10 / 905 sonuç gösteriliyor

Kanun 2847
1983-06-18

TÜRKİYE EMEKLİ SUBAYLAR, EMEKLİ ASTSUBAYLAR, EMEKLİ UZMAN ERBAŞLAR, HARP MALULÜ GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ İLE MUHARİP GAZİLER DERNEKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun emekli subaylar, emekli astsubaylar, harp malulü gaziler, şehit dul ve yetimleri ile muharip gaziler derneklerinin kurulması, işletilmesi ve faaliyetlerinin çerçevesini belirler. Dernekler için kurucu ve üye olabilecekler arasında emeklilik veya malullük nedeniyle ayrılan askerler ile onların eşleri, dul ve yetimleri ve şehitlerin yakınları ile muharip gaziler bulunur; ayrıca uzaman erbaşlar için kurucu bir yapı da öngörülmektedir. Dernekler tüzel kişilik kazanır; tüzükleri ilgili mercilerce incelenir ve uygun bulunduğunda tüzel kişilik olarak kurulurlar. Üyelik kapsamı, kurucuların kendileri ve aile üyelerini, ayrıca belirli yakınları kapsayacak şekilde genişletilir; ancak emeklilikten önce ayrılan veya disiplin nedeniyle ayrılanlar derneklere üye olamaz veya kurucu olamaz. Derneklerin isimlerinde benzerlik veya çağrışımlı militarist ifadeler kullanılamaz; siyasi partilere veya işçi-işveren sendikalarına maddi yardım verilemez veya maddi yardım alınamaz. Dernekler kamu yararına çalışan dernekler olarak kabul edilir ve gerektiğinde devlet bütçesinden destek alınabilir. Mevcut dernekler yeni çerçeveye uyum sağlayarak tüzüklerini güncellemek, mal varlıklarını uygun derneklere devretmek ve gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür; aksi durumda tasfiye edilme ve mal varlıklarının ilgili derneklere aktarılması söz konusu olabilir. Yeni bir dernek türü olarak Uzman Erbaşlar Derneği de kurulabilir; bunun için uygun üyelik ve kurucu süreçleri işletilir ve üyelik mevcut statüye göre şekillendirilir. Mevcut derneklerin, yeni yapıya geçiş sürecinde üyelik durumlarını ve mal varlıklarını uyumlu biçimde dönüştürmesi amaçlanır; gerekli aksaklıklar halinde işleyişin sürdürülmesi için uygun çözümler bulunur. Uluslararası toplantılar ve benzeri faaliyetlere katılım gibi konularda ilke ve usuller belirlenir; bunun uygulanmasına ilişkin esaslar ilerleyen düzenlemelerle netleşir. Bu düzenlemelerin uygulanması ve uygulanabilirliği ile ilgili teknik ayrıntılar mevcut mevzuat ve yönergeler tarafından yürütülür.

Kanun 5838
2009-02-28

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, vergi, resim, harç ve ilgili uygulamaları geniş ölçüde güncelleyerek mevcut mevzuatı yeni bir çerçeveye taşımayı amaçlar; pek çok farklı alanda hükümlerin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlar. Motorlu taşıtlar açısından önemli etkiler ortaya çıkar: belirli şartlar altında trafik tescil kaydı silinen taşıtlar üzerinden doğan motorlu taşıt vergisi, gecikme zamları, faizi ve cezaları terkin edilebilir; bazı işlemler karşılığında vergi muafiyetleri uygulanabilir; noterden yapılan satış veya kamu kurumlarından alınan taşıtlarla ilgili tescil süreçleri tamamlandığında yükümlülükler yeniden belirlenebilir; tescil kaydı silinen taşıtların elde ettiği kazançlar ve işlemler vergi, resim ve harçtan muaf sayılabilir; bu kapsamda katma değer vergisi uygulamaları bazı durumlarda uygulanmaz. Ayrıca geçmişteki bazı kayıtlar ve ödemelerle ilgili olarak durumlar netleşir ve uygulama usulleri belirlenir; ileride taşıtların bulunması halinde yeniden tescil ve vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu değişiklikler, vergi uyumunu kolaylaştırmayı ve uygulamadaki belirsizlikleri azaltmayı hedeflerken, bazı yükümlülüklerin iade veya terkinine ilişkin istisnai düzenlemeleri de içerir. Ayrıca değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş ve yürütme süreçleri ile ilgili düzenlemeler getirilir. Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, bazı hükümlerin uygulanışında değişiklikler veya iptaller doğuracak etkiler vardır.

Kanun 6301
1954-03-08

ÖĞLE DİNLENMESİ KANUNU

- Büyükşehirlerdeki fabrikalar, imalathaneler, dükkan ve benzeri işyerlerinde çalışanlar için öğle dinlenmesi zorunludur; dinlenme süresi işyeri tarafından belirlenir. - Dinlenme süresi boyunca işyerleri kapalı olur; çalışanlar isterlerse dinlenme sırasında işyerinden ayrılabilir. - Belirli yerler için dinlenmenin hangi saatlerde ve nasıl uygulanacağı belediye kararlarıyla belirlenir; bu tür yerlerde dinlenme süresi boyunca kapalı olma zorunluluğu olmayabilir ve çalışanlar dinlenmeyi münavebe ile sağlayabilir. - Kanunun hükümleri, işçilere ve müstahdemlere ait mevcut hakları daha aşağı seviyelere düşürmez; daha elverişli haklar varsa bunlar geçerli olur. - İşverenler öğle dinlenmesini yaptırmazsa yaptırım uygulanabilir; bu yaptırımlar belediye tarafından uygulanır. - Uygulama, nüfusu yoğun olan yerlerle sınırlı olup, küçük yerleşim yerlerinde yerel belediye karar ve ilanlarına bağlıdır. - Bu düzenleme, mevcut diğer mevzuat ve teamüllerin sağladığı hakları zedelemez veya engellemez.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

Kanun 5369
2005-06-25

EVRENSEL HİZMET KANUNU

Bu düzenleme evrensel hizmetin tüm vatandaşlar için erişilebilir ve makul bir bedelle sunulmasını güvence altına alır. Kapsama, sabit telefon, acil yardım, telefon rehberi, internet ve belirli deniz yoluyla ulaşım ile deniz haberleşmesi hizmetlerini kapsar. Evrensel hizmetin sunumunda standartlar belirlenir ve hizmetin kesintisiz, nitelikli ve belirlenen kalite hedefleriyle sağlanması esastır. Bu yükümlülük alan işletmeciler, evrensel hizmeti sunmakla yükümlüdür ve bu yükümlülüğe aykırı düzenleme yapılamaz. Kapsam ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik koşulları dikkate alınarak belirli aralıklarla gözden geçirilebilir ve yeniden düzenlenebilir. Evrensel hizmetin net maliyeti, yükümlülüğün getirdiği maliyet ile yükümlülük olmaması halinde oluşan maliyet arasındaki fark üzerinden hesaplanır; finansman maliyeti bu hesaplamaya dahil edilir ve yükümlülerin elde ettiği diğer gelirler de dikkate alınabilir. Gelirler ve giderlerin karşılanması için bir finansman sistemi kurulur; bu çerçevede katkılar ve cezalar uygulanabilir ve bütçeye aktarılır; tahsilat ve ödeme süreçleri yönlendirilir. Hizmet yükümlülüği olan birden çok işletmeci bulunması halinde en düşük bedel veya en geniş kapsama yönelen yöntemlerle bedeller belirlenebilir; bu bedeller net maliyet hesaplamasında esas alınır. Altyapı kurulumunu, işletimini ve bakımını kapsayan hizmetlerde avans ödemeleri yapılabilir; kalan ödemeler ise uygun belgelerle desteklenen harcamaların gerçekleştiği dönemlerde yapılır. Altyapı kurulumuna ilişkin bazı durumlarda yükümlülük aranmaması veya esneklik sağlanması mümkün olabilir ve bu durumlar gerekli görüldüğünde belirlenir. Mevcut imtiyaz ve ruhsatlar bu düzenlemeye uyumlu hale getirilir ve geçiş hükümleri uygulanır. Yürütme yetkisi, yürütmeye ilişkin esaslar ve uygulama için gerekli yönetmelikler çıkarılır.

Kanun 7076
2018-03-08

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA BAZI DÜZENLEMELER YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Müsadere kararına konu şirketler, ortaklık payları ve malvarlığı değerleri, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve/veya kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayıyla satış veya tasfiye edilerek yerine getirilir; bu süreçte yönetiminin mevcut haliyle yürütülmesi devam eder. - Tasfiye süreci tamamlandığında tasfiye bakiyesi Hazineye irat kaydedilir. - Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilirse, bu paylar Fonu tarafından satışa çıkarılır; iki kez satışa çıkarılmasına rağmen satış gerçekleşmezse paylar bedeli karşılığında devredilebilir ve bedeli Hazineye ödenir. - Müsadere sonrası sermaye artırımına karar verilirse, bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabidir. - Satış veya tasfiye süreçleri, ilgili esaslar çerçevesinde yürütülür ve tasfiye işlemleri tasfiye komisyonları tarafından tamamlanır.

Kanun 7221
2020-02-20

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Kamu kurumları arasında coğrafi verilerin paylaşımı bedelsiz olarak sağlanır; ancak kişisel verileri koruma ve fikri/sınai haklar gibi mevcut mevzuat arasındaki sınırlamalara dikkat edilir. Özel kişiler ve özel hukuk tüzel kişilerinin coğrafi verileri toplama, üretme, paylaşma veya satma faaliyetleri için ilgili makamdan izin alınması gerekir ve izin süreci ile bedel hesaplaması belirli ölçütlere göre yürütülür. İzin bedeli, verinin teması ve talep sahibinin durumu gibi kriterlere göre hesaplanır; yabancı taraflar için ek ücret uygulanabilir. İzin başvurusu ve bedelin ödenmesi süreçleri belirli kurallara bağlanır ve başvurunun geçerlilik kazanması için gerekli adımlar bulunur. İzin alınmaması durumunda ceza ve yaptırımlar uygulanır; itiraz süreçleri ve denetim yetkileri açıkça düzenlenir. Coğrafi veri, afet ve acil durum yönetimi amacıyla paylaşılabilir ve bu paylaşım bedelsiz olarak gerçekleştirilebilir. Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler için bazı muafiyetler öngörülürken, bu muafiyetler sadece belirli kapsamlarla sınırlıdır. Platformun kurulumu, bakımı ve işletilmesi ile ilgili giderler bütçeden veya benzer bir kaynaktan karşılanır ve bu konular için yönetmelikler çıkarılır.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 6217
2011-04-14

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa yargı hizmetlerinin hızlandırılmasını amaçlar ve bazı mevcut kanunlarda kapsamlı değişiklikler getirir. Yüksek yargı organlarına yeni kadrolar ihdas edilerek bu organlarda personel kapasitesi artırılır ve karar süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. İlgili mevzuatlar yüksek yargı organlarının işleyişiyle uyumlaştırılır ve yargı süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılır. İşyeri kiralamalarıyla ilgili olarak kiracı tüzel kişileri için bazı eski hükümler uygulanmaz hale getirilir; taraflar sözleşme serbestisiyle hareket eder ve mevcut sözleşme hükümlerine göre düzenleme yapılır. Kira sözleşmelerinin yenilenmesinde maliyet artışlarının hesaplanmasına ilişkin uygulamalarda endeks esaslı değişimlere yer verilen bir çerçeve öngörülebilir. Özelleştirme kapsamındaki bazı şirketlerle ilgili olarak Sayıştay denetim hükümlerinin uygulanması geçici olarak kaldırılır veya sınırlı olarak uygulanır. Geçici hükümlerle bazı alanlarda mevzuat uyumunun sağlanması ve uygulanabilirliğin netleştirilmesi amaçlanır; yürürlüğe giriş ve uygulanmasına ilişkin koşullara ilişkin düzenlemeler getirilir. Genel olarak, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mevcut uygulamaların sadeleştirilmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin daha hızlı çözüme kavuşturulması hedeflenir.