10 / 1.507 sonuç gösteriliyor

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 7091
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu belirlenen kişiler kamu görevlerinden çıkarılır; rütbe ve/veya memuriyetleri alınır, başka kamu görevlerinde tekrar görev yapmaları mümkün olmaz; bazı mevzuî haklar ve görevler sona erer ve güvenlik birimlerine ilişkin belgeler iptal edilir; ayrıca kamu konutlarından tahliye edilme süreci uygulanır. - Olağanüstü hal devamında kişisel verilerin paylaşımı genişletilir; yetkili kurumlar ve gerekli görülen diğer merciler, müşteri sırrı ve benzeri sınırlamalara bakılmaksızın her türlü bilgi ve belgenin teminini talep edip iletebilir; bazı istisnai bilgiler ise bankacılık mevzuatı kapsamında korunabilir. - Kamu görevinden çıkarılanların unvanları ve meslek adlarıyla anılmaları veya bu unvanlara dayanarak hak talep etmeleri engellenir; bu kişiler önceki unvanlarını kullanamaz. - Kapatılan kurumların devralınan varlıklarıyla ilgili işlemler yürütülür; varlıklar devralınır, kapsamı belirlenir, yönetilir ve gerektiğinde tasfiye edilir; borç ve yükümlülükler belirli kurallar çerçevesinde tespit edilip paylaştırılır; kapatma sonrası bazı varlıklar kamuya bedelsiz veya karşılıksız devredilebilir veya iade edilebilir; tasfiye süreçlerinde uzmanlar atanabilir. - Kapatılan özel medya, basın ve yayın kuruluşlarına ait varlıklar ve bu kuruluşların bağlı olduğu şirketler için çeşitli idari ve mali tedbirler uygulanır; faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kaydı resen yürürlükten kaldırılabilir; bu kapsamda varlıklar ve borçlar uygun şekilde devredilir veya tasfiye edilir. - Devralınan varlıklara ilişkin hak iddiaları için belirli süreler ve prosedürler uygulanır; bu kapsamda alacaklar için önceliklendirme ve emanet hesap yönetimi gibi uygulamalar yürütülür; anlaşmazlıklar için uygun karar süreçleri devreye girer. - Kapatılan eğitim kurumları ve benzeri kuruluşların hak ve yükümlülükleri Milli Savunma Bakanlığına geçer; bazı sözleşmeler feshedilebilir veya miktar azaltılabilir; teminatlar iade edilebilir; yüklenici hakkında bazı kısıtlayıcı kurallar uygulanabilir. - 2010 Kamu Personel Seçme Sınavında elde edilen sonuçlara göre atanan personelin atama geçerliliği korunur; ancak sınav soruları ve/veya cevaplarının hukuka aykırı şekilde elde edildiği tespit edilenlerin atamaları iptal edilir. - Mali suçlara ilişkin tedbirler kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplara ilişkin üyelik, iltisak veya irtibatı olduğunun tespiti halinde ilgili kişi ve kuruluşlar buna ilişkin işlemlere tabi tutulabilir; mali suç bağlantılı inceleme ve tedbirler uygulanabilir. - Yeniden ifade alma konusunda olağanüstü hal süresince gerek duyulduğunda kolluk ve savcılık talimatıyla ifade alınabilir. - Tazminat ödemeleri kapsamında, yaralanan kamu görevlileri ve siviller için, ilgili makamlarca belirlenen esaslar çerçevesinde maddi tazminat ödenebilir; tazminatın hesaplanmasında yaralanma ve engellilik dereceleri dikkate alınır. - Yürürlükten kaldırılan ve değiştirilmiş hükümler çerçevesinde mevcut bazı uygulamalar ve hükümlerde değişiklikler yapılır; bu değişiklikler kapsamdaki işlemlere ve haklara yansıtılır.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.