10 / 2.098 sonuç gösteriliyor

Kanun 213
1961-01-10

VERGİ USUL KANUNU

- Vergi işlemleri genel bütçeye giren vergiler ve yerel yönetimlerin vergi, resim ve harçları için geçerlidir; bu kapsamdaki bağlı yükümlülükleri ve uygulanacak kuralları belirler. - Gümrük ve tekel vergileri bu yasa kapsamı dışındadır; bu vergiler için ayrı düzenlemeler uygulanır. - Vergiyi doğuran olayın gerçek niteliğine dayanılarak ispatlanır; olayın ve işlemlerin gerçek durumu esas alınır ve kanunlar bu doğrultuda yorumlanır. - Vergi daireleri, mükellefi tespit eder, vergiyi tarh eder, tahakkuk ettirir ve tahsil eder; mükellefin bağlı olduğu vergi daireleri belirlenir ve bazı işlemler elektronik olarak yürütülebilir. - Vergi mahremiyeti çok sıkı tutulur; ilgili kişiler görevleri gereği öğrendikleri sırları açıklayamaz; belirli durumlarda kamu yararı veya resmi süreçler için bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve paylaşım usul ve esasları kurumlarca belirlenir. - Vergiyle ilgili bilgi paylaşımı için gerekli tedbirler alınır; bilgi paylaşımına ilişkin istisnalar ve sorumluluklar düzenlenir. - Mükellef kavramı gerçek veya tüzel kişiyi; vergi sorumlusu ise verginin ödenmesinden sorumlu olan kişiyi ifade eder; temsilci veya yönetim sorumlulukları durumunda bunlar da yükümlülüğe dahil edilir. - Vergi borcuna dair yükümlülükler mirasçılara miras payı oranında geçer; tüzel kişilikte tasfiye veya benzeri durumlar söz konusu olduğunda sorumluluklar belirli şartlarda devam edebilir. - Vergi kesenler, yaptıkları ödemelerden vergiyi tam olarak kestirilip ödenmesini sağlamakla yükümlüdür; yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde sorumluluklar doğabilir. - Mirasın reddedilmemiş olması halinde mirasçılar vergi borçlarından payları oranında sorumludur; bazı durumlarda ortaklar veya temsilciler de sorumluluk taşıyabilir. - Mücbir sebepler, vergisel yükümlülükleri yerine getirmeyi engellerse süreler bu sebepler kalkana kadar işlemeyebilir; sürenin işlemesine yeniden başlanması durumları belirlenir. - Mücbir sebep halinde bölge veya sektör gibi belirlenen kriterlere göre ilan edilen durumlar kapsamında vergiyle ilgili yükümlülükler ertelenebilir veya özel muafiyetler uygulanabilir. - Kanunla açıkça yazılı olmayan hallerde süreler, tebliğler ve diğer idari işlemler belirli esaslara göre uygulanır.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

CB Kararı 9126
2024-11-14

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 9126)

Bu karar tıbbi amaçlı bazı ürünlerin vergi uygulamaları açısından yeni bir düzenleme getirir; özel tıbbi amaçlı gıdalar ve insan tıbbi ürünlerin vergilendirilmesinde yeni bir yaklaşım öne çıkarır. Listede bazı mallar için vergi kapsamı dışı bırakılma veya istisna olarak gelen hükümler eklenmiştir; özel tüketim vergisine tabi olan mallar ile belirli tarife pozisyonlarında yer alan mallar bu kapsamın dışında kalır. Tarife sınıflandırması ile istatistikî pozisyonlara bölünme yönünde değişiklik öngörülmektedir; bu, ithalat ve vergi uygulamalarında hangi ürünlerin hangi sınıflandırmaya tabi olacağını etkiler. Sonuç olarak, tıbbi ürünlerin ithal ve satış süreçlerinde vergi hesaplaması, fatura düzeni ve fiyatlandırma üzerinde doğrudan etkiler doğurabilir. İşletmeler, özellikle ruhsatlı veya ithal edilen ürünlerle çalışan tedarikçiler ve sağlık hizmeti sağlayıcıları, yeni sınıflandırma ve vergi uygulamalarına uyum sağlamak zorunda kalabilir.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.

CB Kararı 5349
2022-03-23

6802 SAYILI GİDER VERGİLERİ KANUNUNUN 33 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ NİSPETLERİNİN TESPİTİ HAKKINDAKİ 28/8/1998 TARİHLİ VE 98/11591 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5349)

Bu karar, banka ve sigorta muameleleri vergisinin oranlarının belirlenmesine ilişkin usullere ek bir madde ekleyerek, Türk lirası hesaplarındaki vadeli bakiyelerin kullanılması suretiyle hesap sahiplerine banka tarafından yapılan kambiyo satışlarını kapsayacak şekilde uygulanacak vergi oranını belirlemeye ilişkin düzenleme getirir. Bu sayede ilgili kambiyo işlemlerinin vergilendirilmesine dair uygulama netlik kazanır; bankalar bu kapsamda vergi hesaplamasında yeni kuralları dikkate eder ve hesap sahipleri de bu tür kambiyo işlemlerinde vergi yükümlülüğünün nasıl hesaplanacağını görür.

CB Kararı 4936
2021-12-22

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT NİSPETLERİNE İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14592 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARAR VE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 15 İNCİ MADDESİNDE YER ALAN VERGİ KESİNTİSİ ORANLARINA İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14594 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARAR İLE AYNI KANUNUN 30 UNCU MADDESİNDE YER ALAN VERGİ KESİNTİSİ ORANLARINA İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14593 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4936)

Bu karar, bazı kar payı dağıtımlarında uygulanacak vergi kesintisi oranını belirleyen düzenlemedir. Kapsam ve uygulanacak akımlar: - Tam mükellef kurumlar tarafından dağıtılan kar payları, tam mükellef gerçek kişiler ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlar ve gelir vergisinden muaf olanlar arasında dağıtılanlar üzerinden vergi kesintisi uygulanır; sermayeye eklenmesi halinde kar dağıtımı sayılmaz. - Dar mükellef gerçek kişiler ile gelir vergisinden muaf olan dar mükellefler tarafından dağıtılan kar payları üzerinden vergi kesintisi uygulanır; sermayeye eklenmesi halinde kar dağıtımı sayılmaz. - Vergiden muaf kurumlara dağıtılan kar payları üzerinden vergi kesintisi uygulanır; sermayeye eklenenler kar dağıtımı sayılmaz. - Yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların kurum kazancından, vergi düşüldükten sonra kalan tutardan ana merkeze aktarılan tutar üzerinden vergi kesintisi uygulanır. - Belirli koşullarda sayılan diğer kar payları üzerinden de vergi kesintisi uygulanır; bazı kar payları kesinti kapsamı dışında olabilir. Genel amaç, kar payı dağıtımlarında uygulanacak vergi kesintisi kurallarını netleştirmek ve uygulanacak oranları düzenlemektir.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

CB Kararı 2834
2020-08-08

6802 SAYILI GİDER VERGİLERİ KANUNUNUN 33 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN BANKA VE SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ NİSPETLERİNİN TESPİTİ HAKKINDAKİ 28/8/1998 TARİHLİ VE 98/11591 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 2834)

Bu kararın amacı, bankacılık ve sigorta muameleleri vergisinin nispetlerinin belirlenmesine ilişkin mevcut düzenlemenin kapsamını genişletmektir. Genişletilen kapsama, bankacılık Kanunu uyarınca finansal kuruluş faaliyeti kabul edilen faaliyetlerden en az birini yapan yabancı kuruluşlara yapılan kambiyo işlemlerini de dahil etmek yönündedir. Buna bağlı olarak bu tür kambiyo işlemlerine uygulanacak vergi oranlarının tespitine ilişkin kurallar netleşir ve uygulanır.

Kanun 6802
1956-07-23

GİDER VERGİLERİ KANUNU

Banka ve sigorta muameleleri vergisi, bankalar ve sigorta şirketleri ile bunların işlemleri karşılığında elde ettikleri gelirler üzerinden uygulanır; sigorta aracılarındaki verginin mükellefi ise sigorta şirketleridir. Verginin konusuna giren tutarlar ve gelirler, komisyon ve benzeri adlarla alınan ödemeler dahil olmak üzere çeşitli para kazanma biçimlerini kapsar. İstisnalar arasında ülkedeki ve ülkeler arasındaki işlemler, devletlerce bazı menkul kıymetler için tanınan vergiden muafiyetler, varlık kiralama şirketlerinin gelirleri ve belirli kredilere ilişkin işlemler gibi birçok farklı durumu kapsayan kapsamlar bulunur. Ayrıca bazı özel işlemler için vergi istisnaları ve muafiyetler uygulanabilir. Banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahı, bu işlemler karşılığında elde edilen paralar ve ilgili gelirlerdir; kambiyo işlemlerinin tutarı da matraha dahil edilir; sigorta işlemleri için prim tutarı vergilendirme matrahını oluşturur; vergiden indirilmeyen giderler bulunur. İptal edilen sigorta muamelelerine ilişkin vergiler ve iptalin gerçekleştiği dönemde iade edilen ücretler/komisyonlar için vergiler iade dönemi içinde indirilebilir. Vergi oranları ve uygulanma şekilleri değişebilir; bazı işlemler için ayrı oranlar söz konusu olabilir. Konaklama vergisi, otel ve benzeri konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bunlarla birlikte sunulan yiyecek, içecek ve diğer hizmetleri kapsar; konaklama vergisi, konaklama hizmeti sunan işletmeler tarafından uygulanır; verginin konusuna giren hizmetlerin karşılığında alınan bedel veya değerler toplamı matraha dahildir ve Katma Değer Vergisi matrahına dahil değildir. Faturalarda bu vergi ayrıca gösterilir ve hiç bir indirim uygulanmaz. Öğrenci yurtları ve karşılıklı anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ile diplomatik temsilcilikler bu vergiden muaftır. Vergi beyannamesi ve ödemesi belirlenen vergilendirme dönemlerinde yapılır. Özel iletişim vergisi ve şans oyunları vergisi bölümü, mobil ve diğer iletişim hizmetleri ile bazı ilgili hizmetleri kapsayan vergileri içerir; oranlar ve kapsamlar değişebilir.