10 / 903 sonuç gösteriliyor

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 4483
1999-12-04

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

Pratik etki özeti: - Bu kanun, görevleri nedeniyle işlenen suçlar için soruşturma izni almayı zorunlu kılar ve izni kimin vereceği, kişinin görev yaptığı kurum ve makam seviyesine göre belirlenir. - Şikayet ve ihbarlar, somut bilgiler ve belgelerle yetkili mercilere iletilir; ihbarcı veya şikayetçinin kimliği gizli tutulabilir. - İhbar ya da şikayet alındığında ön inceleme başlatılır; ön incelemede olayla ilgili deliller toplanır, memurun ifadesi alınabilir ve görüşler içeren bir rapor düzenlenir. - Ön incelemeyi yapacaklar, yetkili merciin kendi birimlerinden veya ilgili kurumlardan seçilir ve inceleme sonucunda karar verilir. - Soruşturma izninin kapsamı, ihbar ve iddia konusu olayları kapsar; ileride ortaya çıkabilecek konular için yeniden izne ihtiyaç duyulabilir. - Kararlar gerekçeli olur ve itiraz yoluyla üst mercilere veya ilgili adli makamlara başvurulabilir; itirazlar en kısa sürede karara bağlanır ve kararlar kesinleşir. - İştirak halinde işlenen suçlarda, eylemi birlikte işleyenler aynı mahkemede yargılanır. - İzinin verilmesi veya reddi sonucunda dosya ilgili savcılığa iletilir; savcılık hazırlık soruşturmasını yürütür. - Hazırlık soruşturması, genel hükümlere göre yürütülür; bazı yüksek makamlar için özel yetkili merciler devreye girer ve gerektiğinde mahkeme kararları alınır. - Yargılamanın hangi mahkemede yapılacağı, genelde genel hükümlere göre belirlenir; bazı yüksek makamlar için özel mahkemeler söz konusudur. - Bu süreçte, işlemleri yürütenler için idare aleyhine tazminat davası açma ve idareye karşı rücu hakları doğabilir, ancak suç teşkil eden eylemlerle ilgili kararlar bu durumları etkiler. - Geçici hükümler ve yürürlükle ilgili düzenlemeler, mevcut davaların yeni usullerle yürütülmesini ve uygulanmasını sağlar.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 2576
1982-01-20

BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzu bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kurulmasını ve bağımsız genel görevli mahkemeler olarak görev yapmasını sağlar. Bölge idare mahkemeleri, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak çözer, istinaf başvurularını inceler ve diğer kanunlarla verilen görevleri yerine getirir. Bölge idare mahkemeleri yapısı, başkanlıktan ve dairelerden oluşur; her daire en az başkan ve üye ile çalışır; bölge idare mahkemesi başkanlığı ve daire başkanlıkları atama ile yürütülür ve gerektiğinde kurul halinde çalışabilir. Bölge idare mahkemesi başkanları ve daire başkanları, mahkemenin uyumlu ve verimli çalışmasını sağlama, genel yönetimi yürütme, personeli denetleme ve benzeri görevleri üstlenir. Daire başkanları ise daire içi işlerin koordinasyonunu sağlar, dosyaların uygun üyelere yönlendirilmesini denetler, personelin özlük işlerini yönetir ve daire ile ilgili diğer görevleri yapar. Üyeler ise kendilerine verilen dosyaları inceler, kararları yazar ve duruşmalara katılır. Bölge idare mahkemesi başkanlar kurulu, daireler arasındaki iş bölümü uyuşmazlıklarını karara bağlar ve gerektiğinde uyumsuzlukları gidermek amacıyla karar verir; bazı durumlarda konuyla ilgili kararı istinaf yoluna başvurma hakkını kullanarak Danıştay gibi merciye yönlendirme yolunu da izleyebilir. Başkanlar kurulu eksiksiz toplanır ve çoğunlukla karar verir. Dairelerin görevleri, istemler doğrultusunda istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak, yürütmenin durdurulması kararlarına itirazları değerlendirmek ve yargı alanı içindeki yetkili mahkemeler arasındaki görev ve yetki uyuşmazlıklarını çözmek olarak belirlenir. Aynı zamanda benzer veya uyuşmazlık doğuran hâller için gerektiğinde daireler birlikte karar alabilir. Adalet komisyonu her bölge mahkemesinde bulunur; komisyon başkanlık görevini üstlenen ve daire başkanları arasından belirlenen üyelerden oluşur; komisyon çoğunlukla karar verir ve iş bölümüne ilişkin tedbirler alır, ayrıca mahkeme içi adalet işlerini denetler. Müdürlükler ve memurlar bölge mahkemelerinin yazı işleri ve idari işlerini yürütür; gerektiğinde mali, teknik ve diğer müdürlükler kurulur ve her müdürlükte ilgili görevleri yürütecek personel bulunur. Soruşturma ve kovuşturma usulü çerçevesinde, başkan, daire başkanı ve üyelerin görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçlarıyla ilgili işlemler, ilgili mevzuata göre yürütülür; bu süreçler bulunduğu yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin uygulamasına göre yürütülür. İdare ve Vergi Mahkemelerinin yapısı, başkan ve üyelerden oluşan bir kurulu ve bu kurulun başkan ile iki üye etrafında düzenli çalışmasını içerir; başkan yokluğunda vekalet uygulanır. Danıştay üyelerinin geçici olarak bölge idare mahkemesi veya daire başkanlıklarına atanabilmesi; bu görevlendirme süresince Danıştay üyeliği korunur ve bütçe, disiplin gibi hususlar ilgili hükümler çerçevesinde yürütülür; görevin sonunda eski görevlerine geri dönebilirler. Tek hâkimle çözülecek bazı basit davalar, belirli türdeki idari işlemler ve vergiyle ilgili bazı davalar tek hâkim tarafından çözümlenebilir; daha karmaşık davalar ise daireler tarafından ele alınır. Vergi mahkemelerinin görevleri, vergi, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davaları çözer; vergi alacaklarının tahsine ilişkin davalarla ilgili işlerle ilgilenir ve diğer kanunlarda verilen görevleri yerine getirir. Yönetmelik, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin idari işleri ve kalem hizmetlerinin yürütülmesi için gerekli usul ve esasları belirler.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 6087
2010-12-18

HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU KANUNU

- Hâkimler ve Savcılar Kurulu bağımsız bir organ olarak çalışır ve hiçbir organ, makam veya kişi ona emir veremez. - Kurulun temel amacı, adaletin ve hâkimlik ile savcılık teminatının korunmasını sağlamak ve mahkemelerin bağımsızlığını gözetmektir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, ataması, nakli, geçici yetkisi, yükselmesi, kadro dağıtımı ve meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme gibi mesleki işlemleri yürütür. - Hâkim ve savcıların görevlerini kanun ve mevzuata uygun yapıp yapmadıklarını denetler ve gerektiğinde inceleme ve soruşturma işlemlerini başlatır; ihbar ve şikayetleri inceler. - Hâkim ve savcılarla ilgili etik ilkelerin belirlenmesi ve bunlara uyumun sağlanmasına ilişkin düzenlemeler yapar. - Yargıtay ve Danıştay üyesi seçimi işlemlerini gerçekleştirir. - Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. - Hâkim ve savcıların mesleğe kabulü, atama, nakil, geçici yetki, yükselme, kadro dağıtımı ve disiplin gibi konularda yönetmelik çıkarma ve genelgiler düzenleme yetkisine sahiptir. - Kurulun işleyişinin yönetsel ve mali yönleri Genel Sekreterlik tarafından yürütülür; ayrıca Kurulun dava ve icra işlerinde avukatlar aracılığıyla temsil ve takip işlemleri yapılır. - Kurulun büro işlemlerini yürüten Genel Sekreterlik, hâkim ve savcıların sicillerini ve şahıs dosyalarını tutar, arşiv hizmetlerini sağlar, mali hizmet ve strateji geliştirme birimlerine ilişkin hizmetleri yürütür, izin ve emeklilik işlemlerini takip eder ve özlük işlerini yürütür. - Teftiş Kurulu, Kurulun denetim ve teftiş görevlerini yerine getirir; başkan yardımcıları, müfettişler ve tetkik hâkimlerini atayarak inceleme ve soruşturma süreçlerini yönetir. - Kurul, birimlerin ve dairelerin görev ve işbölümü konularında karar verir; gerekli görüldüğünde etik ve mesleki standartlar ile ilgili uygulamaları belirler.

Kanun 2937
1983-11-03

DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNU

Bu kanun devlet istihbaratının elde edilmesi ve kullanılması ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nın kuruluş, görev ve faaliyetlerine ilişkin esasları düzenler. Teşkilat merkezi bir yapı olarak başkan ve yardımcıları ile birimler halinde örgütlenir ve yönetim başkana aittir. Teşkilat ülke güvenliğini tehdit eden iç ve dış olaylar hakkında istihbarat üreterek gerekli makamlara iletmeyi amaçlar. Kamu kurum ve kuruluşlarının milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanması ve uygulanmasına katkıda bulunur ve bu kapsamda ihtiyaçları karşılamaya yönelik koordinasyonu sağlar. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumları bu istihbarat çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunda bilgi ve haber sağlamaya, istihbarat faaliyetlerine karşı koymaya ve gerekli yardımı göstermeye yükümlüdür. Teşkilat, görevlerini yerine getirirken gizli çalışma usul ve tekniklerini kullanabilir ve gerektiğinde kimlik veya tüzel kişilik gibi yöntemlerle çalışma yapabilir. İstihbarat faaliyetleri, dış istihbarat, millî savunma, terörle mücadele ve siber güvenlik konularında bilgi toplama, kaydetme, analiz etme ve ilgili kurumlara ulaştırma yönünde uygulanabilir. Teşkilat kapasitesini geliştirmek amacıyla çağdaş istihbarat yöntemlerini araştırır ve teknolojideki gelişmeleri takip eder. Faaliyetler, belirli denetim mekanizmaları ve güvenlik ilkelerine tabidir; elde edilen kayıtlar ve bilgiler yalnızca öngörülen amaçlarla kullanılabilir, gizlilik korunur ve gerektiğinde imha edilebilir. Olağanüstü hallerde gerekli personel ve malzeme planları ilgili kurumlarla önceden belirlenir ve uygulanır.

Kanun 1136
1969-04-07

AVUKATLIK KANUNU

Bu metin avukatlığın kamu hizmeti ve bağımsız savunmayı temsil eden bir meslek olduğunu ve adaletin düzgün işlemesini sağlayacak şekilde uygulandığını gösterir. Avukat olmak için gerekli temel şartlar vatandaşlık veya uyumlu denkliği, hukuk fakültesinden mezuniyeti veya eşdeğerliliği, stajı tamamlamayı, ilgili bölgenin barosuna kayıtlı olmayı ve mesleğe engel bir durumun bulunmamasını içerir. Uzun süreli kamu görevlerinde bulunanlar için bazı şartlar istisna olarak uygulanabilir. Başvuru yapan adayın başvurusu hakkında gerekçeli bir karar alınması gerekir; karar süresi dolarsa reddedilmiş sayılabilir ve bu durumda itiraz hakkı doğar. Kabul edildiği durumda aday ruhsatname elde eder ve avukatlık unvanını kullanma hakkını kazanır; ruhsatname ve kimlikler standart hale getirilir ve resmi olarak tanınır; and içme görevi yerine getirilir ve tutanağa bağlanır. Avukatlıkla bağdaşmayan veya bağdaşan işler belirli kurallar çerçevesinde düzenlenir; bazı görevler sırasında avukatlık yapılamazken bazı diğer görevlerle birlikte avukatlık yapılabilir. Hâkim veya savcının eşi veya yakın akrabası olan bir avukatın, ilgili davalarda avukatlık yapması kısıtlanabilir. Staj, avukatlığa geçiş için gerekli eğitim sürecidir ve özel bir yönetim çerçevesinde yürütülür; staj başvuruları için gerekli belgeler sunulur; staj sürecinde kamu görevleriyle ilgili izin ve çalışma şartları düzenlenebilir.

Kanun 3628
1990-05-04

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU

Kamu görevlileri ve bu kapsama giren diğer görevli konumlarda bulunanlar kendilerine, eşlerine ve bakımları altındaki çocuklarına ait mal varlıklarını beyan etmek zorundadır; beyan konusu taşınmazlar ile para, hisse senetleri, tahviller, altın ve mücevherler, diğer taşınır mallar, haklar, alacaklar ve gelirler ile bunların kaynakları ve borçlar olarak belirlenmiştir. Beyan konusu olanlar ve kapsam aileye ve kişisel mal varlığına yayılarak belirlenir; beyanlar mal varlığıyla ilgili bütün bu unsurları kapsar. Beyanların zamanı, atama ve göreve başlama, görevi sürdürme süreci içinde önemli değişiklikler olduğunda, yönetim kurulu üyelikleri veya benzeri görevler başlangıçlarında; görev sona erince ve beyan yenilendiğinde gerçekleşir. Bildirimlerin verileceği merciler yetkili merciler olarak belirlenir; bildirimler bu mercilere iletilir ve gerektiğinde ilgili kurumlar tarafından işleme alınır. Beyanlar gizli tutulur; özel dosyada saklanır ve içerikleri kamuya açıklanmaz; inceleme amacıyla gerektiğinde kontrole tabi tutulabilir; doğruluk kontrolü için ilgili kurumlar talepte bulunabilir. Yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kişilerden alınan, değeri belirli bir sınırı aşan hediye veya bağışlar beyan edilip teslim edilmelidir; bazı istisnalar bulunabilir. Haksız mal edinme, elde edilen mal veya varlıkların kaynağı ve yaşam standardı ile uyumsuz harcamalar bu kapsamda haksız mal edinme olarak değerlendirilir. Soruşturma ve ihbar süreçleri doğrudan savcılığa yapılır; muhbirlerin kimliği korunur; delil elde edildiğinde ilgili kişiler veya yakınları da mal beyanında bulunmakla yükümlü hâle gelebilir; inceleme ve soruşturma süreçleri ilgili makamlarca yürütülür. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak durumunda cezai yaptırımlar uygulanır; hapis cezaları, para cezaları ve zoralım ya da bedelin devlete ödenmesi gibi sonuçlar doğabilir; ayrıca kamu hizmetlerinden yasaklanma gibi sonuçlar doğabilir. Bu konuların uygulanmasıyla ilgili ayrıntılar için yönetmelikler çıkarılır ve bunlar uygulanır.

Kanun 2797
1983-02-08

YARGITAY KANUNU

Bu metin Yargıtay’ın en üst karar merci olarak adli yargı kararlarını son inceleme için denetlediğini ve bu kapsamda başka bir merciye bırakılmayan kararları karara bağladığını gösterir. Yargıtay’ın yapısı, ana başkanlık, daireler, genel kurullar ve diğer yönetim organları ile idari birimlerden oluşur ve bunların görev alanları net olarak belirlenir. Daireler ve kurullar içtihat birliğini sağlama, içtihat uyuşmazlıklarını giderme ve karar alma süreçlerini koordine etme işlevlerini yürütür. Büyük Genel Kurulun kararları kesin olarak uygulanır ve başka bir merciye başvurulamaz. Birinci Başkanlık ve ilişkili yönetim organları, daireler arasındaki iş bölümü, atama, nakil, terfi, disiplin ve diğer yönetim konularını düzenler. Hukuk ve Ceza Genel Kurulları, bozma kararlarına karşı direnme kararlarını inceleyerek karar verir, içtihat uyuşmazlıklarını giderir ve ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen hükümlerin temyiz incelemesini yapar. Yüksek Disiplin Kurulu, disiplin kovuşturmasını gerektiren eylemleri değerlendirir. Yönetim Kurulu ise personel atama, nakil, disiplin ve özlük işlerini yönetir. Bu yapı, işin adil ve tutarlı bir şekilde bölüşülmesini, içtihatların tutarlı hale getirilmesini ve yargısal kararların merkezi bir denetim çerçevesinde işlemesini sağlamayı amaçlar.