10 / 413 sonuç gösteriliyor

Kanun 5838
2009-02-28

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, vergi, resim, harç ve ilgili uygulamaları geniş ölçüde güncelleyerek mevcut mevzuatı yeni bir çerçeveye taşımayı amaçlar; pek çok farklı alanda hükümlerin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlar. Motorlu taşıtlar açısından önemli etkiler ortaya çıkar: belirli şartlar altında trafik tescil kaydı silinen taşıtlar üzerinden doğan motorlu taşıt vergisi, gecikme zamları, faizi ve cezaları terkin edilebilir; bazı işlemler karşılığında vergi muafiyetleri uygulanabilir; noterden yapılan satış veya kamu kurumlarından alınan taşıtlarla ilgili tescil süreçleri tamamlandığında yükümlülükler yeniden belirlenebilir; tescil kaydı silinen taşıtların elde ettiği kazançlar ve işlemler vergi, resim ve harçtan muaf sayılabilir; bu kapsamda katma değer vergisi uygulamaları bazı durumlarda uygulanmaz. Ayrıca geçmişteki bazı kayıtlar ve ödemelerle ilgili olarak durumlar netleşir ve uygulama usulleri belirlenir; ileride taşıtların bulunması halinde yeniden tescil ve vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu değişiklikler, vergi uyumunu kolaylaştırmayı ve uygulamadaki belirsizlikleri azaltmayı hedeflerken, bazı yükümlülüklerin iade veya terkinine ilişkin istisnai düzenlemeleri de içerir. Ayrıca değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş ve yürütme süreçleri ile ilgili düzenlemeler getirilir. Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, bazı hükümlerin uygulanışında değişiklikler veya iptaller doğuracak etkiler vardır.

Kanun 6103
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin geçiş kuralları netleşir; eski haklar korunur ve kazanılmış haklar güvence altına alınır. - Eski hukuka ait işlemler ve olaylar için hangi yasa uygulanacağı, olayın niteliğine göre belirlenir; yeni hükümler, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. - Eski hukuk altında olması gereken haklar, hak kazanılmış ise korunur; bazı durumlarda eski haklar saklı kalır. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler önceki hukuka tabidir; diğer konular yeni kanuna göre yürütülür. - Yollamalarla ilgili eski referanslar, yeni düzenlemelere uyacak şekilde yeniden yorumlanır. - Deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalar için yetkili merci ve görevler yeniden düzenlenir; ilgili davaların devri sağlanır. - Bileşik faiz konusunda mevcut sözleşmelerdeki düzenlemeler değiştirilir; değişiklik tamamlanana kadar bileşik faize ilişkin uygulama sınırlanabilir; gerektiğinde borçludan talep edilebilir. - Ticari işletmenin merkezi, Türkiye içindeki veya dışında bulunan bir işin Türkiye’de şube olarak tescili ve merkezi yurt dışına taşınması gibi hususlar, tarafların beyanı ve gerekli belgelerle yürütülür; özel düzenlemeler yönetmeliklerle belirlenir. - Şube kaydı için gerekli bilgiler ve belgeler, kayıt dairesine beyan edilir; taşıyıcı hükümler, düzenlemeler ve uygulanma şekli ileride çıkarılacak yönetmeliklerle netleşir. - Sermaye artırımı ve esas sözleşme değişiklikleri için uyum süreci uygulanır; uyum sağlanmazsa yeni kanuna göre genel kurul kararları ve uygulanış şekli devreye girer. - Tek pay sahibi anonim şirketler ve tek ortaklı limited şirketler için bildirim ve tescil ile ilan yükümlülükleri belirlenir; bu yükümlülükler zamanında yerine getirilmezse sonuç doğurur. - Yönetim kurulundaki mevzuat değişiklikleri ve görevlerin sürekliliği konusunda mevcut yöneticiler görevlerini sürdürür; belirli durumlarda tüzel kişi temsilcisiyle ilgili düzenlemeler gerekir. - Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarına ilişkin uyum zorunluluğu doğar; aksi halde eski genel hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. - Özel denetçinin mevcut görevi, raporu tamamlayıncaya kadar yürütülür; bu durumda denetçi istediği takdirde görevinden ayrılabilir. - Oy hakları ve nama yazılı payların devri konusundaki sınırlamalar önceki hükümler çerçevesinde uygulanmaya devam eder. Genel olarak, bu düzenleme şirketler ve ticari işletmeler için geçiş süreçlerini belirler, uyum gerekliliklerini ortaya koyar, eski hakların korunmasını ve yeni hükümlerin uygulanmasını sağlar.

Kanun 4735
2002-01-22

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNU

Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümler konulamaz ve ek sözleşme düzenlenemez; taraflar eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Uygulamada mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin tip sözleşmeler esas alınır; bazı sözleşme türleri uygulama için belirlenir ve idarenin uygun görüşüyle istekliler sözleşme hazırlayabilir. Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar ayrıntılı biçimde belirlenir; işin adı ve niteliği, tarafların bilgileri, bedel ve süre, ödeme şartları, avans ve diğer ödeme koşulları, garanti ve teminatlar, sigorta, işçilik ve güvenlik konuları, fesih şartları, cezai hükümler ve anlaşmazlık çözümü gibi konular açıkça yer alır. Fiyat farkı ödenebilmesi için esaslar belirlenir; ancak sözleşme imzalandıktan sonra bu esaslarda değişiklik yapılamaz. İş ve işyeri sigortalanması yükümlülüğü, yüklenicinin işin niteliğine göre sigorta yaptırmasını gerektirir; sigorta, oluşabilecek doğal afetler ve güvenlik risklerini kapsayacak şekilde düzenlenir ve geçici kabulden kesin kabule kadar süreci kapsar. Mücbir sebepler halinde süre uzatımı ve fesih gibi durumlar tanınır; bunların uygulanması için yüklenicinin bildirimi ve belgelerle dayanıklılık şartları vardır. Denetim, muayene ve kabul işlemleri belirli kurallar çerçevesinde yürütülür; teslim edilmemiş mal veya iş üzerinde muayene ve kabul yapılamaz; gerektiğinde aşamalı denetimler uygulanabilir ve kısmi kabul mümkün olabilir. Kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesi, taahhütlerin yerine getirilmesi ve ilgili şartların sağlanması halinde gerçekleşir; borçlar ve kesintiler sözleşme uygulanırken teminatlardan mahsup edilebilir. İade edilmeyen teminatlar ile süreye bağlı durumlarda teminatlarla ilgili hükümler uygulanır ve şartlar dolduğunda iade edilmez ise işlem görür. Sözleşmede değişiklikler, sözleşmenin devri ve feshi belirli sınırlamalarla yapılabilir; değişikliğin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşmesi esastır; devrin yazılı izne bağlı olması ve belirli kurallar içinde yürütülmesi gerekir. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti gibi hallerde uygulanacak hükümler, ortak girişimler için özel düzenlemeler ve pilot/koordinatör ortak kavramı ile devam ya da tasfiye seçeneklerini kapsar; diğer ortaklar yüklenici sorumluluklarını üstlenebilir. Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi halinde yüklenici taahhütlerini yerine getirmediği veya yasağa ilişkin fiil/ davranışlar tespit edildiği gerekçesiyle fesih uygulanabilir ve teminatlar gelir kaydedilir; tasfiye süreci başlar. Yasak fiil veya davranış tespit edildiğinde, fesih ve teminat uygulaması yapılır; ancak bazı durumlarda yükleniciye taahhüdünü tamamlaması için süre verilir ve bu durumda cezai işlem uygulanabilir.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

CB Kararı 1835
2019-12-15

HUBUBAT VE BAKLİYAT İTHALATINDA TARİFE KONTENJANI UYGULANMASI HAKKINDA KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1835)

Bu karar hububat ve bakliyat ithalatında tarife kontenjanı uygulanmasına ilişkin hükümlerde değişiklik yapar. Değişiklikte belirli ürünler için tarife kontenjanına ilişkin miktar yeniden belirlenmiştir. Bu düzenleme ithalata konu ürünlerin tarife kontenjanı kapsamında uygulanabilirliğini ve miktarını etkiler. Böylece mevcut tarife kontenjanı uygulamasının kapsamı ve uygulanış şekli güncellenmiş olur.

CB Kararı 5742
2022-06-24

İTHALAT REJİMİ KARARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 5742)

Bu karar ithalat rejiminde değişiklik yapmaktadır. Ekli tablolarda bazı bölümlere ilişkin gümrük vergisi uygulamasına yönelik düzenlemeler değiştirilmiştir ve bazı ürün grupları için bu vergilerin uygulanmasıyla ilgili dipnotlar yeniden belirlenmiştir. Ayrıca bazı ürünlere ilişkin tarife tabloları ve ilgili açıklamalar güncellenmiştir. Bu değişiklikler ithal maliyetlerini ve tedarik zinciri maliyetlerini etkileyebilir; etkilerin sektörlere göre farklılaşması muhtemeldir. İşletmeler maliyet ve fiyatlandırma stratejilerini yeniden değerlendirerek ithalat planlarını ve tedarik kaynaklarını buna göre uyumlandırabilirler.

CB Kararı 11147
2026-04-03

İTHALAT REJİMİ KARARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 11147)

Bu karar ithalat rejiminde değişiklik yaparak belirli ürün gruplarına uygulanacak gümrük vergisi oranlarını güncellemiştir. Güncellemeler, hangi ürünlerin hangi ülkelerden ithal edildiğine göre farklı vergi oranlarının uygulanmasını öngörmektedir. Sonuç olarak bazı ürünlerin ithalatta ödenecek vergisi değişmiştir; bazı ülkeler için uygulanacak oranlar farklılaşmıştır. Uygulama kararın yürürlüğe girmesiyle başlar.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 10604
2025-11-21

30/5/1985 TARİHLİ VE 3212 SAYILI KANUN KAPSAMINDA 2025 YILINDA ANLAŞMA AKDEDİLMEKSİZİN VERİLEBİLECEK MAL VEYA HİZMETLERİN PARASAL LİMİTİ İLE CİNSİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN KARARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 10604)

Bu karar, anlasma akdedilmeksizin verilebilecek mal ve hizmetlerin parasal sınırı ve kapsamını değiştirmiştir. Sonuç olarak, sözleşme yapılmadan yürütülebilecek işlemlerin değeri daha yüksek tutarlarla gerçekleştirilebilir hale gelmiştir.

Kanun 6217
2011-04-14

YARGI HİZMETLERİNİN HIZLANDIRILMASI AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu yasa yargı hizmetlerinin hızlandırılmasını amaçlar ve bazı mevcut kanunlarda kapsamlı değişiklikler getirir. Yüksek yargı organlarına yeni kadrolar ihdas edilerek bu organlarda personel kapasitesi artırılır ve karar süreçlerinin hızlandırılması hedeflenir. İlgili mevzuatlar yüksek yargı organlarının işleyişiyle uyumlaştırılır ve yargı süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılır. İşyeri kiralamalarıyla ilgili olarak kiracı tüzel kişileri için bazı eski hükümler uygulanmaz hale getirilir; taraflar sözleşme serbestisiyle hareket eder ve mevcut sözleşme hükümlerine göre düzenleme yapılır. Kira sözleşmelerinin yenilenmesinde maliyet artışlarının hesaplanmasına ilişkin uygulamalarda endeks esaslı değişimlere yer verilen bir çerçeve öngörülebilir. Özelleştirme kapsamındaki bazı şirketlerle ilgili olarak Sayıştay denetim hükümlerinin uygulanması geçici olarak kaldırılır veya sınırlı olarak uygulanır. Geçici hükümlerle bazı alanlarda mevzuat uyumunun sağlanması ve uygulanabilirliğin netleştirilmesi amaçlanır; yürürlüğe giriş ve uygulanmasına ilişkin koşullara ilişkin düzenlemeler getirilir. Genel olarak, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mevcut uygulamaların sadeleştirilmesi ve taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin daha hızlı çözüme kavuşturulması hedeflenir.