10 / 816 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 6083
2010-12-10

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkileri şunlardır: - Genel Müdürlük faaliyetlerinin giderleri döner sermaye gelirlerinden karşılanabilir; bu kapsama araç, bakım, satın alma, sigorta, kadastro hizmetlerinin yapılması ve benzeri giderler dahildir. - Döner sermaye işletmesinin yönetimi ve işlemleri ile ilgili usul ve esaslar belirlenir; gelirler tarife üzerinden hesaplanır ve yerel koşullara göre ayarlama imkanları bulunur. - Tarife üzerinden elde edilen ücretler her yıl yeniden değerleme ve güncelleme esaslarına göre uygulanır; ücretler yöresel katsayılar kullanılarak hesaplanabilir. - Döner sermaye hizmetleri için elde edilen karlar ertesi yılın bütçesine eklenir; döner sermaye için kullanılan sermaye güçlendirilir. - Döner sermaye hizmetlerinde görev yapan personele ek görev ödemesi yapılabilir; bu ödemeler belirli bir süreç ve onay çerçevesinde gerçekleştirilir. - Kamu idarelerinin bazı işlemleri ile elektronik olarak gerçekleştirilen veri paylaşımına ilişkin işlemler için ücret uygulanmaz; ayrıca hataların düzeltilmesi gibi bazı işlemler için muafiyet veya özel durumlar söz konusu olabilir. - Ücretler, hizmet talebinde bulunan gerçek veya tüzel kişilerden tahsil edilir; muafiyet durumları dışında ücretin vergi dahil olduğu dikkate alınır. - Taşınmaz satış, devri, ipotek tesisleri ve benzeri işlemler için ücretlendirme, bağımsız bölüm adedi, işlem türü ve işlem sayısına göre farklılaşabilir; bazı durumlarda ek ücretler uygulanır. - Yurt dışı işlemleri ve taraflar arasındaki farklılıklar için özel ücretlendirme uygulamaları bulunabilir; yöresel katsayılar ve ek göstergeler bu hesaplamalarda rol oynar. - Veri güvenliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin koşullara uygun olarak paylaşım yapılan işlemler için özel ücret uygulamaları ve kısıtlamalar söz konusu olabilir. - Hatalı kayıtlardan veya güncelleme gerektiren kimlik bilgilerinden doğan işlemler için belirli ücretler öngörülür.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

Kanun 3634
1939-06-16

MİLLİ MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

- Seferberlik veya savaş halinde, askerî ihtiyaçların karşılanması için vatandaşlardan mal ve hizmet sunsun talep edilmesi mümkün olur. - Bu yükümlülükler ülkenin tamamında veya belirli bölgelerde uygulanabilir; başlatılmasına yetkili makam karar verir. - Kişisel yükümlülüğe tabi tutulmayan gruplar vardır; bazı kişiler için kişisel yükümlülük uygulanmaz. - Verilen her hizmet veya mal için sahibine karşılık verilmeyenler de olsa adil biçimde tazminat ödenir; zarar ve hasar durumunda devlet tarafından tazmin veya tamir uygulanır; tamiri mümkün değilse devlet malı olarak satılır. - Yöresel seviyede milli müdafaa mükellefiyeti komisyonları kurulup yönetimi sağlar; bazı yerlerde bu komisyonlar bulunmazsa doğrudan askeri makamlar devreye girer. - Askere ihtiyaç halinde konaklama ve barınma için sivil binalar veya mevcut gayrimenkuller kullanılır; konuklama için kira veya bedel ödenir, bazı durumlarda bedelsiz konaklama da olabilir; su, elektrik gibi hizmetlerin maliyeti belirli esaslara göre karşılanır. - Konaklanan bölgelerde aile bağlarının bozulmamasına özen gösterilir; ev sahipleriyle birlikte yaşayanlar için özel kurallar uygulanır; bazı kişilerin yanında yaşayan kadın ve çocuklar için ayrılık gözetilmez. - Askerî kıtaların iskan ve konaklamasından doğan zararlar devlet tarafından karşılanır; zararlar önceden uzmanlarca kaydedilir; zarar iddiaları için belirli sürelerle itiraz ve tespit süreçleri bulunur. - Nakil vasıtalarının tahriri, sınıflandırılması ve ihtiyaç halinde emrine alınması süreçleri belirli komisyonlar tarafından yürütülür; bu süreçte ilgili köy ve mahalle muhtarları gerekli bildirimleri yapar. - Motorlu ve motorsuz kara vasıtaları ile hayvanlar milli müdafaa yükümlülüğünün kapsamına alınabilir; bu varlıkların elden çıkarılması halinde sahipler yükümlülükleri bildirmek ve kayıt yaptırmakla yükümlüdür. - Bu yükümlülükler kapsamında çalışanlardan, askerlik dışı görevleri süresince ücret veya tazminat ödenir; işerken hastalanma, malûliyet veya vefat durumlarında benzer muameleler uygulanır. - Genel amacı, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli her türlü mal, teçhizat ve hizmetin güvenceye alınmasıdır; devlet, özel binaların ve eşyaların kullanımına ilişkin kayıtlama, denetim ve zarar tazmini mekanizmalarıyla sistemi işler.

Kanun 2942
1983-11-08

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamu yararına yapılacak kamulaştırmalarda kamulaştırılan taşınmazların bedeli belirlenir ve bu bedel ödenir; ödemeler nakden ve peşin olarak yapılabildiği gibi gerekli hallerde eşit taksitlerle ve faiziyle ödenebilir. Küçük çiftçilere ait olan bedeller peşin ödenir. Taşınmazın mülkiyeti tamamen devredilmeden belirli bölümler üzerinde irtifak hakkı kurulabilir; üst yapılarla altyapı çalışmalarına ilişkin kamu yararı gerektiren hallerde taşınmaz sahiplerinin mülkiyet hakkının kullanılmasının engellenmemesi şartıyla ekipman ve altyapı inşaatları yapılabilir; bu durumda maliklerin mevcut mülkiyet hakkı korunur ve değer artış bedeli alınmaz. Kamulaştırma kararını veren merciler ve kararın onaylanmasıyla ilgili kurallar uygulanır; bazı durumlarda kamu yararı kararı için ayrı onay gerekli değildir; imar planlarına bağlı hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ihtiyaç duyulmaz. Kamulaştırmayı yapacak idare, taşınmazın sınırını, yüzölçümünü ve vasfını gösteren planı hazırlar ve malik ile adres bilgilerini tespit eder; ilgili kişilere yazılı bildirim ve gerekli ilanlar yoluyla duruşmaya çağrı yapılır. Kamulaştırma bedelinin mahkeme yoluyla belirlenmesi gerektiğinde idare, bedeli tespit etmek ve idare adına tescil için mahkemeye başvurur; taraflar uzlaşırsa uzlaşma tutanağına göre bedel belirlenir ve tescil işlemleri buna göre yapılır; uzlaşma sağlanamazsa bilirkişi incelemesi ve mahkeme süreciyle bedel tespit edilir; tespit edilen bedel hak sahibi adına yatırılır ve tescil işlemleri tamamlanır; tescil kesinleşir ve itiraz hakları saklıdır. Satın alma usulünün uygulanamadığı durumlarda idare bedeli tespit ederek mahkeme yoluyla idare adına tescil kararını talep eder; bedel ödemeleri için gerekli banka işlemleri gerçekleştirilir ve tapu işlemleri tamamlanır. Kadastro görmemiş yerlerde bilirkişi ve muhtarların katılımıyla tespit işlemleri yapılır; tespit süreçlerinde muhtarın da katılımı sağlanır. Bu süreçlerin sonunda kamulaştırılan mal idare adına tescil edilir ve hak sahibi bedelini alır; hak sahiplerinin itiraz veya maddi hata düzeltimiyle ilgili yollar saklıdır.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.