10 / 5.125 sonuç gösteriliyor

Kanun 5233
2004-07-27

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişiler ile mirasçılarına zararlarını sulh yoluyla karşılanma imkanı sağlar. Kapsama giren zararlar; mal varlığına verilen zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve zararın ortaya çıkardığı çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararları içerir; bazı zararlar ise kapsam dışı olarak belirlenir. Kapsam dışı sayılanlar arasında devletçe başka yollarla karşılananlar, mahkeme kararlarıyla veya resmi işlemlerle ödenenler, terör dışı nedenlerle ortaya çıkan zararlar ve kişinin kendi kusuru veya kasıtlı fiilleri nedeniyle meydana gelen zararlar bulunabilir. Başvurular, zarar gören veya mirasçıları tarafından olayın öğrenilmesini izleyen süre içinde yapılır; zararlar bir komisyon tarafından incelenir ve zararın varlığı belirlenir. Komisyon, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, bilirkişi ve uzmanlardan yararlanabilir ve sulhname tasarısını hazırlar. Taraflar sulhnameyi kabul ederse zarar sulh yoluyla karşılanır; kabul edilmezse uyuşmazlık tutanağı düzenlenir ve yargı yoluna başvurma hakkı saklı tutulur. Karşılanan zararlar ayni olarak veya nakdi olarak ödenebilir; mümkün olduğunda ayni ifade öncelik taşır ve kalan kısım nakdi olarak ödenir; ödemeler kamu kaynağı üzerinden gerçekleştirilir. Ödemeyle ilgili giderler ve avukat/bilirkişi ücretleri belirli esaslar dahilinde karşılanır ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir. Süreçte yönetmelikler ve denetimler uygulanır; sulh yoluyla çözülemeyen durumlarda tarafların yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.

CB Kararı 2974
2020-09-24

MALATYA KUZEY ÇEVRE YOLU PROJESİ KAPSAMINDA BAZI TAŞINMAZLARIN KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2974)

- Bu karar, Malatya kuzey çevre yolu projesi kapsamında belirlenen taşınmazlar üzerinde acele kamulaştırma yapılmasını öngörmektedir. - Kamulaştırılacak taşınmazlar üzerinde bulunan müstemilat ve üzerinde yer alan haklar devletin tasarrufuna geçmek üzere zorunlu olarak el konulacaktır. - Proje kapsamında yol ve bağlantı yolunun yapımı için bu taşınmazlar kullanılacaktır; bu durum mevcut kullanım ve yerleşim üzerinde değişikliklere yol açabilir. - Kamulaştırma süreci malik ve hak sahiplerinin tazminat taleplerini içerecek şekilde yürütülecektir. - Taşınmazlar hakkında mahalle/köy, ada ve parsel bilgilerindeki taşınmazlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

Kanun 3681
1990-11-29

YAHŞİHAN´DA MEYDANA GELEN PATLAMALARDA ZARAR GÖRENLERİN ZARARLARININ ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

Yahşihan patlamasında zarar gören gerçek ve tüzel kişiler zararlarının devlet tarafından karşılanmasına hak kazanır. Zararların ödenmesine ilişkin esaslar belirlenecektir. Ödemeler bazı durumlarda devlet bonosu olarak da gerçekleştirilebilir. Bu düzenleme olayla ilgili zararın giderilmesini amaçlar.

CB Kararı 5347
2022-03-23

ISMATULLAH KHALOZAİ ADLI KİŞİNİN TASARRUFUNDA BULUNAN TÜRKİYE'DEKİ MALVARLIKLARININ DONDURULMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5347)

Bu karar, listede yer alan kişinin Türkiye’deki malvarlıklarının dondurulmasına yol açar. Dondurma, kişinin varlıkları üzerinde tasarruf, kullanım veya transfer işlemlerinin engellenmesi anlamına gelir. Bu durum, kişinin terör örgütüne ilişkin finansman sağlama ve insan kaçakçılığıyla bağlantılı faaliyetleriyle ilişkilendirilmesine dayanır. Karara karşı yasal itiraz yolları mevcuttur ve Türkiye’de dava açılabilir.

CB Kararı 7424
2023-07-29

MALATYA İLİ, DOĞANŞEHİR İLÇESİ, SAVAKLI VE SÜRGÜ MAHALLELERİ SINIRLARI İÇERİSİNDE BULUNAN BAZI TAŞINMAZLARIN DOĞANŞEHİR İÇMESUYU İSALE HATTI YAPIM İŞİ KAPSAMINDA ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7424)

Bu karar, Malatya ilinin Doğanşehir ilçesi ile Sürgü ve Savaklı mahallelerinde bulunan bazı taşınmazların kamulaştırılmasına yöneliktir. Kamulaştırma sonucunda bu taşınmazlar devletin tasarrufuna geçer ve maliklere tazminat ödenmesi süreci başlatılır. Planlanan kentsel dönüşüm ve proje çalışmalarının uygulanabilmesi amacıyla bu alanlarda gerekli çalışmalar yapılabilir. Malikler, kamulaştırma kapsamındaki haklarıyla ilgili bilgilendirilir ve tazminat süreçlerinden etkilenir.

CB Kararı 2711
2020-07-01

3713 SAYILI TERÖRLE MÜCADELE KANUNUNUN 1 İNCİ, 3 ÜNCÜ VE 4 ÜNCÜ MADDELERİ KAPSAMINA GİREN EYLEMLER VEYA TERÖRLE MÜCADELE KAPSAMINDA YÜRÜTÜLEN FAALİYETLER NEDENİYLE ZARAR GÖREN GERÇEK KİŞİLER İLE ÖZEL HUKUK TÜZEL KİŞİLERİNİN, 5233 SAYILI TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ VE GEÇİCİ 4 ÜNCÜ MADDELERİ İLE 28/12/2005 TARİHLİ VE 5442 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNE DAYANARAK YAPTIKLARI BAŞVURULARIN SONUÇLANDIRILMA SÜRESİNİN, 24/6/2019 TARİHLİ VE 1168 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARI İLE UZATILAN SÜRENİN BİTİMİNDEN İTİBAREN 1 YIL UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2711)

Terörle mücadele kapsamında zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan başvuruların sonuçlandırılma süresi uzatılmıştır. Bu uzatma mevcut başvurular için uygulanacaktır.

CB Kararı 4862
2021-11-26

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 4862)

Bu karar, aile mahkemeleri kapsamında verilen avukatlık hizmetleri ile adli yardım ve adli müzaharet hükümleri kapsamında verilen hizmetlerin katma değer vergisi uygulaması kapsamına dahil edilmesini sağlar. Böylece bu tür hizmetler, vergi uygulanacak mal ve hizmetler kategorisine alınır ve vergilendirme açısından netlik kazanır. Değişiklik, hizmet sağlayanlar ile hizmet alanlar için vergi uygulamasında doğrudan bir netlik ve uyum sağlar. Bu değişiklik, hizmetlerin sunumunu veya yürütülmesini değiştirmez; sadece vergilendirme açısından kapsama alanını günceller.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.