10 / 4.297 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 501
2018-12-26

GENELLEŞTİRİLMİŞ TERCİHLER SİSTEMİ KAPSAMINDA TERCİHLİ REJİMDEN YARARLANACAK EŞYA İÇİN MENŞE BEYANI UYGULAMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 501)

Bu karar, Genellestirilmis Tercihler Sistemi kapsamında tercihli rejimden yararlanacak esyaların menşeinin kanıtlanmasına yönelik usul ve esasları belirler. Çıkar amacıyla ihracat yapan taraflar için menşe beyanı adı verilen bir belgeyle esyanın menşei gösterilmesi zorunlu hale gelir; bu beyan, uygun görülen belgelerden biriyle ihracatçı tarafından ya da ilgili durumda kayıtlı ihracatçıların kullanımıyla sunulur. Geçerli menşe beyanı için kullanılabilecek belgeler arasında belirlenen form ve ifadeler yer alır; bu belgeler, ihracatçının menşe bilgisini kanıtlamak üzere gümrükte kabul görür. İhracatçı için esas olan durum, menşe beyanını ihracatla birlikte ya da ihracatın kesinleşmesiyle baskın bir şekilde ibraz etmek ve bu beyana dayanarak uygun bir serbest dolaşımdan yararlanacak ürünün menşe bilgisini sunmaktır. Bir sevkiyatın birden çok parçaya bölünmesi durumunda ayrı ayrı menşe beyanı düzenlenebilir; bu beyannamelerin içeriği ve bağlı olduğu esaslar, sevkinin tüm kısımları için tutarlı şekilde uygulanır. İhracatçı, menşe beyanı düzenlerken ve sunarken belirli koşullara uymalı; beyanda yer alan bilgiler üzerinde ciddi hatalar veya sahtelik tespit edilirse tercihli rejimin uygulanması kısıtlanabilir veya reddedilebilir. İthalatçı, gümrük işlemlerinde beyan ettiği menşe bilgisini desteklemek amacıyla gerekli görülen durumlarda ek belgeler sunabilir; bununla birlikte küçük değerli veya ticari olmayan ürünler için bazı istisnalar uygulanabilir. Genellestirilmis Tercihler Sistemi kapsamındaki menşe beyanı, ürünün gerçek menşeiyle uyumlu olarak düzenlenir ve bu durum Avrupa Birliği, İsviçre, Norveç ve Türkiye arasındaki kümülasyon gibi durumları da kapsayacak şekilde uygulanır. Küçük paketler veya bireysel olarak yolcuların zati eşyaları gibi ticari olmayan durumlar için bazı istisnalar söz konusu olabilir; bu tür ürünlerde menşe beyanı zorunluluğu uygulanmaz. İhracatçı beyanının süresi ve geçerliliği ile ilgili uygulamalar, türev yükümlülükler ve gerektiğinde mübadele veya değişikliklerle ilgili düzenlemeler, uygulanabilir kurallara göre belirlenir. Genel olarak bu kararın amacı, esyaların tercihli rejimden doğru şekilde faydalanabilmesi için menşe ispatını açık ve uygulanabilir bir çerçeveyle sağlamaktır; buna paralel olarak, kümülasyon kurallarının ve gerekli belgelerin doğru kullanımıyla uluslararası tedarik zincirlerinde güvenilirlik ve şeffaflık artırılır.

KHK 483
1993-06-08

SİLAHLI ÇETE MENSUBU OLMAYIP HERHANGİ BİR NEDENLE ÇETE İÇİNDE BULUNANLARDAN SUÇ İŞLEMEYENLER HAKKINDA TAKİBAT YAPILMAYACAĞINA İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Pratik etki: Silahlı çete içinde bulunmasına rağmen çete mensubu sayılmayan ve herhangi bir suç işlediği tespit edilemeyenler, pişmanlık duyarak kendilerini teslim ettikleri takdirde takibat yapılmaz. Bu durum, böyle koşullara uyan kişilerin cezai kovuşturmadan muaf tutulması anlamına gelir. Ancak suç işlediği tespit edilenler veya asli çete üyeleri kapsam dışında kalır. Uygulama bu kişilere yöneliktir ve diğer durumlar için geçerli değildir.

CB Yönetmeliği 200813631
2008-05-24

İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ AJANSI ALIM-SATIM VE İHALE YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin satın alma süreçlerini standartlaştırır ve uygulanabilir kurallar getirir. Alım süreçleri çeşitli yöntemlerle yürütülür; doğrudan temin, pazarlık, teklif usulü ve rekabeti hedefleyen süreçler bu kapsamda kullanılır; bazı özel durumlarda hızlı hareket gerektiren imkanlar ortaya çıkabilir ve yine de sözleşme yapılması zorunluluğu bulunur. Her alım için kapsamlı bir onay/plan belgesi hazırlanır; bu belge hangi işi kapsadığı, uygulanacak yöntemi ve maliyet yönlerini netleştirir. İşlemlerin ilan yoluyla duyurulması ve şartnamelerin ile eklerinin açıkça belirtilmesi gerekir; teslimat koşulları ve gecikme cezaları da duyuruda yer alır. Teklifler, belirlenen kriterler çerçevesinde değerlendirilir; teknik uygunluk, kalite, teslim süresi, bakım ve garanti şartları ile maliyet gibi faktörler dikkate alınır ve en avantajlı teklif tercih edilir. Sözleşme, ihale kararına bağlı olarak düzenlenir ve taraflar tarafından imzalanır; şartnamelere uygunluk esas alınır ve gerektiğinde notere onay/tescil uygulanabilir. Geçici ve kesin teminatlar gibi güvence unsurları uygulanır; teminatlar kurala uygun şekilde iade edilir veya gelire dönüştürülür. Süreçler, bütçe uygunluğu, hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleriyle yürütülür; yazışmalar ve belgeler kayıt altına alınır ve denetlenebilir şekilde takip edilir. Kamu ihalelerine katılımı etkileyebilecek kısıtlamalar ve yasaklar uygulanabilir; uygun olmayan taraflar ihalelere katılamaz. Yüklenici veya müşteri tarafı, sözleşmede belirtilen yükümlülükleri yerine getirir; teslimatlar, ödemeler ve bakım hizmetleri sözleşme hükümlerine bağlı olarak gerçekleştirilir. Ajans, ihale süreci sonunda sözleşmeyi yapar, teslimatı sağlar ve gerekli feragat işlemlerini tamamlar; tüm süreçler belli bir kontrol ve denetim mekanizması çerçevesinde yürütülür.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 6098
2011-02-04

TÜRK BORÇLAR KANUNU

Sözleşme tarafların karşılıklı ve uygun iradelerini açıkça ya da örtülü olarak ifade etmesiyle kurulur; esaslı noktalar üzerinde anlaşılırsa diğer ayrıntılar üzerinde görüş ayrılığı olsa bile sözleşme geçerli sayılabilir. Bir teklif için süre belirlenirse kabul o süre içinde ulaşmazsa taraflar bağlılıktan kurtulur; süre belirlenmezse hazır olanlar arasındaki teklifler hemen kabul edilmiş sayılabilir, hazır olmayanlar arasındaysa kabulün ulaştığı anda taraflar bağımlı hale gelebilir. İstek üzerine ya da örtülü kabul durumlarında, reddedilmediği sürece sözleşme kurulmuş sayılabilir; ismarlanmış mal ise teklif olarak kabul edilmez. Öneriyle ilgili olarak, bağlayıcı olmayan bir öneri açıkça ifade edilmişse ya da işin özelliğinden bağlanma niyeti anlaşılırsa, öneri bağlamaz; fiyatlı mal sergilenmesi gibi durumlar da açıkça anlaşılmadıkça öneri sayılır. Genel işlem koşulları, tarafların çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak için önceden hazırladığı hükümler olabilir; bu hükümler yazılı olarak bildirilip kabul edilmediği sürece kapsam dışı sayılabilir veya yazılı olarak kabul edilen hükümler geçerli olur; ancak bu koşullarda taraflara ağır yükler yükleyen veya tek taraflı değişiklikler içeren hükümler dürüstlük ve adalet ilkeleriyle denetlenir. Sözleşmenin içeriği tarafların özgür iradesiyle belirlenir; emredici hükümler ve kamu düzenine aykırı olanlar geçersiz sayılır; sözleşmede aşırı yararlanma varsa zarar gören, edimlerin dengesinin sağlanmasını talep edebilir veya sözleşmeden cayabilir. Yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle yapılan sözleşmelerde durum değişebilir; esaslı yanılmada taraf bağlayıcı olmayabilir; dürüstlük kuralları gereği hatalı durumda zarar görenin hakları korunur; aldatma veya korkutmanın etkisiyle yapılan sözleşmelerde bağlayıcılık doğabilir veya zarar gören tazminat talep edebilir. Yetkili temsil, temsil edilen adına hareket eder ve sonuçlar doğrudan temsil olunanı bağlar; temsil yetkisi sınırlandırılabilir, ölüm veya iflas gibi durumlarda yetki sona erebilir; yetkisiz temsil söz konusuysa onayla bağlayıcılık doğabilir; onay yoksa zarar görme ihtimali ortaya çıkabilir. Zarardan sorumlu olan, zararı gidermekle yükümlüdür; zarar ve kusur ispatı zarar görene aittir; tazminatın kapsamı ve ödenme biçimi, durumun gereğine göre belirlenir ve gerektiğinde indirim yapılabilir. Ön sözleşme, ileride kurulacak sözleşmenin geçerliliğini içerir; ilerideki sözleşmenin biçimi ile ilgili esaslar bununla bağlıdır.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.

Kanun 5187
2004-06-26

BASIN KANUNU

Basın özgürlüğü korunur fakat toplumun yararı ve başkalarının hakları ile kamu güvenliği dikkate alınarak sınırlanabilir; bu sınırlandırmaların amacı sır değil güvenlik ve kamu düzenidir. Basın kartı ve kayıt sistemi uygulanır; basılı eserler ile internet haber sitelerinin kayıt edilmesi ve beyanname sunulması gerekir; beyanname, yayın adı ve türü gibi bilgilerle birlikte ilgili tarafların kimliklerini içerir ve denetimlere tabidir; internet siteleri için ek iletişim ve adres bilgileri gerektiğinde sağlanır. Her süreli yayında sorumlu müdür bulunması gerekir ve bu görevi üstlenen kişinin belirli nitelikleri taşıması beklenir; gerektiğinde müdür yardımcısı görevlendirilebilir. Süreli yayın sahipleri ve basımcılar beyanname ve kayıt yükümlülüklerinden sorumludur; tüzel kişilerde temsilci belirlenmesi gerekir ve bu temsilci görevinin gerektirdiği sorumluluklar yürürlükte kalır. Beyanname ve ekleriyle ilgili değişiklikler bildirilmeli; gerektiğinde eksik bilgiler tamamlanır; beyanname ile yayımlanan bilgiler, kamuya açık biçimde kaydedilir. Süreli ve süresiz yayınlar için sorumlu kişiler tarafından hukuki ve cezai sorumluluklar doğabilir; eser sahibi, yayın sahibi ve ilgili yetkililer birlikte sorumluluk taşıyabilir; sahiplik değişikliklerinde sorumluluk devralan taraflar da sorumlu olabilir. Düzeltme ve cevap hakkı tanınır; zarara uğrayan kişi, haberle ilgili düzeltme ve cevap talebinde bulunabilir ve belirtilen usullere göre yayımlanır; internet sitelerinde bu haklar daha hızlı ve doğrudan uygulanabilir biçimde sunulur. Haber kaynağının gösterilmesi ve diğer bilgi güvenliği yükümlülükleri bulunur; kaynak açıklama zorunluluğu ve ilgili kayıtların sağlanması güvence altına alınır. Niteliklere uygun gösterilmeyen zorunlu bilgiler için ağır yaptırımlar öngörülebilir; bu durum, haberin yayımını etkileyen sonuçlar doğurabilir. Durdurulan yayının usulsüz devam ettirilmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir; mahkeme kararlarına uyulmaması durumunda ek yaptırımlar devreye girebilir. Teslim ve muhafaza yükümlülüğüne uyulmaması durumunda önemli cezai sonuçlar doğabilir; basımcı ve ilgili sorumlu kişiler bu yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Düzeltme ve cevap kararlarının uygulanmaması halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir ve bu yükümlülükler sorumlu müdür ile bağlı oldukları yetkiliyi de kapsayabilir; ilgili kişiler müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir.

CB Yönetmeliği 200915169
2009-07-31

KAMU HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA UYULACAK USUL VE ESASLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Kamu hizmetlerinin ilk temas noktasında sonuçlandırılması ve mümkün olan en kısa sürede tamamlanması amaçlanır; başvurunun doğrudan hizmeti sunan birime iletilmesi ve ilk aşamada sonuçlandırılması öngörülür. - Hizmetler vatandaşın en yakın yerde sunulur; gerekirse geçici ya da sürekli büroların açılması imkanı bulunur. - Sunulan her hizmet için sorumlu birimler ve görevliler belirlenir; taşra teşkilatı bu birimleri ve görevlileri ilgili makama bildirir. - Basılı belgelerin elektronik ortama aktarılması ve veritabanlarının paylaşılması esas alınır; başvurular elektronik ortamda yapılabilir, sürecin izlenmesi ve sonucun iletilmesi elektronik olarak sağlanır. - Kamu hizmetleri ve mevzuata ilişkin bilgiler duyurulur; hizmet envanteri kurumsal internet sayfasında ve e-Devlet Kapısında güncel olarak yayımlanır. - Hizmet standartları oluşturulur; tablolarda hizmet adı, başvuruda istenen belgeler, tamamlanma süresi ve itiraz bilgilerinin yer alması sağlanır; bu bilgiler vatandaşlar tarafından görülebilecek panolarda, internet sayfasında ve e-Devlet’te duyurulur. - Özürlüler için erişilebilirlik tedbirleri alınır. - Başvuru sırasında istenecek bilgi ve belgeler beyan esasına dayalı olarak düzenlenir; zorunlu olmadıkça belgeler talep edilmez; daha önce kurum kayıtlarında bulunan bilgiler yenilenmeden talep edilmez; diğer idarelerin elektronik olarak paylaştığı bilgiler talep edilmez ancak erişimi kolaylaştıracak bilgiler istenebilir; adli sicil beyanı yerine beyan istenir; formlar internet üzerinden yayımlanır. - Gerçeğe aykırı belge veya beyanda bulunulması konusunda gerekli bilgilendirme ve işlemler yapılır; ödemelere ilişkin mali yükümlülükler başvuru sahiplerine net olarak bildirilir. - Kurum içi ve kurum dışı yazışmalar yazılı olarak yürütülür; talepler belirlenen süreler içinde karşılanır ve bu süreçler elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir. - Başvurular incelenir, eksiklikler giderilirse hemen tamamlanabilir; alındı belgesi verilebilir; sonuçlar belirtilen gerekçelerle ve varsa itiraz yolları ile birlikte bildirilir. - Kamu hizmet envanteri tablosunun doldurulması için gerekli alanlar belirlenir ve bu bilgiler doğru biçimde kayıt altına alınır; tablo, hizmetin adı, gerekli belgeler, mevzuat dayanağı, başvuru yeri, sorumlu birimler, paraf listesi ve süreler gibi unsurları kapsar. - İç ve dış yazışmalarda hangi birimlerin ne amaçla yazışma yapacağı, mevzuat dayanağı ve ilgili madde numaralarıyla belirtilir; süreçte koordinasyon ve bilgi akışı netleşir. - Hizmetlerin elektronik olarak sunulup sunulmadığı bilgisi ile birlikte internet adresi ya da sunulmuyor ifadesi belirtilir; hizmetlerin şeffaflığı ve hesap verebilirliği artırılır.

Kanun 1262
1928-05-26

İSPENÇİYARİ VE TIBBİ MÜSTAHZARLAR KANUNU

- Bu kanun kapsamındaki ispençiyari ve tıbbi müstahzarlar güvenlik ve kalite açısından sıkı denetim ve ruhsatlandırma kapsamındadır. - Üretim, ithal ve ticareti için ruhsat veya izne sahip olmak gerekir; yabancı ürünler için yerel temsilci bulundurulması zorunludur. - Üretim tesislerinde yetkili bir sorumlu müdür bulundurulması ve denetimlere açık olunması gerekir. - Müstahzarların formülü, kullanım amacı ve ambalajı ile etiketlenmesi; üretici ve ruhsat sahibine dair bilgiler Türkçe olarak açıkça yazılmalıdır. - Satış ve dağıtım kuralları, reçeteli ilaçlar ile reçetesiz satılanlar açısından ayrı ayrıntılarla belirlenmiştir; hangi durumlarda hangi kanalların kullanılacağı açıkça ifade edilmiştir. - Tanıtım ve reklamlar, tedavi vasıflarını yanlış veya fevkalade abartılı şekilde öne çıkarmaya yönelik caydırıcı kısıtlamalara tabidir; internet üzerinden reklamlar için ek denetim ve yaptırımlar uygulanabilir. - Ürünlerin yanlış tanıtımı, tıbbi vasıfları kötüye kullanan beyanlar veya izinsiz satış cezai yaptırımlara konu olabilir; reklam ve satış yolları titizlikle denetlenir. - Üretim ve ithal ürünlerinin kalitesinin denetlenmesi için numuneler alınır, analizler yapılır ve bu işlemlerin masrafları belirli tarafça karşılanır. - Formül, ambalaj veya tarifnamede yapılacak her türlü değişiklik için izin veya onay gereklidir; onaysız değişiklikler satışa engel oluşturarabilir. - Ruhsat sahibi veya üretici, miras yoluyla devralınsa dahi şartlar uygun değilse ruhsat geçersiz sayılabilir ve yeniden ruhsat alınması gerekir. - Özellikle insan sağlığına ilişkin bazı ürünler için ürün takibi ve tedarik zinciri üzerindeki hareketler izlenir; uygunsuzluk halinde idari yaptırımlar uygulanır.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.