10 / 1.109 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 8914391
1989-08-11

TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARAR

Bu karar, Türk parasının değerinin korunmasına yönelik olarak döviz, dövizle ödeme belgeleri, kıymetli madenler, taşlar ve eşyalarla ilgili işlemlerin kapsamını, usullerini ve sınırlamalarını belirler. Türk parası ile ödeme ve ticaret işlemlerinin ithal ve ihracına ilişkin esasları ve bu işlemlerde kullanılan para biriminin hareketlerine ilişkin düzenlemeleri kapsar. Döviz ve kambiyo işlemleri belirli kurumlarca yürütülür ve bu işlemler için bildirim, raporlama ve izleme yükümlülükleri öngörülür; büyük ve sıkı denetim gerektiren işlemler için gerekli güvenlik tedbirleri uygulanır. Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların ithal ve ihracına ilişkin rejimler belirlenir; standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ithal ve ihracına ilişkin beyan, teslim şartı ve raporlama kuralları uygulanır. Döviz ve kıymetli madene dayalı türev ürünler dahil işlemler, yetkili lisanslı kurumlar tarafından gerçekleştirilebilir ve bu işlemler için özel düzenlemeler ile denetim mekanizmaları öngörülür. Darphane üretimiyle ilgili ürünler ve kıymetli madenlere ilişkin üretim ve teslim süreçlerine ilişkin çerçeve belirlenir. Bu düzenlemeler kapsamında bilgi paylaşımı, denetim ve uyum yükümlülükleri uygulanır ve hatalı işlemlerde gerekli bildirimler yapılır.

CB Kararı 2569
2020-05-24

193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİCİ 67 NCİ MADDESİNDE YER ALAN TEVKİFAT ORANLARI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2569)

Bu karar bazı yatırım araçlarından elde edilen kazançlar üzerinden uygulanacak tevkifat oranlarını belirler. Paylara ve pay endekslerine dayalı vadeli işlemler ile bu kapsamda paylar dışındaki benzer araçlardan elde edilen kazançlar için tevkifat uygulanır. Ayrıca tam ve dar mükellef gerçek kişiler ve kurumlar tarafından elde edilen kazançlar için farklı tevkifat uygulamaları öngörülmüştür. Paylar ve pay endekslerine dayalı kazançlar ile altına dayalı devlet iç borçlanma senetleri ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen kazançlar için tevkifat uygulanır ve elden çıkarılan kazançlar için de farklı oranlar söz konusu olabilir. Bu karar, yatırım getirilerinin vergisel yükümlülükler açısından nasıl hesaplanacağını etkiler.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

CB Yönetmeliği 20147052
2014-12-23

GENEL YÖNETİM MUHASEBE YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin muhasebe uygulamalarında pratik olarak şu etki ve sonuçları doğurur: - Gelir ve giderler tahakkuk esasına göre kaydedilir; gerçekleşen tutarlar üzerinden raporlanır ve dönemsellik sağlanır. - Gelir ve giderlerin kaydı ile belgelendirme ve kayıt güvenilirliği temel alınır; bütçe işlemleriyle ilişkilendirme için uygun yansıtma hesapları kullanılır. - Varlıklar dönen ve duran olarak sınıflandırılır; gayrisafi değerlerle gösterilir ve gerektiğinde net değer için dipnotlarda açıklama yapılır; amortisman, tükenme payı ve karşılıklar ayrı ayrı hesaplarda dikkate alınır. - Değer düşüklüğü karşılıkları ve ihtiyatlılık gereği karşılıklar gider olarak kaydedilir; koşullu yükümlülükler güvenilir şekilde tahmin edilip raporlanır. - Enflasyon düzeltmesi parasal olmayan kalemlerde uygulanır; varlıklar ile yabancı para cinsinden olanlar raporlanırken değerlemeler yapılır. - Gelecek dönemlere ait ödemeler olarak kaydedilen giderler ile gelecek dönemlerde tahsil edilecek gelirler bilanço ve ilgili hesaplarda gösterilir. - Stoklar ve diğer varlıklar maliyet bedeliyle raporlanır; gerekli durumlarda karşılıklar ve değerleme gereği açıklamalar yapılır. - Bütçe uygulama sonuçları ile bütçe gelirleri ve giderleri ayrı tablolar üzerinden sunulur; bu tablolar, maliye politikalarının izlenebilirliğini sağlar. - Mali tablolar, muhasebe politikaları ve önemli değişiklikler hakkında dipnotlar içerir; değişikliklerin etkileri açıkça belirtilir. - İç kontrol ve hesap verebilirlik süreçleri güçlendirilir; raporlar karar vericilere güvenilir bilgi sunacak şekilde hazırlanır ve gerektiğinde konsolidasyon yapılır.

Kanun 3332
1987-03-31

SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkisi, sermayenin tabana yaygınlaşması ve sermaye piyasasının geliştirilmesi hedefine uygun olarak işletilir. Devlet Yatırım Bankası özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yeniden yapılandırılarak ihracat ve yurt içi/kurumsal yatırım faaliyetlerini finansman, sigorta ve garanti hizmetleriyle destekleyen bir finans kurumu olarak faaliyette bulunmaktadır. Banka için uygulanacak organizasyon ve yönetim esasları, sermaye yapısı ve faaliyet alanları belirli ölçütlere bağlanır; bankanın amacı bu kapsamda Finansman, sigorta ve garanti alanlarında hizmet sunmaktır. Banka için iki tür teminat yükümlülüğü öngörülür; sabit ve mütehavvil teminatlar kurumsal risklere karşı güvence sağlar; teminatlar genelde belirtilen yatırım araçları ve varlık sınıflarında tutulur. Bankanın önceki dönem sigortalılıkları ve primleriyle ilişkili bazı hesaplar dikkate alınır; primlerden elde edilen gelirin belirli bir oranı teminat olarak ayrılır. Banka vergi açısından bazı muafiyetlerden yararlanır. Banka, politik riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararların devlet tarafından karşılanması kapsamına dahil olan işlemler için güvence sağlar. Bankanın ihtiyatî tedbirler, ihtiyatî haciz ve icra taleplerinde teminat şartı aranmaz; bu durum bazı işlemlerin daha hızlı ve esnek yürütülmesini amaçlar. Bankanın kredi teminatını oluşturan taşınır ve taşınmazlar üzerinde icra veya tasfiye süreçlerinde belirli sınırlamalar ve uygulanacak usuller söz konusu olabilir. Sermayeye iştirak yoluyla kurulan sermaye yapılarına ilişkin düzenlemeler, iştirak paylarının yeni sermaye kompozisyonunda bankaların ve nitelikli üçüncü kişilerce temel ölçüde karşılanması yönündedir; payların kayıtlı yazılı olması ve borsada işlem görmesi hedeflenir. Tasfiye halinde, bankaların alacaklarına dönüştürülen sermaye hisseleri diğer hisselere göre öncelikli olarak ödenir. Sermayeye dönüşüm yoluyla oluşturulan teminatlar, yeni sermaye yapılandırmaları süresince varlık üzerinde kalabilir ve tasfiye durumunda belirli koşullara göre tasfiye bakiyesinden tahsil edilebilir. İştirak paylarının halka arzı ve bununla ilgili satış süreçleri, belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir; satış bedellerinin belirlenmesi ve vergilendirme konularında muafiyetler veya istisnalar söz konusu olabilir. Yeni sermaye oluşumu sırasında bankalar ve iştirak eden diğer yatırımcılar, hisselerin yazılı ve hisselerin borsada işlem görür hâle getirilmesi gibi düzenlemelere tabi tutulur. Bu kapsamda bankaların iştiraklerinden doğan kazançların belirli vergisel istisnalardan yararlanması ve bu kazançların tevkifata tabi olmaması öngörülebilir. Tasfiye veya yeniden yapılandırma süreçlerinde teminata ilişkin mevcut düzenlemeler, alacaklıların haklarının korunması açısından uygulanır.

Kanun 3986
1994-05-07

EKONOMİK DENGE İÇİN YENİ VERGİLER İHDASI İLE 1.7.1964 TARİHLİ VE 488 SAYILI, 2.7.1964 TARİHLİ VE 492 SAYILI, 7.11.1984 TARİHLİ VE 3074 SAYILI, 25.10.1984 TARİHLİ VE 3065 SAYILI, 31.12.1960 TARİHLİ VE 193 SAYILI, 21.7.1953 TARİHLİ VE 6183 SAYILI, 2.2.1981 TARİHLİ VE 2380 SAYILI, 15.7.1963 TARİHLİ VE 277 SAYILI KANUNLARIN BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa ekonomi dengesini sağlamak amacıyla bazı vergileri değiştiren ve bazı yeni vergi uygulamaları getiren bir düzenlemedir. - Ekonomik denge vergisinin mükellefleri kimlerdir: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri ile götürü usulde beyan verenler; bazı özel durumlarda ücret gelirine göre vergilendirilenler; bu Kanunun yayımlandığı tarihte mevcut görevlere sahip ücretliler ve belirli şartlar taşıyan yüksek ücretli çalışanlar. - Verginin konusu ve matrahı: Vergi, çeşitli gelir ve vergi matrahları üzerinden uygulanır; götürü matraha tabi olanlar için özel hesaplamalar içerir; farklı sınıflardaki mükellefler için matrah üzerinden belirli bir oranda vergi alınır; bazı matrahlar vergiden muaf tutulabilir. - İstisnalar: Bazı gelirler veya matrahlar verginin kapsamı dışında bırakılır. - Beyan ve ödeme: Mükellefler beyanname ile tarh ve tahakkuk ettirir; beyanname kapsamındaki bilgiler ekli olarak sunulur; vergi belirli taksitlerle ödenir. - Net aktif vergisi: Net aktif vergisi, bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutanlar ve serbest meslek erbabını kapsayan mükelleflere uygulanır; net aktif değeri veya gayri safi hasılatı üzerinden hesaplanır; hesaplamada bazı alt kalemler ve özel uygulamalar söz konusu olabilir; bazı kurumlar için hesaplama yaklaşımı farklı olabilir. - Verginin matrahı ve oranı: Net aktif vergisi, aktifte yer alan değerler veya envanterdeki varlıklar üzerinden hesaplanır; gayri safi hasılat üzerinden hesaplananlar için farklı bir yaklaşım uygulanır; bazı büyük kurumsal gruplar için özel kurallar geçerli olabilir. - Beyan, tarh ve ödenmesi: Mükellefler verginin tarhını beyanname ile belirlenen süreler içinde yapar ve ödemeyi planlı taksitlerle gerçekleştirir; belirli durumlarda rapor ve ekler gerekebilir; verginin gider olarak yazılması veya başka vergilerden mahsup edilmesi söz konusu değildir. - Ek gayrimenkul vergisi: Ek gayrimenkul vergisi, konutlar ve arsalar için tek seferlik uygulanır; bazı konutlar istisna veya muafiyet kapsamında olabilir; beyan üzerine tarh ve tahakkuk eder; ödemeler belirli taksitlerle yapılabilir. - Ek motorlu taşıtlar vergisi: Taşıtlar için tek seferlik uygulanır; taşıtın değeri üzerinden hesaplanır; kayıt ve tescil işlemleri yapılan vergi dairesince tarh ve tebliğ edilir; beyan verilmemesi veya hatalı bildirimin tespiti halinde değeri takdir edilerek vergi tarh edilir; ödemeler belirli süre içinde tamamlanır. - Ortak hükümler ve uygulama: Vergilerin uygulanmasıyla ilgili genel hükümler, dar mükellefiyette vergi sorumluluğu, gider yazılmama ve iade edilmeme ilkeleri ile Maliye Bakanlığına verilen yetkiler yer alır; tarh dönemi sonrasında farklardan da tarhiyat yapılabilir; belirli paylarla belediyelere ayrılan paylar bu düzenlemede dikkate alınır. - Damga Vergisi Kanunu ile ilgili değişiklik: Damga vergisiyle ilgili bazı değişiklikler yapılmıştır.

Kanun 6083
2010-12-10

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkileri şunlardır: - Genel Müdürlük faaliyetlerinin giderleri döner sermaye gelirlerinden karşılanabilir; bu kapsama araç, bakım, satın alma, sigorta, kadastro hizmetlerinin yapılması ve benzeri giderler dahildir. - Döner sermaye işletmesinin yönetimi ve işlemleri ile ilgili usul ve esaslar belirlenir; gelirler tarife üzerinden hesaplanır ve yerel koşullara göre ayarlama imkanları bulunur. - Tarife üzerinden elde edilen ücretler her yıl yeniden değerleme ve güncelleme esaslarına göre uygulanır; ücretler yöresel katsayılar kullanılarak hesaplanabilir. - Döner sermaye hizmetleri için elde edilen karlar ertesi yılın bütçesine eklenir; döner sermaye için kullanılan sermaye güçlendirilir. - Döner sermaye hizmetlerinde görev yapan personele ek görev ödemesi yapılabilir; bu ödemeler belirli bir süreç ve onay çerçevesinde gerçekleştirilir. - Kamu idarelerinin bazı işlemleri ile elektronik olarak gerçekleştirilen veri paylaşımına ilişkin işlemler için ücret uygulanmaz; ayrıca hataların düzeltilmesi gibi bazı işlemler için muafiyet veya özel durumlar söz konusu olabilir. - Ücretler, hizmet talebinde bulunan gerçek veya tüzel kişilerden tahsil edilir; muafiyet durumları dışında ücretin vergi dahil olduğu dikkate alınır. - Taşınmaz satış, devri, ipotek tesisleri ve benzeri işlemler için ücretlendirme, bağımsız bölüm adedi, işlem türü ve işlem sayısına göre farklılaşabilir; bazı durumlarda ek ücretler uygulanır. - Yurt dışı işlemleri ve taraflar arasındaki farklılıklar için özel ücretlendirme uygulamaları bulunabilir; yöresel katsayılar ve ek göstergeler bu hesaplamalarda rol oynar. - Veri güvenliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin koşullara uygun olarak paylaşım yapılan işlemler için özel ücret uygulamaları ve kısıtlamalar söz konusu olabilir. - Hatalı kayıtlardan veya güncelleme gerektiren kimlik bilgilerinden doğan işlemler için belirli ücretler öngörülür.

Kanun 4749
2002-04-09

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu metin kamu finansmanı ve borç yönetimini düzenleyen temel çerçeveyi ve uygulanabilir pratik etkilerini ortaya koyar. - Devletin iç ve dış borçlanması, hibe alımı/verimi, borç ve hibe verme ile nakit yönetiminin koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlayan merkezi bir yönetim çerçevesi kurulur. - Kapsam içine giren kamu idareleri ve ilgili kuruluşlar için borçlanma, garanti verme ve bu yükümlülüklerin yönetimine ilişkin esaslar belirlenir; bazı işlemler için usul ve sınırlar öngörülür. - Borç ve hazine alacaklarının yönetimine ilişkin tanımlar netleşir; borç, garantiler, dış finansman, ikraz ve tahsis gibi temel kavramlar düzenlenir. - Hazine garantileri ve türleri bu çerçevenin içinde ele alınır; garantilerin maliyeti ve karşılıkları belirli kurallara bağlanır. - Dış finansmana erişim ve temin süreci izne bağlanır; dış finansman teminine ilişkin mali şartlar ve sözleşmelerin uygulanabilirliği güvence altına alınır. - Proje finansmanı ve yap-işlet-devret gibi modeller kapsamındaki projeler için finansman sağlayıcıları ve garantilerle ilgili usul ve koşullar belirlenir. - Piyasa işlemleri ve likidite yönetimi için piyasa yapıcılığı, takas işlemleri ve likidite artırıcı mekanizmalar kurulabilir; bu mekanizmaların işletilmesiyle finansal akışların etkinliği hedeflenir. - Risk yönetimi için stratejik ölçütler, risk hesapları ve türev ürünlerle riskin azaltılmasına yönelik araçlar kullanılır. - Tek hazine hesabı uygulamasıyla kamu idarelerinin mali kaynaklarının ilişkilendirilmesi ve bütçe dışı kayıtlardan bağımsız olarak yönetilmesi öngörülür. - Ulusal Fon ve Avrupa Birliği fonları gibi dış finansman kaynaklarının kullanımına ilişkin sorumluluklar ve uygulama birimleri belirlenir; yararlanıcılar tanımlanır. - Bazı kamu kurumları için sorumluluk sınırları konulur; belirli işlemler için ön izin ve onay süreçleri uygulanır. - Garantiler, ödemeler ve masraflar dahil olmak üzere mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi maliyet olarak kaydedilir ve raporlanır; bu giderler için gerekli mali kaynaklar tahsis edilir. - Yasal çerçevenin uygulanmasıyla hesap verebilirlik ve şeffaflık sağlanarak kamu borç yönetiminin izlenmesi güvence altına alınır.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.