10 / 4.420 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 2419
2020-04-18

HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (B) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK İHALELERE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu Usul ve Esaslar, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri için özel olarak belirlenen ihale süreçlerini kapsar ve güvenlik ile gizlilik gerekliliklerini ön planda tutar. - İhale usulleri olarak pazarlık yöntemi esas alınır; ilan yapılmaksızın davet edilen istekliler teklif verebilir; tekliflerin alınması ve değerlendirilmesi sonucunda en avantajlı teklif üzerinden sonuçlandırma yapılabilir ve gerektiğinde fiyat görüşmesi uygulanır. - Doğrudan temin, ilan yapılmadan yalnızca belirli hallerde ve yazılı gerekçeyle uygulanabilir; sadece tek kişiye özgü ihtiyaçlar, mevcut ürün veya hizmetlerle uyumun zorunlu olduğu durumlar ve taşınmaz alımı/kiralanması gibi haller buna dahildir; acil ihtiyaçlar için de yazılı gerekçeyle doğrudan temin yoluna başvurulabilir. - Alt yüklenici çalıştırılmasına ihtiyaç duyulduğunda izin verilebilir; yüklenici, onay için genel müdürlüğe başvurur ve alt yüklenicilerin yaptığı işlerden yüklenicinin sorumluluğu kalkmaz. - Ortak girişimler ihale süreçlerine katılım sağlayabilir; iş ortaklığı ya da konsorsiyum olarak teklif verilebilir; ihale süreci öncesinde noter tasdikli ilgili sözleşmeler istenebilir ve ortaklar arasındaki sorumluluklar belirlenir. - Tekliflerin hazırlanması ve sunulması için gerekli belgeler kapalı zarfla teslim edilir; teklifler imzalı ve yetkili kişilerce onaylı olarak sunulur; mal alımlarında alternatif teklifler de mümkün olabilir. - Tekliflerin geçerlilik süresi ihale dokümanında belirtilir; gerektiğinde uzatılabilir. - Geçici teminat alınır; teminat olarak kabul edilen mektuplar ve belgeler belirli kurallara göre uygulanır; ihalenin sonucunda kalan teminatlar iade edilir. - İhale dokümanı değişiklikleri davet sonrası genel olarak zorunlu olmadıkça yapılmaz; yapılması gerektiğinde tutanakla gerekçelendirilir ve zeyilname ile taraflara bildirilir; ek süre gerektiğinde teklife müdahale edilmeden bu süre verilir. - Ortak girişimlerin ihalede kalması durumunda noter tasdikli ortaklık veya konsorsiyum sözleşmeleri sunulur; ortaklar müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilir; koordinatör ortak aracılığıyla iş bölümü ve iletişim sağlanır. - İhaleyle ilgili kararlar öncesi ve sırasında, komisyon gerekli incelemeleri yapar, kararlar çoğunlukla alınır ve kararlar belgelerle kayda geçirilir. - İhalenin iptali, gerekçeli olarak ilan edilir; iptal halinde teklif verenlere bilgi verilir ve ihalenin iptal nedeni gözden geçirilip yeniden ihale açılabilir. Bu kapsamda güvenlik ve gizlilik temel ilke olarak korunur; süreçler, güvenli ve uyumlu tedarik sağlanmasına yöneliktir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Yönetmeliği 3933
2021-04-30

BORU HATLARI İLE PETROL TAŞIMA A.Ş. (BOTAŞ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN 4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNUN 3 ÜNCÜ MADDESİNİN (F) BENDİ KAPSAMINDA YAPILACAK HİZMET ALIMLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Bu usul ve esaslar BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından AR-GE hizmet alımlarında uygulanmak üzere belirlenmiştir. - Amaç ve kapsam: AR-GE odaklı hizmet alımlarını düzenler; projelerin BOTAŞ tarafından finanse edilmesi halinde elde edilen sonuçların kendisinin faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik olarak uygulanır; bu kapsamda araştırma ve geliştirme faaliyetleri, yeni süreçler ve uygulamaların tasarımı için yapılan hizmet alımlarını kapsar. - Temel ilkeler: Şeffaflık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik, kamu denetimi ve ihtiyaçların uygun şartlarda, zamanında karşılanması ile kaynakların verimli kullanılması hedeflenir; hizmet alımları bütünlükleri bozulmadan tek bir bütçe ve kapsam altında yürütülür; ödeneğin bulunmaması halinde ihaleye çıkılmaz. - İhale işlemleri ve dosya yönetimi: İhaleye ilişkin bir işlem dosyası tutulur; ihale kararları ve tutanaklar kayda geçirilir; işlemler şeffaf bir süreç içinde yürütülür. - Eşik değer ve maliyet: Hak ediş sınırları belirlenir ve yaklaşık maliyet hesapları yapılır; maliyet değerlendirme süreçleri dokümante edilir ve gerektiğinde güncel maliyetler üzerinden reevaluasyon yapılabilir. - Yeterlik ve katılım koşulları: Ekonomik, mali, mesleki ve teknik yeterlilikler için belgelendirme gereklidir; adaylar ilgili meslek odalarına kayıtlı olma ve teknik kapasite gibi kriterleri karşılamak zorundadır; belirli bir geçmişteki proje deneyimi ve kalite güvence belgeleri istenebilir. - Katılım dışı bırakılma kriterleri: İflas, tasfiye, vergi veya sosyal güvenlik prim borçları gibi mali mevzuata aykırılık, meslek ahlakına aykırı davranışlar gibi hallerde ihaleye katılım engellenebilir. - Ortak girişimler: İş ortaklığı veya konsorsiyum kurulabilir; ortaklar arasında sorumluluklar birlikte veya koordinatör üzerinden yürütülür; ihalenin kazanması halinde noter tasdikli ortak girişim sözleşmesi istenebilir. - Alt yükleniciler: Teklifi veren muhtemel alt yükleniciler önceden belirtilir ve onaylanabilir; ancak yüklenicinin sorumlulukları devre dışı bırakılmaz. - İhaleyi iptal etme: Gerekli hallerde ihalenin iptali yapılabilir ve katılımcılara bildirimde bulunulur; iptal nedeniyle teklifler reddedilir ve iade edilmezler. - İhale usulleri: Doğrudan temin veya ihale yoluyla alımlar gerçekleştirilebilir; belli istekliler arasında ihale veya pazarlık gibi yöntemler kullanılabilir; hangi yöntemin uygulanacağı ihalenin niteliğine göre belirlenir. - Belli istekliler arasında ihale: Ön yeterlik değerlendirmesi sonucunda davet edilen istekliler teklif verebilir; adaylara teklif hazırlama süresi tanınır ve ön yeterlik kriterleri karşılaştırılır. - Gerekli belgeler ve süreç: Değerlendirme aşamasında hangi belgelerin kullanılacağı ihale dokümanında belirtilir; değerlendirme sonuçlarına itiraz süreçleri ve kararlar kaydedilir. - İhale dokümanı ve teknik şartname: İşin teknik ve idari şartları ile proje tanımı, sözleşme taslağı ve diğer ilgili belgeler ihale dokümanında yer alır. - Proje ve proje yönetimi: Proje koordinatörü ve proje yürütme komitesi gibi yapıların görev ve sorumlulukları tanımlanır; proje doğrulaması ve sözleşme uyum kontrolleri yapılır. - Projelendirme ve kalite güvence: Üretim/imalat kapasitesi ile AR-GE faaliyetleri ve kalite güvence süreçleri için gerekli belgeler talep edilebilir; uygunluk için akredite kalite kontrol kuruluşlarının sertifikaları istenebilir. - Yasal ve etik uyum: İhaleye katılım ve yürütüm sırasında yasalara ve etik kurallara uyum gereklidir; yasa dışı fiil veya davranışlar tespit edildiğinde işlemler ayrıca hükümlere tabidir. - Direkt temin veya ihale uygulanabilirliği: İhtiyaca göre doğrudan temin veya ihale yöntemiyle alım yapılabilir; ihalenin tipo ve süreçleri uygun şekilde belirlenir.

Kanun 4686
2001-07-05

MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU

Bu yasa, yabancı unsuru taşıyan ve tahkimin Türkiye’de yer alması veya tarafların tahkim yolunu seçmesi halinde uluslararası nitelikteki uyuşmazlıkları tahkim yoluyla çözüme kavuşturmayı amaçlar; Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradesine tâbi olmayan uyuşmazlıklar ise kapsamın dışında kalır. Yabancılık unsuru şu göstergelerle ortaya çıkabilir: tarafların yerleşim yerleri veya işyerleri farklı devletlerde olması; yükümlülüklerin önemli bölümünün ifa edileceği yerin diğer bir devlette bulunması; ana sözleşmenin yabancı sermayeyi içerdiğini veya yurtdışından kredi/garanti sözleşmelerinin gerekli olduğunu gösteren durumlar; sözleşme veya hukuki ilişkinin bir ülkeden diğerine sermaye/mal geçişini içermesi. Tahkim anlaşması, taraflar arasındaki ilişkiden doğan tüm uyuşmazlıkların ya bazılarını ya da tümünü tahkim yoluyla çözmeyi amaçlayan yazılı bir anlaşmadır; bu anlaşma tarafların belirlediği hukuka uygun olabileceği gibi, taraflar tarafından başka bir hukuk seçilmemişse Türk hukukuna da uygun olabilir. Tahkim anlaşmasına karşı, asıl sözleşmenin geçerli olmadığı ya da tahkim anlaşmasının henüz doğmamış olan bir uyuşmazlığa ilişkin olduğu yönündeki itirazlar kabul edilmez. Bir uyuşmazlık mahkemede dava edilirse, karşı taraf tahkime itiraz edebilir; tahkim itirazı kabul edilirse dava mahkemenin usulüne uygun olarak reddedilir ve dosya ilgili hakem veya hakem kuruluna gönderilir. Tahkim öncesi veya sırasında taraflardan birinin talebiyle mahkeme ya da hakem kurulu ihtiyatî tedbir veya ihtiyatî haciz kararı verebilir; hakem kurulu, uygun güvence karşılığında bu tür kararları verebilir; bu kararların uygulanması için gerekli destek, gerektiğinde yetkili mahkeme tarafından sağlanabilir. Hakem sayısı tarafların kararlaştırmasına bağlıdır; aksi kararlaştırılmamışsa bir hakemli veya çok sayıda hakemli bir tahkim yoluna gidilir; hakemler bağımsız ve tarafsız olmalı; reddedilecek durumlar net olarak belirlenir ve reddin kararları kesinleşir; hakemlerin reddi durumunda tahkim sonlanabilir veya hakemler yeniden seçilir. Hakemler kendi yetkilerini ve tahkim sürecinin usulünü belirler; yetkilerini aşan konularda itirazlar en erken cevap dilekçesinde yapılır; yetkisizlik itirazı, tarafların kendi seçtikleri hakemleri ve usulleri etkilemez; yetkileri aşan bir itiraz ileri sürülmezse geçerli olmazsa, sonraki aşamada kabul edilebilir. Hakemler, taraflarca kararlaştırılan niteliklere sahip olmadıkları veya tarafsızlığı şüphe uyandıran koşullar bulunduğunu görürlerse reddedebilirler; taraflar hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştıralabilirler. Hakemler görevi kabul ettiğinde, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, görevlerini yerine getirmekten kaçınmaları halinde zarardan sorumlu tutulurlar; hakemler fiilen görevlerini hiç ya da zamanında yerine getiremediğinde görevi sona erebilir ve yeni bir hakem seçilir; tahkim süresi, hakemlerin değiştirilmesi nedeniyle durmaz. Hakemler yetkilerini kendi kararlarıyla belirler; hakem veya hakem kurulunun yetkisizliğine ilişkin itiraz en geç ilk cevap dilekçesinde yapılmalıdır; yetkili olduğuna karar verilirse tahkim sürer ve karar verilir; yetkisizlik itirazı ön sorun olarak incelenir ve karara bağlanır; yetkili olduğuna karar verilirse davaya devam edilir. Tahkim yargılamasında uygulanacak usuller taraflarca serbestçe kararlaştırılabilir; aksi belirtilmemişse kanun hükümleri uygulanır; taraflar eşit haklara sahiptir ve yabancı taraflar da temsil edilebilir; tahkim dilinin seçimi taraflarca belirlenebilir, aksi kararlaştırılmamışsa hakemler karar verir; dil ve çeviri için gerektiğinde belgeler sunulur. Tahkim yeri, taraflarca veya seçilen tahkim kurumu tarafından serbestçe belirlenir; anlaşma yoksa hakemler olayın özelliklerine göre yer belirler; gerektiğinde toplantı başka bir yerde yapılabilir. Dava dilekçesi ve cevap, taraflarca belirlenen süreler içinde hakem veya hakem kuruluna sunulur; taraflar delillerini ekleyebilir ve ileride sunacakları delillere yönelik yol gösterimi yapabilirler; taraflar uyuşmazlığı tahkim kapsamı içinde değiştirme veya genişletmede bulunabilir fakat kapsam dışına çıkacak şekilde değiştirme yapılamaz. Görev belgesi, hakemler ve taraflarca imzalanır ve tarafların iletişim adresleri, istemler, hakemlerin kimlikleri, tahkim deren yeri ve süresi gibi bilgiler içerir. Duruşma veya yazılı yargılama kararıyla karar verilir; taraf olma niteliğini kaybetme durumunda tahkim süreci ertelenir; bildirim yapılmaması durumunda belirli süre sonunda tahkim sona erebilir. Tahkim yoluyla çözülen uyuşmazlıklar için Türkçe veya tanınan başka bir devletin resmi dilinde yargılama yapılabilir; dil seçimi belirlenmezse hakemler karar verir; belgelerin çevirileri de gerektiğinde sunulur. Türkiye’deki taşınmazlar üzerindeki aynî hak uyuşmazlıkları bu düzenlemenin kapsamı dışındadır.

CB Kararı 6292
2022-10-25

BAZI ANLAŞMALARIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6292)

Bu karar,IPA-II kapsamındaki değişiklik protokollerinin uygulanmasını ve öncesi yardım aracı kapsamındaki operasyonel uygulamanın sürdürülmesini sağlar. Taraflar arasındaki bazı protokollerin yürürlüğe girmesi için gerekli çerçeve ve mekanizmaların tesis edilmesini amaçlar. Yatırımların korunması ve güvence altına alınması yönündeki hükümlerinin uygulanabilir hale getirilmesiyle yatırım süreçlerinin hukuki güvenceye kavuşması hedeflenir. KKTC’de eğitim-araştırma yerleşkelerinin kurulmasına ilişkin anlaşmanın uygulanabilirliği ve sürdürülmesi güvence altına alınır. Bu şekilde, farklı ülkelerle yürütülen ikili anlaşmaların pratik anlamda uygulanması ve denetiminin kolaylaştırılması amaçlanır.

Kanun 6325
2012-06-22

HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU

Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.

Kanun 7223
2020-03-12

ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU

Ürünlerin güvenli ve teknik düzenlemelere uygun olması zorunludur; bu, piyasaya arz edilmesi hedeflenen veya piyasada bulunan tüm ürünleri kapsar ve güvenli olmayan ürünler piyasaya sunulamaz veya bulundurulamaz. İktisadi işletmeciler olarak imalatçı, ithalatçı, dağıtıcı ve yetkili temsilci bu kapsamda sorumludur; uygunluk beyanı, gerekli belgeler ve uygunluk işaretinin sağlanması, ürün üzerinde görülebilir bilgi ve talimatların Türkçe olarak sunulması gereklidir. Üretici, tasarım veya imalat değişiklikleri sonrasında da uygunluğu sürdürmekle yükümlüdür ve teknik dosyalar ile belgelendirme süreçlerini yürütmek ya da yaptırmak zorundadır; ayrıca ürünün seri üretim boyunca uygun olduğunu takip eder. Risk taşıyan ürünlerde acil önlemler alınır, yetkili kuruluşa bildirilir ve gerektiğinde ürünün piyasadan çekilmesi veya geri çağırılması gibi düzeltici işlemler uygulanır. Dağıtıcılar, ürünü piyasaya sunmadan önce uygunluk ve etiket bilgilerini doğrular, riskli durumlarda üretici veya ithalatçı ile yetkili kuruluşa hızlıca bilgi verir. İthalatçılar, ürünün uygunluk işaretlerini ve gerekli belgeleri teyit eder, riskli durumda ürünü piyasaya sürmez ve ilgili tarafları bilgilendirir. Yetkili temsilciler, üreticinin yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar, belgelerin uzun süre saklanması ve gerektiğinde sunulması gibi görevleri yürütür. Piyasa gözetimi ve denetimi yoluyla uygunsuzluklar tespit edilir; gerekli durumda düzeltici önlemler uygulanır ve ürünler geri çağırılır veya piyasadan çekilir. Teknik düzenlemeler kamu yararını gözeterek hazırlanır; engellilerin erişebilirliği için önlemler alınır ve AB mevzuatıyla uyum konusunda koordinasyon sağlanır. Ürünler yalnızca uygunluk açısından kabul görürse piyasaya arz edilir; uygunsuzluk halinde zararın tazmini ve ilgili sorumluluklar belirli kurallara göre yürütülür.

Kanun 5070
2004-01-23

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

- Güvenli elektronik imza, imza sahibine bağlı olan ve imzalanan verinin kimlik doğrulama ile bütünlüğünü sağlayan bir imzadır ve elle atılan imza ile aynı hukuki sonuç doğurur. - Güvenli elektronik imza oluşturma ve doğrulama araçları, imza verilerinin gizliliğini ve bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlanmalı; veriler üçüncü kişiler tarafından elde edilememeli ve sahteciliğe karşı korunmalıdır. - Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları, sertifikalar ve imzalarla ilgili hizmetleri güvenilir şekilde sunmalı; sertifikaların taklit ve tahrif edilmesini önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdır. - Nitelikli elektronik sertifikalar, imza sahibinin kimliğini güvenilir biçimde tespit eden bilgilerle ve imza doğrulama verisiyle bağ kuran içeriklerle birlikte bulunmalı; sertifikada kullanım şartları ve sınırlamalar belirtilmelidir. - Sertifika sağlayıcılarının yükümlülükleri arasında kimlik doğrulama, ilgili bilgileri resmi belgelere dayandırarak güvenilirlik sağlama, sertifika iletileri ve kayıtları güvenli şekilde tutma ve gizliliği koruma yer alır; iptal ve devri gibi süreçleri yönetme gerekir. - Nitelikli sertifikaların iptali, talep veya bilgilerdeki hatalar ya da fiil ehliyetinin sınırlanması gibi durumlarda derhal gerçekleşir ve iptalin kayda geçmesini güvenli biçimde sağlanır; faaliyetten çekilme durumunda devretme süreci uygulanabilir. - Kişisel verilerin korunması esastır; sertifika talep edenin bilgilerinin amacı dışında kullanılmaması ve üçüncü taraflara izinsiz paylaşılmaması gerekir. - Sertifika sağlayıcıları, kanun ihlallerinden doğan zararlardan sorumlu olabilirler; kusursuzluk ispat edilse bile tazminat sorumluluğu sınırlı değildir; ayrıca sertifika mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerekir. - Yabancı sertifikalar, kabul ve tanınma durumuna göre Türkiye’de kullanılabilir ve doğacak zararlardan Türkiye’deki sağlayıcı da sorumlu olabilir. - Denetimler gerektiğinde yapılır; defter, kayıt ve altyapı dahil tüm işlemler denetlenebilir. - Elektronik imza oluşturma verilerinin izinsiz kullanımı suçtur ve buna ilişkin ihlaller cezalandırılır; sahte sertifika oluşturma veya kullanma fiilleri de cezai yaptırımlara tabidir. - Elektronik mühür, diğer elektronik verilerle ilişkili olarak doğrulama amacıyla kullanılan bir araçtır ve sahibinin bilgilerini güvenilir biçimde doğrulamak için kullanılır.

Kanun 4628
2001-03-03

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNUN TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, enerji piyasalarını düzenlemek ve denetlemek için gerekli yetki ve yapısal çerçeveyi kurar ve uygulamaya koyar. - Piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilere lisans verme, lisans şartlarını belirleme, sözleşmeleri düzenleme ve bu sözleşmeleri denetleme yetkisi sağlar. - Serbest olmayan tüketiciler için uygulanacak fiyatlandırma esaslarını belirler, her yıl için limitleri ayarlayabilir ve enflasyon nedeniyle gerekirse uyarlama formüllerini uygular. - Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik hizmeti sunulmasına yönelik gerekli düzenlemeleri yapar. - Üretim, iletim ve dağıtım tesisleri ile otoprodüktör ve otoprodüktör gruplarının güvenlik standartlarını tespit eder ve bunların uygulanmasını sağlar. - Piyasanın gelişimine uygun yeni ticaret yöntemleri ve satış kanalları için gerekli altyapıyı geliştirir ve uygulanmasını sağlar. - Model anlaşmalar geliştirmek ve ticari sırlar dahil gizli bilgilerin korunmasına yönelik usul ve esasları belirlemek gibi kamu yararıyla ilgili konularda düzenlemeler yapar. - Piyasa katılımcılarının eşitlik ve şeffaflık standartlarına uyumunu denetler ve gerekli tedbirleri alır. - Talep tahminleri, üretim kapasite projeksiyonu ve yatırım planlarının onaylanması gibi planlama ve mali karar süreçlerinde karar alır ve bu planların uygulanmasını denetler. - Lisans sahipleriyle yapılan tarife ve diğer anlaşmalara ilişkin uygunluk ihlallerinde yaptırımlar uygulama yetkisine ve lisans iptaline sahiptir. - Kamu yararı, çevresel etkiler ve güvenlik hedefleri doğrultusunda gerekli tedbirleri alır ve bu konularda kamu kurumlarıyla koordineli çalışır. - Piyasa rekabetini güçlendirmek amacıyla ilişkili standartlar ve kurallar belirler, bu standartların uygulanmasını sağlar ve gerektiğinde kısıtlamalar getirir. - Yıllık raporlar, piyasa gelişimiyle ilgili raporlar ve benzeri belgeler hazırlayarak ilgili mercilere sunar. - Uluslararası mevzuat ve uygulamaları izler, gerekli gördüğünde ilgili düzenlemeleri yapar ve Bakanlığa sunar. - Doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarıyla ilgili ek görevleri de devralır ve bu alanlarda planlama, tarifeler, lisanslar, denetimler ve uyuşmazlık çözümü gibi konuları yönetir.