10 / 85 sonuç gösteriliyor

KHK 233
1984-06-18

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- Kamu iktisadi teşebbüsleri ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunlara bağlı müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerden oluşan özerk tüzel kişiler kurulur ve bu yapılar ekonominin kurallarına uygun olarak yönetilir; amaç, verimlilik ve karlılık ilkeleriyle sermaye birikimini artırmaktır. - Teşebbüsler kurulur ve kendi merkezi ile iç işleyişini belirleyen özerk bir yapıya sahip olur; yönetim organları karar alma süreçlerini yönlendirir ve operasyonları yürütür. - Teşebbüsler, verimli ve kararlı bir şekilde çalışmak için gerekli esasları belirler, yıllık program ve bütçelerini onaylar ve ilgili mercilere sunar; müessese ve bağlı ortaklıklar da bu süreçlerle koordineli çalışır. - Müessese ve bağlı ortaklıklar kendi yönetim komiteleri veya yönetim kurulları aracılığıyla karar verir ve operasyonları yürütür; bunlar teşebbüsün görüşleri doğrultusunda hareket eder. - Bağlı ortaklıklar, devletin çoğunluk hissesine sahip olduğu şirketler olarak kurulabilir; özel sektör temsilcilerinin de bazı konumlarda yer alabileceği bir yönetim yapısı öngörülür. - İştirakler, teşebbüs veya bağlı ortaklıkların başka anonim şirketlerde pay sahibi olduğu ortaklıklardır ve yönetimlerinde bu ortaklığa yönelik katılım esaslarına göre hareket eder. - Planlama, yatırım ve finansman alanlarında uzun vadeli ve yıllık programlar hazırlanır; sermayenin verimli kullanımı ve yatırım kapasitesinin geliştirilmesi hedeflenir. - Finansal sonuçlar ve faaliyet raporları hazırlanır ve belirli bir denetim/raporlama mekanizması aracılığıyla ilgili aşamalara iletilir; bu süreçler aracılığıyla denetim ve hesap verebilirlik sağlanır. - Bu yapılar, kamu hizmetlerini yerine getirirken ekonomik verimlilik ve maliyet etkinliği gözetir ve milli ekonomi ile uyum içinde çalışmayı amaçlar. - Yapılar arasında koordinasyon ve işbirliği mekanizmaları kurulur; birimler arası uyum ve ortak karar alma süreçleri uygulanır. - Bu çerçevedeki örgütlenme, kamu kaynağıyla kurulan tüzel kişiler olarak özel hukuk hükümlerinin bazı alanlarda uygulanması dışında, devletin sektörel planlama ve yatırım hedeflerine uygun şekilde yönetilir.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.

Kanun 3568
1989-06-13

SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNU

Pratik Etki Özeti - Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik meslekleri düzenlenerek, işletmelerin muhasebe, mali müşavirlik ve denetim ihtiyaçlarının güvenilir ve bağımsız şekilde karşılanması hedeflenir; hizmet kapsamı muhasebe kayıtlarının tutulması, mali tabloların ve beyannamelerin hazırlanması ile ilgili danışmanlığı ve gerektiğinde raporlama işlemlerini içerir. - Unvan kullanımı sıkı bir şekilde sınırlanır; yetkisi olmayanların serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik unvanını kullanması yasaktır; bu tür ihlallerin takibi ve yaptırımları meslek odaları tarafından denetlenir. - Meslek mensupları için genel ve özel nitelikler belirlenir; vatandaşlık, medeni haklar, güvenlik ve meslek onuru gibi şartlar aranır; bazı ağır cezalar veya suçlardan dolayı engeller söz konusu olabilir. - Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için ilgili alanlarda üniversite diploması, staj ve meslek sınavını geçme gibi özel şartlar öngörülür; vergi inceleme yetkisi kazananlar için bazı istisnalar veya farklı yol haritaları bulunur. - Staj ve hizmet sürelerinin sayılmasına ilişkin kurallar getirilir; belirli kamu hizmeti veya denetim görevi yapan süreler staj süresine sayılabilir; bu süreler meslek kazanım sürecine katkı sağlar. - Meslek sınavları, sınav komisyonlarının nasıl oluşacağı ve sınavın nasıl yürütüleceğine dair esaslar belirlenir; sınav sonuçlarının adaletli ve mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesi gerekir. - Yabancı uyruklu adaylar için karşılıklılık amacıyla bazı şartlar ve onay süreçleri uygulanabilir; bu, uluslararası katılım imkânını sınırlamaya veya kolaylaştırmaya yöneliktir. - Vergi iadeleri gibi belirli alanlarda rapor düzenletme yetkisi ve sorumluluklar tanımlanır; raporların doğru olması halinde müştereken ve müteselsilen vergi cezaları ve giderlerinden sorumluluk doğar. - Yeminli mali müşavirlik mesleğine kabul edilenler için meslek öncesi yemin zorunluluğu getirilir; tasdik kapsamı ve raporlar için kanunlar çerçevesinde sorumluluk doğar. - Tasdik ve tasdikten doğan sorumluluk, tasdik edilen mali tabloların ve beyannamelerin mevzuata uygunluğunu denetlemeyi ve bu kapsamda doğan sorumlulukları içerir; hatalı tasdik halinde ilgili mali zararlardan müşterek ve müteselsilen sorumluluk doğabilir. - Mesleğin uygulanması sırasında işbirliği veya istihdam konusunda bazı sınırlamalar vardır; meslekten men edilene veya mesleği yapması yasaklananlara ait durumlarda bu kişilerle işbirliği yapılamaz. - Odalar, meslek mensuplarını ve odaların görev alanını belirler; meslek mensuplarının faaliyet sınırları ve meslek etiği konularında denetim ve düzenleyici görevler üstlenir.

CB Yönetmeliği 9
2018-08-03

ADALET BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN ESAS VE USULLER

Bu esas ve usullerin uygulanması şu pratik etkilere yol açar: - Güvenlik veya gizlilik gerektiren mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde özel ihtiyaçlar doğrultusunda güvenlik, gizlilik ve hızlı hareket edilmesine odaklanan bir satın alma çerçevesi kurulur. - Mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde çeşitli ihale yöntemi seçenekleri sunulur; ihtiyaç ve koşullara göre pazarlık, belli istekliler arasında ihale veya doğrudan temin yöntemleri kullanılabilir. - Birden çok idarenin ortak ihtiyaçları için tek bir ihale ile çerçeve anlaşması kurulabilir; bu durumda ayrı ayrı münferit sözleşmeler yapılır ve bazı şartlar önceden belirlenir. - Çerçeve anlaşmaları, ihtiyaçların uzun vadede karşılanması amacıyla esnek maliyet ve tedarik yönetimi sağlar; sözleşme süresi ve kapsamı belirlenir, iş artışı ve ertelemeler dengeye alınır. - Münferit sözleşmelerin varlığına rağmen çerçeve anlaşması yoluyla da alımlar sürdürülebilir; ödenek durumuna göre hareket edilir ve bütçe gereklilikleri gözetilir. - Çerçeve anlaşması kapsamındaki alımlarda ödenek bulunması zorunlu değildir; ancak münferit sözleşme aşamasında ödeneğin belirlenmesi gerekir. - Elektronik eksiltme ve dinamik alım sistemi gibi elektronik araçlar, tekliflerin daha hızlı, rekabetçi ve şeffaf bir şekilde değerlendirilmesini sağlar; teklif sahiplerinin kimlikleri gizli tutulur ve süreçler denetlenebilir şekilde yürütülür. - Dinamik alım sistemi, piyasada mevcut olan mal ve hizmetlerin elektronik ortamda temin edilmesini mümkün kılar; katılım için yeterli sayıda istekli bulunması, ön değerlendirme ve süreli teklifler üzerinden ilerleme esaslarına dayanır. - Akreditasyon sistemiyle, belirli mesleki ve teknik yeterliklere sahip gerçek ve tüzel kişiler önceden belirlenip güvenliğin korunması gözetilerek ihalelere davet edilir; bu süreçler hızlandırılır ve güvenilirlik artar. - İhale komisyonu, işlem dosyası ve tutanaklar gibi süreçler, karar alma ve hesap verebilirlik açısından kurallı ve kayıtlı bir şekilde yürütülür. - Yaklaşık maliyetin belirlenmesi yoluyla maliyet farkındalığı sağlanır; gerekçeli durumlarda maliyete bağlı olmayan esnek hareketler de mümkün olabilir. - Gizlilik dereceli bilgiler ve yerler için gerekli güvenlik tedbirleri uygulanır; bilgi güvenliği ön planda tutulur. - Sözleşmelerde değişiklikler, süre uzatımları ve imza süreçleri belirli istisnalarla yönetilir; bu durum, değişen koşullara hızlı uyum sağlar. - Süreçlere dair dokümanlar ve şartnameler, ihalenin adil ve şeffaf yürütülmesini destekler; taraflar için net hak ve sorumluluklar ortaya konur.

Kanun 4483
1943-07-27

İZMİR TRAMVAY VE ELEKTRİK TÜRK ANONİM ŞİRKETİ İMTİYAZİYLE TESİSATININ SATIN ALINMASINA DAİR MUKAVELENİN TASDİKİ VE BU MÜESSESENİN İŞLETİLMESİ HAKKINDA KANUN

Pratik olarak bu hüküm, tramvay ve elektrik tesisatının satın alınmasına ilişkin imtiyazın onaylandığını ve bu varlıkların geçici bir idare tarafından işletilmesini öngörür. Geçici idare, işletmeyi mevcut usul ve esaslar çerçevesinde sürdürür ve belirli şartlar altında belediyeye devri sağlar. Devralınan tesisler devlet malı sayılır ve meydana gelebilecek zararlar karşısında devletin sorumluluk ve cezai hükümleri uygulanır. Belediye, hizmeti kamuya ait bir işletme olarak yürütür ve abonelerle ilişkiler, hizmetin kapsamı, tarife belirleme ve tesislerin genişletilmesi konularında mevcut uygulamaları rehber edinir; gerektiğinde bu uygulamalar revize edilir. Vergi ve resim muafiyetleri uygulanır; ithal edilmiş olan malzemeler için alınan vergiler bu devir nedeniyle aranmaz. Çalışanların geçmiş hakları korunur; kadrolar ve ücretlere ilişkin dengeler gözetilir ve terfi gibi konularda gerekli düzenlemeler uygulanır. Sonuç olarak, hizmetin sürekliliği sağlanır ve varlıklar kamu yönetiminin denetimine geçer.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

CB Kararı 5141
2022-02-02

TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ANA STATÜSÜ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5141)

Tarımsal işletmeleri genel müdürlüğünün özerk bir tüzel kişiliğe sahip kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu ve merkeziyle birlikte yalnızca kendi kararlarıyla hareket edebildiğini söyleyen pratik etkiler doğurur. Üretim ve ticaret açısından TİGEM’in amacı bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak, çeşitlendirmek ve ürün kalitesini iyileştirmektir; bu kapsamda üretimle ilgili altyapı tesisleri kurup bu tesislere ortak olabileceği ve tesisleri kullanıma açabileceği bir çerçeve sağlar. Üretim zincirinde tohumluk, fidan ve benzeri ürünler ile damızlık hayvanlar üretip üreticilere ulaştırma imkanı güvence altına alınır; ayrıca üretim ve pazarlama faaliyetlerini desteklemek üzere tesisler kurma ve bunlara ortaklık kurma esnekliği kazanır. Araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yürütme veya yürütmeye katkı sağlama yetkisi belirginleşir; üretim, ıslah ve kalite iyileştirme çalışmalarında işbirliği yapma kapasitesi güçlenir. Çevreye duyarlı üretim amacıyla üretimle ilgili paydaşlar olan çevre, çiftçi ve çiftçi örgütleriyle işbirliği yapma ve üretimi tanıtma amacı güvence altına alınır; gerekli mal ve hizmetlerin temini için yurtiçi ve yurtdışındaki kaynaklara başvurulabilir. Patent, lisans ve teknolojik bilgi transferi gibi konularda anlaşmalar yapma ve bu teknolojileri satın alma veya satma imkanı elde edilir; bilgi ve beceri transferi sağlanır. İşletme yönetimi, proje ve fizibilite çalışmaları gibi mühendislik hizmetleri yürütme veya yaptırma yükümlülüğü vardır; beceri kazandırma seminerleri ve kurslar düzenleme imkânı doğar. TİGEM, faaliyetlerini kendi başına, bağlı işletmeleri veya diğer birimler aracılığıyla yürütme esnekliğine sahiptir. Yönetim organları olarak yönetim kurulu ve genel müdürlük aracılığıyla karar alma süreçleri belirlenir; yönetim kurulu genel politikayı belirler, kararlar toplantılarda alınır ve karar süreçleri yazılı olarak yürütülür. Müesseseler, bağlı ortaklıklar ve iştirakler için uygun yönetim yapıları kurulur; bağlı ortaklıklar ve iştirakler kendi yatırım ve pazarlama hedeflerine göre hareket eder ve temsil sorumlulukları ile raporlama yükümlülükleri belirlenir. Mali yönetim açısından plan, program ve bütçeye dayalı çalışma esas alınır; yatırım ve finansman programlarıyla uyum sağlanır, bütçe değişiklikleri için gereken süreçler işletilir ve bağlı ortaklıklar da benzer esaslara tabidir; projeler zamanında hazırlanır ve gerekli onaylar alınır. Personel istihdamı, görevden alma, ücret politikası ve diğer çalışma ilişkileri ilgili mevzuata uygun olarak yürütülür. Ana statüde düzenlenmeyen hususlarda ilgili yasa hükümleri uygulanır.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 5253
2004-11-23

DERNEKLER KANUNU

- Derneklerin Türkiye’deki faaliyetlerinin çerçevesini belirler; amaçları, yapıları, denetimleri ve uygulanacak yaptırımları kapsar. - Dernek kurma hakkını güvence altına alır ve tüzükte bulunması gereken asgari konuları tanımlar. - Genel kurul, yönetim ve denetim kurulları ile diğer organların görevlerini, yetkilerini ve üyelik süreçlerini düzenler. - Şubeler, temsilcilikler, platformlar, federasyonlar ve konfederasyonlar gibi tüzel kişilikleri ve organları arasındaki ilişkiyi ve yönetimini kurallandırır. - Uluslararası faaliyetlere ilişkin esasları getirir; yurt dışında temsilcilik veya şube açma, yabancı kuruluşlarla işbirliği ve Türkiye’de faaliyet için gerekli izin/görüş süreçlerini belirler. - Tüzel kişilerin oy kullanmasını ve temsil yetkilerini düzenler. - İç denetim zorunluluğu getirir ve bağımsız denetim kuruluşlarıyla denetim yapılmasına olanak tanır; denetim sonuçlarının ilgili kişiler ve kurul tarafından sunulmasını sağlar. - Gelir ve giderlerin belgelenmesini, saklama sürelerini ve mali süreçlerin yürütülmesini standardize eder; bankacılık işlemleri için gereken belgeleri belirtir. - Derneklerin maddi yardım alabileceği ve verebileceği tarafları, kamu kurumlarıyla ortak projeler için mali paylaşımına ilişkin esasları ve ilgili sınırlamaları kurallaştırır. - Sandık kurulumu ile üyelerin zaruri ihtiyaçlarının karşılanmasına ilişkin esasları düzenler. - Üyelik kabulü, çıkışı, değişiklikler ve organ üyelerinin bildirilmesi gibi işlemlerde uygulanacak usulleri belirler. - Taşınmaz mal edinme ve tasfiye süreçlerini, mal varlığının korunması ve devriyle ilgili esasları düzenler. - Kolluk kuvvetlerinin müdahale yetkileri ve el koyma hallerinde hakim kararının gerekliliğini ve bildirim yükümlülüğünü belirtir. - Yurtdışından yardımların alınması ve yurtdışına yapılacak yardımların bildirilmesi ile kayıt altına alınmasına ilişkin esasları getirir. - Faaliyetlerin ve hesapların şeffaflığı için beyanname verilmesi ve yıl sonunda denetimlerin yapılmasına ilişkin uygulamaları özetler.