10 / 1.049 sonuç gösteriliyor

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.

Kanun 6306
2012-05-31

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa afet riski altındaki alanlarda güvenli ve sağlıklı yaşama olanaklarını artırmaya yönelik olarak riskli yapıların tespiti, tasfiye ve yenilenmesini düzenler. Riskli yapıların tespiti maliklerin masrafları kendilerine ait olacak şekilde lisanslı kuruluştan ya da yetkili birimlerce yaptırılır; sonuçlar tapu kaydına bildirilir ve ilgili hak sahiplerine duyurulur. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlarla ilgili işlemler kamu yararına devri veya devri seçenekleriyle ele alınabilir ve gerekli hallerde taşınmazlar üzerinde imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabilir. Tahliye ve yıkım süreçlerinde öncelik maliklerle anlaşma sağlamaktır; anlaşma sağlanamazsa geçici konut veya kira yardımı ile yapım için yardım gibi destekler sağlanabilir ve masraflar maliklerden payları oranında tahsil edilir. Uygulama kapsamında hak sahiplerinin görüşü alınır ve tespit sonuçları ilan edilerek bildirilir. Riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlar ve ilgili mühendisler için denetimler ve ihlal halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir; raporlarda hatalı veya usulsüz işlem yapılması durumunda uyarı, para cezası veya lisans iptali gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 6732
2023-01-26

MARDİN İLİ, SAVUR İLÇESİ, DEVLET MAHALLESİ, 212 ADA 1 PARSELDE KAYITLI TAŞINMAZIN, 2863 SAYILI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE MÜZE/KÜLTÜR EVİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMEK ÜZERE ÖZEL MÜLKİYETE AİT KISMININ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6732)

Özet: Mardin ilinde Savur ilçesinde bulunan özel mülkiyete ait bir parselin kamu yararı amacıyla acele kamulaştırılarak müze veya kültür evi olarak kullanılmak üzere devralınması öngörülüyor. Bu durum, söz konusu parçanın özel mülkiyet haklarının kamuya geçmesi ve belirlenen amaç için kullanılması anlamına geliyor.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5403
2005-07-19

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU

Bu düzenleme tarım arazilerinin planlı ve sürdürülebilir kullanımı için sınıflandırma, koruma ve paylaşım süreçlerini belirler. - Araziler doğal özellikleri ve bölgesel önemi dikkate alınarak sınıflandırılır; bu sınıflandırma, korunması ve geliştirilmesi için özel planlar ve uygulamalar öngörülür; küçültme ya da parçalama sınırları konularak üretkenliğin sürdürülmesi hedeflenir. - Her ilde kurulan toprak koruma kurulu, arazi kullanım planlarının uygulanması ve izlenmesi, olumsuzlukların belirlenmesi ve çözümler için görüş üretmesi amacıyla çalışır; planlar arasındaki uyum denetlenir. - Arazinin varlığı ve özellikleri belirli standartlarla haritalandırılır ve bir toprak veri tabanı oluşturarak karar alma süreçlerine sunulur; planlama bununla desteklenir ve ilgili paydaşların hizmetine sunulur. - Tarım arazileri mutlak, özel ürün, dikili ve marjinal olarak sınıflandırılır; her sınıf için özel hedefler ve koruma/geliştirme planları uygulanır; bu sınıflandırma üretimin sürekliliğini güvence altına alır. - Yeter gelirli tarımsal arazi kavramı, belirlenen büyüklükler içinde kalan parsellerin korunmasını sağlar; bu niteliğin korunması için kayıtlara bildirim ve denetim mekanizmaları işler ve gereğinde düzenlemeler yapılır. - Mirasa konu tarımsal arazi olanlar için devri, mirasçılar arasında anlaşmaya bağlıdır; anlaşma sağlanamadığında mahkeme devriyle ilgili karar verir ve üretkenliğin sürdürülmesini gözetir; gerektiğinde paylar karşılığında satışı mümkün kılar. - Devir işlemleriyla birlikte gerekli tarımsal altyapı ve ekipmanın devri de söz konusu olabilir; pay dağılımında adaletli ve verimli kullanım önceliklidir. - Ölümle bağlı tasarruflar nedeniyle mirasçıların üretkenliğin korunmasına ilişkin hakları güvence altındadır; bu süreçler şeffaf ve dengeleyici biçimde yürütülür. - Kamu ve finans kurumları tarafından tespit edilen devrin gecikmesi durumunda devrin sağlanmasına yönelik adımlar atılır; mahkeme desteğiyle uygun devrin gerçekleşmesi hedeflenir. - Tarımsal amaçlı arazilerin kullanımı, altyapı ve üretim tesislerinin planlı ve uyumlu biçimde yönetilmesini gerektirdiği için çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerin dengeli şekilde gözetilmesi sağlanır.