10 / 2.629 sonuç gösteriliyor

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 3161
2020-11-04

MANİSA İLİ, ŞEHZADELER VE YUNUSEMRE İLÇELERİ ARASINDAKİ SINIRIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 3161)

Manisa ilinin Sehzadeler ile Yunusemre ilçeleri arasındaki sınır, belirlenen hat üzerinden net olarak tanımlanmıştır. Sınır, mevcut yol ve çevre yol bağlantıları ile parsellerin sınır noktalarını izleyen konumlar aracılığıyla tarif edilmiştir ve tarafların kendi taraflarındaki genel ve özel hakları korunmaktadır. Kararın yürürlüğe girmesiyle uygulamaya başlanır.

CB Kararı 4874
2021-12-03

SINIR TİCARETİNİN DÜZENLENMESİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4874)

- Bu karar, sınır illerindeki esnaf ve tacirlerin komşu ülkelerle olan sınır ticareti kapsamında gerçekleştirilecek ithalat ve ihracata ilişkin kuralları belirler ve bu faaliyetlerin sınır illerinde ticari canlılığı artırmayı hedefler. - Sınır ticareti faaliyetleri için Esnaf ve Tacir Sınır Ticareti Belgesi ile İthalat Uygunluk Belgesi alınması zorunlu tutulur; belgeler belirli bir süre için geçerlidir ve devredilemez; başvurular ilgili ildeki komisyonda değerlendirilir. - İl Değerlendirme Komisyonu, belgelerin verilmesi ve sınır ticaretiyle ilgili diğer konuları değerlendirerek karar verir; komisyon kararları çoğunlukla alınır ve usulüne uygun olarak uygulanır. - İthalat için iller bazında belirlenen toplam limitler bulunur ve bu limitler komşu ülkelere yönelik paylaştırılarak kullanılır; limitler yıllık olarak yürütülür. - İthalat Uygunluk Belgesi ürün başına düzenlenir ve belirli süreyle geçerlidir; belgenin devri mümkün değildir ve süre dolunca yeniden düzenlenmesi gerekir. - İthalat ve ihracat işlemleri, belirlenen sınır kapıları veya sınır ticaret merkezleri üzerinden gerçekleştirilir; bazı ürünler sınır ticareti kapsamına alınmaz veya ek mevzuata tabidir. - Ürünlerin menşei ve güvenliği ithalatçıya aittir; uygunsuzluk halinde cezai ve mali yaptırımlar uygulanır. - Sınır ticaret merkezleri ile ilgili çalışmalar, kurulması, işletilmesi ve depolama işlemleri ilgili illerin sorumluluğundadır; gıda depolama ve sağlık şartları konusunda ilgili kurumların görüşü alınır. - Sınır ticaret merkezinin kapatılması veya yetkilerin kaldırılması gibi kararlar, ilgili makamların görüşleri doğrultusunda uygulanır; güvenlik ve altyapı eksiklikleri durumunda geçici olarak faaliyete ara verilebilir. - Sahte menşe beyannamesiyle işlem yapıldığı tespit edilen ürünler için cezai ve mali yaptırımlar uygulanır; bazı ürünlerin ülke dışına satışı için ek yükümlülükler ve vergiler gündeme gelebilir.

CB Kararı 11267
2026-05-01

KASTAMONU İLİ, TAŞKÖPRÜ İLÇESİ, PİRAHMETLİ KÖYÜ İLE TOSYA İLÇESİ, KEÇELİ KÖYÜ ARASI İKİ İLÇE SINIRININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 11267)

Bu karar Kastamonu ili Taşköprü ilçesi Pirahmetli Köyü ile Tosya ilçesi Keçeli Köyü arasındaki iki ilçe sınırını tespit eder ve buna ilişkin sınır hattı ekli haritada gösterilir. Sınır hattı, belirli adımlarla ve çeşitli coğrafi ve yerleşim özellikleriyle tarif edilmiştir. Tarafların karşı taraf sınırı içinde kalan genel ve özel hakları saklıdır. Bu karar yayımlandığı anda yürürlüğe girer ve uygulanır.

CB Yönetmeliği 20168520
2016-03-17

SINIR YÖNETİMİ ALANINDA KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİ VE KOORDİNASYON HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik sınır yönetimi alanında görevli kamu kurumları arasında işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeyi amaçlar. Entegre Sınır Yönetimi Koordinasyon Kurulu, Sınır Yönetimi Uygulama Kurulu ve Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi kurulur; bu yapılar sınır yönetimi politikalarını belirler, uygulanmasını izler ve ortak risk analizini yürütür. Başkanlık merkezi koordinasyonu sağlar; ilgili kurumlar arasındaki iletişimi ve veri paylaşımını düzenler, politika ile uygulamanın uyum içinde işlemesini gözetir. Sınır yönetimi konularında görevli kurumlar arasındaki sorumlulukları koordine eder ve mevzuat uyumunu güçlendirir. Ortak veri tabanı ve ortak risk analizi merkezi kurulur; kurumlar arası bilgi güvenli bir altyapı üzerinden paylaşılır ve riskler ortak analiz edilerek tedbirler belirlenir. Sınır kapılarında çalışma saatlerinin uyumlu hale getirilmesi, ortak yük kontrolü uygulamaları, hizmet standartlarının oluşturulması ve acil durum planlarının tatbikatları gibi uygulamalar hayata geçirilir. Sınır güvenliği, sınır gözetimi ve halk sağlığı ile hayvan ve bitki sağlığı risklerine karşı ortak önlemler geliştirilir ve uygulanır. Yasadışı geçişler, kaçakçılık ve insan kaçakçılığı gibi fiillere karşı ortak önleyici tedbirler geliştirilir ve bilgi paylaşımı artırılır. Sınır kapıları ve sınır geçişlerinde teknik altyapı, güvenlik sistemleri ve veri iletişimi geliştirilir; ortak projeler yürütülür. Avrupa Birliği ve diğer ülkelerle temas noktası olarak uluslararası işbirliği sürdürülür ve iletişim güçlendirilir. Ortak eğitim, etik kurallar ve yolsuzlukla mücadele konusunda ortak standartlar ve programlar geliştirilir. İlgili kurumlar için yıllık rapor ve istatistikler hazırlanır ve paylaşılır.

Kanun 6750
2016-10-28

TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU

Bu kanun, taşınır varlıklar üzerinde güvence olarak rehin kurmayı ve bu güvenceyi somut olarak görünür ve uygulanabilir hâle getirmeyi amaçlar; rehne konu edilebilecek varlık çeşitleri genişler ve geleceğe dönük haklar ile getiriler de rehne dahil edilebilir; ayrıca işletme veya esnaf işletmesi gibi bütünlükler üzerinde de rehin tesis edilmesine imkan tanır. Rehin hakları için merkezi ve alenî bir sicil kurulur; sicil kaydı, üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder ve taraflar arasındaki öncelik sırası kayıt zamanına göre belirlenir. Rehin sözleşmeleri hem elektronik ortamda hem de yazılı olarak yapılabilir; elektronik sözleşme için güvenli imza, yazılı sözleşme için ise noter onayı veya sicil yetkilisinin huzurunda imza gerekir. Bir işletmenin tamamı veya belirli bir varlık grubu rehne konu edilebilir; tüm işletmenin rehni durumunda ilgili varlıkların tamamı rehne dahil sayılır; belirli gruplar için rehin ise o grubun varlıklarını kapsar; bazı lisans ve ruhsatlar için gerekli izinler alındığında rehine olanak tanınabilir. Taşınır varlıklar üzerinde mevcut veya müstakbel nitelikteki getiriler, doğal ürünler ve üretim sürecinden doğan alacaklar da rehne dahil edilebilir; üretim sürecine bağlı varlıklar, süreçte oluşacak alacaklar ile aynı oranda ve sırada rehne dahil sayılır. Rehinli varlık üzerinde güvenliği korumak için zilyetlik süreci ve değer koruma önlemleri uygulanır; zilyet, rehine konu varlığın değerini korumakla yükümlüdür; gerekli hallerde alacaklı veya hâkim, önleyici tedbirler alabilir. Borç ödenmediğinde alacaklılar farklı yollarla başvurabilir; icra yoluyla devri talep edilebilir veya varlık yönetim şirketlerine devriyle tahsil yoluna gidilebilir; kiralama ve lisans kullanım hakları da bu süreçler içinde korunabilir. Rehin verenin, rehine konu varlığın değerini düşüren tasarrufları nedeniyle tazminat sorumluluğu vardır; varlık devri ve alacağın devri sicile tescil edilmelidir. Rehin hakkı son bulduğunda terkin talepleri için uygun süreçler uygulanır; borç tamamen ödenmediği hâllerde belirli yaptırımlar söz konusu olabilir. Eski mevzuatlar kaldırılır ve muafiyetler olanaklıdır; geçiş hükümleri, değişikliklerin uygulanış biçimini düzenler.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Kararı 3481
2021-02-03

KIRKLARELİ İLİ, KOFÇAZ İLÇESİ, KARAABALAR KÖYÜ İLE MERKEZ İLÇE, ÇAĞLAYIK KÖYÜ ARASI İKİ İLÇE SINIRININ TESPİTİNE İLİŞKİN EKLİ KARARIN YÜRÜRLÜĞE KONULMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 3481)

Sınır, iki ilçe arasındaki il sınırı olarak tespit edilmiş ve ekli harita üzerinde gösterildiği şekilde belirlenmiştir. Tarafların kendi sınırları içindeki genel ve özel hakları korunacaktır. Eski sınır tespit kararının yürürlükten kalktığı kabul edilmektedir. Kararın uygulanmasıyla sınır netleşir ve buna bağlı olarak hangi bölgede hangi idari sorumlulukların ve hizmetlerin hangi tarafça karşılanacağı netleşir. Bu karar yürürlüğe girer.

CB Kararı 4897
2021-12-09

GÜMÜŞHANE İLİ, KÜRTÜN İLÇESİ, KIRGERİŞ, BAĞLAMA VE DAMLI KÖYLERİ İLE TRABZON İLİ, ŞALPAZARI İLÇESİ, GÖKÇEKÖY MAHALLESİ ARASI İKİ İL SINIRININ TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 4897)

Bu karar, Gümüşhane ili Kürtün ilçesi ile Trabzon ili Salpazan ilçesi arasındaki sınırı, iki ilin köyleri üzerinden belirlenen hatla resmi olarak tespit eder. Böylece sınır iki ilin coğrafi olarak kesinleşmiştir. Sınır içinde kalan tarafların mevcut genel ve özel hakları korunur.