10 / 15 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 7283
2023-05-12

GEMİ SİCİL YÖNETMELİĞİ

Gemi tasdiknamesi ve bayrak şahadetnamesinin düzenlenmesi, gemi siciline kayıt ve bu kayıtlardaki değişikliklerin belgelerde yansıtılması işlemleri net bir şekilde uygulanır; gemi Türk bayrağı çekme hakkını bu belgeler olmadan elde edemez. Gemi adının seçimi ve tescili süreçleri, adın benzersiz ve uygun olması koşuluyla onaylandıktan sonra sicile kaydedilir; ad değişikliği için uygun şartlar ve kontrol mekanizmaları bulunur; gemi bordasında adın okunaklı ve düzgün biçimde yazılması sağlanır. Gemi sicil kayıtları elektronik ortamda tutulur ve ilgili işlemler online olarak Denizcilik Portalı üzerinden yürütülür; başvuru ve güncelleme süreçleri bu sistem aracılığıyla yapılır. Gemi üzerinde kayıtlı tüm esas bilgilerde değişiklik olduğunda, tasdiknamesi ve varsa özeti buna göre güncellenir; bazı önemli değişiklikler için yeniden tasdikname düzenlenmesi gerekir ve süreçler kayıtlı tutulur. Gemi tasdiknamesinin ibraz edilmesi zorunludur; tasdiknamesi kaybolursa veya iptali gerekiyorsa yeniden düzenleme ve gerekli işlemler yapılır; bu süreçler arşivlerde saklanır. Bayrak şahadetnamesi, geminin Türk bayrağını çekme hakkını elde ettiği yerdeki konsolosluk tarafından verilir ve geçerliliği, kapsamı ile ilgili kurallar uygulanır; bazı durumlarda ek belgeler de talep edilebilir. Gemi kaptanlarının ilgili belgeleri gemide bulundurması zorunludur; bulundurulmaması halinde yaptırımlar uygulanabilir. Gemi sicil müdürlükleri ve personeli, sicil işlemlerini mevzuata uygun olarak yürütmekle yükümlüdür; itirazlar mahkeme yoluyla çözümlenir ve işlemler şeffaf bir şekilde kayda geçirilir.

CB Yönetmeliği 9
2018-08-03

ADALET BAKANLIĞI TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN ESAS VE USULLER

Bu esas ve usullerin uygulanması şu pratik etkilere yol açar: - Güvenlik veya gizlilik gerektiren mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde özel ihtiyaçlar doğrultusunda güvenlik, gizlilik ve hızlı hareket edilmesine odaklanan bir satın alma çerçevesi kurulur. - Mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde çeşitli ihale yöntemi seçenekleri sunulur; ihtiyaç ve koşullara göre pazarlık, belli istekliler arasında ihale veya doğrudan temin yöntemleri kullanılabilir. - Birden çok idarenin ortak ihtiyaçları için tek bir ihale ile çerçeve anlaşması kurulabilir; bu durumda ayrı ayrı münferit sözleşmeler yapılır ve bazı şartlar önceden belirlenir. - Çerçeve anlaşmaları, ihtiyaçların uzun vadede karşılanması amacıyla esnek maliyet ve tedarik yönetimi sağlar; sözleşme süresi ve kapsamı belirlenir, iş artışı ve ertelemeler dengeye alınır. - Münferit sözleşmelerin varlığına rağmen çerçeve anlaşması yoluyla da alımlar sürdürülebilir; ödenek durumuna göre hareket edilir ve bütçe gereklilikleri gözetilir. - Çerçeve anlaşması kapsamındaki alımlarda ödenek bulunması zorunlu değildir; ancak münferit sözleşme aşamasında ödeneğin belirlenmesi gerekir. - Elektronik eksiltme ve dinamik alım sistemi gibi elektronik araçlar, tekliflerin daha hızlı, rekabetçi ve şeffaf bir şekilde değerlendirilmesini sağlar; teklif sahiplerinin kimlikleri gizli tutulur ve süreçler denetlenebilir şekilde yürütülür. - Dinamik alım sistemi, piyasada mevcut olan mal ve hizmetlerin elektronik ortamda temin edilmesini mümkün kılar; katılım için yeterli sayıda istekli bulunması, ön değerlendirme ve süreli teklifler üzerinden ilerleme esaslarına dayanır. - Akreditasyon sistemiyle, belirli mesleki ve teknik yeterliklere sahip gerçek ve tüzel kişiler önceden belirlenip güvenliğin korunması gözetilerek ihalelere davet edilir; bu süreçler hızlandırılır ve güvenilirlik artar. - İhale komisyonu, işlem dosyası ve tutanaklar gibi süreçler, karar alma ve hesap verebilirlik açısından kurallı ve kayıtlı bir şekilde yürütülür. - Yaklaşık maliyetin belirlenmesi yoluyla maliyet farkındalığı sağlanır; gerekçeli durumlarda maliyete bağlı olmayan esnek hareketler de mümkün olabilir. - Gizlilik dereceli bilgiler ve yerler için gerekli güvenlik tedbirleri uygulanır; bilgi güvenliği ön planda tutulur. - Sözleşmelerde değişiklikler, süre uzatımları ve imza süreçleri belirli istisnalarla yönetilir; bu durum, değişen koşullara hızlı uyum sağlar. - Süreçlere dair dokümanlar ve şartnameler, ihalenin adil ve şeffaf yürütülmesini destekler; taraflar için net hak ve sorumluluklar ortaya konur.

Kanun 5977
2010-03-26

BİYOGÜVENLİK KANUNU

Bu mevzuat, genetiği değiştirilmiş organizmalar ve bunların ürünleriyle ilgili güvenliğin sağlanmasına yönelik sistematik bir düzenleme getirir ve uygulanabilirliği açısından temel pratik etkilere sahiptir. - GDO ve ürünleriyle ilgili tüm faaliyetler için güvenliğe odaklı bir yönetim ve izleme mekanizması kurulur; insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevre ve biyolojik çeşitlilik korunur. - Faaliyet kapsamı geniştir; araştırma, geliştirme, işleme, piyasaya sürme, izleme, kullanım, ithalat, ihracat, nakil, taşıma, saklama, paketleme ve etiketleme gibi süreçleri kapsar; bazı sağlık ürünleri ve kozmetik ürünleri kapsam dışı kalabilir. - Her başvuru için risk değerlendirmesi ve sosyo-ekonomik etki analizi ayrı ayrı yapılır; masraflar başvuran tarafından karşılanır ve başvurunun sonucunda belirlenen koşullara uyum güvence altına alınır. - Basitçe düşük riskli olarak değerlendirilebilecek başvurular için basitleştirilmiş işlem uygulanabilir; buna ilişkin şartlar başvuru sırasında belirlenir. - Başvurunun sonuçları, uygun görüldüğünde belirlenen koşullara uyulup uyulmadığıyla sürekli olarak denetlenir; uyuşmayan durumlarda karar değiştirilebilir ve ürünler toplatılabilir veya imha edilebilir; gerekli işlemler ve masraflar ilgili taraflardan talep edilebilir. - Ürünler ve GDO için izlenebilirlik sağlanır; her birine ayırt edici kimlik verilir ve kayıtlar uzun süre saklanır; belirli risk sınırlarını aşan ürünlerde etiketleme gerekliliği doğabilir. - Gizlilik talepleri mevcut olmakla birlikte bazı bilgiler gizli tutulamaz; başvuru sahipliği, kullanım amacı ve transfer edilen gen gibi bazı teknik bilgiler kamuya açıklanabilir. - İlave olarak, GDO ve ürünlerinin transit geçişi için de izin alınması gerekir; araştırma amacıyla ithalatta da özel izinler gerekir. - Denetim ve kontroller, piyasaya sürülen ürünler üzerinde güvenlik etkileri açısından düzenli olarak yapılır; beklenmeyen olumsuz etkiler veya yeni bilimsel bulgular ortaya çıkarsa kararlar gözden geçirilebilir ve önlem olarak toplatma/imbah gibi adımlar uygulanabilir. - Piyasaya sürülen ürünlerin etiketlenmesi ve kayıtlı bilgilerle izlenebilir olması zorunludur; gerekli durumda üzerinde belirgin şekilde GDO içerdiği belirtilir. -Üretim, kullanım ve depolama süreçlerinde belirlenen güvenlik, ambalajlama, taşıma ve atık/arıtım kurallarına uyulması gerekir. - GDO ve ürünlerinin güvenli kullanımına yönelik yeni risk veya şüphe ortaya çıkarsa ilgili taraflar derhal bildirmek ve gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 7269
1959-05-25

UMUMİ HAYATA MÜESSİR AFETLER DOLAYISİYLE ALINACAK TEDBİRLERLE YAPILACAK YARDIMLARA DAİR KANUN

Pratik etki şu şekilde olabilir: - Afet sonrası ve muhtemel afetler için hayatı ve kamu hizmetlerini korumaya yönelik acil yardım ve tedbirler uygulanır. - Hasar tespiti yapılarak tehlikeli durumlar belirlenir; gerekli görülen yapılar boşaltılır veya güvenli hale getirilir, yeniden yapım ve onarım için teknik şartlar uygulanır. - Binaların yeniden yapımı, onarımı veya önemli değişiklikleri için uygulanacak kurallar belirlenir; hatalı yapılar için gerekli tedbirler alınır. - Afet bölgelerinde veya yakınında acil kurtarma ve yardım çalışmaları koordine edilir; sivil savunma ile iş birliği yapılır. - Afetlerden etkilenen vatandaşlar için temel hizmetler sağlanır; sağlık hizmetine erişim güvence altına alınır; gerektiğinde özel hastanelerdeki tedaviler için ödemeler sonradan yapılabilir. - İlk kurtarma çalışmalarında çalışanlara ücret ödenmez; ancak beslenme ve temel ihtiyaçlar karşılanır; hasar gören ekipmanlar onarılır veya değiştirilir. - Hasar tespitine dayalı kararlar hızlıca uygulanır; tehlikeli durumlar giderilene kadar gerekli güvenlik ve yıkım önlemleri sürdürülür. - Geçici barınma, yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlar karşılanır; geçici konutlar sağlanabilir veya kiralama/tedarik imkânları kullanılır; nakdi yardım da verilebilir. - Hasar gören bölgelerde yeni yapılaşma veya ikamet için sınırlamalar uygulanabilir; güvenli olmayan alanlarda inşaata ve ikamete izin verilmeyebilir; bu tedbirler gerektiğinde daraltılabilir veya kaldırılabilir. - Toplulukların bir kısmının veya tamamının başka yerlere taşınması gerekiyorsa, uygun planlar ve kararlar doğrultusunda yerleşim sağlanır. - Teknik çalışmalarla hasar ve riskler değerlendirilir; buna uygun olarak hasarsız görülen yerlerin veya zararların giderilmesine ilişkin uygulamalar yürütülür.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.

Kanun 488
1964-07-11

DAMGA VERGİSİ KANUNU

Damga vergisi, yazılı veya imza yerine geçen belgeler ile elektronik olarak oluşturulan ve ispatı/kanıtı amacıyla ibraz edilebilecek belgeleri kapsar. Belgelerin yabancı ülkelerle Türkiye’de düzenlenen ve Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilen kağıtları vergilendirme açısından dikkate alınır. Kağıtların mahiyeti, vergiyi belirler; belgenin hükmünü veren yazı üzerinden hangi vergi türünün uygulanacağına karar verilir. Bir belgenin üzerinde birden fazla akit veya işlem bulunması halinde her birinden ayrı vergi alınabilir; ancak bağlı olan asıl işlemin akdi üzerinden en yüksek vergi uygulanır; belirli durumlarda ek akitler için ayrıca vergi alınmaz veya sınırlı vergi doğabilir. Bir kağıtta birden çok imza bulunması vergiyi tekrarlatmaz; maktu vergiye tabi belgelerde imza adedine göre vergi hesaplanır; birden çok taraflı imza söz konusu ise paylar ayrı ödenir. Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlerde damga vergisini ödemek yükümlülüğü genelde taraflara düşer; bazı belgeler için hesapla ilgili özel sorumluluklar ve sınırlamalar uygulanabilir; resmi daireler kendi mecburiyetlerini yerine getirmezse cezai sonuçlar doğabilir. İstisna kapsamına giren belgeler damga vergisinden muaftır. Damga vergisi nispi veya maktu olarak alınır; nispi vergide belgenin niteliği ve içerdiği miktar dikkate alınır, maktu vergide ise belgenin mahiyeti esas alınır. Yabancı paraların Türk parasına çevrilmesiyle vergilendirme buna göre yapılır. Damga vergisinin ödenmesi için çeşitli ödeme yöntemleri bulunur; basılı damga ile ödeme de uygulanabilir; makbuz karşılığı, istihkattan kesinti ile ve belirli şartlarda peşin ödeme mümkündür; ödeme usulleri ve süreleri Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Birden fazla kişinin imzasını taşıyan belgelerde vergi ve sorumluluk, imzalayan tüm taraflarca muhtemelen paylaştırılabilir; ancak bu sorumluluk bazı durumlarda müteselsil olarak doğabilir. Noterler ve bazı kurumlar için damga vergisi bakımından özel mecburiyetler ve sınırlamalar vardır; bazı belgeler noterler tarafından tasdik edilmeden işleme konulamaz. İstihkaktan kesintiyle ödeme gibi özel ödeme uygulamaları da devrede olabilir; verginin hesaplanması ve beyanı için ilgili daireler tarafından belirlenen usuller uygulanır.

Kanun 7068
2018-03-08

GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

Bu Kanun, polis, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında görev yapan personel için disiplin işlemlerini, cezalarını, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturması usulünü ve ilgili diğer hususları düzenler. Kapsam ve uygulanabilirlik açısından - Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ile yükümlü erbaş/erler, bu düzenlemenin kapsamındadır. - Sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erler için kendi mevzuatları uygulanabilir. Disiplin cezalarının niteliği ve uygulanması - Disiplin cezaları çeşitlidir ve uygulanabilir; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma gibi yaptırımlar öne çıkar. - Aynı fiilden birden fazla disiplin cezası verilemez; ağır olan ceza uygulanır. - Geçmiş olumlu hizmet durumları, cezaların uygulanmasında hafifletici etki yaratabilir. Disiplin soruşturması ve adli süreçler arasındaki ilişki - Disiplin soruşturması, adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsız olarak yürütülebilir; adli süreç bu disiplin işlemlerini engellemez. Takdir hakkı ve kararların gerekçelendirilmesi - Disiplin cezalarını uygulayan yetkili amirler veya kurullar, takdir haklarını ölçülü ve adil biçimde kullanır; kararlar gerekçelendirilir. - Takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kararlar yalnızca sınırlı durumlarda reddedilebilir veya kaldırılabilir; genel kural, kararın gerekçeli olmasıdır. - Disiplin kararlarına itiraz halinde verilen kararlar, kararın gerekçelendirilmesi ve ölçülü değerlendirme ilkelerini gözetir. Disiplin fiillerinin niteliğine ilişkin örnekler - Disiplin fiilleri, hizmetin gerektirdiği davranış kurallarına aykırı tutumlar, emir ve görevlerin gereği gibi yerine getirilmemesi, zamanında gelmeme veya gereğince bildirimde bulunmama gibi davranışları kapsar. - Görev sırasında saygısızlık göstermek, emirleri uygulamamak veya amirlere karşı tutumlar gibi hususlar ceza nedenleri arasında yer alır. - Ekip içinde baskı, taciz veya görevlerle ilgili sorumlulukları yerine getirmeme gibi hususlar da cezai kapsama girer. Özlük dosyası ve sicil sonrası etkiler - Ceza türüne göre, cezaların özlük dosyasından silinmesi mümkün olabilir; bu süreçler belirli süreler sonunda gerçekleşebilir. - Belirli durumlarda geçmiş hizmetin olumlu olduğu durumlar, cezaların hafifletici etkisi olarak değerlendirilebilir. Süreç ve prosedürler - Disiplin kurulları ve disiplin amirleri, yapılan işlemler sırasında usul ve kurallara uygun hareket eder; takdir ve karar süreçlerinde şeffaf ve gerekçeli yaklaşım benimsenir.

CB Yönetmeliği 758
2019-02-14

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN, 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK ALIMLARA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu usul ve esaslar, İçişleri Bakanlığı ve bağlı kurumların yapacağı alımlarda güvenlik, gizlilik ve acil harekât ihtiyaçlarını önceliklendiren bir uygulama çerçevesi getirir ve bu alımlarda verimlilik ile rekabetçi yaklaşımları hedefler. Savunma, güvenlik ve istihbarat alanına ilişkin mal ve hizmet alımları ile bunların teminine ilişkin işlemler, ulusal menfaatin korunması ve güvenliğin sağlanması yönünde özel tedbirler ve öncelikler gerektirir. Projelerin ve alımların bütçe ve planlama açısından tutarlı olması zorunludur; ödeneği olmayan işler başlatılmaz. Mal, hizmet ve danışmanlık ile yapım işlerinin birlikte yürütülebileceği durumlarda esneklik tanınır; gerektiğinde ortak alımlar için protokoller kurulabilir. Alım süreçleri için bir alım komisyonu oluşturulur; kararlar çoğunlukla alınır ve kayıtlar yazılı olarak tutulur. Yaklaşık maliyet belirlenerek, bu yaklaşım hesaplar ve dokümanlarla açıklanır; bazı özel durumlarda gerekçelerle istisnalar uygulanabilir. Alım için gerekli belgeler ve yeterlik kriterleri ihale dokümanlarında belirtilir; gerektiğinde teminat veya taahhütname gibi belgelerle temin edilebilir. Şartnamelerin hazırlanması esas olup bazı durumlarda teknik şartname düzenlenmeden de alım yapılabilir; uluslararası standartlar veya tek kaynak temini gibi kolaylıklar da kullanılabilir. İlanlar zorunlu olup, ilan içeriğinde ihale usulü, şartlar, süreler ve geçici teminat gibi bilgilerin yer alması gerekir. Uygulanabilir ihale usulleri arasında açık ihale, belli istekliler arasında ihale, rekabetçi müzakere ve pazarlık yer alır; uygun hallerde doğrudan temin de uygulanabilir. Doğrudan temin, uluslararası anlaşmalar, dış temsilcilikler aracılığıyla veya özel kurum ve kuruluşlar üzerinden teknolojik veya güvenlik nedeniyle gerekli görüldüğünde ve belirlenen şartlar dahilinde kullanılabilir. Gizlilik ve güvenlik gerektiren işler için özel önlemler uygulanır ve bu alanlardaki alımlar için süreçler buna uygun olarak yürütülür.

Kanun 6191
2011-03-22

SÖZLEŞMELİ ERBAŞ VE ER KANUNU

Bu düzenlemenin pratik olarak amacı, ihtiyaç duyulan kritik görevler için sözleşmeli erbaş ve erlerin teminini, yetiştirilmesini, görevde yükseltilmesini ve hizmet şartlarının belirlenmesini sağlamaktır. - Sözleşmeli er adayları için temel nitelikler; vatandaşlık niteliği, ilgili öğrenim düzeyi, sağlık uygunluğu, kamu haklarını kullanma ehliyeti, güvenlik açısından uygunluk, fiziksel yeterlilik ve mülakat gibi şartlar aranır. - Askerî eğitime alınma süreci ön sözleşme ile başlar ve eğitim başarıyla tamamlandığında belirli süreli bir sözleşme yapılır; sonraki dönemlerde sözleşmelerin uzatılması imkânı vardır. - Sözleşmeli erler, belirli kadro görevlerinde çalışır; hizmetleri ilgili kurallar çerçevesinde yürütülür ve rütbe sistemi içinde konumlandırılır. - Görevde başarısızlık, sağlıkla ilgili kısıtlar, güvenlik veya disiplin açısından durumlar, yeterliliklerin kaybedilmesi gibi sebeplerle sözleşmenin feshi mümkündür. - Disiplin, sağlık ve uygunlukla ilgili gerekçeler, güvenlik soruşturmalarının olumsuz sonuçları ve diğer haklı nedenler sözleşmenin feshedilmesine yol açabilir. - Sözleşme süresinin bitiminden önce fesih taleplerinin, hizmet gerekleri ve uygunluk durumlarına göre değerlendirilmesi, gerektiğinde idari kararlarla uygulanabilir. - Güvenlik açısından değerlendirme süreçleri kritik öneme sahiptir; profesyonel veya kişisel yükümlülükler güvenlik açısından uygun görülmediğinde sözleşme sürdürülmeyebilir. - Sözleşmeliler ve adaylar, sigorta ve sağlık sigortası gibi sosyal güvenlik haklarından faydalanır; prim hesaplama ve benzeri sosyal haklar bu çerçevede düzenlenir. - İzin, kıyafet, barınma ve diğer özlük hakları da bu statüdeki çalışanlara sağlanır. - Yedeklik dönemi ve terhis süreçleri, ilgili uygulamalar çerçevesinde yürütülür ve gerektiğinde yedeklik hizmetine ilişkin hükümler uygulanır. - Seferberlik veya olağanüstü durumlarda ihtiyaç artarsa sözleşme süreleri uzatılabilir; bu düzenlemeler durumun devamlılığı ve personel ihtiyacının karşılanması amacıyla uygulanır. - Terör örgütleriyle iş birliği veya bunlara yardım etmek, kamu imkânlarını bu örgütleri desteklemek amacıyla kullanmak veya bu örgütlerin propagandasını yapmak gibi durumlar, sözleşmenin feshiyle sonuçlanabilir. - Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, sözleşmeli personelin güvenlik ve uygunluk yönlerinden elde ettiği haklar ile yükümlülükler netleşir ve mevcut hizmet akışının sürekliliği hedeflenir.