10 / 999 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

CB Kararı 6732
2023-01-26

MARDİN İLİ, SAVUR İLÇESİ, DEVLET MAHALLESİ, 212 ADA 1 PARSELDE KAYITLI TAŞINMAZIN, 2863 SAYILI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE MÜZE/KÜLTÜR EVİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMEK ÜZERE ÖZEL MÜLKİYETE AİT KISMININ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6732)

Özet: Mardin ilinde Savur ilçesinde bulunan özel mülkiyete ait bir parselin kamu yararı amacıyla acele kamulaştırılarak müze veya kültür evi olarak kullanılmak üzere devralınması öngörülüyor. Bu durum, söz konusu parçanın özel mülkiyet haklarının kamuya geçmesi ve belirlenen amaç için kullanılması anlamına geliyor.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

Kanun 3385
1987-06-25

KÜÇÜK SANAYİ BÖLGELERİ İÇİNDE DEVLETÇE İNŞA EDİLMİŞ ÖRNEK SANAYİ SİTESİ İŞ YERLERİNİN MÜLKİYETİNİN DEVREDİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Devletçe inşa edilmiş örnek sanayi sitelerindeki işyerlerinin sahipliğinin, kiracı olarak uzun süre faaliyet gösteren küçük sanayicilere rayiç bedel üzerinden devredilmesi öngörülür. - Devirde arsa ve üzerindeki yapıların değeri tespit edilerek, peşin ödeme veya taksitle ödeme seçenekleri sunulur; taksitle ödeme durumunda borçlar ödenmediği takdirde kayıt devlet adına düzeltilir. - Taşınmazlar, hak sahibi küçük sanayici adına kayıtlanır ve belirli süre boyunca bazı haklar açısından kısıtlar uygulanır; miras yoluyla intikal hariç başka bir nedenle devir ve temlik yapılamaz. - Devirden sonra işletmenin amaca uygun işletilmemesi veya yazılı bildirime rağmen düzeltilmemesi halinde tapu kaydı devlete geçirilebilir ve ödenen bedel iade edilebilir. - Devirle ilgili uygulanacak şartlar, yönetmelikte belirlenecek olan esaslar ve uygulama usulleriyle düzenlenir. - Geçici hükümler kapsamında mevcut durumda olanlar başvurabilir ve belirli şartları taşıyanlar haklardan yararlanabilir; bazı durumlarda tahliye veya benzeri sonuçlar doğabilir.

Kanun 5403
2005-07-19

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU

Bu düzenleme tarım arazilerinin planlı ve sürdürülebilir kullanımı için sınıflandırma, koruma ve paylaşım süreçlerini belirler. - Araziler doğal özellikleri ve bölgesel önemi dikkate alınarak sınıflandırılır; bu sınıflandırma, korunması ve geliştirilmesi için özel planlar ve uygulamalar öngörülür; küçültme ya da parçalama sınırları konularak üretkenliğin sürdürülmesi hedeflenir. - Her ilde kurulan toprak koruma kurulu, arazi kullanım planlarının uygulanması ve izlenmesi, olumsuzlukların belirlenmesi ve çözümler için görüş üretmesi amacıyla çalışır; planlar arasındaki uyum denetlenir. - Arazinin varlığı ve özellikleri belirli standartlarla haritalandırılır ve bir toprak veri tabanı oluşturarak karar alma süreçlerine sunulur; planlama bununla desteklenir ve ilgili paydaşların hizmetine sunulur. - Tarım arazileri mutlak, özel ürün, dikili ve marjinal olarak sınıflandırılır; her sınıf için özel hedefler ve koruma/geliştirme planları uygulanır; bu sınıflandırma üretimin sürekliliğini güvence altına alır. - Yeter gelirli tarımsal arazi kavramı, belirlenen büyüklükler içinde kalan parsellerin korunmasını sağlar; bu niteliğin korunması için kayıtlara bildirim ve denetim mekanizmaları işler ve gereğinde düzenlemeler yapılır. - Mirasa konu tarımsal arazi olanlar için devri, mirasçılar arasında anlaşmaya bağlıdır; anlaşma sağlanamadığında mahkeme devriyle ilgili karar verir ve üretkenliğin sürdürülmesini gözetir; gerektiğinde paylar karşılığında satışı mümkün kılar. - Devir işlemleriyla birlikte gerekli tarımsal altyapı ve ekipmanın devri de söz konusu olabilir; pay dağılımında adaletli ve verimli kullanım önceliklidir. - Ölümle bağlı tasarruflar nedeniyle mirasçıların üretkenliğin korunmasına ilişkin hakları güvence altındadır; bu süreçler şeffaf ve dengeleyici biçimde yürütülür. - Kamu ve finans kurumları tarafından tespit edilen devrin gecikmesi durumunda devrin sağlanmasına yönelik adımlar atılır; mahkeme desteğiyle uygun devrin gerçekleşmesi hedeflenir. - Tarımsal amaçlı arazilerin kullanımı, altyapı ve üretim tesislerinin planlı ve uyumlu biçimde yönetilmesini gerektirdiği için çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerin dengeli şekilde gözetilmesi sağlanır.

Kanun 6103
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin geçiş kuralları netleşir; eski haklar korunur ve kazanılmış haklar güvence altına alınır. - Eski hukuka ait işlemler ve olaylar için hangi yasa uygulanacağı, olayın niteliğine göre belirlenir; yeni hükümler, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. - Eski hukuk altında olması gereken haklar, hak kazanılmış ise korunur; bazı durumlarda eski haklar saklı kalır. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler önceki hukuka tabidir; diğer konular yeni kanuna göre yürütülür. - Yollamalarla ilgili eski referanslar, yeni düzenlemelere uyacak şekilde yeniden yorumlanır. - Deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalar için yetkili merci ve görevler yeniden düzenlenir; ilgili davaların devri sağlanır. - Bileşik faiz konusunda mevcut sözleşmelerdeki düzenlemeler değiştirilir; değişiklik tamamlanana kadar bileşik faize ilişkin uygulama sınırlanabilir; gerektiğinde borçludan talep edilebilir. - Ticari işletmenin merkezi, Türkiye içindeki veya dışında bulunan bir işin Türkiye’de şube olarak tescili ve merkezi yurt dışına taşınması gibi hususlar, tarafların beyanı ve gerekli belgelerle yürütülür; özel düzenlemeler yönetmeliklerle belirlenir. - Şube kaydı için gerekli bilgiler ve belgeler, kayıt dairesine beyan edilir; taşıyıcı hükümler, düzenlemeler ve uygulanma şekli ileride çıkarılacak yönetmeliklerle netleşir. - Sermaye artırımı ve esas sözleşme değişiklikleri için uyum süreci uygulanır; uyum sağlanmazsa yeni kanuna göre genel kurul kararları ve uygulanış şekli devreye girer. - Tek pay sahibi anonim şirketler ve tek ortaklı limited şirketler için bildirim ve tescil ile ilan yükümlülükleri belirlenir; bu yükümlülükler zamanında yerine getirilmezse sonuç doğurur. - Yönetim kurulundaki mevzuat değişiklikleri ve görevlerin sürekliliği konusunda mevcut yöneticiler görevlerini sürdürür; belirli durumlarda tüzel kişi temsilcisiyle ilgili düzenlemeler gerekir. - Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarına ilişkin uyum zorunluluğu doğar; aksi halde eski genel hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. - Özel denetçinin mevcut görevi, raporu tamamlayıncaya kadar yürütülür; bu durumda denetçi istediği takdirde görevinden ayrılabilir. - Oy hakları ve nama yazılı payların devri konusundaki sınırlamalar önceki hükümler çerçevesinde uygulanmaya devam eder. Genel olarak, bu düzenleme şirketler ve ticari işletmeler için geçiş süreçlerini belirler, uyum gerekliliklerini ortaya koyar, eski hakların korunmasını ve yeni hükümlerin uygulanmasını sağlar.

CB Kararı 8251
2024-03-12

400 KV ATATÜRK HES-ÇOBANBEYLİ TM ENERJİ İLETİM HATTININ 371-446 NUMARALI DİREKLERİ ARASI İLE 154 KV ELBİSTAN B-KANDİL ENERJİ İLETİM HATTININ 178-185 NUMARALI DİREKLERİ ARASININ DEPLASE EDİLMESİ AMACIYLA BAZI TAŞINMAZLARIN TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8251)

Bu karar kapsamında bazı taşınmazlarda direklerin bulunduğu yerlerin mülkiyeti devralınacak ve iletken salınım gabari üzerinde irtifak hakkı kurulacaktır. Bu işlemler acele kamulaştırma yoluyla gerçekleştirilecektir. Sonuç olarak ilgili alanlarda mülkiyet ve kullanım hakları değişecek; direkler ve hat güzergâhı için belirlenen bölgeye dair sınırlamalar uygulanacaktır ve hatların bakım, işletme ve güvenliği amacıyla bu alana erişim sağlanacaktır.