10 / 776 sonuç gösteriliyor

Kanun 5737
2008-02-27

VAKIFLAR KANUNU

Vakıfların yönetimi, denetimi ve mal varlığı ile ilgili esaslar netleşir; vakıflar kendi türlerine göre belirlenen yönetim biçimlerine tabi olur. Mazbut vakıflar Genel Müdürlük tarafından yönetilir ve temsil edilir; mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ise Meclis’in atayacağı yöneticilerle yönetilir; yeni vakıfların yönetim organları vakıf senedine göre oluşturulur ve yöneticilerin Türkiye’de yerleşik bulunması gerekir. Yönetim organlarında ölüm, istifa veya başka nedenlerle boşluk doğduğunda yeni yöneticilerin nasıl belirleneceğine ilişkin süreçler düzenlenir; bazı durumlarda yönetim organı oluşuncaya kadar vakıf işlerinin Genel Müdürlükçe yürütülmesi mümkün olur. Vakıf yöneticileri, yönetici olamayacaklar için belirlenen suçlardan hüküm giymişse görevden alınır; görevden alınma durumlarında sürece ilişkin koruyucu ve denetim mekanizmaları uygulanır. Vakıfların amacıyla mevzuata uygun hareket etmeleri zorunludur; amaç dışı faaliyetler, vakıf mallarını amacına aykırı kullanma, ağır ihmal veya zarara yol açma gibi hallerde görevden alınma ve denetim yolları öngörülür; yöneticiler mahkeme kararı olmaksızın görevlerinden uzaklaştırılamaz. Vakıflar mal edinme yetkisine sahiptir; mevcut mallar üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler; hayrat taşınmazlar özel koruma altındadır ve bunların kullanımıyla ilgili değişiklikler Meclis kararı ile yapılır; bazı taşınmazlar tamamen ya da kısmen hayra dönüştürülebilir, başka hayratlara devredilebilir veya paraya çevrilebilir; bedelsiz değiştirmeler çoğu durumda bedeller karşılığı yapılır ve bedellerin ödenmesi tamamlanmadan işlem tescil edilmez. Hayrat taşınmazlar haczedilemez veya rehnedilemez; hayra uygunluk kaybettiğinde veya uygun olmayan kullanım ortaya çıktığında başka hayra dönüştürülebilir veya başka bir işlev verilerek gelir elde edilebilir. Vakıfların taşınmazları hakkında tasarruf süreçlerinde tapu tescil işlemleri yapılır; yabancı kökene sahip kurucusu olan vakıfların taşınmaz ediniminde belirli şartlar uygulanabilir. Taviz bedeli, taşınmaz üzerinde serbest tasarruf sağlanması için ödenir ya da başka değerlerle karşılanabilir; bedelin tamamı ödenmeden tasarruflar tescil edilmez ve bedelin tahsiline ilişkin usuller uygulanır. Kiralama uygulamaları belirli sınırlar ve usuller çerçevesinde yürütülür; kira süreleri ve şartlar, yatırım karşılığı kiralamalar, tarımsal faaliyetle ilişkili kiralamalar ve teminat uygulamaları düzenlenir; bazı durumlarda uzun vadeli kira ve yatırım karşılığı kiralamalar için özel onaylar gerekebilir. Vakıf mallarına ilişkin denetim ve uyumsuzluk hallerinde idari para cezaları uygulanabilir; beyanname ve bilgi verme zorunluluğu ile toplantı esaslarına uyum konularında yaptırımlar öngörülür. Vakıflarda yönetim ve denetim organlarının kusurlu fiillerinden doğan zararlar için sorumluluk hükümleri vardır; çalışan ve yöneticiler durumlarına göre sorumluluk taşır. İntifa hakları ve bu hakların kullanımı vakıf şartlarına göre sınırlı ve denetlenebilir; hak kullanımıyla ilgili usuller netleştirilir. Vakıflar, vakfiyelerindeki şartları fiilen veya hukuken yerine getiremeyecek durumda kaldıklarında, şartları değiştirmek veya gelirleri vakıf gelirlerine uygun şekilde güncellemek üzere Meclis’in yetkilerini kullanabilir; mal varlığı ve gelirlerin işlevi, vakıf amaçlarıyla uyumlu olarak güncellenir. Bu düzenlemeler vakıfların yönetim, mal varlığı yönetimi, hayrat taşınmazların korunması ve işlerliğinin sağlanması açısından değişiklikler getirir; vakıf mallarının korunması, kullanımı ve kamu yararına uygun bir şekilde işletilmesi amaçları doğrultusunda uygulama alanı yaratır.

CB Kararı 2813
2020-07-31

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT NİSPETLERİNE İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14592 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARAR İLE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 15 İNCİ MADDESİNDE YER ALAN VERGİ KESİNTİ ORANLARINA İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14594 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2813)

Bu karar kapsamında bazı kira ödemelerinden tevkifat uygulanması değişmiş ve oran yüzde on olarak belirlenmiştir. Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlara ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden tevkifat uygulanır. Vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden tevkifat uygulanır. Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemelerinden tevkifat uygulanır. Geçici maddeyle bu tevkifat oranları belirli bir süre için geçerli olur ve sürenin sonunda önceki oranlar uygulanır. Bu karar kapsamındaki nakden veya hesaben yapılan ödemeler için uygulanır.

CB Kararı 3319
2020-12-23

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN 94 ÜNCÜ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT NİSPETLERİNE İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14592 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARAR İLE 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN 15 İNCİ MADDESİNDE YER ALAN VERGİ KESİNTİ ORANLARINA İLİŞKİN 12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14594 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARININ EKİ KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3319)

Bu karar, bazı kira ödemelerinde tevkifat oranlarının değiştirilmesini öngörüyor. Buna göre yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşlara ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında yapılan ödemeler ile diplomat statüsü bulunmayan yabancı ülkelerle uluslararası kuruluşlara ilişkin gayrimenkullerin kiralanmasından yapılan ödemeler için tevkifat oranları yükseltiliyor. Ayrıca vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanmasından elde edilen kira ödemeleri için tevkifat oranı artırılıyor ve kooperatiflere ait taşınmazların kiralanmasından yapılan kira ödemelerine ilişkin tevkifat oranı da bu kapsamda aynı biçimde uygulanıyor. Geçici olarak belirli bir dönemde bu ödemelerde uygulanacak tevkifat oranının daha düşük olarak uygulanacağı hükmü ekleniyor. Bu değişiklikler, bu tür ödemeleri yapanlar için vergi kesintisinin nasıl yapılacağını ve ödemeyi alan tarafların net tutarlarının nasıl etkilenebileceğini değiştirmektedir.

CB Kararı 9770
2025-05-01

3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 37 NCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASINDA YER ALAN SÜRENİN 31/12/2028 TARİHİNE KADAR UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 9770)

Bu karar, vergiyle ilgili belirli bir uygulamanın süresinin uzatılmasına yol açar. Uzatma, mevcut uygulamanın daha uzun süre geçerli kalması anlamına gelir ve bu durum vergi beyanı ve ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesi süreçlerinde sürelerin devamını sağlar.

CB Kararı 5058
2021-12-31

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 93 ÜNCÜ MADDESİNİN BİRİNCİ, İKİNCİ VE BEŞİNCİ FIKRALARINDA YER ALAN SÜRELERİN, 31/12/2021 TARİHİNDEN İTİBAREN 30/6/2022 TARİHİNE KADAR (BU TARİH DÂHİL) UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5058)

Bazı vergi beyanı ve ödeme süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, yükümlülerin beyan ve ödeme işlemlerini daha geç tamamlamalarına olanak sağlar. Böylece gecikme riskinin azaltılması ve ilgili süreçlerin daha esnek yürütülmesi hedeflenmektedir.

CB Kararı 2569
2020-05-24

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2569)

Bu karar bazı yatırım araçlarından elde edilen kazançlar üzerinden uygulanacak tevkifat oranlarını belirler. Paylara ve pay endekslerine dayalı vadeli işlemler ile bu kapsamda paylar dışındaki benzer araçlardan elde edilen kazançlar için tevkifat uygulanır. Ayrıca tam ve dar mükellef gerçek kişiler ve kurumlar tarafından elde edilen kazançlar için farklı tevkifat uygulamaları öngörülmüştür. Paylar ve pay endekslerine dayalı kazançlar ile altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen kazançlar için tevkifat uygulanır ve elden çıkarılan kazançlar için de farklı oranlar söz konusu olabilir. Bu karar, yatırım getirilerinin vergisel yükümlülükler açısından nasıl hesaplanacağını etkiler.

CB Kararı 9126
2024-11-14

MAL VE HİZMETLERE UYGULANACAK KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 9126)

Bu karar tıbbi amaçlı bazı ürünlerin vergi uygulamaları açısından yeni bir düzenleme getirir; özel tıbbi amaçlı gıdalar ve insan tıbbi ürünlerin vergilendirilmesinde yeni bir yaklaşım öne çıkarır. Listede bazı mallar için vergi kapsamı dışı bırakılma veya istisna olarak gelen hükümler eklenmiştir; özel tüketim vergisine tabi olan mallar ile belirli tarife pozisyonlarında yer alan mallar bu kapsamın dışında kalır. Tarife sınıflandırması ile istatistikî pozisyonlara bölünme yönünde değişiklik öngörülmektedir; bu, ithalat ve vergi uygulamalarında hangi ürünlerin hangi sınıflandırmaya tabi olacağını etkiler. Sonuç olarak, tıbbi ürünlerin ithal ve satış süreçlerinde vergi hesaplaması, fatura düzeni ve fiyatlandırma üzerinde doğrudan etkiler doğurabilir. İşletmeler, özellikle ruhsatlı veya ithal edilen ürünlerle çalışan tedarikçiler ve sağlık hizmeti sağlayıcıları, yeni sınıflandırma ve vergi uygulamalarına uyum sağlamak zorunda kalabilir.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

CB Kararı 10041
2025-07-09

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 10041)

Vadesiz ve özel cari hesaplara ödenecek faizler ile bu hesaplardan açılan veya yenilenen vadeli hesaplara ödenecek faizler ve kâr payları için uygulanan tevkifat oranları yükseltilmiştir; bu hesaplardan elde edilen gelirler üzerindeki kesinti artacaktır. Yatırım fonu katılım paylarından elde edilen kazançlara uygulanacak tevkifat oranları yükseltilmiştir. Diğer hükümler yürürlüğe girer.

Kanun 1319
1970-08-11

EMLAK VERGİSİ KANUNU

Bu yasa Türkiye sınırları içindeki binaları bina vergisine tabi kılar ve bina kavramı, karada veya suda sabit olan tüm yapıları kapsar; hareketli veya geçici yapılar bina sayılmaz. Mükellefiyet açısından bina vergisini ödeyecek olanlar, binanın maliki veya intifa hakkı sahibidir; yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler sorumludur. Paylı mülkiyette malikler hisseleri oranında, elbirliği mülkiyette ise maliklerin tamamı müştereken sorumludur. Daimi muaflıklar, kamuya ait veya kamu yararına hizmet veren bazı binalar ile belirli amaçlar için kullanılan binaları kapsar; örneğin devlet, belediyeler, eğitim, sağlık, dini hizmetler, tarımsal ve bazı altyapı tesisleri gibi alanlarda muafiyetler söz konusudur. Ayrıca bazı binalar için kiraya verilmemek şartı aranmaksızın muafiyet uygulanabilir ve bazı durumlarda organize sanayi bölgeleri gibi özel bölgelerdeki yapılar için de muafiyetler bulunur. Geçici muaflıklar da vardır; mesken olarak kullanılan binalar için belirli şartlarda muafiyetler, turizm işletmesiyle ilgili binalar için muafiyetler, deprem veya sel gibi afetler sonrası zarar görmüş ya da yeni inşa edilen binalar için muafiyetler, fuar/sergi alanları için muafiyetler ve yatırım teşvik kapsamındaki binalar için muafiyetler gibi uygulanabilir. Bu muafiyetlerden yararlanabilmek için ilgili durumda bütçe yılı içinde bildirim yapılması gerekir; bildirim yapılmazsa muafiyet bir sonraki bütçe yılından itibaren geçerli olur. Matrah ve nispet açısından bina vergisinin matrahı binanın vergi değeri olup sabit üretim tesisatları bu değere dahil edilmez. Miktar ve oranlar meskenler ile diğer binalar için farklı uygulanır; büyük şehirlerde uygulanan artırım ve özel indirimler de mevzuatta yer alır. Yeni inşa edilen binaların vergisi, ilgili arsanın vergisiyle ilişkilendirilir ve belirli süreler için muafiyetler öngörülebilir. Verginin tarh ve tahakkuku, vergi değeri üzerinden yıllık olarak yapılır; tarh işlemleri belirli dönemlerde gerçekleştirilir ve vergi değerinde değişiklik olup bildirim yapıldığında bu değişiklikler uygulanır. Bir il veya ilçe sınırında birden çok belediye bulunması halinde, hangi belediyenin tarh yetkili olduğu kurallarla belirlenir. Arazi vergisi de bu yasa kapsamında olup, parsellenmiş arazi belediye sınırında arsa sayılır; paylı mülkiyette malikler payları oranında sorumludur.