10 / 440 sonuç gösteriliyor

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

CB Yönetmeliği 20135216
2013-08-31

4734 SAYILI KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN MAL ALIMLARINDA UYGULANACAK FİYAT FARKINA İLİŞKİN ESASLAR

Bu esaslar, idareler ile yükleniciler arasındaki mal alımlarında fiyat farkının hesaplanması ve uygulanmasına ilişkin yol gösterir ve uygulanabilirliği için ihale dokümanında açık bir düzenleme gerektirir. Sözleşme imzalandıktan sonra fiyat farkı hesaplama esaslarında değişiklik yapılamaz. Fiyat farkı, mal kaleminin teslim edilen miktarı veya götürülen toplam bedel üzerinden hesaplanır; hesaplanan fark ek ödeme olarak ödenir veya sözleşmeden kesinti yapılır; bu işlem sözleşme bedelini değiştirmez. Hangi referanslar kullanılarak fiyat farkı hesaplanacağı ve hangi dönem değerlerinin esas alınacağı belirlenir; teslim tarihi ve teslimatla ilgili gerçekler ile buna bağlı olarak mevcut endeks veya fiyatlar dikkate alınır; erken teslim durumunda teslim edildiği andaki değerler esas alınır; cezalı teslim sürelerinde ise belirlenen kural çerçevesinde hesaplama yapılır. Fiyat farkı hesaplanmasında yabancı para birimiyle yapılan ödemeler veya kur farkı uygulamaları bu esaslar dışında tutulur; ayrıca ücret, vergi ve sigorta artışları fiyat farkı olarak ayrıca kabul edilmez. Avans kullanılan mal alımları için avans ödeme tutarı düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden fiyat farkı hesaplanır; avansın tamamı düşülemiyorsa bu durum dikkate alınır. Elektrik alımlarında uygulanacak olan fiyat farkı için belirlenen sınırları aşan bölüm ödeme kapsamında yer almaz; bu, elektrik için özel bir kuraldır. Petrol ürünleri, LPG, LNG, doğal gaz ve ilaç gibi belirli mal gruplarında fiyat farkı hesaplamasında ilgili mevzuatta betimlenen özel referanslar (örneğin EPDK tarafından ilan edilen fiyatlar veya Sağlık Bakanlığı depocu fiyatı) kullanılır. Çerçeve anlaşma kapsamındaki güncellemeler için teklifteki geçerlilik ve güncelleme katsayılarıyla ilgili düzenlemeler uygulanır; münferit sözleşme aşamasında da benzer esaslar ölçüsünde hesaplama yapılır. Geçiş hükümleri kapsamında önceki duyuru veya ihalelerde mevcut olan fiyat farkı esasları yürürlükte sayılır; yeni esaslar ancak yürürlüğe girdikten sonra başlayan ihalelerde uygulanır. Bu esaslar kapsamında maliyet artışlarının hangi durumlarda fiyat farkı olarak ödenip ödenmeyeceği ve hangi yöntemlerle hesaplanacağına ilişkin net esaslar belirlenir; bu kapsamlı hesaplama ve uygulama için ihale dokümanında bu esaslara atıf yapılması gerekir.

CB Kararı 8914391
1989-08-11

TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARAR

Bu karar, Türk parasının değerinin korunmasına yönelik olarak döviz, dövizle ödeme belgeleri, kıymetli madenler, taşlar ve eşyalarla ilgili işlemlerin kapsamını, usullerini ve sınırlamalarını belirler. Türk parası ile ödeme ve ticaret işlemlerinin ithal ve ihracına ilişkin esasları ve bu işlemlerde kullanılan para biriminin hareketlerine ilişkin düzenlemeleri kapsar. Döviz ve kambiyo işlemleri belirli kurumlarca yürütülür ve bu işlemler için bildirim, raporlama ve izleme yükümlülükleri öngörülür; büyük ve sıkı denetim gerektiren işlemler için gerekli güvenlik tedbirleri uygulanır. Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların ithal ve ihracına ilişkin rejimler belirlenir; standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ithal ve ihracına ilişkin beyan, teslim şartı ve raporlama kuralları uygulanır. Döviz ve kıymetli madene dayalı türev ürünler dahil işlemler, yetkili lisanslı kurumlar tarafından gerçekleştirilebilir ve bu işlemler için özel düzenlemeler ile denetim mekanizmaları öngörülür. Darphane üretimiyle ilgili ürünler ve kıymetli madenlere ilişkin üretim ve teslim süreçlerine ilişkin çerçeve belirlenir. Bu düzenlemeler kapsamında bilgi paylaşımı, denetim ve uyum yükümlülükleri uygulanır ve hatalı işlemlerde gerekli bildirimler yapılır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 4735
2002-01-22

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNU

Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümler konulamaz ve ek sözleşme düzenlenemez; taraflar eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Uygulamada mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin tip sözleşmeler esas alınır; bazı sözleşme türleri uygulama için belirlenir ve idarenin uygun görüşüyle istekliler sözleşme hazırlayabilir. Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar ayrıntılı biçimde belirlenir; işin adı ve niteliği, tarafların bilgileri, bedel ve süre, ödeme şartları, avans ve diğer ödeme koşulları, garanti ve teminatlar, sigorta, işçilik ve güvenlik konuları, fesih şartları, cezai hükümler ve anlaşmazlık çözümü gibi konular açıkça yer alır. Fiyat farkı ödenebilmesi için esaslar belirlenir; ancak sözleşme imzalandıktan sonra bu esaslarda değişiklik yapılamaz. İş ve işyeri sigortalanması yükümlülüğü, yüklenicinin işin niteliğine göre sigorta yaptırmasını gerektirir; sigorta, oluşabilecek doğal afetler ve güvenlik risklerini kapsayacak şekilde düzenlenir ve geçici kabulden kesin kabule kadar süreci kapsar. Mücbir sebepler halinde süre uzatımı ve fesih gibi durumlar tanınır; bunların uygulanması için yüklenicinin bildirimi ve belgelerle dayanıklılık şartları vardır. Denetim, muayene ve kabul işlemleri belirli kurallar çerçevesinde yürütülür; teslim edilmemiş mal veya iş üzerinde muayene ve kabul yapılamaz; gerektiğinde aşamalı denetimler uygulanabilir ve kısmi kabul mümkün olabilir. Kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesi, taahhütlerin yerine getirilmesi ve ilgili şartların sağlanması halinde gerçekleşir; borçlar ve kesintiler sözleşme uygulanırken teminatlardan mahsup edilebilir. İade edilmeyen teminatlar ile süreye bağlı durumlarda teminatlarla ilgili hükümler uygulanır ve şartlar dolduğunda iade edilmez ise işlem görür. Sözleşmede değişiklikler, sözleşmenin devri ve feshi belirli sınırlamalarla yapılabilir; değişikliğin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşmesi esastır; devrin yazılı izne bağlı olması ve belirli kurallar içinde yürütülmesi gerekir. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti gibi hallerde uygulanacak hükümler, ortak girişimler için özel düzenlemeler ve pilot/koordinatör ortak kavramı ile devam ya da tasfiye seçeneklerini kapsar; diğer ortaklar yüklenici sorumluluklarını üstlenebilir. Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi halinde yüklenici taahhütlerini yerine getirmediği veya yasağa ilişkin fiil/ davranışlar tespit edildiği gerekçesiyle fesih uygulanabilir ve teminatlar gelir kaydedilir; tasfiye süreci başlar. Yasak fiil veya davranış tespit edildiğinde, fesih ve teminat uygulaması yapılır; ancak bazı durumlarda yükleniciye taahhüdünü tamamlaması için süre verilir ve bu durumda cezai işlem uygulanabilir.

CB Kararı 5203
2022-02-24

4735 SAYILI KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNUN GEÇİCİ 5 İNCİ MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN ESASLAR (KARAR SAYISI: 5203)

Bu karar kamu ihale sözleşmelerinde ek fiyat farkı hesaplama ve uygulama usullerini belirler; ayrıca sözleşmelerin devriyle süre uzatımı ve fiyat farkı ödemelerinin nasıl ele alınacağını düzenler. Kapsam olarak mevcut ve devam eden mal, hizmet ve yapım işlerini kapsar; Toplu Konut İdaresi Başkanlığına ilişkin sözleşmeler için ise belirli durumlarda sözleşmelerin devri ve süre uzatımıyla birlikte fiyat farkı ödemelerinin nasıl hesaplanacağına dair esaslar getirir. Fiyat farkı hesaplama yapım işlerinde, hizmet alımlarında ve mal alımlarında ayrı ayrı düzenlenir; bazı durumlarda fiyat farkı hesaplanmaz veya ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunmadığı takdirde ek fiyat farkı hesaplanabilir. Hesaplama kapsamında endeksler ve girdiler kullanılarak bir dizi göstergeyle ödemelerin nasıl belirleneceği ortaya konulur; hesaplama, ihale dokümanında belirtilen esaslara ve mevcut sözleşme bedeli ile ilerleme/gerçekleşen iş miktarlarına dayalı olarak uygulanır. Yüklenicinin ek fiyat farkı talebini yürürlüğe girdikten sonra belirlenen sürede yazılı olarak başvurması zorunludur; ek fiyat farkı hesaplanması sonucunda negatif çıkarsa hakedişten düşülmez ve mevcut sözleşme hükümlerin uygulanması devam eder. Bazı mal alımları için teslim süresi veya ürün türüne bağlı olarak ek fiyat farkı hesaplanmayabilir; bazı hizmetler için ek fiyat farkı hesaplanması kapsam dışında tutulabilir. Enerji ve akaryakıt girdileri için özel endeksler ve katsayılar kullanılır; diğer girdiler için Genel Fiyat Farkına İlişkin Esasların esasları uygulanır. Bu düzenleme mevcut sözleşmelere uygulanır ve sözleşme dokümanındaki hükümlerin uygulanmasını değiştirmez; ek fiyat farkı hesaplaması, ilgili hükümlerin ve hesaplama esaslarının birlikte uygulanmasıyla yürütülür.

Kanun 6824
2017-03-08

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu kanun, bazı tarımsal kredi alacaklarının ve belirli elektrik alacaklarının yeniden yapılandırılmasına imkan tanır; borçlulara kredi borçlarını toplu olarak veya taksitle ödeme imkanı sunulur. - Yeniden yapılandırmada borç asıl tutarı ve fer’i alacaklar için hesaplama yöntemleri belirlenir; borçluya basit faiz esasına göre ödeme planı uygulanır ve borçlunun tercihine göre toplu ödeme veya taksitli ödeme seçenekleri tanınır. - Taksitlendirme durumunda yapılandırmaya konu tutarlar için ek taksit faizi uygulanır; toplu ödeme yapılması halinde bazı faiz veya ilave yükümlülükler uygulanmaz. - Başvuruda bulunan borçlular için mevcut dava ve icra işlemleri durdurulabilir veya gerekli hallerde sona erdirilebilir; dava ve icra giderleriyle ilgili bazı durumlar borçlunun lehine sonuçlanabilir. - Taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde belirli süre içinde ödeme yapıldığı takdirde yapılandırma korunabilir; aksi halde yapılandırma iptal edilip borç tamamı muaccel hale gelebilir. - Uygulama kapsamında borçlulara, ödenmesi gereken tutarlarda Yİ-ÜFE gibi enflasyon endeksine göre hesaplanan tutarlara göre indirimler veya özel ödeme planları uygulanabilir; bu planlar doğrultusunda taksit sayıları ve ödeme süreleri belirlenir. - Belirli elektrik alacakları için, ödenmesi gereken tutarlarda peşin veya taksitli ödeme seçenekleri sunulur ve uygun görülen durumda fer’i alacaklardan vazgeçilebilir; ödemeler bölgeler ve ürün hasat dönemleri dikkate alınarak planlanabilir. - Başvuru sürecinde borçluların, borçlarını yapılandırma kapsamına almak için gerekli beyanı ve iradeyi ilgili taraflara iletmeleri; ayrıca açılmış olan davalardan vazgeçmeleri gerekebilir. - Yapılandırma kapsamında elde edilen faydaların devamı için borçluların ödeme planına uygun hareket etmesi; planın ihlali halinde yapılandırma iptal olur ve borç tamamı talep edilebilir. - Bu yapılandırma çerçevesinde bazı giderler veya masraflar için ödeme yükümlülükleri doğabilir ve ilgili kamu kurumlarının gerekli düzenlemeleri yapması öngörülebilir.

Kanun 6802
1956-07-23

GİDER VERGİLERİ KANUNU

Banka ve sigorta muameleleri vergisi, bankalar ve sigorta şirketleri ile bunların işlemleri karşılığında elde ettikleri gelirler üzerinden uygulanır; sigorta aracılarındaki verginin mükellefi ise sigorta şirketleridir. Verginin konusuna giren tutarlar ve gelirler, komisyon ve benzeri adlarla alınan ödemeler dahil olmak üzere çeşitli para kazanma biçimlerini kapsar. İstisnalar arasında ülkedeki ve ülkeler arasındaki işlemler, devletlerce bazı menkul kıymetler için tanınan vergiden muafiyetler, varlık kiralama şirketlerinin gelirleri ve belirli kredilere ilişkin işlemler gibi birçok farklı durumu kapsayan kapsamlar bulunur. Ayrıca bazı özel işlemler için vergi istisnaları ve muafiyetler uygulanabilir. Banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahı, bu işlemler karşılığında elde edilen paralar ve ilgili gelirlerdir; kambiyo işlemlerinin tutarı da matraha dahil edilir; sigorta işlemleri için prim tutarı vergilendirme matrahını oluşturur; vergiden indirilmeyen giderler bulunur. İptal edilen sigorta muamelelerine ilişkin vergiler ve iptalin gerçekleştiği dönemde iade edilen ücretler/komisyonlar için vergiler iade dönemi içinde indirilebilir. Vergi oranları ve uygulanma şekilleri değişebilir; bazı işlemler için ayrı oranlar söz konusu olabilir. Konaklama vergisi, otel ve benzeri konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bunlarla birlikte sunulan yiyecek, içecek ve diğer hizmetleri kapsar; konaklama vergisi, konaklama hizmeti sunan işletmeler tarafından uygulanır; verginin konusuna giren hizmetlerin karşılığında alınan bedel veya değerler toplamı matraha dahildir ve Katma Değer Vergisi matrahına dahil değildir. Faturalarda bu vergi ayrıca gösterilir ve hiç bir indirim uygulanmaz. Öğrenci yurtları ve karşılıklı anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ile diplomatik temsilcilikler bu vergiden muaftır. Vergi beyannamesi ve ödemesi belirlenen vergilendirme dönemlerinde yapılır. Özel iletişim vergisi ve şans oyunları vergisi bölümü, mobil ve diğer iletişim hizmetleri ile bazı ilgili hizmetleri kapsayan vergileri içerir; oranlar ve kapsamlar değişebilir.

Kanun 6111
2011-02-25

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa bazı kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasını ve tahsilat süreçlerinde esneklik sağlamayı amaçlar. Uygulamada maliye ve gümrük dairelerince takip edilen amme alacakları ile belediyelerin ve büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon alacakları kapsama alınır. Ödeme hesaplama ve cezalar açısından etkiler: Ödenecek tutar, endeksler üzerinden hesaplanan yeni tutar olarak belirlenir ve bu tutara göre ödemeler yapılır. Eski faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine endeksli hesaplanan tutarın esas alınması söz konusudur. Bazı durumda cezaların ve bunlara bağlı gecikme zamlarının tamamı ya da bir kısmı, ödenecek tutar tamamen ödendiği şartıyla silinir veya hafifletilir. Kesinleşmiş alacaklar için: Ödenmesi gereken tutar endeksli olarak hesaplanır ve tamamen ödenmesi halinde cezaların, faizlerin ve bağlı fer’i alacakların bir kısmı ya da tamamı için indirim veya kaldırma imkanı doğar. Kesinleşmemiş veya dava aşamasında olan alacaklar için: Tahakkuklarda en son hesaplanan tutar esas alınır ve yapılandırma uygulanır. Bu süreçte borçluların dava açmama, açılmış davalardan vazgeçme ve kanun yollarına başvurmama şartı aranır. İlk taksitler ve ödeme süreleri açısından etkiler: İlk taksit süreleri uzatılır ve bazı ödemeler için süreler esneklik kazanır. Dava ve itiraz süreçleri açısından etkiler: İtiraz veya temyiz aşamasında olan tutarlar için de yapılandırma uygulanabilir; hesaplamalarda son aşamadaki tutar esas alınır. Bu süreçlerde borçluların dava açmama, açılmış davalardan vazgeçme ve kanun yollarına başvurmama koşulları bulunur. Genel olarak; belirli kamu alacaklarının ödenmesi için endeksli hesaplama yöntemine geçiş, cezaların ve faizlerin hafifletilmesi ya da silinmesi imkanı ve ödeme kolaylıkları getirilir; tahsilat hızını artıracak uygulamalar öne çıkar.

Kanun 5228
2004-07-31

BAZI KANUNLARDA VE 178 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

- Kanun, araç muayene hizmetlerinin nasıl yürütüleceğini ve denetleneceğini düzenler; muayene istasyonları yetkili gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilir ve bu yetki alt işleticilere devredilebilir; işletme belgesi Ulaştırma Bakanlığı tarafından verilir. - Muayene ücretleri araç türlerine göre belirlenir ve yıllık olarak yeniden değerlemeyle ayarlanır; belirli durumlarda ödemede gecikme olduğu takdirde ek ücret ve cezalar uygulanabilir; ödemelerin zamanında yapılmaması durumunda Hazine payı toplanır ve ilgili vergi dairesine bildirimle ödenir. - Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler ile alt işleticiler tarafından elde edilen muayene hasılatının belirli oranlarda Hazine payına dönüşmesi amaçlanır; bu payın ödenmesi için belirli süreler ve bildirim yükümlülükleri getirilir; süresinde ödenmeyen tutarlar ilgili kurumlarca tahsil edilir ve eksik bildirim durumunda cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Muayene istasyonlarının yönetmeliklere uygunluğu denetlenir; uygunluk sağlanmadığı takdirde para cezası uygulanır ve belirli durumlarda işletme belgesinin iptali söz konusu olabilir. - Özelleştirme kapsamında araç muayene istasyonları için değerleme işlemlerinde belirli bir hesaplama yönteminin kullanılması öngörülür. - Ceza ödemeleriyle ilgili uygulamalarda gecikme faizi ve ödeme koşulları düzenlenir; cezaların belirli usullere göre tahsil edilmesi güvence altına alınır. - Geçici hükümlerle bazı kurumlar için vergi muafiyetleri, tecil imkanları ve ödemelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler getirilir; bu kapsamda önceki uygulamalara ilişkin bazı talepler için özel düzenlemeler öngörülür. - Kanunun yürürlüğe girmesiyle mevcut mevzuatta kapsamlı değişiklikler yapılır ve farklı alanlardaki uygulamalar bu çerçevede yeniden düzenlenir.