10 / 1.895 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5147
2004-04-30

ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, orijinal entegre devre topoğrafyalarının korunmasını sağlayarak bu alanda rekabetin korunmasına ve sanayinin gelişimine katkıda bulunur. Koruma yalnızca topoğrafyanın kendisine uygulanır; içeriğe, işlem süreçlerine veya topoğrafyanın dayandığı tekniklere olan etkisi kapsama dahil değildir. Korumadan yararlanma, topoğrafyanın ilk ticari sürümü yapılmış olması veya tescil başvurusunun yapılması halinde başlar ve belirli bir süre boyunca sürer; kullanım yoksa veya başvuru süreci tamamlanmamışsa koruma talebi reddedilebilir. Korumanın süresi dolduğunda topoğrafya kamu malı olur ve ilan edilir. Koruma, tasarımcının fikri emeğiyle oluşan ve bütün halinde özgünlük gösteren topoğrafyalar için geçerlidir; bilinen elemanların düzenlenmesinden oluşanlar da kapsama alınabilir. Hak sahibi, topoğrafyayı tasarlayan kişi veya onların mirasçılarına aittir; hizmet sözleşmesi kapsamında tasarlananlar ise hakları işverene aittir. Üniversite mensuplarının tasarladığı topoğrafyaların hakları öğretim elemanlarına aittir; kurum bu konumda pay talep ederse talep edilecek tutarı belirli koşullarda alabilir. Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleriyle tasarlanan topoğrafyalar için hak, aksine bir anlaşma olmadıkça işi veren kişiye aittir. Hak sahibi, izni olmadan topoğrafyanın tamamını veya bir kısmını çoğaltma, bir entegre devreye dahil etme veya bununla ilişkili ürünleri ithal etme, satma veya ticarî amaçla dağıtma fiillerine karşı tekelleştirilmiş yetkilerini kullanır. Koruma kapsamı dışında kalan fiiller arasında ticari olmayan kişisel kullanım, analiz ve değerlendirme amacıyla yapılan çoğaltmalar ile bu tür çalışmalar sonucu ortaya çıkan özgün topoğrafyaya uygulanması sayılabilir; bunun dışında kalan durumlarda ilgili fiiller yasağa tabidir. Başka birinin bağımsız olarak aynı topoğrafyayı tasarlaması halinde bazı istisnalar uygulanabilir. Haklar devredilebilir, miras yoluyla intikal eder ve rehin ile haciz gibi işlemler için sicile kayıt ve ilan gerekir. Lisans sözleşmeleri yapılabilir; lisans sicilde kaydedilmediği sürece üçüncü taraflara karşı ileri sürülemez; münhasır lisans halinde lisans veren başka bir tarafla lisans veremez ve kendisi de kullanamaz. Hükümsüzlük talepleriyle hak geçerliliğini yitirebilir; hükümsüzlük kararının etkileri belirli koşullarda geriye dönük olarak uygulanabilir. Hak sona erdiğinde konu kamu malı olur ve ilgili ilan yapılır. Hak sahipleri haklarından vazgeçebilir; vazgeçme yazılı olarak bildirilir ve sicile kaydedildiği anda hüküm doğurur; üçüncü kişilerden izin alınmazsa vazgeçilemez. Yetkili işlemler, başvuru yapanlar ve sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 2847
1983-06-18

TÜRKİYE EMEKLİ SUBAYLAR, EMEKLİ ASTSUBAYLAR, EMEKLİ UZMAN ERBAŞLAR, HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ İLE MUHARİP GAZİLER DERNEKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun emekli subaylar, emekli astsubaylar, harp malulü gaziler, şehit dul ve yetimleri ile muharip gaziler derneklerinin kurulması, işletilmesi ve faaliyetlerinin çerçevesini belirler. Dernekler için kurucu ve üye olabilecekler arasında emeklilik veya malullük nedeniyle ayrılan askerler ile onların eşleri, dul ve yetimleri ve şehitlerin yakınları ile muharip gaziler bulunur; ayrıca uzaman erbaşlar için kurucu bir yapı da öngörülmektedir. Dernekler tüzel kişilik kazanır; tüzükleri ilgili mercilerce incelenir ve uygun bulunduğunda tüzel kişilik olarak kurulurlar. Üyelik kapsamı, kurucuların kendileri ve aile üyelerini, ayrıca belirli yakınları kapsayacak şekilde genişletilir; ancak emeklilikten önce ayrılan veya disiplin nedeniyle ayrılanlar derneklere üye olamaz veya kurucu olamaz. Derneklerin isimlerinde benzerlik veya çağrışımlı militarist ifadeler kullanılamaz; siyasi partilere veya işçi-işveren sendikalarına maddi yardım verilemez veya maddi yardım alınamaz. Dernekler kamu yararına çalışan dernekler olarak kabul edilir ve gerektiğinde devlet bütçesinden destek alınabilir. Mevcut dernekler yeni çerçeveye uyum sağlayarak tüzüklerini güncellemek, mal varlıklarını uygun derneklere devretmek ve gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür; aksi durumda tasfiye edilme ve mal varlıklarının ilgili derneklere aktarılması söz konusu olabilir. Yeni bir dernek türü olarak Uzman Erbaşlar Derneği de kurulabilir; bunun için uygun üyelik ve kurucu süreçleri işletilir ve üyelik mevcut statüye göre şekillendirilir. Mevcut derneklerin, yeni yapıya geçiş sürecinde üyelik durumlarını ve mal varlıklarını uyumlu biçimde dönüştürmesi amaçlanır; gerekli aksaklıklar halinde işleyişin sürdürülmesi için uygun çözümler bulunur. Uluslararası toplantılar ve benzeri faaliyetlere katılım gibi konularda ilke ve usuller belirlenir; bunun uygulanmasına ilişkin esaslar ilerleyen düzenlemelerle netleşir. Bu düzenlemelerin uygulanması ve uygulanabilirliği ile ilgili teknik ayrıntılar mevcut mevzuat ve yönergeler tarafından yürütülür.

Kanun 6361
2012-12-13

FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG, FİNANSMAN VE TASARRUF FİNANSMAN ŞİRKETLERİ KANUNU

Bu mevzuat finansal kiralama, faktoring, finansman ve tasarruf finansman şirketlerinin kuruluşu, faaliyeti ve denetimine ilişkin temel kuralları belirler. Kapsam olarak Türkiye’de kurulu bu tür şirketler ile bazı işlemler bu kurallara tabidir; bazı işlemler için saklı hükümler bulunur. Kuruluş için gerekli izin süreci ve uygunluk şartları düzenlenir; anonim şirket şeklinde kurulma ve adın ilgili tanıma uygun olması, kurucuların ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması, ortaklık yapısının şeffaf olması gibi hususlar gereklidir. Kurucuların mali güç, itibar ve kontrol açısından uygun olması ile belirli etik ve yasal kriterleri taşıması gerekir. Faaliyet izni için ayrıca bir başvuru ve onay süreçleri gereklidir; faaliyete geçiş için sermaye, muhasebe ve iç kontrol sistemlerinin kurulması, raporlama süreçlerinin belirlenmesi ve yöneticilerin niteliklerinin karşılanması gerekir. Şubeler yurt içi veya yurt dışı olarak açılabilir; bunun için izne ihtiyaç vardır. Şirketin yapamayacağı işler ve sınırlamalar net olarak belirlenir; ana faaliyet konularının dışına çıkılamaz, belirli oranlar dahilinde kredi verme, garanti ve kefalet verme gibi işlemler sınırlanır, mevduat toplama veya tasarruf finansmanı dışında finansman sağlama konusunda kısıtlar uygulanır. Sigorta mevzuatı saklıdır; sigorta işlemleriyle aracılık kapsamı dışına çıkılamaz. Tasarruf finansman şirketleri için özel kısıtlamalar getirilir; konut veya taşıt edinimine yönelik tasarruf finansmanı dışında finansman sağlanamaz, üçüncü taraflara borç verilemez, ortaklık edinilemez, reklam ve banka imajı yaratacak ifadeler kullanılamaz, sadece yurt içinde kayıtlı konut/taşıt/çatılı işyeri edinimini finanse edebilir. Şirketlerin iştirakleri ve ortaklık yapıları ile ilgili usul ve esaslar kurum tarafından belirlenir.

Kanun 5262
2004-12-03

ORGANİK TARIM KANUNU

Bu yasa organik tarım alanında üretimden tüketiciye kadar tüm süreçleri kapsayan bir kontrol ve sertifikasyon çerçevesi kurar ve uygulanmasını yetkilendirilmiş kuruluşlar üzerinden sağlar. - Organik olarak değerlendirilebilmesi ve pazarlanabilmesi için ürünlerin ve girdilerin yalnızca sertifikalandırılmış olması gerekir; sertifikası olmayan ürünler veya girdiler organik olarak satılamaz. - Kontrol ve sertifikasyon işlemleri yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yürütülür; bu kuruluşlar nitelikli personel ve teknik altyapıya sahip olmalı, kayıtlar tutulmalı ve gerektiğinde laboratuvar analizleriyle organiklik doğrulanmalıdır. - Denetim hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür; gerektiğinde denetim yetkisi akredite edilmiş kamu veya özel kurumlara devredilebilir. - Müteşebbisler (organik tarım faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişiler) kontrollü olarak çalışmalı; denetim ve bilgi paylaşımı için gerekli erişim ve belgeleri sağlamalıdır; elde edilen bilgiler üçüncü taraflarla izinsiz paylaşılamaz. - Organik ürünler ve girdiler için etiket, logo ve tanımlayıcı bilgilerin doğru ve yanıltıcı olmayan şekilde kullanılması gerekir; reklam ve tanıtımda kalite, içerik, köken veya üretim teknikleriyle ilgili yanlış izlenim yaratılmamalıdır. - İhracat ve ithalat açısından organik sertifikasına sahip ürünler veya girdiler gereklidir; sertifikası olmayan ürünler bu kapsamda işlem görmez; iade veya uygun durumda organik olmayan statüde değerlendirme süreçleri uygulanabilir. - Denetim ve uygulama sıkı biçimde yürütülür; uygunsuzluk halinde cezai yaptırımlar ve çalışma izinlerinin iptali gibi yaptırımlar uygulanabilir. - Uygulama usulleri yönetmelikler tarafından belirlenir; mevcut yönetmelikler yeni düzenlemeler hayata geçinceye kadar uygulanmaya devam eder. - Alanda gelişimi koordine etmek için organik tarım komiteleri kurulabilir ve bu komiteler karar alma, koordine ve izleme işlevleri görür. - Genel amaç tüketiciye güvenilir ve kaliteli organik ürünler sunmaktır.

Kanun 5072
2004-01-29

DERNEK VE VAKIFLARIN KAMU KURUM VE KURULUŞLARI İLE İLİŞKİLERİNE DAİR KANUN

Kamu kurum ve kuruluşları ile bağ kuran dernek ve vakıfların faaliyetlerinde, kamu kurumlarının isminin kullanılması, hizmet binalarında veya bunlara ait alanlarda faaliyet gösterilmesi ve kurumların araç-gereçlerini kullanması engellenir. Kamu hizmetleriyle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden karşılık veya bağış alınamaz. Kamu hizmetlerinde kullanılan evrak ve malzeme bu dernek ve vakıflardan temin edilemez. Kamu görevlileri dernek ve vakıf organlarında görev alamaz, bu görevler nedeniyle ücret talep edilemez. Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlileri ücret veya diğer karşılık alamaz. Kamu görevlileri bu dernek ve vakıfların yardım toplama veya bağış kabul hizmetlerinde çalıştırılamaz. Kamu kurumları bütçelerinden bu dernek ve vakıflara ödenek veya kaynak aktarımı yapılamaz; personel maaşlarından yapılan kesintilerle de bu derneklere kaynak aktarılamaz. Kurumlar ile ilgili bulunan veya kurumlarla ilgili olan yönetimlerin çoğunluğunu elinde bulunduran şirketler, bu kurumların ihalelerine katılamaz. Aykırı hareket eden kamu görevlileri ile dernek ve vakıf yöneticileri, haklarında cezai yaptırımlar uygulanır; ayrıca hizmetin engellenmesi veya geciktirilmesi halinde cezai yaptırımlar artırılabilir. Dernek ve vakıfların tüzük veya senedi kanuna aykırı ise kapatılır; kapatılan mal varlığı hazineye ya da Vakıflar Genel Müdürlüğüne intikal eder. Yöneticilere de bu yaptırımlar uygulanır. Ek madde kapsamında uluslararası anlaşma ile kurulmuş bazı vakıfların bu çerçeveye dahil olduğu belirtilir. Önceden kurulan dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgili isimleri ve unvanları kullanma haklarını korurlar. Geçici hükümlere göre, önceden kurulan dernek ve vakıfların bu Kanuna uyum sağlamak üzere gerekli düzenlemeleri yapmaları için süre tanınır; uyum sağlamayanlar kapatılır ve malları devralınır; yöneticilere uygulanacak yaptırımlar da bu hükümler kapsamında uygulanır. Bu düzenlemeler, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesini güvence altına almak amacıyla uygulanır.

Kanun 4004
1994-06-19

DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI İLE TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜNÜN YENİDEN TEŞKİLATLANMASINA, KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİNİN BELİRLENMESİNE, 29 NİSAN 1969 TARİHLİ VE 1164 SAYILI ARSA OFİSİ KANUNU İLE 13 ARALIK 1983 TARİHLİ VE 178 SAYILI, 2 TEMMUZ 1993 TARİHLİ VE 485 SAYILI, 30/9/1983 TARİHLİ VE 90 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNA- MELER ÇIKARILMASI AMACIYLA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN

Bu düzenlemenin pratik etkisi, devlet planlama teşkilatı ile Türk Patent Enstitüsü yeniden yapılandırılarak görev ve yetkilerinin netleşmesi ve böylece planlama, maliye politikaları ile bu alanlara yönelik hizmetlerin daha bütünlüklü ve hızlı bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Kapsamında, ilgili kurumların yapısal olarak yeniden organize edilmesi ve görevlerin belirlenmesi hedeflenir; gerektiğinde kurumlar arası iş bölümü ve koordinasyon netleşir ve mevcut mevkisel yapılar içinde uyumlu değişiklikler gerçekleştirilir. Mevzuatta yapılacak gerekli değişikliklerle, kamu hizmetlerinin verimliliği artırılarak kaynak kullanımı daha tasarruflu hale getirilmeye çalışılır; hizmetin tek bir kuruluş veya birim tarafından yürütülmesi prensibi desteklenir ve gereksiz yeni birimlerin oluşturulması engellenir. Gümrük, maliye ve ilgili alanlarda düzenleyici ve idari çerçevedeki yeniden düzenlemeler, arzu edilen hizmet sunumu hedefleriyle uyumlu hale getirilmeye çalışılır; kaçakçılıkla mücadele ile konut, sanayi, eğitim ve finansal hizmetler gibi alanlarda düzenleyici süreçler güçlendirilir. Kamu hizmetlerinde bozuklukların ve boşlukların hızlıca giderilmesi için gerekli değişikliklerin yapılmasına olanak tanınır, böylece ekonomik ve mali alanlarda istikrar ve uyum sağlanır. Uygulama süreci, kısa süre içinde birden çok düzenlemenin yürürlüğe konmasını mümkün kılar ve bu çerçevede mevcut mevzuat ve uygulamalarla uyumlu hale getirilmesi amaçlanır.

Kanun 4071
1995-02-19

3 MART 1340 (1924)TARİHLİ VE 431 SAYILI KANUNLA HAZİNEYE KALAN TAŞINMAZ MALLARDAN BAZILARININ ZİLYEDLERİNE DEVRİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa ile Hazineye intikal eden ve tapu kayıtlarında Hazine adına görünen taşınmazların zilyedlere veya hak sahiplerine devredilmesi amaçlanır. Kapsam ve uygulanabilirlik - Taşınmazlar, tapu sicilinde intikal işleminin yapılmış olması veya olmaması fark etmeksizin, kayıt sınırları içinde uygulanır. - Devredilemeyecek bazı taşınmazlar belirli kamu hizmeti, koruma alanları veya yerleşim planları gibi durumlar nedeniyle istisna tutulur. Kimler yararlanabilir - Kadastro/kadastro tutanaklarında adlarına tespit veya tescil edilenler ile bu tespitler sonucunda hak sahibi olanlar ile bunların akdi veya kanuni halefleri ve zilyedi lehine edinme şartı oluşmuş olanlar yararlanabilir. - Kadastro kapsamındaki yerlerde hak sahibi olarak belirlenenler de yararlanabilir. Başvuru ve işlem süreci - Yararlanmak isteyenler ilgili ilin defterdarlığına veya malmüdürlüğüne başvurur. - Başvuru bir dilekçe ile yapılır; tapu kayıt bilgileri, varsa mahkeme ilamı, mirasçı ise veraset ilamı gibi belgeler eklenir; posta yoluyla başvurular da geçerlidir. - Başvuruya ilişkin işlemler, kanun kapsamındaki kayıtlar ve ilgili tutanaklar dikkate alınarak yürütülür; uygun bulunan başvurular için tasfiye ve tescil işlemleri gerçekleştirilir. Bedel ve ödeme - Devredilecek taşınmazın bedeli, ilgili yasal değere göre hesaplanır; bedelde aylık endeks farkı uygulanabilir. - Bedel peşin veya taksitle ödenebilir; taksitle ödemelerde başlangıç ödemesi yapılır ve kalan borç belirli sürede ödenir. - Bedelin tamamı ödenmediği sürece feragat veya tescil işlemi yapılmaz. Ecrimisil - Bu yolla başvuruda bulunanlardan taşınmazın bedelini ödemeleri şartıyla ayrıca ecrimisil alınmaz; daha önce tahsil edilmiş ecrimisiller iade edilmez ve henüz tahsilatı gerçekleşmemiş olanlar tahsil edilmez. Hak kaybı ve geçici hükümler - Belirlenen şartlara uymayanlar haklarını kaybeder; ancak ödenen bedel faizsiz iade edilir. - Geçici hükümler bazı hak sahiplerine başvuru süresi tanır; mevcut davalar ve itirazlar devam ederken başvuru yapılabilir. Net etkiler - Uygun kişiler için taşınmazlar bedel karşılığı tescil edilebilir ve bu süreçte ecrimisil uygulaması kaldırılır. - Uygun olmayan taşınmazlar ise devredilmez ve kamu hizmeti veya kamuya ilişkin sınırlamalar nedeniyle korunur.