10 / 1.846 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 48
2018-08-31

7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 10 UNCU MADDESİNİN ONÜÇÜNCÜ FIKRASININ (H) BENDİNDE YER ALAN SÜRELERİN, BİTİM TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 48)

Bu düzenleme ile vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin süreler uzatılmıştır; bu uzatma, ilgili başvuru ve işlem süreçlerinin tamamlanması için ek zaman sağlanmasına yol açmaktadır.

CB Kararı 405
2018-12-30

7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 10 UNCU MADDESİNİN ONÜÇÜNCÜ FIKRASININ (A), (B), (C) VE (E) BENTLERİNDE YER ALAN SÜRELERİN, BİTİM TARİHİNDEN İTİBAREN 6 AY UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 405)

İlgili hükümlerde yer alan süreler, bitişlerinden itibaren altı ay uzatılacaktır. Bu uzatma, ilgili başvuru, ödeme ve bildirim gibi işlemler için ek zaman sağlar.

CB Kararı 7
2018-07-31

11/5/2018 TARİHLİ VE 7143 SAYILI VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUNUN 2, 3, 4, 7 VE 8 İNCİ MADDELERİ İLE 10 UNCU MADDESİNİN ALTI, YEDİ VE SEKİZİNCİ FIKRALARINDAN YARARLANMAK İÇİN ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN BAŞVURU, BİLDİRİM VE BEYAN SÜRELERİNİN 27/08/2018 TARİHİNE (BU TARİH DÂHİL) KADAR UZATILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 7)

Vergi ve diğer bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yararlanmak amacıyla başvuru, bildirim ve beyan süreleri uzatılmıştır. Bu uzatma, borç yapılandırması ve benzeri imkanlardan yararlanmak isteyen kişiler için başvuru ve bildirim süreçlerini tamamlamak üzere daha esnek bir süre sağlar. Sonuç olarak, ilgili kişiler ve kurumlar için yapılandırma seçeneklerinden yararlanma imkanı genişler ve sürecin uygulanması kolaylaşır.

Kanun 4857
2003-06-10

İŞ KANUNU

Bu Kanunun uygulanması, işverenler ile çalışanlar arasındaki çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumlulukları netleştirmeyi amaçlar ve kapsamı büyük ölçüde geniştir; bazı istisnalar hariç tüm işyerlerini kapsar. - İşveren, işveren vekili ve işçi kavramları netleşir; vekil de işverenin sorumluluklarını taşır. - Alt işverenlik ilişkisinde asıl işverenin sorumlulukları devam eder; muvazaalı bir uygulama tespit edilirse çalışanlar başlangıçtan itibaren asıl işverenin çalışanı sayılır; böylece çalışan hakları korunur. - İşin bölünerek alt işverene verilmesi konusunda sınırlamalar bulunur; ana işin çoğu veya tamamı dışındaki işler için alt işverenlik kurulabilir; bu durumda taraflar birlikte sorumluluk taşıyabilir. - İşyerinin devri durumunda mevcut iş sözleşmeleri devralana geçer; devralan, çalışanın hizmet süresi esas alınan haklarını bu devretme sürecinde korur; devreden ve devralandan önceki borçlar için ortak sorumluluk olabilir; bazı durumlarda ortak sorumluluk sınırlı olabilir. - Geçici iş ilişkileri belirli koşullarda kurulabilir; süre ve yenileme sınırları öngörülür; geçici işçi, geçici iş veren ve özel istihdam bürosu arasındaki yazılı sözleşmeye bağlı olarak çalışır; ücret ödemeleri ve sigorta hakları güvence altındadır; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitim ve tedbirler alınır; geçici işçiler için sosyal hizmetlerden eşit muamele sağlanır. - Eşit davranma ilkesi uygulanır; dil, ırk, cinsiyet, engellilik gibi sebeplerle ayrım yapılamaz; eşit işe eşit ücret ilkesi geçerli olur; cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapılamaz; ihlal halinde haklar ve tazminat doğabilir. - İş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve gerekli tedbirler tüm çalışanlar için sağlanır; özellikle geçici işçiler için yükümlülükler belirlenmiştir. - İş yerinin veya bölümünün devri, hakların korunması ve yükümlülüklerin paylaşılması açısından kurallara tabi tutulur; tescil ve bildirim gibi hususlar uygulanır. - Kanunun uygulanmaması gereken bazı işler ve iş ilişkileri de öngörülmüştür (örneğin bazı tarım, aile ekonomisi kapsamındaki işler ve ev içi hizmetler gibi alanlar). - Muvazaalı işlem nedeniyle çalışan haklarının ihlal edildiği durumlar için gerekli denetim ve itiraz mekanizmaları öngörülür; tespit halinde işçiler başlangıçtan itibaren haklarını talep edebilir. Bu düzenlemeler, çalışanların korunmasını, adil çalışma koşullarını sağlamayı ve işverenler için çalışan hakları ile sorumluluklarının netleşmesini hedefler.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 2930
2020-09-04

22/5/2003 TARİHLİ VE 4857 SAYILI İŞ KANUNUNUN GEÇİCİ 10 UNCU MADDESİNİN BİRİNCİ VE İKİNCİ FIKRALARINDA BELİRTİLEN SÜRELERİN 17/9/2020 TARİHİNDEN İTİBAREN İKİ AY UZATILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2930)

İş ilişkileriyle ilgili bazı süreler uzatılmıştır. Bu uzatma taraflara işlemlerini tamamlamak için ek zaman sağlar. Böylece çalışanlar ile işverenler arasındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için esneklik artırılmıştır.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 6172
2011-03-22

SULAMA BİRLİKLERİ KANUNU

Bu Kanun, sulama birliklerinin su varlıklarını rasyonel biçimde kullanmayı hedefleyerek kurulmasını, işletilmesini ve yönetilmesini sağlar. Birlikler, devraldıkları tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu üstlenir; sulama hizmet bedelleri ve katılım paylarını toplar, yatırımları geri öder ve gerektiğinde tesisleri geliştirmek veya yenilemek amacıyla projeler yapabilir; yenilenebilir enerji girişimleri kurup işletilebilir. Görev alanlarındaki tarım desenlerini ve üretim hedeflerini, paydaşlarla iş birliği halinde planlar. Ortak tesisler için yapılan işletme ve bakım masraflarını kendi paylarına düşen miktar üzerinden karşılar ve enerji üretiminden elde edilen geliri bu giderleri karşılamakta kullanabilir. Gelir ve gider dengesi gözetilir, bütçe esasları uygulanır ve borçlanma yetkisiyle finansman sağlanabilir. Denetim ve mali yönlerden bağımsız denetçilerce denetlenebilir; zarar verme halinde gerekli işlemler uygulanır. Üyeler, kendi bölgesindeki su kullanıcıları arasındaki hizmetlerden yararlanmak için üyelik zorunluluğuna ve buna bağlı yükümlülüklere tabidir; üyelik, suya erişimden yararlanmak için gereklidir. Mevcut birliklerin yeni sisteme uyum sağlaması için geçiş ve düzenlemeler uygulanır.

Kanun 7244
2020-04-17

YENİ KORONAVİRÜS (COVID-19) SALGINININ EKONOMİK VE SOSYAL HAYATA ETKİLERİNİN AZALTILMASI HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Covid-19 salgını nedeniyle kamuya ait bazı alacakların ertelenmesi, hiç alınmaması veya yapılandırılması öngörülüyor. Ertelenen süre sonunda ödemeler, herhangi bir gecikme zammı veya faiz uygulanmadan, eşit taksitlerle ve ilgili hesaplama usullerine göre gerçekleştirilebilir. Erteleme kapsamında kira, ecrimisil ve satış/izin bedelleri ile ilgili işlemler için başvuru şartı aranmaksızın üç aylık dönemi kapsayan ertelemeler yapılabilir ve ertelenen süre sonunda ödemeler taksitlendirilerek tahsil edilebilir. Faaliyetleri durdurulan işletmeler için kira bedelleri alınmaz. Ertelenen dönemde kira artışları yapılmaz, ancak ertelenen süre sonunda bu bedeller yeniden tahsil edilmeye başlanır. Belediyeler, il özel idareleri ve bağlı kuruluşları için gelir vergisi tevkifatı ve sosyal sigorta primleriyle ilgili ödeme süreleriyle ilgili ertelemeler uygulanabilir; ertelenen süre sonunda bu ödemeler de eşit taksitlerle ödenir ve zamanaşımı süresi işlemez. Ayrıca bazı krediler ve kooperatif yararına olan yükümlülükler için faizsiz ertelemeler veya vadelerin uzatılması kecerli olabilir. Kamuya ait taşınmazlar için kira, bedel veya teminat gibi yükümlülüklerde erteleme kapsamında belirlenen şartlar uygulanır ve ertelenen süre sonunda ödemeler faizsiz olarak yapılır. Vakıflar ve mazbut vakıflara ait taşınmazlarda kira sözleşmeleriyle ilgili ertelemeler ve kira artışı yapılmaması yönünde tedbirler uygulanabilir. Kültür ve Turizm Bakanlığına ait taahhütlerle ilgili bazı bedeller için de erteleme ve faizsiz ödeme imkanı söz konusu olabilir. Erteleme uygulamasının usul ve esaslarını belirleyen düzenlemeler bulunur ve bu kapsamda yürütme yetkisi ilgili makamlara aittir. Bu değişiklikler mevcut alacak yapılandırmalarını kapsar ve mevcut alacakların ödenmesiyle ilgili süreçleri etkiler.