10 / 655 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5070
2004-01-23

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

- Güvenli elektronik imza, imza sahibine bağlı olan ve imzalanan verinin kimlik doğrulama ile bütünlüğünü sağlayan bir imzadır ve elle atılan imza ile aynı hukuki sonuç doğurur. - Güvenli elektronik imza oluşturma ve doğrulama araçları, imza verilerinin gizliliğini ve bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlanmalı; veriler üçüncü kişiler tarafından elde edilememeli ve sahteciliğe karşı korunmalıdır. - Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları, sertifikalar ve imzalarla ilgili hizmetleri güvenilir şekilde sunmalı; sertifikaların taklit ve tahrif edilmesini önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdır. - Nitelikli elektronik sertifikalar, imza sahibinin kimliğini güvenilir biçimde tespit eden bilgilerle ve imza doğrulama verisiyle bağ kuran içeriklerle birlikte bulunmalı; sertifikada kullanım şartları ve sınırlamalar belirtilmelidir. - Sertifika sağlayıcılarının yükümlülükleri arasında kimlik doğrulama, ilgili bilgileri resmi belgelere dayandırarak güvenilirlik sağlama, sertifika iletileri ve kayıtları güvenli şekilde tutma ve gizliliği koruma yer alır; iptal ve devri gibi süreçleri yönetme gerekir. - Nitelikli sertifikaların iptali, talep veya bilgilerdeki hatalar ya da fiil ehliyetinin sınırlanması gibi durumlarda derhal gerçekleşir ve iptalin kayda geçmesini güvenli biçimde sağlanır; faaliyetten çekilme durumunda devretme süreci uygulanabilir. - Kişisel verilerin korunması esastır; sertifika talep edenin bilgilerinin amacı dışında kullanılmaması ve üçüncü taraflara izinsiz paylaşılmaması gerekir. - Sertifika sağlayıcıları, kanun ihlallerinden doğan zararlardan sorumlu olabilirler; kusursuzluk ispat edilse bile tazminat sorumluluğu sınırlı değildir; ayrıca sertifika mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerekir. - Yabancı sertifikalar, kabul ve tanınma durumuna göre Türkiye’de kullanılabilir ve doğacak zararlardan Türkiye’deki sağlayıcı da sorumlu olabilir. - Denetimler gerektiğinde yapılır; defter, kayıt ve altyapı dahil tüm işlemler denetlenebilir. - Elektronik imza oluşturma verilerinin izinsiz kullanımı suçtur ve buna ilişkin ihlaller cezalandırılır; sahte sertifika oluşturma veya kullanma fiilleri de cezai yaptırımlara tabidir. - Elektronik mühür, diğer elektronik verilerle ilişkili olarak doğrulama amacıyla kullanılan bir araçtır ve sahibinin bilgilerini güvenilir biçimde doğrulamak için kullanılır.

CB Yönetmeliği 20146289
2014-05-09

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU KAPSAMINDA KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA İSTİHDAM EDİLECEKLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönerge, terörle mücadele kanununa dayanarak kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilmek üzere hak sahibi olanların istihdam haklarına ilişkin usul ve esasları belirler; kimlerin hak sahibi sayılacağını ve hak sahibi olanların hangi durumlarda istihdam edilebileceğini tanımlar. Başvuru ve feragat süreçleri, başvuruların hangi kurumda yapılacağı, kimlerin hangi durumlarda feragat beyanı vereceği ve gerekli belgelerin nasıl temin edileceğini düzenler; eşlerin, çocukların, anne-baba ve kardeşlerin hak kullanımı için gerekli feragat hallerini ve bu hallerde beyan şartlarını açıklar. Hak sahibi tespit komisyonu kurulması ve görevleri; başvuruların kapsamı ve uygunluk durumunun belirlenmesi; hak sahibi olarak tespit edilenler için belgelerin düzenlenmesi süreçlerini kapsar; ikinci kez başvuru durumunda belgelerin hazırlanması işlemlerini düzenler. Hak sahipleri arasındaki ihtilafların giderilmesi için uyuşmazlık komisyonu kurulur; komisyon kararları yazılı olarak tebliğ edilir ve tarafların itiraz süreci ile kararların kesinleşmesi aşamaları yer alır; karar Bakanlığa iletilir ve mevzuata uygunluk denetlenir. Kadro ve atama usulları; hak sahiplerine ait kadro ve pozisyon taleplerinin belirlenmesi, kura yoluyla atama yapılması ve hangi kurumlara atama teklifinin iletileceğinin düzenlenmesi; taleplerin elektronik sistem üzerinden yürütülmesi; atama şartlarını taşımayanların atamasının yapılmaması ve şartların sağlanması halinde atama işlemlerinin tamamlanması süreçleri bulunur. Atama süreci ve göreve başlama; hak sahiplerinin atama tekliflerinin kura ile belirlenen kamu kurumu ve kuruluşlarına iletilmesi ve atama şartlarının kurumlarca kontrol edilmesi, uygun olmayan başvurularla ilgili işlemlerin uygulanması için gerekli çerçeve oluşturulur. Belgeler ve bildirimler ile elektronik sistem üzerinden yürütülen iş akışları; başvuru ve atama süreçlerinde gerekli bilgi ve belgelerin temin edilmesi, hatalı veya eksik belgelerin giderilmesi için süreçler ve bildirimler sağlanır. İstihdam haklarının kullanımıyla ilgili denetim ve uyum; uygulamanın mevzuata uygun olarak yürütülmesi, gerektiğinde düzeltici işlemlerin yapılması ve süreçlerin kayıt altına alınması sağlanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 2935
1983-10-27

OLAĞANÜSTÜ HAL KANUNU

- Bu yasa, doğal afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım durumlarında olağanüstü hal ilanı ve uygulanmasına ilişkin usul ve yetkileri belirler. - Olağanüstü hal, gerektiğinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması veya durdurulmasıyla birlikte kamu güvenliğini ve düzenini sağlama amacı güder; bu çerçevede gerekli tedbirler alınır. - Yetkili makamlar, olağanüstü hal kapsamında para, mal ve çalışma yükümlülükleri getirebilir; bu yükümlülükler kamu kaynakları ile karşılanabilir ve bölgedeki ihtiyaçlar hızlı şekilde karşılanmaya çalışılır. - Mal yükümlülüğü kapsamında kamu kurumları, tüzel ve gerçek kişiler, gerekli görülen arazi, bina, ekipman, malzeme vb. vermeye zorlanabilir; ihtiyaçlar bölgeler arası eşit şekilde karşılanmaya çalışılır. - Çalışma yükümlülüğü kapsamında belirli bölgelerde yaşayan vatandaşlar için işlerin yaptırılması öngörülebilir; çalışma saatleri ve çalışma koşulları gerektiğinde esnekleştirilebilir. - Alınacak tedbirler arasında bölgenin belirli yerlerinde giriş-çıkış kısıtlamaları, belirli yerleşim yerlerinde yaşama dair sınırlamalar, eğitim kurumlarının geçici olarak kapatılması, iletişim ve ulaşım araçlarına müdahale ve denetimler gibi önlemler bulunabilir; hayati ihtiyaçların temini için denetim ve dağıtım tedbirleri uygulanabilir. - Şiddet olaylarının yayılmasını önlemek amacıyla ek güvenlik tedbirleri alınabilir; sokağa çıkma konularında kısıtlamalar, topluluk toplanmalarının sınırlanması veya izne bağlanması gibi uygulamalar söz konusu olabilir; basın ve iletişim içeriğinin denetlenmesi veya kısıtlanması için tedbirler uygulanabilir. - Olağanüstü hal koordinasyonu sağlamaya yönelik organlar kurulur; bölge ve il düzeyinde karar alma ve uygulama birimleri oluşturulur; gerekli görüldüğünde diğer kamu kurumları da bu süreçlere dahil edilir. - Yükümlülüklerin duyurulması geniş kitlelere yapılır ve talepler, yazılı veya sözlü olarak iletirilir; yükümlüler bu talepler doğrultusunda mallarını teslim eder ve belirlenen zamanlarda gerekli işlere başlar. - Yükümlülük karşılığının tespit ve ödenmesi için alınan mallar veya yaptırılan çalışmalar karşılığında ödeme yapılır; ödemelerde gecikme durumunda güvence ve ödeme şartları uygulanır.

Kanun 6306
2012-05-31

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa afet riski altındaki alanlarda güvenli ve sağlıklı yaşama olanaklarını artırmaya yönelik olarak riskli yapıların tespiti, tasfiye ve yenilenmesini düzenler. Riskli yapıların tespiti maliklerin masrafları kendilerine ait olacak şekilde lisanslı kuruluştan ya da yetkili birimlerce yaptırılır; sonuçlar tapu kaydına bildirilir ve ilgili hak sahiplerine duyurulur. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlarla ilgili işlemler kamu yararına devri veya devri seçenekleriyle ele alınabilir ve gerekli hallerde taşınmazlar üzerinde imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabilir. Tahliye ve yıkım süreçlerinde öncelik maliklerle anlaşma sağlamaktır; anlaşma sağlanamazsa geçici konut veya kira yardımı ile yapım için yardım gibi destekler sağlanabilir ve masraflar maliklerden payları oranında tahsil edilir. Uygulama kapsamında hak sahiplerinin görüşü alınır ve tespit sonuçları ilan edilerek bildirilir. Riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlar ve ilgili mühendisler için denetimler ve ihlal halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir; raporlarda hatalı veya usulsüz işlem yapılması durumunda uyarı, para cezası veya lisans iptali gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 6698
2016-04-07

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU

Bu kanun, kişisel verilerin işlenmesini güvenlikli ve haklara saygılı bir çerçevede düzenler; veri sorumluları ve veri işleyenler için uyum yükümlülükleri ve denetim mekanizmaları getirir. - Kişisel verilerin işlenmesinde temel esaslar uygulanır; işlemler hukuka uygun, dürüstçe, doğru ve güncel olmalı; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı; saklama süresi amaca uygun biçimde belirlenmelidir. - Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmadan işlenemez; ancak kanunda öngörülen veya sözleşmenin yürütülmesi için gerekli gibi sınırlı durumlarda rıza aranmadan da işlenebilir. - Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi genel olarak yasaktır; ancak açık rıza, hukuken öngörülen durumlar veya hayati riskler gibi istisnalar söz konusudur; ayrıca güvenlik önlemleriyle bu verilerin işlenmesine izin verilebilir. - Verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi, ihtiyaç kalmadığında veya uygun şartlar oluştuğunda zorunlu hâle gelir; süreçler yönetmeliklerle düzenlenir. - Verilerin aktarılması, açık rızan olmadan yapılamaz; belirli güvenli koşullar sağlandığında ve yurt içi/ yurtdışı aktarımı için uygun koruma önlemleri veya yeterlilik kararı bulunması gibi şartlar gerekir. - Veri güvenliği için gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınması zorunludur; verinin yetkisiz erişim veya hukuka aykırı kullanımını önlemek için önlemler esas alınır; veri sorumluları, başkaları tarafından işlenen veriler konusunda müştereken sorumlu olabilir ve denetim yükümlülüğü altındadır. - İlgili kişiler, kendileriyle ilgili olan verilerin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenen verinin amacı ve kullanımı hakkında bilgi alma, veri aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme, verilerin düzeltilmesini, silinmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme, ve otomatik kararlar nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin itiraz veya tazminat talep etme haklarına sahiptir. - Başvuru ve şikâyet süreçleri sayesinde bireyler haklarına ilişkin taleplerini iletebilir; cevap verilmediğinde veya yetersiz bulunduğunda denetim/mevzuat otoritesine başvurabilirler; ihlallerin giderilmesi için kararlar uygulanır. - Veri sorumluları sicili aracılığıyla hangi tarafların hangi verileri işlediği ve hangi amaçlarla aktardığı gibi bilgiler kamuya açık olarak kaydedilebilir; kayıt zorunluluğu, kriterlere göre istisnalar içerebilir.