10 / 440 sonuç gösteriliyor

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

CB Kararı 8040
2023-12-30

İSTATİSTİK POZİSYONLARINA BÖLÜNMÜŞ TÜRK GÜMRÜK TARİFE CETVELİ (KARAR SAYISI: 8040)

Bu karar, Türkiye Gümrük Tarife Cetveli kapsamındaki mal sınıflandırmalarını ve buna bağlı vergi yükümlülüklerini belirleyen uygulama esaslarını ortaya koyar. Malın gümrükte hangi pozisyonla sınıflandırılacağını ve bu pozisyonların hangi kurallara göre uygulanacağını düzenler; özellikle çok bileşenli veya karışımlı mallar için sınıflandırmanın nasıl yapılacağını açıklar. En özel şekilde tanımlanan pozisyonun öncelikli sayılması, bir malın ambalajı, kutuları ve içindeki eşya ile birlikte sunulması durumunda bunların sınıflandırmaya etkisi ve birleşik veya takım halinde gelen malzemelerin nasıl ele alınacağına ilişkin kurallar içerir. Bir malın hangi pozisyonda sınıflandırılamayacağını veya birden çok pozisyona ait olabileceği hallerde uygulanacak karar yöntemini belirler; en uygun pozisyonun veya benzer mal için son pozisyonun nasıl seçileceğine dair esaslar sağlar. Bunlar uygulanırken birim ölçü birimi ve kısaltmalar için tanımlar da sunulur. Kapsam, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler ile gıda, mineral, kimya, plastik ve kauçuk, tekstil ve dokuma, ahşap ve kağıt, kaplar ve seyahat/eşya gibi geniş ürün gruplarını içerir.

Kanun 3894
1940-07-18

DENİZDE ZAPT VE MÜSADERE KANUNU

Bu metin, savaş halinde deniz yoluyla yapılan zabt ve müsadere işlemlerinin kapsamını, uygulanışını ve muhataplarını belirler; zapt ve müsadere sırasında hangi gemi ve yüklerin hangi şartlarda değerlendirileceğini gösterir. Güç kullanılarak durdurma, arama ve zapt işlemlerini ihtiyaç halinde gerçekleştirmenin yetkisi savaş gemileri, ordular ve bu görevlere özel olarak tayin edilmiş makamlar tarafından kullanılır. Zaptın başlama ve bitişinin belirlenmesi yetkisi devletin en üst makamına aittir. Zaptın uygulanacağı deniz alanları açık denizler, Türkiye’nin, müttefiklerinin ve düşmanın hâkimiyeti altındaki sulardır ve iç sular ile tesisatlar bu yetkiye tabidir; ancak tarafsız sularda bu işlem uygulanmaz. Bir deniz nakil vasıtası, taşıdığı bayrakla düşmanlık veya tarafsızlık sıfatını kazanır; bayrağı olmayan vasıtalar için sahibinin tabiiyeti esas alınır; sıfatı net olarak tespit edilmediği sürece düşman olarak kabul edilir. Tarafsız bayrağa geçiş, düşmanlık sıfatının doğurduğu sonuçlardan kurtulmak amacıyla yapılmış sayılmazsa tanınmaz; bazı özel hallerde bu geçiş geçici olarak ve sınırlı şartlarda kabul edilebilir. Malın düşmanlık veya tarafsızlık sıfatı, mal sahibinin tabiiyetine göre belirlenir; mal bir şirkete ait ise şirketin kanuni ikametgahı esas alınır. Düşman malı yolculuk sırasında sahibini değiştirse de, bu değişme zaptın başladığı andan sonra meydana gelirse düşmanlık sıfatını korur. Düşman nakil vasıtaları ile düşman malı zapt ve müsadereye tabidir; bitaraf mal ise bazı şartlarda serbest kalabilir; ancak belirli durumlarda (örneğin harb kaçağı veya düşman refakatinde seyir gibi) zapt ve müsadere söz konusudur. Bitaraf nakil vasıtalarındaki düşman malı, belirli hallerde zapt ve müsadereye tabidir; yükün yarısından fazlası harb kaçağı ise veya vasıtalar düşman refakatinde bulunuyorsa zapt ve müsadere uygulanır; bazı durumlarda mal sahibine ait kişisel eşyalar serbest olabilir. Bitaraf olup da gemi adamları veya yolcularına ait olan kişisel eşyalar serbesttir. Harp kaçağı kavramı, kara, hava ve denizde düşman tarafına yararlı olan her türlü eşya ve maddeleri kapsar; mutlak harp kaçağı olarak ilan edilenler doğrudan düşman malı sayılır ve zapt edilir; meşrut harp kaçağı ise belirli durumlarda düşmana ait olarak sayılabilir. Hastane gemileri belirli şartlar yerine getirildiğinde zapt ve müsadereye tabi değildir; hastane gemisi oldukları resmi olarak bildirilmiş olmalıdır ve meşru hukuka uygun şekilde kullanılıyor olmalıdır. Birçok durumda, coast fishing ve küçük yerel seyrüsefer için kullanılan vasıtalar, dini, ilmi veya insani görevler için olan vasıtalar, resmi münakaşa ve savaş esirlerinin değişimine hizmet eden vasıtalar ile hükümetler arası yazışma vasıtası olan gemiler zapt edilmeme veya farklı muamele görme avantajına sahip olabilir; bunlar belirli şartları sağladığında koruma altındadır. Abluka uygulanması halinde abluka ilan edilen sahillerdeki nakil vasıtaları zabt ve müsadereye tabi olabilir; abluka ihlali halinde mal ve yükler de zapt edilerek müsadereye konu olabilir; bazı durumlarda ihlal, iyi niyetli olup olmadığına dair kanıtlara bağlı olarak istisnalar bulunabilir. Hasmane himaye ve yardım durumları, nakil vasıtası harbe iştirak ederse, düşmana yönelik doğrudan yardım sağlarsa, düşmanla kiralanmış olarak hareket ederse veya düşman lehine haber taşıma gibi eylemlerde bulunursa zabt ve müsadere ile sonuçlanır; bu hâllerin uluslararası savaş hukuku açısından da uygulanabilirliği göz önünde bulundurulur. Posta ve mektuplar, zapt halindeyken tecavüzden korunur; ancak abluka durumunda bazı istisnalar söz konusu olabilir. Istirdat (geri alınan zapt) durumunda, zapt için mevcut bir gerekçe olmadığında nakil vasıtası serbest bırakılabilir. Durdurma ve arama işlemleri, mümkün olduğunca nazik ve ölçülü yürütülür; arama sonunda ya serbest bırakılır ya da zapt edilir. Netice olarak bu düzenleme, savaş halinde deniz üzerinde yürütülen zabt, müsadere ve ilgili işlemlerin hangi gemi, hangi mal ve hangi durumlarda uygulanacağını, kimlerin yetkili olduğunu, hangi istisnaların bulunduğunu ve nasıl uygulanacağını belirler; ayrıca abluka, hasmane yardım ve ambulans/yardım gemileri gibi özel haller için de uygulama çerçevesi sunar.

CB Yönetmeliği 8510
2024-05-22

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HÂLİ YÖNETMELİĞİ

- Bu yönetmelik, seferberlik ve savaş hâli hazırlıklarının planlanması, uygulanması, geliştirilmesi ve denetlenmesi için görevler ve süreçler oluşturur; kamu kurumları ve ilgili taraflar bu hazırlıkları kendi uzmanlık alanlarına göre yürütür. - Hazırlıklar kapsamında personel, araç ve malzeme ihtiyaçlarının belirlenmesi, kaynakların planlanması ve gerektiğinde kullanıma hazır hale getirilmesi için tahsis ve koordinasyon mekanizmaları kurulur. - Üst düzey koordinasyon ve denetim mekanizmalarıyla planlar yapılır, geliştirilir ve süratle uygulamaya konulur; merkezden illere kadar olan koordinasyon sağlanır. - Cumhuriyet dönemi sırasında kamu yaşamını aksatmayacak şekilde erteleme ve kısmi seferberlik gibi esnek önlemler uygulanır; temel hizmetlerin sürdürülebilirliği gözetilir. - Seferberlik ve savaş hâli hazırlıklarına yönelik eğitim, seminer ve tatbikatlar düzenlenir; personelin bilgi ve becerileri güncel tutulur. - Kamu ve özel kurumların tesisleri, araçları ve diğer kaynakları seferberlik ve savaş hâli ihtiyaçlarına göre planlanır ve gerektiğinde tahsis edilir. - Sivil ve askeri makamlar arasındaki iş birliği ve iletişim güçlendirilir; gerekli protokoller ve belgeler belirlenir ve uygulanır. - Seferberlik ve savaş hâli ile ilgili işlemler için sefer görev emri ve çağrı gibi süreçler için usul ve belgeler oluşturulur ve uygulanır. - Hazırlıklar boyunca denetim ve izleme mekanizmaları işletilir; gerektiğinde düzeltici önlemler alınır.

CB Kararı 9376
2024-12-30

İSTATİSTİK POZİSYONLARINA BÖLÜNMÜŞ TÜRK GÜMRÜK TARİFE CETVELİ (KARAR SAYISI: 9376)

Bu karar, Türkiye’nin Gümrük Tarife Cetveli’nin uygulanmasıyla ilgili pratik sınıflandırma kurallarını belirler ve bunun yol gösterici etkisini ortaya koyar. Esyaların tarife konumlarının belirlenmesinde kullanılacak ana çerçeveyi ve ölçü birimleri ile kısaltmaları açıklar. En önemli etki, karışık veya birden çok pozisyonda sınıflandırılabilecek ürünlerde en özel tanımı önceliklendirme ve gerektirdiğinde en uygun pozisyona yerleşme ilkesini uygulamaktır. Birden çok maddeden oluşan ürünlerin, karışımların ve montajların sınıflandırılması için hangi parçanın esas alınacağını ve ürünün tarifedeki konumunun saptanamadığı durumlarda hangi son pozisyonun uygulanacağını belirler. Ambalaj ve kutularla ilgili sınıflandırma kuralları, bazı durumlarda ambalajın beraber satılan eşya ile birlikte sınıflandırılmasını, ancak ambalajın esas işlevi olduğu durumlarda ayrı ele alınmasını öngörür. Ayrıca canlı hayvanlar, hayvansal ve bitkisel ürünler, gıda ve içecekler, mineraller, kimya sanayi ürünleri, plastikler ve kauçuk gibi ana ürün grupları için kapsamlı sınıflandırma yaklaşımı sunar. Tarife cetvelinde kullanılan ölçü birimleri ve ilgili kısaltmalar konusunda netlik sağlar ve alt pozisyonlar ile ilgili açıklamalara uyum gözetir. Genel olarak, belirli ürünlerin sınıflandırılmasında en özel tanıma öncelik verilmesi, karışım veya çok bileşenli ürünlerde esas alınacak unsurun belirlenmesi ve konum belirlenemediğinde en son pozisyona yönlendirme esaslarına dayanır.

CB Yönetmeliği 201811962
2018-06-26

BÜYÜK ÖLÇEKLİ HARİTA VE HARİTA BİLGİLERİ ÜRETİM YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmeliğin uygulanması, büyük ölçekli harita üretiminde ulusal standartlar getirir ve verilerin derlenmesi, saklanması ve görselleştirilmesi açısından ortak bir yaklaşım sağlar. - Üretim ve saklama: Kamu kurumları ile gerçek ve tüzel kişiler bu standartlara uyar; harita verileri coğrafi bilgi sistemlerinde kullanılabilir biçimde saklanır ve görselleştirme için uygun altyapı hazırlanır. - Yetki ve sorumluluk: Harita, geomatik-jeodezi-fotogrametri konularında yetkili mühendisler sorumluluğu üstlenir; özel sektörde üretim bu çerçevede yürütülür. - Tanımlar ve sınıflandırma: Kontrol noktalarının hiyerarşik yapıda sınıflandırılması ve nokta türlerine göre proje bazında numaralandırılmasıyla verinin izlenebilirliği artırılır. - Hava fotoğrafı ve sayısal veriler: Hava fotoğrafları ile GNSS temelli veriler, altlık olarak sayısal arazi modeli ve sayısal yüzey modeliyle entegre edilir; fotogrametrik ve nivellman noktaları uygun şekilde işaretlenir. - Ana GNSS ağı ve sıkıştırma: Sıkıştırma alanında bağıntıyı sağlayan bir ana GNSS ağı kurulur; yer seçimi kriterlerine uygun olarak oluşturulur ve ölçüm prosedürleri ile doğruluk kontrolleri yapılır. - Sıkıştırma ağları ve yerleşim: Sıkıştırma alanındaki ağlar mevcut noktalar ve yeni tesis edilecek noktalarla dengelenerek güvenilir bağlantı sağlar; yer seçimi kanallarında gösterilir. - Ölçüm, dengelenme ve doğruluk: GNSS ölçümleri, kayıtlar ve dengeleme işlemleri standartlara uygun şekilde yapılır; sonuçlar istatistiksel kriterlerle değerlendirilir ve belgelendirilir. - Numaralandırma ve uyum: Nokta türlerine göre numaralandırma kuralları uygulanır; mevcut numaralar ile uyum korunur ve yeni noktalar eklenirken süreklilik sağlanır. - Proje paylaşımı ve kayıt: Üretilen veriler paylaşılabilir biçimde saklanır; süreçler izlenebilir ve uygun belgelerle desteklenir.

CB Kararı 6622
2022-12-30

İSTATİSTİK POZİSYONLARINA BÖLÜNMÜŞ TÜRK GÜMRÜK TARİFE CETVELİ (KARAR SAYISI: 6622)

Bu karar, Türkiye’nin Gümrük Tarife Cetveli ile ilgili uygulama ve sınıflandırma usullerinde değişiklikler getirir. - Mal sınıflandırmasının daha net ve öngörülebilir hâle gelmesini sağlar; karışık veya çok bileşenli ürünler için hangi pozisyonun esas alınacağı konusunda kurallar belirginleşir. - Ambalajların sınıflandırması konusunda genel esaslar getirir; çoğu durumda ambalajlar, beraber satılan ana ürüne eşlik eden türde ise o ürünle birlikte sınıflandırılır; ancak ambalajın esas niteliği farklıysa bu hüküm uygulanmaz. - Birden çok pozisyonda sınıflandırılabilecek ürünler için hangi pozisyonun uygulanacağında önceki en özel tanımlama önceliği esas alınır; bazı durumlarda en yakın benzer ürün esas alınır. - Komple ürünler veya çeşitli maddelerden oluşan ürünler için sınıflandırma yaklaşımı netleşir; içerdiği maddeler birlikte değerlendirilir ve belirsiz durumlarda en uygun veya en son pozisyon olarak değerlendirilir. - Alt pozisyonlar ve notlar dikkate alınarak sınıflandırma yapılır; gerektiğinde uygun olan en yakın pozisyon uygulanır ve belirsizlik durumunda sonuncu pozisyon esas alınır. - Tarife cetvelinde yer alan bölümler ve mal gruplarına ilişkin sınıflandırma kuralları belirginleşir; gıda, kimya, plastik, metal, tekstil ve diğer ana gruplara ilişkin kapsamlar netleşir. - Ölçü birimleri ve kısaltmalar için açıklayıcı bilgiler sunulur; bu, beyanlarda tutarlılığı ve karşılaştırılabilirliği artırır. - Değişiklikler, mevcut hükümlerle uyumsuz bilgi ve uygulamaların yürürlükten kaldırılmasını sağlar. - Tarife sistemi üzerinden yapılan sınıflandırmaların uygulanması için genel kurallar, kılavuzlar ve açıklamalar netleşir; ithalat ve ihracat akışlarında tutarlılık ve öngörülebilirlik hedeflenir.

Kanun 815
1926-04-29

TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) VE LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYİ SANAT VE TİCARET HAKKINDA KANUN

Bu metin Türkiye sahillerinde deniz taşımacılığı ve limanla kara suları içindeki ticari hizmetlerin esas olarak Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere ait olduğunu, Türk tebaasının bu tür işlemleri münhasır olarak yürütmesini öngördüğünü gösterir. Yabancı gemi ve sahiplerinin bu alanda faaliyet göstermesi belirli istisnalarla sınırlanır ve genel olarak iç pazar ve liman hizmetleri Türkler lehine organize edilmiştir. Kara suları ve limanlar içinde yapılan nakliyat, balıkçılık ve deniz esnafı faaliyeti esas olarak Türk bayrağı taşıyan gemiler ve Türk personeli tarafından yürütülür; kaptanlık, tayfalık, amelelik gibi temel denizcilik meslekleri de Türk vatandaşlarına aittir. Petrol arama ve üretim faaliyetleri konusunda, bu alanda hak sahibi yabancıların Türk kara sularında çalışma yürütme imkanı bulunmaktadır; ayrıca hükümet gerektiğinde geçici olarak yabancı tahlisiye gemileri ve petrol arama/üretim faaliyetlerinde kullanılan deniz vasıtalarının icrasını Türk tahlisine uygun şekilde yapabilmesi için yabancı uzman değerlendirmenin ve istihdamının yolunu açabilir. İdare, uygulamada bu hakları delinmesi halinde mevcut yaptırımlarını devreye sokar; ihlaller için para cezaları verilebilir ve gemi ya da deniz taşıtları seferden alıkonulabilir veya limanda malî olarak tutulabilir. Kanun, bu haklarda değişiklikler yapılmasına ve bu alanlarda belirli genişletmelere imkan verir; petrol arama/üretim faaliyetlerinin yabancı sahiplerce yapılması ve bu alanlardaki geçici istihdam konuları da bu kapsamda düzenlenir.

Kanun 237
1961-01-12

TAŞIT KANUNU

Bu Kanun kamu kurumları ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinin resmi taşıtlarını düzenler; askeri maksatla kullanılan taşıtlar kapsam dışıdır. Taşıtlar ve kapsam - Taşıtlar motorlu ve motorsuz araçları kapsar ve çeşitli sınıflarda tanımlanır. - Taşıtlar emrine verilen kurumlar için ayrılır ve daimi hizmetlerde kullanılacak sınırlı sayıda taşıt bulundurulabilir. Edinim, kullanım ve bütçe - Taşıt ihtiyacı esas olarak hizmet alımıyla karşılanır; uygun olmayan durumlarda diğer yollarla edinilebilir. - Edinilecek taşıtlar muhtemelen sade, ekonomik ve resmi hizmette kullanılabilir nitelikte olmalıdır. - Taşıtlar yalnızca resmi hizmette kullanılabilir; makam sahipleri ve ilgili hizmetler için gerekli durumlarda refakat ve belirli kişilerin taşınması da mümkün olabilir. - Şehir içi ve tren/otobüs gibi tarifeli hatlardan uzak mevkilere hizmet götürmek için taşıtlar kullanılabilir; dar ve uzak mevkilerde görevli personelin en yakın resmi taşıt hattına götürülmesi için de olanak tanınabilir. - Taşıtların cinsi, adedi ve kullanımı bütçe planlarına bağlı olarak belirlenen esaslara göre düzenlenir ve her yıl güncellenen esaslar üzerinden belirlenir. Bakım, onarım ve operasyon giderleri - Taşıtların bakımı, işletme ve onarım giderleri ilgili kurum bütçelerinden karşılanır; bazı durumlarda yerel bütçelerden de karşılanabilir. - Taşıtların kullanımına ilişkin yönetim ve giderlerle ilgili esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. Satış ve elden çıkarma - Taşıtlar artık hizmet üretmiyorsa veya ekonomik ömrünü doldurduysa satılabilir; satış süreci raporlama ve karar süreçlerini içerir. - Hizmetin kalmaması halinde taşıtlar belirli yollarla devredilebilir veya başka tasarruf yöntemleriyle değerlendirilir. Kayıt, plaka ve görünürlük - Taşıtlar için resmi plaka ve belirtilen görünüm kuralları uygulanır; taşıtların “resmi hizmete mahsustur” ibaresi taşıması sağlanır. - Milli savunma ve güvenlik güçlerine ait bazı taşıtlar bu kurallara tabi değildir. Uygulama kapsamı ve cezai sonuçlar - Genel seferberlik veya savaş halinde bu Kanun hükümleri uygulanmayabilir; bu durum Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. - Taşıtları yetkisiz kullanma, karara aykırı plaka/etiket uygulama veya benzeri ihlaller halinde yaptırımlar ve hapis cezaları öngörülebilir. Diğer hükümler - Vakıf, dernek, sandık ve benzeri kuruluşlara ait taşıtların giderleri kamu bütçelerinden karşılanmaz; bu taşıtlarla ilgili özel kurallar uygulanabilir. - Dış temsilcilikler ve bazı özel durumlara ilişkin ek hükümler bulunabilir.