gecikme zammı uygulanmaz.

CB Kararı 3490
2021-02-04

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 41 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (9) NUMARALI BENDİ İLE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 11 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASININ (İ) BENDİ KAPSAMINDA GİDER VE MALİYET UNSURLARI TOPLAMININ İNDİRİMİ KABUL EDİLMEYECEK KISMININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 3490)

Bu karar yabancı kaynak kullanan işletmelerde yabancı kaynaklara ilişkin giderlerin vergi matrahı hesaplanırken gider olarak indirilememesi yönünde bir kısıtlama getirir. Yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, yatırım maliyetine eklenenler hariç olmak üzere, yabancı kaynaklarla ilişkili faiz, komisyon, vadeye bağlı fark, kâr payı, kur farkı ve benzeri giderlerin gider olarak indirimi kabul edilmez. Bankacılık ve finansal sektörün bazı dalları dışındaki işletmeler için geçerli olan bu kısıtlama sonucunda bu tür giderlerin gider olarak dikkate alınamaması vergiye esas kazancın artmasına yol açar.

CB Kararı 9126
2024-11-14

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 9126)

Bu karar tıbbi amaçlı bazı ürünlerin vergi uygulamaları açısından yeni bir düzenleme getirir; özel tıbbi amaçlı gıdalar ve insan tıbbi ürünlerin vergilendirilmesinde yeni bir yaklaşım öne çıkarır. Listede bazı mallar için vergi kapsamı dışı bırakılma veya istisna olarak gelen hükümler eklenmiştir; özel tüketim vergisine tabi olan mallar ile belirli tarife pozisyonlarında yer alan mallar bu kapsamın dışında kalır. Tarife sınıflandırması ile istatistikî pozisyonlara bölünme yönünde değişiklik öngörülmektedir; bu, ithalat ve vergi uygulamalarında hangi ürünlerin hangi sınıflandırmaya tabi olacağını etkiler. Sonuç olarak, tıbbi ürünlerin ithal ve satış süreçlerinde vergi hesaplaması, fatura düzeni ve fiyatlandırma üzerinde doğrudan etkiler doğurabilir. İşletmeler, özellikle ruhsatlı veya ithal edilen ürünlerle çalışan tedarikçiler ve sağlık hizmeti sağlayıcıları, yeni sınıflandırma ve vergi uygulamalarına uyum sağlamak zorunda kalabilir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

CB Kararı 4025
2021-06-01

21/4/2017 TARİHİNDE PARİS'TE İMZALANAN "FİNANSAL HESAP BİLGİLERİNİN OTOMATİK DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN ÇOK TARAFLI YETKİLİ MAKAM ANLAŞMASI"NIN YÜRÜRLÜK TARİHİNİN, 30/10/2017 TARİHLİ VE 2017/10969 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARIYLA ONAYLANAN VERGİ KONULARINDA KARŞILIKLI İDARİ YARDIMLAŞMA SÖZLEŞMESİNİN 28 İNCİ MADDESİNİN ALTINCI FIKRASI UYARINCA EN ERKEN 1/1/2019 TARİHİNDEN İTİBAREN BAŞLAYAN VERGİLENDİRME DÖNEMLERİNE UYGULANMAK ÜZERE 3/2/2020 OLARAK TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4025)

Vergilendirme dönemlerinin uygulanacağı başlangıç tarihi belirlenir ve bu tarihten itibaren geçerli sayılır.