10 / 2.682 sonuç gösteriliyor

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

Kanun 4483
1943-07-27

İZMİR TRAMVAY VE ELEKTRİK TÜRK ANONİM ŞİRKETİ İMTİYAZİYLE TESİSATININ SATIN ALINMASINA DAİR MUKAVELENİN TASDİKİ VE BU MÜESSESENİN İŞLETİLMESİ HAKKINDA KANUN

Pratik olarak bu hüküm, tramvay ve elektrik tesisatının satın alınmasına ilişkin imtiyazın onaylandığını ve bu varlıkların geçici bir idare tarafından işletilmesini öngörür. Geçici idare, işletmeyi mevcut usul ve esaslar çerçevesinde sürdürür ve belirli şartlar altında belediyeye devri sağlar. Devralınan tesisler devlet malı sayılır ve meydana gelebilecek zararlar karşısında devletin sorumluluk ve cezai hükümleri uygulanır. Belediye, hizmeti kamuya ait bir işletme olarak yürütür ve abonelerle ilişkiler, hizmetin kapsamı, tarife belirleme ve tesislerin genişletilmesi konularında mevcut uygulamaları rehber edinir; gerektiğinde bu uygulamalar revize edilir. Vergi ve resim muafiyetleri uygulanır; ithal edilmiş olan malzemeler için alınan vergiler bu devir nedeniyle aranmaz. Çalışanların geçmiş hakları korunur; kadrolar ve ücretlere ilişkin dengeler gözetilir ve terfi gibi konularda gerekli düzenlemeler uygulanır. Sonuç olarak, hizmetin sürekliliği sağlanır ve varlıklar kamu yönetiminin denetimine geçer.

Kanun 5846
1951-12-13

FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU

- Bu kanun, eser sahipleri ile eserleri icra eden sanatçılar ve yapımcılar ile radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali hakları tanımlar ve korur; bu haklar eserin kullanımı, çoğaltılması, yayımlanması, temsil edilmesi, işlenmesi ve türevlerinin yaratılması gibi hususları kapsar. - Eser sahipliği tek kişi veya birden çok kişi tarafından ortaya konabilir; ortak eserlerde her katılımcı, kendi katkısına göre hak sahibidir ve hakların kullanımı konusunda birlik halinde hareket edilir; gerektiğinde mahkeme yoluyla karar verilebilir. - Manevi haklar, eserin alenileştirme kararını verme, eserin adıyla tanınmasını sağlama ve eserin itibarını zedeleyecek değişiklikleri engelleme gibi unsurları içerir; sahibin itibarına zarar verebilecek durumlarda belirli korumalar uygulanır. - Mali haklar, eserin kullanımı, lisanslanması, dağıtımı ve ticari gelir elde edilmesi gibi konuları kapsar; bu haklar çoğu durumda sözleşme ile devredilebilir veya paylaşılabilir. - Eser sahiplerinin ölümünden sonra haklar mirasçılarına geçebilir; bu mirasçılar mali hakları kullanabilirken manevi haklar da korunur. - Türev eserler olarak çeviri, uyarlama, derleme ve işleme gibi çalışmalarda orijinal eserin haklarına bağlı kalınması gerekir; türev çalışmalar da eserin hak sahibi konumunu sürdürür. - Eserlerin sahipliğinin ispatı için kayıt ve tescil yoluyla belgeler oluşturulabilir; bu işlemler hakların takibi ve korunması açısından faydalı olur. - Eserin umuma arzı veya yayımlanması, sahibin onayına bağlıdır; eserin itibarını zedeleyecek biçimde kullanılması engellenebilir ve bu haklar mirasçılar aracılığıyla devredilebilir. - Eser sahiplerinin haklarının kullanımında, çalışanlar tarafından üretilen eserler ve görev gereği üretilen çalışmalar belirli çerçeveler içinde yönetilir; bu durumda hak sahipliği ve yararlanma koşulları sözleşme ile düzenlenir.

CB Kararı 6732
2023-01-26

MARDİN İLİ, SAVUR İLÇESİ, DEVLET MAHALLESİ, 212 ADA 1 PARSELDE KAYITLI TAŞINMAZIN, 2863 SAYILI KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU HÜKÜMLERİ ÇERÇEVESİNDE MÜZE/KÜLTÜR EVİ OLARAK DEĞERLENDİRİLMEK ÜZERE ÖZEL MÜLKİYETE AİT KISMININ KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6732)

Özet: Mardin ilinde Savur ilçesinde bulunan özel mülkiyete ait bir parselin kamu yararı amacıyla acele kamulaştırılarak müze veya kültür evi olarak kullanılmak üzere devralınması öngörülüyor. Bu durum, söz konusu parçanın özel mülkiyet haklarının kamuya geçmesi ve belirlenen amaç için kullanılması anlamına geliyor.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 6306
2012-05-31

AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa afet riski altındaki alanlarda güvenli ve sağlıklı yaşama olanaklarını artırmaya yönelik olarak riskli yapıların tespiti, tasfiye ve yenilenmesini düzenler. Riskli yapıların tespiti maliklerin masrafları kendilerine ait olacak şekilde lisanslı kuruluştan ya da yetkili birimlerce yaptırılır; sonuçlar tapu kaydına bildirilir ve ilgili hak sahiplerine duyurulur. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki taşınmazlarla ilgili işlemler kamu yararına devri veya devri seçenekleriyle ele alınabilir ve gerekli hallerde taşınmazlar üzerinde imar ve yapılaşma işlemleri geçici olarak durdurulabilir. Tahliye ve yıkım süreçlerinde öncelik maliklerle anlaşma sağlamaktır; anlaşma sağlanamazsa geçici konut veya kira yardımı ile yapım için yardım gibi destekler sağlanabilir ve masraflar maliklerden payları oranında tahsil edilir. Uygulama kapsamında hak sahiplerinin görüşü alınır ve tespit sonuçları ilan edilerek bildirilir. Riskli yapı tespiti yapan lisanslı kuruluşlar ve ilgili mühendisler için denetimler ve ihlal halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir; raporlarda hatalı veya usulsüz işlem yapılması durumunda uyarı, para cezası veya lisans iptali gibi yaptırımlar söz konusu olabilir.

CB Yönetmeliği 7364
2023-07-07

İSTANBUL FİNANS MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

İstanbul Finans Merkezi’nin yönetimi ve işletilmesi, yönetici şirketi tarafından sürdürülür; bu şirket, işletme planını uygular, altyapı ve üstyapı hizmetlerini yürütür ve ortak kullanım alanlarının bakımını sağlar. Ortak kullanım alanları, altyapı ve üstyapı giderleri ilgili paylar üzerinden karşılanır ve bu giderler ortak hizmetlerin kesintisiz sürdürülmesini temin eder. Taşınmazlar ve ortak alanlar yalnızca katılımcılar tarafından kiralanabilir; maliklerin kendi iştirakleriyle ofis alanı tahsisi yapması mümkün olabilir ve kamu kurumlarıyla katılımcıların iştirakleri bu kapsam dahilinde ilerleyebilir. Kiralamaya ilişkin süreçler yönetici şirketinin münhasır yetkisiyle yürütülür; kira bedelleri ve güvence bedellerinin tahsili ile diğer ilgili işlemler bu şirket tarafından gerçekleştirilir; malikler kendilerine ait olan süreçlerde bu hizmetleri yönlendirebilir. Bir uygunsuzluk tespit edildiğinde yönetici şirketi, kira sözleşmesini feshetme ve taşınmazları tahliye ettirme gibi hakları kullanabilir. Katılımcı belgesi başvuru ve yönetimi online portal üzerinden yapılır; başvuruların değerlendirilmesi, belgenin askıya alınması ve iptali işlemleri Finans Ofisi tarafından yürütülür; başvuru sahipleri eksiklikleri belirlenen süre içinde gidermek zorundadır. Katılımcı belgesi iptal edildiğinde ilgili kira sözleşmesi otomatik olarak sona erer ve tahliye işlemleri bu durumla ilişkilendirilir. Ofis ve kapsam dışı alanlarda sunulan hizmetler arasında temizlik, güvenlik, su, elektrik, doğalgaz, iletişim ve diğer ortak hizmetler yer alır; bu hizmetlerin maliyeti katılımcılar ve kullanıcılar tarafından karşılanır. Katılımcılar, nitelikli personel ihtiyacını karşılamak amacıyla eğitim faaliyetlerine katılabilirler. Projeler ve planlar doğrultusunda tadilatlar için yalnızca yönetici şirketinin onayı gerekir; proje açısından gerekli olan ön izinler malikler tarafından sağlanır ve bazı tadilatlar için özel onay süreçleri uygulanır. Taşınmazların dış cepheleri ve çatılarının yönetimi ile işletilmesi yönetici şirkete aittir. Malikler kendi alanlarında altyapı tesislerinin kurulumu için izin verebilir ve bu durum, ilgili yönetim süreçleriyle uyum içinde yürütülür.

Kanun 6292
2012-04-26

ORMAN KÖYLÜLERİNİN KALKINMALARININ DESTEKLENMESİ VE HAZİNE ADINA ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN YERLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ İLE HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, orman nedeniyle başka yerlere çıkarılan yerler ile Hazineye ait tarım arazilerinin değerlendirilmesi ve köylülerin kalkındırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler; orman köylülerinin yaşayışını ve üretimini desteklemeyi amaçlar. Köylülerin nakli ve yerleşmesi açısından uygulanabilir etkiler - Köylerin yeniden yerleşimi ve kalkındırılması için karar verildiğinde, bu süreçlerin uygulanması ve koordinasyonu ilgili orman kurumları tarafından yürütülür. - Bazı alanlar, köylülerin yaşamlarını sürdürmesi için yeniden düzenlenir ve iskan süreci bu doğrultuda planlanır; gerekli hallerde diğer yerlere kısmen veya tamamen nakil yapılabilir. - Yerleşim planları, arazi kullanımını tarımsal faaliyetlere uygunluk açısından incelenir ve uygun bulunan alanlar için tarımsal ıslah, imar ve ihya işlemleri yapılır; bu işlemler için ilgili kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanır. Arazi sınıflandırması ve yönetim - Değerlendirme kapsamında bazı araziler ormana dönüştürülmek üzere yeniden tasarlanır; bu arazilerin hangi kamu idaresine devredileceği belirlenir. - Tarım arazileri veya ormanlık alanlar gibi farklı kategorilerdeki yerlerin kadastro ve tapu kayıtları üzerinde gerekli düzeltmeler ve terkin çalışmalarına ihtiyaç duyulur. - Değerlendirme sonucunda, orman içindeki veya çevresindeki yerleşim yerleri için gerekli iskan ve tescil işlemleri ilgili idarelerce yürütülür. Kamulaştırma ve arazilerin ağaçlandırılması - Gerekli durumlarda kamulaştırma yapılabilir; kamulaştırılan arazilerin ağaçlandırılması ve ormana dönüştürülmesi Orman Genel Müdürlüğünün görevleri arasındadır. - Kamulaştırılan arazilerin tescili ve kullanım amacı, kamu idareleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasındaki işbirliği çerçevesinde yürütülür. Hak sahibi olanlar ve doğrudan satış - Önceden kullanıcı olan veya üzerinde tarımsal işler yapan kişiler, belirli kayıtlar ve beyanlar doğrultusunda doğrudan satış için başvurabilir; bu başvurular belirlenen süre içinde sonuçlandırılır. - Satış bedeli, güncel değerlemelere göre hesaplanır ve peşin ödemede indirimler, taksitli ödemelerde ise belirli taksit seçenekleri uygulanır. - Satış bedelinin ödenmesi tamamlandığında tapu ve gerekli ipotek işlemleri resen gerçekleştirilir; bu işlemlerde resmi şekil şartı aranmamış olabilir. - Hak sahibinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde haklar korunur; ödenmeyen tutarlara ilişkin yaptırımlar uygulanabilir ve hak sahibi için satış hakları düşebilir. - Hak sahipliği konusunda halefiyet durumu söz konusu olduğunda noter aracılığıyla muvafakatname düzenlenebilir ve buna ilişkin masraflar uygulanır. Sınırlamalar ve kapsam dışı kalan alanlar - Su havzaları, içme suyu koruma alanları ve bazı özel kullanım alanları için hak sahiplerine satış yapılması kısıtlanabilir; bu durumlarda alternatif olarak benzer alanlarda hak sahipliği düzenlemeleri yapılabilir. - Kamu hizmetlerine ayrılan veya belirlenen amaçlar için kullanılan araziler bu kanun kapsamındaki doğrudan satış için uygun olmayabilir. İskân ve planlama çerçevesi - Iskan süreçleri, mevcut iskan mevzuatı ve ilgili planlama süreçleriyle uyumlu olarak yürütülür; iskan talepleri, mevcut mevzuat çerçevesinde desteklenir. - Tarımsal faaliyetler için uygunluk ve planlama konularında ilgili bakanlıklar ile bakanlıklar arası koordinasyon sağlanır; planlar onaylanır ve uygulanır. Genel imkânlar ve güvence - Yasal süreçler, kayıtlar ve bedel hesaplama konusunda şeffaflık ve belirlenen usullerin uygulanabilirliği hedeflenir; hak sahiplerine adil işlem yapılması güvence altına alınır. - Bahsedilen işlemler kapsamında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar için gerekli başvuru ve itiraz imkanları sunulur; uygun görülen durumda iade veya düzeltme mekanizmaları uygulanır.

CB Yönetmeliği 20168559
2016-02-26

KONUT HESABI VE DEVLET KATKISINA DAİR YÖNETMELİK

Bu Yönetmelik konut edinimini desteklemek amacıyla konut hesabı açma, ödeme planları, devlet katkısı ve bu süreçlere ilişkin denetim ile uygulanabilirliği düzenler. Hedef kitle ve temel amaç - Yurtiçinde ilk ve tek konutu olmayan Türk vatandaşlarına yönelik konut hesabı üzerinden destek sağlamak amaçlanır. Konut hesabı ve hesap sahipliği - Konut hesabı bankalarda açılır ve ortak hesap açılamaz. - Hesap açılışında banka ile hesap sahibinin sözleşme ve gerekli talimatları düzenlenir. - Başvuru sahipleri tek bir konut hesabı ile sınırlı tutulur; hesap başka bir bankaya taşınamaz. - Konut hesabı açılırken konut edinimine ilişkin belirli beyanlar ve bilgiler paylaşılır. Sözleşme unsurları ve tarafların yükümlülükleri - Banka hesap sahiplerine hesap işleyişi konusunda bilgi verir, hak ve yükümlülükleri anlatır. - Sözleşmede paylaşılmasına ilişkin açık onay ve beyanlar bulunur; belirli beyanlar ile bilgiler paylaşılır. - Ödeme planı aylık veya üç aylık olarak belirlenir; plan ve faiz katılımcının talebiyle dönem başlarında yeniden tespit edilebilir. - Sözleşme hükümlerine aykırı durumlar geçersiz sayılır. Ödeme planı ve çekim hakları - Ödemeler belirlenen periyotlarda düzenli olarak yapılır; alt ve üst sınırlar çerçevesinde ödeme yapılabilir. - Bir dönem içinde çekim hakları sınırlıdır; çekimlerin toplamı, hesap açılıştan itibaren yatırılması gereken asgari tutarların toplamını aşamaz. - Bir dönem içinde konut hesabından en fazla belirli sayıda çekim yapılabilir. Devlet katkısının niteliği ve hesaplanması - Devlet katkısı, katılımcının devlet katkısı almak için gerekli şartları yerine getirmesi halinde konut ediniminde kullanılır. - Devlet katkısı tek konut hesabına ödenir; birden fazla hesap olması durumunda katkı ilk hesaba ödenir. - Devlet katkısı, konut edinim tarihindeki birikime göre hesaplanır ve belirli bir üst tutara kadar ödenebilir. - Eşinden ya da yakın yüksek akrabalardan satın alınan konutlarda devlet katkısı ödenmez. - Devlet katkısının hesaplanması ve ödenmesi için gerekli koşullar belirli süreler içinde yerine getirilir; başvuru ve uygunluk kontrolleri yapılır. Devlet katkısının ödenmesi ve süreçler - Devlet katkısı hak sahibi adına hesap bulunduğu bankaya ödenir ve hak sahibinin kullanımına hazır hale getirilir. - Başvuru ve ödemeler bankalar tarafından kontrol edilerek Bakanlığa iletilir; Bakanlık gerekli doğrulamaları yapar ve ödemeyi onaylar. - Başvuru, doğrulama ve ödeme süreçlerinde kimlik paylaşımı ve Tapu Paylaşım Sistemi gibi bilgi sistemleri kullanılır. - Tek konut hesabı için devlet katkısı ödenir; hesaplar birleştirilemez ve ödeme ilk hesaba yönlendirilir. Denetim, raporlama ve sorumluluklar - Konut hesapları ve devlet katkısı ödemeleri denetim kapsamındadır; denetim Hazine Kontrolörleri Kurulu tarafından yürütülür. - Bankalar, konut hesabına ilişkin bilgi ve belgeleri belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlığa iletmekten sorumludur. - Uygulamaya ilişkin usulsüzlükler ve süre kayıplarından bankalar sorumlu tutulur. Bilgi paylaşımı ve duyurular - Konut hesabı ile ilgili bilgiler paylaşılırken ilgili onay ve protokoller gereklidir; reklam ve duyurularında konut hesabı ifadesinin kullanılmasına yönelik gereklilikler vardır. - Tereddütlerin giderilmesi için kamu kurumlarının görüşleri dikkate alınabilir. Geçici ve yürürlükteki uygulama - Değişikliklere ilişkin geçici hükümler uygulanabilir; yürürlük, yürütme ve uygulamaya ilişkin çerçeve bu kapsamda belirlenir.