10 / 1.701 sonuç gösteriliyor

Kanun 4925
2003-07-19

KARAYOLU TAŞIMA KANUNU

Karayolu taşımacılığına ilişkin bu düzenleme, yolcu ve eşya taşıma ile ilgili hizmetleri kapsar ve hizmetlerin düzenli, güvenli, çevreye duyarlı ve rekabetçi bir yapıda yürütülmesini amaçlar. Taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapabilmek için yetki belgesi almak gerekir; bu belge, meslekî saygınlık, mali yeterlilik ve meslekî yeterlilik gibi koşulları içerir. Taşımacılar, taşıma hizmetlerini kendi nam ve hesabına yükümlendiği şekilde yürütmek zorundadır; güvenli taşıma, uygun taşıt ve nitelikli personel temini ile yasal ve teknik şartlara uyum büyük önem taşır. Taşımacılar, yolculuğun güvenliği ve konforu için gerekli tedbirleri almak zorundadır; beklenmedik gecikmelerde alternatif güzergâhlar kullanabilme veya yolcuyu uygun bir noktaya yönlendirme yükümlülüğü vardır; bu tür durumlarda yolcu ve eşya hakları saklıdır ve ek ücret talep edilemez. Göndereni, eşyanın türü, miktarı ve diğer önemli bilgileri tam ve doğru biçimde taşıma tarafına bildirmek zorundadır; yanlış bildirimlerden doğacak sorumluluk gönderene aittir. Acenteler ve taşıma işleri komisyoncuları, yaptıkları faaliyetlerden taşıyıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumludur; nakliyat ambarı ve kargo işletmecileri ise eşyayı teslim alma anından teslim edilene kadar olan süreçte güvenlik, düzen ve çevre koruma kurallarına uymaktan sorumludur. Taşıma yasağı, yetki belgesi sahibi olmayanların kendi nam ve hesabına taşıma yapmasını engeller; yolcu taşımacılığında komisyonculuk yapılamaz; işlem yapanlar, müşterinin hesabına taşıma yapmalıdır. Ücret ve zaman tarifeleri, yetki belgesine sahiplerce hazırlanır ve Bakanlığa bildirilir; tarifeler görülebilir yerlerde bulundurulur; rekabeti bozucu veya aşırı ücret uygulamalarında müdahale edilebilir; zaman tarifeleri onaylıdır ve uygulanır. Uluslararası taşımalar için belirlenen kapsam ve yetki gereklidir; taşıtlar yabancı plakalı olabilir ancak bazı hallerde özel izin veya yetki gerekir; yabancı plakalı araçlar Türkiye içinde iki nokta arasında tamamlama taşımacılığı yapamaz. Sınır geçişlerinde geçiş ücretleri uygulanır; köprü, tünel, otoyol ücretleri bu geçiş ücretlerine dahil değildir. Taşımacılar, sürücülerin ceza puanı durumunu belirli periyotlarda kontrol ettirir ve yüksek ceza puanlı sürücüler için gerekli eğitim ve iç denetim tedbirlerini alır. Gönderenler, eşyayı varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri konusunda doğru bilgi vermekle yükümlüdür; yanlış bilgi durumunda sorumluluk gönderene aittir. Uluslararası taşımaların uygulanması, taraf olunan uluslararası anlaşmalar ve yetki belgesi gereklilikleriyle yönetilir; yabancı plakalı taşıtlar için sınırlar ve taşıma yetkileri belirlenir. Taşımacılık faaliyetiyle ilgili gereklilikler, güvenlik, çevre koruma, düzen ve kamu yararı çerçevesinde denetlenir ve uygulanır.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.

CB Yönetmeliği 20046801
2004-02-25

KAMU KURUM VE KURULUŞLARI PERSONEL SERVİS HİZMET YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmeliğin uygulanmasının pratik etkileri şunlardır: - Kamu kurum ve kuruluşları, personel servis hizmeti kurmak veya işletmek için izne başvurmalı ve verilen izni düzenli olarak yeniletmelidir. - Hizmet, öncelikle belediyelerin toplu taşıma araçları ve bu araçları kullanan gerçek/tüzel kişiler ile belediyelerin belirlediği ücret tarifelerine uygun olarak yürütülmelidir; belediyelerin yeterli olmadığı durumlarda ilgili birimlerden alınacak yazılı gerekçeye dayanılarak talep karşılanabilir. - Servis ihdası için güzergah, hangi yerleşim yerleri arasında hizmet verileceği, yararlanacak personel sayısı, zaman tarifesi ve kullanılacak araç sayısı gibi bilgiler başvuruda belirtilmelidir. - Taşımacılar, taşıyacakları araçların ruhsat ve kapasite belgelerini sunmalı; sözleşme süreci izne bağlanmalı ve hizmetin birkaç taraf tarafından yürütülebilmesi durumunda ortak girişim gibi yapılar kabul edilebilir. - Ücretlendirme, ilgili meslek odalarının tarifeleri doğrultusunda belirlenir ve ödemelerin nasıl yapılacağı hakkında bilgiler tespit edilir. - Taşımacılar, yolcuların güvenliğini, araç içi düzeni ve yolcuların rahatsız edici içeriklerden korunmasını sağlamakla yükümlüdür; güzergah izin belgelerinin dışına çıkılmamalı ve belediye ile trafik komisyonlarının kararlarına uyulmalıdır. - Taşımacılar ve sürücüler, araçlarının güvenlik ve bakım yönünden gerekli şartlara uygun olmasını temin etmeli; taşıt üzerinde gerekli güvenlik ekipmanları ve emniyet kemerleri bulunmalıdır; periyodik muayene ve bakımlar düzenli olarak yapılmalıdır. - Sürücü ve yardımcıların sabıka kaydı, gerekli sürücü belgesi ve kamu güvenliğine ilişkin uygunluk gibi şartları taşıması gerekir; olumsuz durumlar durumunda işleyiş engellenebilir. - Servis araçları için zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırılmalı; sigortası olmayan araçlarla personel taşımacılığı yapılmamalıdır. - Denetimler, ilgili kurumlarca yürütülür ve kurallara aykırı durumlar tespit edildiğinde gerekli yaptırımlar uygulanabilir; ayrıca ihlaller ilgili valilikler veya belediyelere bildirilir. - Servis araçlarından yararlanacak personelin kimlik kartı taşıması ve gerektiğinde gösterebilmesi gerekir; acil durumlar için ek kullanım hakları tanımlanabilir. - Taşıtın teknik uygunluk belgeleri ve güvenlik şartları sağlanmalı; araç içi güvenlik, yolcu taşıma kapasitesi ve diğer teknik gereklilikler kontrollü olarak sağlanır. - Kamu kurumları, servis hizmetlerindeki aksaklıkları ve kural dışı hareketleri tespit ederek uygun yaptırımları uygular; ilgili meslek odalarına bildirimde bulunulur. - Yolcu taşıyan servislerin acil durumlarda (yangın, afet, eğitim vb.) kullanımı sözleşmede belirtilen ücret karşılığında mümkün olabilir.

Kanun 2918
1983-10-18

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU

Bu metin karayollarında trafik güvenliğini sağlamak ve trafik akışını düzenlemek amacıyla kavramsal bir çerçeve sunar. Trafik kullanıcıları, yol türleri, taşıt sınıfları ve bu araçların hak ve yükümlülüklerini tanımlayarak uygulamada karşılaşılacak temel terim ve sorumlulukları netleştirir. Sürücü, işletten ve araç sahibine ilişkin tanımlar, sorumluluk atamalarını ve hesap verebilirliği kolaylaştırır. Yaya, hayvan, araç ve yol kullanıcılarının güvenliğini hedefleyen geçiş hakları ve trafik öncelikleriyle ilgili ilkeler belirlenir. Trafik işaretleri, yol işaretlemeleri ve kavşak düzenlemeleri gibi altyapı unsurlarının uygulanmasına ilişkin çerçeve oluşturulur; bu da sürüş güvenliğini artırır ve denetimi kolaylaştırır. Kanun, güvenli yol kullanımını desteklemek amacıyla kurullar ve koordinasyon mekanizmaları kurar; bu yapılar, trafik güvenliğini iyileştirmek için öneriler geliştirmek ve uygulamadaki aksaklıkları tespit etmekle görevlidir. Ayrıca karayolları üzerinde uygulanacak kurallarla park, duraklama, geçiş, yük taşıma kapasitesi gibi pratik konularda standartlar belirlenir ve uygulanabilirlik açısından referans sağlar.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 5233
2004-07-27

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişiler ile mirasçılarına zararlarını sulh yoluyla karşılanma imkanı sağlar. Kapsama giren zararlar; mal varlığına verilen zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve zararın ortaya çıkardığı çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararları içerir; bazı zararlar ise kapsam dışı olarak belirlenir. Kapsam dışı sayılanlar arasında devletçe başka yollarla karşılananlar, mahkeme kararlarıyla veya resmi işlemlerle ödenenler, terör dışı nedenlerle ortaya çıkan zararlar ve kişinin kendi kusuru veya kasıtlı fiilleri nedeniyle meydana gelen zararlar bulunabilir. Başvurular, zarar gören veya mirasçıları tarafından olayın öğrenilmesini izleyen süre içinde yapılır; zararlar bir komisyon tarafından incelenir ve zararın varlığı belirlenir. Komisyon, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, bilirkişi ve uzmanlardan yararlanabilir ve sulhname tasarısını hazırlar. Taraflar sulhnameyi kabul ederse zarar sulh yoluyla karşılanır; kabul edilmezse uyuşmazlık tutanağı düzenlenir ve yargı yoluna başvurma hakkı saklı tutulur. Karşılanan zararlar ayni olarak veya nakdi olarak ödenebilir; mümkün olduğunda ayni ifade öncelik taşır ve kalan kısım nakdi olarak ödenir; ödemeler kamu kaynağı üzerinden gerçekleştirilir. Ödemeyle ilgili giderler ve avukat/bilirkişi ücretleri belirli esaslar dahilinde karşılanır ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir. Süreçte yönetmelikler ve denetimler uygulanır; sulh yoluyla çözülemeyen durumlarda tarafların yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.

CB Yönetmeliği 9014
2024-10-10

TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının raporlanması süreçlerini standartlaştırır ve taşınır yönetimini şeffaf ve izlenebilir kılar. Üretim tesislerinde kullanılan malzemeler için özel mevzuatın uygulanacağı, bazı üretim girdilerinin bu yönetmeliğin kapsamı dışında kaldığı belirtilir. Taşınırların kayıt ve izlenmesine ilişkin sorumluluklar netleşir; harcama yetkilileri, taşınır kayıt yetkilileri ve taşınır kontrol yetkilileri arasında görev ve sorumluluk ayrımı belirginleşir ve hesap verebilirlik sağlanır. Taşınırların giriş, çıkış, sayım, stok kontrolü ve envanter yönetimi işlemleri sistematik olarak yürütülür; eksik veya kritik stoklar için bildirim ve önlem mekanizmaları oluşur. Kullanıma verilen dayanıklı taşınırlar kullanıcıları tarafından devredilemez; görevden ayrıldıklarında ambara iade edilmesi gerekir; bu süreçler yazılı olarak kaydedilir. Kamu zararlarının oluşması halinde sorumlular üzerinden tazminat veya gider karşılığı işlemler uygulanır; zararlar kasıt, kusur veya ihmal durumlarına göre değerlendirilir. Taşınırların muhasebeleştirilmesi, ilgili belgelerle uyumlu kayıtların tutulması ve üst yönetime raporlanması süreçleri muhasebe yetkilileri tarafından yönetilir, kayıtların doğruluğu taşınır kayıt yetkilileri ve taşıt kontrol yetkilileriyle ortak sorumluluk doğurur. Taşınır bilişim sistemi üzerinden elektronik kayıt ve raporlama yapılır; veri güvenliği ve verilerin karşılıklı uyumu esas alınır. Taşınır hesaplarının konsolidasyonu için merkezi mali hizmetler biriminde konsolide görevlisi atanır ve gerektiğinde taşra birimlerindeki üst yöneticiler tarafından da görevlendirme yapılabilir; bu sayede idare düzeyinde bütünleşik raporlar hazırlanır. Defterler, belgeler ve cetvellerin şekli ve formatı ile bunların kullanımı Bakanlıkça belirlenir; varlık işlem fişi ve benzeri belgeler, işlemlerin kayıtlara dayanak oluşturması için kullanılır; bazı istisnalar ve uygulanmayan durumlar üretim birimlerine göre haklı görülebilir.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 5070
2004-01-23

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

- Güvenli elektronik imza, imza sahibine bağlı olan ve imzalanan verinin kimlik doğrulama ile bütünlüğünü sağlayan bir imzadır ve elle atılan imza ile aynı hukuki sonuç doğurur. - Güvenli elektronik imza oluşturma ve doğrulama araçları, imza verilerinin gizliliğini ve bütünlüğünü koruyacak şekilde tasarlanmalı; veriler üçüncü kişiler tarafından elde edilememeli ve sahteciliğe karşı korunmalıdır. - Elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları, sertifikalar ve imzalarla ilgili hizmetleri güvenilir şekilde sunmalı; sertifikaların taklit ve tahrif edilmesini önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdır. - Nitelikli elektronik sertifikalar, imza sahibinin kimliğini güvenilir biçimde tespit eden bilgilerle ve imza doğrulama verisiyle bağ kuran içeriklerle birlikte bulunmalı; sertifikada kullanım şartları ve sınırlamalar belirtilmelidir. - Sertifika sağlayıcılarının yükümlülükleri arasında kimlik doğrulama, ilgili bilgileri resmi belgelere dayandırarak güvenilirlik sağlama, sertifika iletileri ve kayıtları güvenli şekilde tutma ve gizliliği koruma yer alır; iptal ve devri gibi süreçleri yönetme gerekir. - Nitelikli sertifikaların iptali, talep veya bilgilerdeki hatalar ya da fiil ehliyetinin sınırlanması gibi durumlarda derhal gerçekleşir ve iptalin kayda geçmesini güvenli biçimde sağlanır; faaliyetten çekilme durumunda devretme süreci uygulanabilir. - Kişisel verilerin korunması esastır; sertifika talep edenin bilgilerinin amacı dışında kullanılmaması ve üçüncü taraflara izinsiz paylaşılmaması gerekir. - Sertifika sağlayıcıları, kanun ihlallerinden doğan zararlardan sorumlu olabilirler; kusursuzluk ispat edilse bile tazminat sorumluluğu sınırlı değildir; ayrıca sertifika mali sorumluluk sigortası yaptırılması gerekir. - Yabancı sertifikalar, kabul ve tanınma durumuna göre Türkiye’de kullanılabilir ve doğacak zararlardan Türkiye’deki sağlayıcı da sorumlu olabilir. - Denetimler gerektiğinde yapılır; defter, kayıt ve altyapı dahil tüm işlemler denetlenebilir. - Elektronik imza oluşturma verilerinin izinsiz kullanımı suçtur ve buna ilişkin ihlaller cezalandırılır; sahte sertifika oluşturma veya kullanma fiilleri de cezai yaptırımlara tabidir. - Elektronik mühür, diğer elektronik verilerle ilişkili olarak doğrulama amacıyla kullanılan bir araçtır ve sahibinin bilgilerini güvenilir biçimde doğrulamak için kullanılır.