10 / 2.148 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 200915481
2009-10-07

4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA KARAR

Bu karar, bazı gümrük mevzuatı hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler; nihai kullanıma tabi eşyaların ithalinde vergi muafiyetleri veya indirimli vergilerin uygulanması süreçlerini ve buna ilişkin şartları açıklar, iznin nasıl alınacağı, süresi ve gerektiğinde değiştirilmesi veya iptali hususlarını belirler; iznin verilmesi halinde tarafların kayıt tutma, denetim ve teminat gibi yükümlülüklerini zorunlu kılar. Nihai kullanım izni için başvuru esaslarını, iznin geçerlilik süresini ve iznin gerektirdiği değişiklik durumlarındaki işlemleri; iznin devri ve teminat iadesiyle ilgili esasları düzenler; aynı zamanda taşıtlar, gemi ve hava araçlarının geçici ithalat veya serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartları ve bunların karşılanması için gerekli belgeleri belirler. Gemilerin ve hava taşıtlarının serbest dolaşıma girişine ilişkin özel şartlar ile özet beyan uygulamasına ilişkin istisnaları getirir; ayrıca bu uygulamaların denetimi ve cezai sonuçları için gerekli mekanizmaları öngörür. Kısacası, eşyaların nihai kullanım veya geçici ithalat kapsamında serbest dolaşıma girişi ile ilgili işlemlerin, denetim, teminat ve yaptırımlar dahil olmak üzere uygulanabilir kurallarını netleştirir.

Kanun 2521
1981-09-15

AVDA VE SPORDA KULLANILAN TÜFEKLER, NİŞAN TABANCALARI VE AV BIÇAKLARININ YAPIMI, ALIMI, SATIMI VE BULUNDURULMASINA DAİR KANUN

Bu kanun yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfekleri ile tabancaları ve av bıçaklarını kapsar ve bunların yapımı, alımı-satımı, bulundurulması ve taşınması üzerinde düzenleyici kurallar getirir. - Yivsiz av tüfekleri ve ilgili ekipmanları üretmek için kuruluş kurmak isteyenler için denetimli kurulum izni ve işletecek kişilerin teknik yeterlilik belgeleri istenir; güvenlik uygunluğu ve kapasite gibi şartlar sağlandığında izin verilir. - Üretim tesislerinin standarda uygunluğu denetlenir; üreticilerin strik olarak güvenlik ve kalite gerekliliklerini karşılaması beklenir; yüksek üretim kapasitesine sahip tesislerin kendi test tezgahlarını kurması zorunlu olabilir, daha küçük tesisler ise dış test hizmetlerinden yararlanabilir. - Üretim ve satış yapanlar, imal ettiği veya sattığı ürünlerin türünü, çapını ve seri numaralarını içeren listeler düzenlemek ve bu bilgileri ilgili yerlere bildirmek zorundadır. - Satış işlemlerinde satıcı için belirli bir belge, alıcı için ise ilgili makama başvuru belgeleri aranabilir; bazı türler için bu belgeler aranmaz. Alıcılar, satın aldıkları tüfeklerin türünü, marka ve seri numarasını gösteren belgelerle birlikte kayıt edilmelidir; satışlar için periyodik kayıtlar tutulur. - Tüfeklerin ve tabancaların el değiştirmesi durumunda yapılacak işlemler yönetmelikte belirlenir; sahiplik ve devriyle ilgili kurallar bulunduğu belirtilir. - Bu silahların izinsiz üretim, satım veya kamuoyuna reklamı suç sayılır ve buna ilişkin ciddi cezai yaptırımlar öngörülür; ayrıca bu tür işlemlerde bulunanlara ilişkin yaptırımlar uygulanır. - İzinsiz ya da kurallara aykırı olarak bu silahları imal eden, satan, taşıyan veya bulunduranlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanır; reklam veya tanıtımların yapılması yasaktır ve belirli kanıtlara dayanılarak idari yaptırımlar uygulanabilir. - Geçici ve ek geçici hükümlerle mevcut sahiplerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belirlenen süreler içinde yasal altyapıyı tamamlaması ve gerekli belgeleri edinmesi için süreçler öngörülür; bu süreçler tamamlanmazsa işlemler durdurulabilir veya mevcut durum özel hükümler kapsamında ele alınabilir. - Yönetmelikler, kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı kuralları belirlemek üzere ileride çıkarılacaktır; uygulama açısından hükümler ve prosedürler bu yönetmeliklerle netleşir.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

Kanun 3516
1989-01-21

ÖLÇÜLER VE AYAR KANUNU

Bu yasa ölçü ve ölçü aletlerinin Türkiye içinde doğru ayarlı ve uluslararası birimlere uygun olarak imal edilmesini, kullanılmasını ve güvenilirliğinin sağlanmasını amaçlar; böylece ticaret ve ekonomi açısından güvenilirlik temin edilir. Kapsamda hangi ölçü aletlerinin muayene edilip damgalanacağı ve hangi durumlarda istisnanın uygulanacağı belirlenir; bazı özel durumlar için muafiyetler öngörülebilir. Üretim ve tamir işlemlerinde ölçü aletleri için tasdikli imalat defteri tutma ve uygun tip/sistemlerin kullanılması gereklidir; ayrıca muayene ve damgalama ön koşulları tanımlanır. Ölçü aletleri için ilk muayene, periyodik muayene, ani muayene, şikayet muayenesi ve stok muayenesi gibi muayene türleri uygulanır ve uygun görülenler damgalanır veya belgeyle onaylanır. Uluslararası birimlerin evrak, etiket ve defterlerde kullanılması zorunludur; bazı ticari işlemler bu zorunluluk kapsamı dışında olabilir. Gümrük işlemleri kapsamında ithal ve ihraç ölçü aletlerinin muayene süreçleri düzenlenir. Damgalama uygun bulunan ölçü aletleri üzerine damga konulur; damgalanmaya uygun olmayanlar için damga yerine belge verilmesi tercih edilebilir; damga süreleri ve geçerliliğe ilişkin esaslar belirlenir. Uluslararası birimlere uygun olmayan veya uygun bulunmayan ölçü aletlerinin ticareti, alım satımı ve bulundurulması yasaktır; damgası kopmuş, bozulmuş veya süresi geçmiş aletlerin kullanımı ve satışına kısıtlamalar uygulanır; yetkisiz kişilerce muayene veya tamir yapılması da yasaktır. Yetkili olmayan kişilerce muayene veya tamir yapılması durumunda yaptırım uygulanır; ayrıca bu tür ayarlama ve muayenelerde uygun ücret tarifeleri üzerinde işlem yapılması kısıtlandırılır. Bu denetim ve uygulamalarla hedeflenen, ölçü aletlerinin güvenilirliğini korumak ve adil ticareti sağlamak için denetim mekanizmalarının işleyişidir. Belediyeler ölçü ve ayar memurluğu göreviyle bu denetimi destekler; etkin ve uyumlu çalışmayı sağlamak için gerekli koordinasyon ve idari yapılandırmalar düzenlenir. Muayene giderleri ve mali işlemler, belirli esaslara göre karşılanır ve denetim maliyetlerinin adil paylaşımı amaçlanır.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 155
1960-12-17

HARİTA VE PLANLARA AİT İŞARETLERİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Harita ve planlara ait amme hizmetine mahsus işaretleri izinsiz olarak yerinden çıkarmak, yerini değiştirmek veya tanınmaz hâle getirmek suçtur ve bu fiiller cezalandırılır. Bu fiiller işlendiğinde suçlular hakkında gerekli yaptırımlar uygulanır. Yerel idareler bu işaretlerin kontrolünü ve korunmasını sağlamakla yükümlüdür; suçlar hakkında takip başlatılması ve gerektiğinde ilgili birimlere bildirilmesi gerekir. Uygulama esasları, ilgili meslek odaları ve diğer kurumların görüşü alınarak ortak bir talimatnameyle belirlenir. Yasa yürürlüğe girdikten sonra uygulanmaya başlanır; bu süreçte bazı hükümler değiştirilmiştir.

Kanun 3284
1937-12-25

BAZI MADEN HURDALARININ DIŞARI ÇIKARILMASININ YASAK EDİLMESİ VE SATINALINMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa, belirli metal hurdaları ile bunların hurda hâllerinin ve kullanılamayacak biçimdeki aktüel malzemelerin ülke dışına çıkarılmasını yasaklar; iç piyasada satışı serbesttir. Kendi ihtiyaçlarından fazla olanlar için ilgili durumlarda askerî fabrikalara devredilmesi öngörülür. Hurdaların satın alınması için gerekli finansman veya ödenek yaratılır. Hurdalar, belirlenen şartlar ve fiyatlar üzerinden askerî fabrikalar için satın alınır; satış ve satın alma süreçleri, dış ve iç piyasa fiyatları dikkate alınarak yürütülür; nakil giderleri de göz önünde bulundurulur. Devlet demiryolları idaresi, hurdaların nakli sırasında belirli bir ücret alır. Yurt dışına çıkarmaya teşebbüs edenler veya çıkartanlar için idarî yaptırımlar uygulanır; el konulur ve kamuya geçirilecek şekilde tasarruf işlemi yapılır; el konulan hurdalar askerî fabrikalara teslim edilir.

Kanun 4473
1943-07-21

YANGIN, YERSARSINTISI, SEYLAP VEYA HEYELAN SEBEBİYLE MAHKEME VE ADLİYE DAİRELERİNDE ZİYAA UĞRAYAN DOSYALAR HAKKINDA YAPILACAK MUAMELELERE DAİR KANUN

- Yangın, deprem, sel veya heyelan nedeniyle mahkeme ve adliye dosyalarının zayi olması durumunda bu dosyaların yenilenmesi sağlanır; bu sayede hak kaybı veya işlemin aksamaması amaçlanır. - Yenileme talebi taraflardan biri veya ilgili davaya dahil olan kişiler, ihbar üzerine davaya iltihak etmiş olanlar, icra takibi yapanlar veya cezai işlerde müdahil olanlar tarafından yapılabilir. - Yenileme işlemleri genel olarak hukuk ve ticaret dosyaları için yetkili mahkeme tarafından incelenir; gerektiğinde ilgili yerde görevli büro veya mevcut mahkeme görevlendirilir. - Başvuru yazılı bir beyanname ile yapılır ve beyanname şu bilgileri içerir: talep edenlerin kimlikleri ve adresleri, davanın mevzuu, dosya numarası, sunulan vesikaların listesi ve niteliği, ortaya konulan deliller, önceki kararlar ve işlemler, hüküm verilmişse gerekçesi. - Beyanname sahibinin imzası hakimin veya büro azasının tasdikiyle onaylanır; eksikler tamamlanır; beyanname sahibine bedava vesika verilir. - Yenileme talepleri ilan edilir ve belirli bir süre içinde yapılır; sürenin aşılması durumunda genel hükümlere tabi davranılır. - Talebe ilişkin taraflara davetiye gönderilir; davetiyede davetin amacı özetçe yazılır ve belirlenen gün/saatte gelmesi bildirilir; gelmeyenlere ikinci davetiye ve gerekirse gıyabında işlem yapılabileceği ihtarı verilir; mazeret olmaksızın gelinmemesi halinde süreç tamamlanır. - Zayi olan dosyanın yenilenmesi için mahkeme veya büro gerekli tedbirleri alır. - Dava inceleme aşamasında ise afet tarihine kadar sunulan taslaklar ve ibraz edilen vesikalar istenir ve dosyaya eklenir; yenileme mahkemece yapıldıysa işlem genel hükümlere göre sürdürülür. - Delillerin ve imza işlemlerinin tespiti için inceleme yapılır; şahitler çağrılır; gerektiğinde zabıtlar tutulur; vesikaların güvenilirliği ve tevsiki için gerekli işlemler uygulanır. - Deliller zayi olsa dahi ileri sürülen iddialar uygun şekilde tartışılır ve gerektiğinde yeniden yazılan ilamla hüküm ortaya konulur; taraflar hükmün katileştiğini kabul ederse ilam buna göre düzenlenir. - Şahitlerin davetiyelerle çağrılması ve kimliklerini kanıtlayacak belgelerin teslimi sağlanır. - Keşif raporları veya taraf beyanları uyumluysa geçerli kabul edilir; uyumsuzluk halinde yeniden keşif veya ilgili güvenilir delillere başvurulur. - Afetten önce verilmiş kararlar nedeniyle haciz veya ihtiyati tedbirler varsa, yenileme süreci tamamlanana kadar bu tedbirler uygulanabilir; uzatma veya kaldırma kararına bağlı olarak değişebilir. - İcra ve iflas dosyalarında yenileme için ilgili kurumlar ve ilanlar aracılığıyla bilgi paylaşımı ve gerekli tedbirler kullanılır; bazı kararlar geçerli kalır. - Hacizli mal veya alacaklar söz konusu olduğunda borçlu talep ederse ilgili mahkemeden karar alınması için süre verilir; süre geçerse haciz kendiliğinden kalkabilir. - Nafaka kararları yenileme kapsamı dışındadır ve bu alanda ayrı hüküm uygulanır. - Yenileme sürecinde eski dosya ele geçtiğinde işlem, hükmün uygulanması açısından dosyanın içeriğine göre devam eder; eski dosya bulunduğu durumda hüküm buna göre infaz edilir. - Genel olarak, felaket nedeniyle zayi olan belgelerin yenilenmesi yoluyla mahkeme süreçlerinin işlerliğini korumak amaçlanır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 4373
1943-01-21

TAŞKIN SULARA VE SU BASKINLARINA KARŞI KORUNMA KANUNU

Bu kanunun uygulanmasıyla taşkın ve su baskınlarına uğrayabileceği kabul edilen bölgelerin sınırları belirlenip ilan edilir ve buna göre hareket planları yapılır. Bu bölgeler içinde su akışını engelleyen her türlü yapı, tesis, bitki örtüsü ve benzerleri, sahiplerine ödenebilecek tazminatlar karşılığında kaldırılır veya yıkılır; bazı durumlarda bu tazminatlar ödenmez. Kamuya ait alanlar ve bazı özel paylar için tazminat talepleri olmaksızın kaldırma işlemleri uygulanabilir; kıymet takdirine dayalı olarak bedellerin ödenmesi süreci bulunur. Kıyı ve setlerin dikili olduğu yerlerdeki basit engeller de tazminatsız olarak kaldırılabilir. Taşkın sahaları dışında kalan veya zararlı görülen alanlarda yer alan ark ve kanalların düzgünleşmesi için belirli süreler verilir; bu süreler sonunda eksik düzeltmelerde ilgili kurallar uygulanır. Taşkın tehlikesinin bulunduğu alanlarda izinsiz inşaat, tadilat veya fidan dikimi yapılması yasaktır; iznin alınması için teknik uygunluk raporu gereklidir. İzinsiz yapılan çalışmalar nedeniyle su akışını bozacak veya su seviyesinin yükselmesine yol açacak olanlar yıkılır veya kaldırılır ve bu masraflar sahiplerden karşılanır. Tehlikeli bölgelerde yaşayanlar ve köy halkı, suların yükselmesi veya taşkın tehlikesiyle karşılaşıldığında derhal ilgili birimlere haber verme ve uyarı yapma yükümlülüğüne sahiptir; bu yükümlülük sezonluk olarak halka ilan edilir. Tehlike durumu ciddi olduğunda, en seri biçimde yardım çağrısı yapılır ve komşu köyler de gerekli destek için muhtaç durum önceliği gözetilerek seferber edilir; yardıma katılanlar gerekli araç-gereçlerle tehlike yerine yönlendirilir. Kusursuz işleyen bir afet yönetimi için gerekli kayıtlar tutulur ve ilgili yerlere iletilir; ihtiyaç halinde diğer birimlerden yardım istenir ve sağlanan malzeme ve vasıtalar işin gereğine göre kullanılır. Tehlike bölgesine gelenlerin taşınması için ulaşım giderleri karşılanır; bu süreçte çalışanlara ücret verilmez, ancak temel besin temin edilir. Çalışanlar yaralandığında veya engellendiğinde tazminat ve destek sağlanır; hastanelerde tedavi ücretsizdir; özel hastanelerde tedavi giderleri devlet tarafından karşılanır. Taşkın haberleşme ve iletişim hatlarının hızlı ve ücretsiz kullanımı sağlanır ve acil bildirimlerin iletimi kolaylaştırılır. Bölgeler arası koordinasyon sağlanır; gerekli durumlarda araçlar ve personel güvenli bir şekilde sevk edilerek başa çıkmaya yönelik çabalar bir arada yürütülür. Bu uygulamaların parasal ve operasyonel giderleri kamu bütçesinden karşılanır. Birlikte yürütülen denetim ve ihmal durumlarında ilgili kamu görevlileri gerektiğinde sorumlulukla hareket eder.