10 / 2.310 sonuç gösteriliyor

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

Kanun 6306
2012-05-31

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa afet riski altındaki alanlarda güvenli ve sağlıklı yaşama olanaklarını artırmaya yönelik olarak riskli yapıların tespiti, tasfiye ve yenilenmesini düzenler. Riskli yapıların tespiti maliklerin masrafları kendilerine ait olacak şekilde lisanslı kuruluştan ya da yetkili birimlerce yaptırılır; sonuçlar tapu kaydına bildirilir ve ilgili hak sahiplerine duyurulur. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlarla ilgili işlemler kamu yararına devri veya devri seçenekleriyle ele alınabilir ve gerekli hallerde taşınmazlar üzerinde imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabilir. Tahliye ve yıkım süreçlerinde öncelik maliklerle anlaşma sağlamaktır; anlaşma sağlanamazsa geçici konut veya kira yardımı ile yapım için yardım gibi destekler sağlanabilir ve masraflar maliklerden payları oranında tahsil edilir. Uygulama kapsamında hak sahiplerinin görüşü alınır ve tespit sonuçları ilan edilerek bildirilir. Riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlar ve ilgili mühendisler için denetimler ve ihlal halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir; raporlarda hatalı veya usulsüz işlem yapılması durumunda uyarı, para cezası veya lisans iptali gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.

Kanun 2521
1981-09-15

AVDA VE SPORDA KULLANILAN TÜFEKLER, NİŞAN TABANCALARI VE AV BIÇAKLARININ YAPIMI, ALIMI, SATIMI VE BULUNDURULMASINA DAİR KANUN

Bu kanun yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfekleri ile tabancaları ve av bıçaklarını kapsar ve bunların yapımı, alımı-satımı, bulundurulması ve taşınması üzerinde düzenleyici kurallar getirir. - Yivsiz av tüfekleri ve ilgili ekipmanları üretmek için kuruluş kurmak isteyenler için denetimli kurulum izni ve işletecek kişilerin teknik yeterlilik belgeleri istenir; güvenlik uygunluğu ve kapasite gibi şartlar sağlandığında izin verilir. - Üretim tesislerinin standarda uygunluğu denetlenir; üreticilerin strik olarak güvenlik ve kalite gerekliliklerini karşılaması beklenir; yüksek üretim kapasitesine sahip tesislerin kendi test tezgahlarını kurması zorunlu olabilir, daha küçük tesisler ise dış test hizmetlerinden yararlanabilir. - Üretim ve satış yapanlar, imal ettiği veya sattığı ürünlerin türünü, çapını ve seri numaralarını içeren listeler düzenlemek ve bu bilgileri ilgili yerlere bildirmek zorundadır. - Satış işlemlerinde satıcı için belirli bir belge, alıcı için ise ilgili makama başvuru belgeleri aranabilir; bazı türler için bu belgeler aranmaz. Alıcılar, satın aldıkları tüfeklerin türünü, marka ve seri numarasını gösteren belgelerle birlikte kayıt edilmelidir; satışlar için periyodik kayıtlar tutulur. - Tüfeklerin ve tabancaların el değiştirmesi durumunda yapılacak işlemler yönetmelikte belirlenir; sahiplik ve devriyle ilgili kurallar bulunduğu belirtilir. - Bu silahların izinsiz üretim, satım veya kamuoyuna reklamı suç sayılır ve buna ilişkin ciddi cezai yaptırımlar öngörülür; ayrıca bu tür işlemlerde bulunanlara ilişkin yaptırımlar uygulanır. - İzinsiz ya da kurallara aykırı olarak bu silahları imal eden, satan, taşıyan veya bulunduranlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanır; reklam veya tanıtımların yapılması yasaktır ve belirli kanıtlara dayanılarak idari yaptırımlar uygulanabilir. - Geçici ve ek geçici hükümlerle mevcut sahiplerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belirlenen süreler içinde yasal altyapıyı tamamlaması ve gerekli belgeleri edinmesi için süreçler öngörülür; bu süreçler tamamlanmazsa işlemler durdurulabilir veya mevcut durum özel hükümler kapsamında ele alınabilir. - Yönetmelikler, kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı kuralları belirlemek üzere ileride çıkarılacaktır; uygulama açısından hükümler ve prosedürler bu yönetmeliklerle netleşir.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.

CB Kararı 4423
2021-08-31

ANTALYA, MUĞLA, ADANA, MERSİN VE OSMANİYE İLLERİNDE YAŞANAN ORMAN YANGINLARI NEDENİYLE ZARAR GÖREN TÜKETİCİLERİN ELEKTRİK TÜKETİMLERİNE İLİŞKİN TAHSİLATLARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4423)

Yangınlardan etkilenen illerde elektrik faturalarının tahsilatının ertelenmesi mümkün olacaktır. Kapsam konut, işyeri ve tarımsal üretim amacıyla kullanılan tüketicileri kapsar; kamu kurumlarına ait tüketimler kapsam dışındadır. Başvurular ilgili elektrik tedarik şirketine yapılır ve başvurular çağrı merkezi veya çevrimiçi kanallar üzerinden iletilebilir. Ertelemeden faydalanmak için gerekli belgeler arasında zarar durumunu gösteren resmi belge ile işyeri açma ve çalışma belgesinin ibrazı gerekir. Bazı durumlarda mevcut ve/veya yeni aboneliklerin aynı tedarikçinin bölgesinde bulunması şartı aranabilir. Erteleme her bir faturaya ayrı olarak uygulanabilir. Erteleme maliyeti bütçeden karşılanır. Bu karar uygulanır.

CB Yönetmeliği 5187
2022-02-05

ENERJİ İLE İLGİLİ ÜRÜNLERİN ÇEVREYE DUYARLI TASARIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Enerjiyle ilgili ürünlerin piyasaya arzı veya hizmete sunumu, çevreye duyarlı tasarım gerekliliklerine uyulmasını ve CE işaretinin taşınmasını gerekli kılar. - Üretici ve yetkilendirilmiş temsilci sorumluluğu ürünün mevzuata uygunluğunu sağlamak, uygunluk beyanı ve teknik dosyayı bulundurmak şeklinde yoğunlaşır; Türkiye’de yerleşik bir temsilci yoksa ithalatçı bu sorumlulukları üstlenir. - Ürün üzerinde CE işaretinin doğru uygulanması ve kullanıcıya yanıltıcı işaretlerin yüklenilmemesi gerekir; nihai kullanıcıya ulaşan bilgiler Türkçe veya AB resmi dillerinde sunulabilir. - Piyasa gözetimi ve denetimi yetkili kurumlarca yürütülür; uygunsuzluk durumunda düzeltme, kısıtlama veya piyasadan çekme gibi adımlar uygulanabilir ve kararlar gerekçeli olarak kamuya açıklanır. - Uygunluk değerlendirmesi, iç tasarım kontrolü veya uygunluk yönetim sistemi gibi seçeneklerle yapılır; ilgili belgeler saklanır ve gerektiğinde yetkili kuruluşa sunulur; Türkçe düzenlenen belgelerin gerektiğinde tercümesi eklenir. - Uyum varsayımları çerçevesinde CE işareti olan ürünlerin ve harmonize standartların uygulama tebliğlerine uygun olduğu kabul edilir. - Uygunluk tebliğleri, çevreye duyarlı tasarım gerekliliklerini belirler; bileşen ve alt aksam için enerji, malzeme ve kaynak tüketimi bilgisi talep edilebilir. - Çevreye duyarlı tasarım gereklilikleri, yetkili kurumlar tarafından uygulanır ve bazı ürünlerde özel tasarım gereklilikleri belirlenebilir; bazı ürünler için çevreye duyarlı tasarım gereklilikleri uygulanmayabilir. - Ürünlerin serbest dolaşımı korunur; ancak enerji performansına ilişkin hükümler farklı mevzuatlar kapsamında saklı tutulabilir. - Nihai kullanıcıya yönelik yaşam döngüsü bilgileri sunulurken Türkçe zorunlu olabilir ve gerektiğinde ek dillerle birlikte verilebilir.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 4507
2021-09-17

SEL FELAKETİ NEDENİYLE ZARAR GÖREN TÜKETİCİLERİN ELEKTRİK TÜKETİMLERİNE İLİŞKİN TAHSİLATLARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4507)

Kastamonu, Sinop ve Bartın illerinde sel felaketinden zarar gören tüketicilerin elektrik faturalarının tahsilatlarının ertelenmesi amaçlanmıştır. Erteleme kapsamı ve kimleri kapsadığı: selden zarar gören bölgelerdeki konut, işyeri ve tarımsal üretim amacıyla kullanılan elektrik aboneliklerine ilişkin faturalar için ertelenme uygulanır; kamu kurum ve kuruluşlarına ait tüketimler kapsam dışındadır. Başvuru ve gerekli belgeler: ertelendiği talebinde bulunacaklar ilgili tedarik şirketine başvurmalı ve Hasar Durum Belgesi ile gerekiyorsa Isyeri Açma ve Çalışma Belgesi gibi ek belgeleri sunmalıdır. Başvuru süreci için belirlenen süre ve talimatlar uygulanır. Uygulamadan faydalanma şartları: ertelenecekleri kabul edilebilmesi için Öncesinde kendi adlarına veya ticari unvanlarına kayıtlı aboneliğe sahip olmak gerekir; yeni abonelikler ile önceki abonelikler aynı tedarik şirketinin faaliyet bölgesinde ve aynı abone grubunda bulunmalıdır. Birden çok durumda uygulanabilirlik: Hasar Durumu Belgesi ile tek bir yeni abonelik için faydalanılır. Ertelemenin kapsamı ve süresi: her bir faturaya ilişkin erteleme uygulanır ve erteleme süresi faturaya özel olarak belirlenir. Finansman: ertelemeden doğacak maliyetler genel bütçeden karşılanır. Yürütme ve uygulanabilirlik: kararın uygulanması ilgili makamlarca yürütülür.