10 / 2.010 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 5368
2005-06-29

LİSANSLI HARİTA KADASTRO MÜHENDİSLERİ VE BÜROLARI HAKKINDA KANUN

Lisanslı harita kadastro mühendislik faaliyetleri ve büroları bu kanunla düzenlenir ve denetim altında yürütülür. Lisans almak için gereken genel şartlar vatandaşlık, kamu haklarından mahrum olmama ve medeni hakları kullanma ehliyetini içerir; güvenilirlik ve diğer ilgili kriterler de aranır. Özel şartlar arasında meslek odasına kayıtlı olmak, meslekte belirli bir deneyime sahip olmak, meslekten geçici men veya ihraç cezalarının olmaması ile teminat yatırma gibi hususlar bulunur. Lisanslı bürolar il sınırları içinde kurulur ve lisans sahibi kişinin talebiyle yetkilendirilir; bürolarda nitelikli personel istihdamı gerekir ve en az bir kişinin lisans sahibi dışında bir mühendis olması gerekir. Lisanslar, sicillerin tutulması ve hizmetlerin denetlenmesi Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür. Disiplin cezaları uyarma, kınama ve lisansın geçici veya sürekli iptali gibi yaptırımları içerir; cezaların uygulanmasıyla ilgili usul ve savunma hakları belirlenir. Lisans sahibi göreve başlamadan önce yemin eder ve yapılan işlerle ilgili sorumluluklar üstlenir. İmza yetkisi gerektiğinde geçici olarak başka bir deneyimli mühendisle devredilebilir; devre eden kişi sorumluluğunu sürdürür. Lisanslı büroların büro tescili zorunludur ve tescil işlemleri bu çerçevede yürütülür. Lisans devri ve çoklu büro açma konularında yasaklar bulunur; belirli sınırlar içinde il içi esneklikler olabilir. Defter ve kayıt tutma ile ücret tarifelerinin belirlenmesi yönetmelikte düzenlenir. Yönetmelikler, ilgili odanın görüşü alınarak hazırlanır ve uygulanır. Geçiş hükümleri ve uygulama süreçleri yönetmeliklerle belirlenir.

CB Yönetmeliği 200915478
2009-10-06

BAZI AKARYAKIT TÜRLERİNDEKİ KÜKÜRT ORANININ AZALTILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Bu düzenlemenin uygulanması, bazı akaryakıt türlerinin kükürt içeriğini ve yanma sonucunda oluşan kükürt dioksit emisyonlarını azaltmayı amaçlar ve buna bağlı olarak gemi ve terminal operasyonlarına doğrudan etkiler getirir. Kapsam dahilindeki bölgelerde ve belirli deniz alanlarında kullanılan yakıtlar için kükürt içeriğinin sınırlandırılması ve emisyonların azaltılmasına yönelik ölçütler uygulanır; bazı özel amaçlarla kullanılan yakıtlar için bu kısıtlamalar uygulanmaz. Sınırların ve uygulama kapsamının amaca uygun şekilde denetlenmesi gereklidir. Gemi sahipleri ve işletmecileri için önemli sonuçlar, yakıtların kükürt içeriğinin izlenmesi, numune alma ve analiz süreçlerinin yürütülmesi ile bu işlemlerin registre ve raporlama yoluyla kayıt altına alınmasıdır. Gemi jurnalleri ve teslim tutanakları üzerinden yakıt kullanımı denetlenir; ve denetim sonuçları ilgili kurumlarca izlenir ve raporlanır. İç sularda ve rıhtımdaki gemiler için de kükürt içeriğine ilişkin sınırlamalar uygulanır; bazı durumlarda bu sınırlamalar uygulanmaz. Emisyon azaltım teknolojilerinin kullanımı için onay süreçleri belirlenir ve uygulanabilirlik ile çevre üzerindeki etkileri dikkate alınır. Yakıt tedarikinde küresel piyasalardaki dalgalanmalar olduğunda, daha yüksek kükürt içeren yakıtların geçici olarak kullanımına ilişkin esneklikler tanınabilir. İhlaller halinde mevcut çevre mevzuatı uygulanır ve yaptırımlar doğrudan uygulanabilir. Geçici hükümler, bazı maddelerin belirli bir süre için uygulanmasının ertelenmesini sağlar. Düzenleme, gerekli görülen durumlarda yeni teknolojilerin kullanımını ve operasyonel uyum için izlemeyi teşvik eder; izleme ve raporlama mekanizmaları kurulu ve yürütülür.

Kanun 6745
2016-09-07

YATIRIMLARIN PROJE BAZINDA DESTEKLENMESİ İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Proje bazlı yatırımlara yönelik kapsamlı destek mekanizması getirerek yatırımcıların projelerini hızlandırmayı ve teknolojik, katma değerli üretimi teşvik etmeyi amaçlar. Teşvik kapsamı yatırım maliyetlerini azaltmaya ve yatırımın getirilerini artırmaya yöneliktir; kurumlar vergisi indirimi veya istisnası, gelir vergisi stopajı teşviki ile gümrük vergisi muafiyeti gibi mali avantajlar öngörülür. İnşa ve işletme aşamasında devlet arazisi üzerinde yatırım yapanlar için bedelsiz irtifak hakkı veya bedelsiz kullanım hakkı tesisi, tamamlanma ve istihdam hedeflerinin karşılanması halinde bedelsiz arazi devri gibi haklar tanınabilir; yatırım tamamlandıktan sonra bu hakların korunması şarttır. İşveren hisselerinin karşılanması suretiyle prim yükümlülüklerinin belirli bir süre için devlet tarafından karşılanması, yatırım döneminde enerji tüketim giderlerinin belirli bir kısmının karşılanması gibi mali destekler öngörülür; ayrıca yatırımın finansmanı için faiz veya kar payı desteği ya da hibe sağlanması imkanları sunulur. Yatırımlar için belirlenen sayıda nitelikli personel istihdamı halinde ücret desteği sağlanması gibi istihdam odaklı teşvikler bulunur; yatırım tutarının belirli bir oranını aşmayan ortaklık yapısı içinde halka arzı veya yatırımcıya satış imkanıyla yatırımlara ortak olunması sağlanabilir. Projelerin hızlı ve kolayca hayata geçirilebilmesi için izin, ruhsat ve diğer düzenleyici işlemlerinde istisnalar veya hızlandırılmış süreçler uygulanabilir; gerekli görüldüğünde altyapı yatırımları da karara bağlanabilir. Yatırımların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenecek; bu esaslara uyulmaması halinde teşviklerin geri alınması ve ilgili vergi alacaklarının tahsiline ilişkin yaptırımlar uygulanabilir. Yatırım devri halinde devir alan yatırımcının aynı şartları yerine getirmesi durumunda mevcut teşviklerden yararlanması devam edebilir. Nükleer enerji projeleri ve uluslararası işbirliğiyle yürütülen ilgili yatırım projeleri için de teşviklerden yararlanma imkanı öngörülür. Teşvikler, genel olarak maliyet olarak karşılanır. Ek Madde kapsamında belirli nükleer enerji projeleri için özel teşvikler uygulanabilir.

Kanun 7221
2020-02-20

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurumları arasında coğrafi verilerin paylaşımı bedelsiz olarak sağlanır; ancak kişisel verileri koruma ve fikri/sınai haklar gibi mevcut mevzuat arasındaki sınırlamalara dikkat edilir. Özel kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerinin coğrafi verileri toplama, üretme, paylaşma veya satma faaliyetleri için ilgili makamdan izin alınması gerekir ve izin süreci ile bedel hesaplaması belirli ölçütlere göre yürütülür. İzin bedeli, verinin teması ve talep sahibinin durumu gibi kriterlere göre hesaplanır; yabancı taraflar için ek ücret uygulanabilir. İzin başvurusu ve bedelin ödenmesi süreçleri belirli kurallara bağlanır ve başvurunun geçerlilik kazanması için gerekli adımlar bulunur. İzin alınmaması durumunda ceza ve yaptırımlar uygulanır; itiraz süreçleri ve denetim yetkileri açıkça düzenlenir. Coğrafi veri, afet ve acil durum yönetimi amacıyla paylaşılabilir ve bu paylaşım bedelsiz olarak gerçekleştirilebilir. Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler için bazı muafiyetler öngörülürken, bu muafiyetler sadece belirli kapsamlarla sınırlıdır. Platformun kurulumu, bakımı ve işletilmesi ile ilgili giderler bütçeden veya benzer bir kaynaktan karşılanır ve bu konular için yönetmelikler çıkarılır.

Kanun 210
1963-02-28

DEĞERLİ KAĞITLAR KANUNU

Bu kanunun pratik etkileri şunlardır: - Değerli kâğıt olarak kabul edilen belge türleri belirlenir ve ilgili işlemlerde bu belgelerin kullanılmaları zorunlu hale gelir; elektronık imza ile oluşturulan noter belgeleri de değerli kâğıt kapsamındadır. - Değerli kâğıtlar hazırlanır, bastırılır ve uygun yerlerde satılır; içeriğe göre bedeller uygulanır. - Noter işlemleri ve ilgili belgeler için belirlenen bedeller üzerinden işlem yapılır; adi kâğıt kullanımı halinde bedellerin ödenmesi gerekebilir. - Adi kâğıt yerine değerli kâğıt kullanımı esas olduğundan, buna uymayanlar için ağır cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Çeşitli belge türleri için bir bedel tablosu bulunur ve bu tablodaki bedeller karşılığında belgeler temin edilir; bankalar da çekleri bu kapsamda basar ve satar. - Eski belge bedelleri ile yeni bedeller arasındaki farklar taraflarca tamamlanır; kullanılmayan eski bedeller iade edilir. - Değerli kâğıtların hazırlanması, basımı ve satışı ilgili kamu kurumları tarafından yürütülür. - Sistemin amacı, değerli kâğıtların kullanımıyla işlemlerin takip edilebilirliğini ve ülke genelinde kamu mali yönetimini sağlamaktır.

Kanun 5564
2006-12-21

KİMYASAL SİLAHLARIN GELİŞTİRİLMESİ, ÜRETİMİ, STOKLANMASI VE KULLANIMININ YASAKLANMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa kimyasal silahların geliştirilmesi üretimi stoklanması ve kullanılması yasağını getirir ve bu amaçla kullanılan toksik kimyasal maddeler ile prekürörlerinin kontrolünü sağlar. Kimyasal silah olarak tasarlanmış cihazlar ve bunlarla ilişkilendirilen faaliyetler bu amaçla kullanılamaz ve elde bulundurulamaz. Barışçı amaçlar için bazı istisnalar bulunsa da genel olarak üretim elde bulundurma ve devri sıkı kurallara tabidir. Faaliyet göstermek isteyen tesisler için gerekli izinlerin alınması zorunludur ve izinsiz çalışmalar kapatılabilir. Denetimler yapılır uygunsuzluk saptanırsa işletme izinleri iptal edilebilir ve idari yaptırımlar uygulanabilir. Toksik kimyasal maddeler ile prekürsörlerinin ithalatı ve ihracatı için gerekli belgeler alınması gerekir; serbest bölgeler için de aynı kurallar geçerlidir. Bilimsel araştırma sağlık veya koruyucu amaçlarla bazı sınırlı kullanımlar mümkün olabilir, ancak miktar ve türler açısından belirli sınırlar uygulanır. Ülkeler arası transferler için kısıtlamalar vardır ve taraf olmayan devletlere transfer yasağı getirilebilir; sadece bilimsel tıbbi veya koruyucu amaçlarla ve izne dayanılarak yapılabilir. Organize suça ilişkin fiillerde cezai yaptırımlar ağırlaştırılabilir ve yurtdışında işlenen suçlar da takibata tabidir. Kanunda hangi maddelerin kapsamda olduğuna ilişkin listelemeler bulunmaktadır ve bazı maddeler istisnai olarak dışlanabilir. Uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılacak ve uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenecektir. Mevcut tesisler için izin alma yönünde geçiş dönemi öngörülmüş olup bu süre sonunda izinsiz faaliyetler kapatılabilir.

CB Kararı 78
2018-09-12

KULLANIM HAKKI ÜCRETLERİNE İLİŞKİN ASGARİ DEĞERLERİN BELİRLENMESİ HAKKINDAKİ 18/5/2009 TARİHLİ VE 2009/15001 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARINDA VE 5809 SAYILI ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNUNUN EKİ TELSİZ ÜCRETLERİ TARİFESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 78)

Bu karar ile telsiz kullanma haklarına ilişkin asgari sabit değerler güncellenmiş ve telsiz ücret tarifine, hangi frekansların kullanıldığına bağlı olarak ücret uygulanacağını belirten açıklama eklenmiştir. Ayrıca bu değişiklikler, operatörler ile bu sistemlere ait abonelerin de ücret kapsamına dahil olduğunu netleştirmek üzere yapılmıştır ve uygulanmaya başlanmıştır.

Kanun 3071
1984-11-10

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASINA DAİR KANUN

Dilekçe hakkı, Türk vatandaşlarına ve Türkiye’de ikamet eden yabancılara kendileriyle ya da kamu ile ilgili dilek ve şikâyetlerini yazılı olarak yetkili makamlara başvurma imkânı sağlar; yabancılar için karşılıklılık esası gözetilmekte ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartıyla bu haktan yararlanılabilir. Dilekçede bulunması zorunlu şartlar arasında başvuru sahibinin adı ve soyadı ile imzası ve iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. Dilekçe, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmişse ilgili yetkili makama gönderilir ve dilekçe sahibine bilgi verilir. İncelenemeyecek dilekçeler arasında belli bir konuyu içermeyenler, yargı alanına giren konular ile şartlardan herhangi birini taşımayanlar yer alır. Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi konusunda başvurunun sahibi, başvurunun sonucu veya işlem safahatı hakkında gerekçeli olarak bilgilendirilir ve gerekli durumlarda duyuru yapılır. Başvuruların incelenmesi ve karara bağlanması sürecinde, ilgili makamlar dilekçeyi incelemek ve karar vermek üzere gerekli adımları atar; başvuru sahiplerinden talep edilen bilgi ve belgeyi sunmaları istenir ve idari denetim yapılması, bilirkişi görevlendirilmesi ve yerinde inceleme gibi işlemler gerçekleştirilebilir; kamu kurumları ve kamu personeli bu taleplere uygun olarak yanıt verir ve gerekli tedbirleri almak zorundadır. Yabancılar açısından ilke olarak, Türkiye’de ikamet edenler bu haktan yararlanabilir; karşılıklılık esası ve dilekçelerin Türkçe yazılması şartları uygulanır.