10 / 758 sonuç gösteriliyor

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 4325
1942-12-26

ANKARA ELEKTRİK VE HAVAGAZI VE ADANA ELEKTRİK MÜESSESELERİNİN İDARE VE İŞLETMELERİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa Ankara’da elektrik ve havagazı hizmetlerini yürütmek üzere belediyeler tarafından kurulan işletme müessesesi ile Adana’da elektrik işletme müessesesi kurulmasını öngörür ve bu birimler belediyelere bağlı olarak yönetilir. Mevcut tesisler ve alacaklar bu işletmelere devredilir; devralınan malvarlığı ve yükümlülükler işletmelerin kendi hesaplarıyla yürütülür. İşletme müesseselerinin ana görevleri elektrik ve havagazı hizmetlerini üretim, iletim ve dağıtım biçiminde sürdürmek; mevcut tesisleri onarmak, ihtiyaç halinde genişletmek ve gerekiyorsa hükümetin imtiyaz şartnamesine göre baraj ve benzeri su tesislerinden enerji üretimi kurmaktır; elde edilen enerjiyi belirlenen bölgelerdeki kasabalara, köy birliklerine ve ilgili kurumlara iletmek. Ayrıca şartnameyle imtiyaz verilen durumlarda elektrikli yolcu taşıma gibi hizmetleri kurmak ve yürütmek de mümkün olabilir. Şebeke kurma, yeni tesis yapma ve enerji iletimine ilişkin önemli işler için imtiyaz ve özel sözleşme düzenlemeleri yapılır; bu tür sözleşmelerin şartları hükümet tarafından belirlenen esaslara göre düzenlenir. Tarife ve büyük tüketimçilere ilişkin özel anlaşmalar için onay gerekir; belirli çalışanlar için konut amaçlı indirim gibi özel düzenlemeler uygulanabilir. İşletmelerin finansmanı; işletmeden elde edilen gelirler, mevcut varlıklar ve faiz gelirleri, belediyelerden sağlanan yardımlar ve krediler gibi unsurlardan oluşur; bütçe ve kadrolar belediye meclisince onaylanır ve gerektiğinde yıl içinde değişiklik yapılabilir. Açılan hesaplar ve yıllık mali tablolar belediye meclisleriyle murakıplara sunulur; murakıplar bu işlemleri denetler ve raporlarını belediyelere iletir. Net gelirin belediyeye payı ve çeşitli yedekler ile ihtiyatlar ayrılır; personeldeki ikramiyeler ve diğer ödemeler için belirli esaslar uygulanır; kazanç üzerinden vergi uygulanır. İdari ve denetim yapısı; işletmelerin genel müdürü belediye başkanı tarafından atanır; yardımcılar ve bölüm müdürleri de belediye başkanı tarafından görevlendirilir; bir idare encümeni bulunur ve bütçe, kadro, malî kararlar bu encümen ve belediye meclisi aracılığıyla denetlenir. Murakıplar belediye meclisleri tarafından belirli sürelerle seçilir ve mali denetim raporlarını sunar. İşletmelerin malları devlet malı sayılır; hırsızlık, zimmet ve suiistimal gibi fiillere karşı cezai hükümler uygulanır. Memur ve müstahdem ücretleri ilgili kanun hükümlerine tabidir. Abonelerle olan ilişkiler mevcut usullere göre yürütülür ve hizmet tarifeleriyle ilgili işlemler için hükümet tarafından onay yapılır. Kamu hizmetine ilişkin işlerde bazı indirimler ve özel uygulamalar mevzuata bağlanır. Geçici hükümlerle bazı vergisel ve işlem ayrıcalıkları öngörülür; mevcut çalışanların hakları yeni idareler tarafından tanınır. Bu yapılar, mevcut mevzuatta belirlenen genel hükümlerle uyumlu olarak yürütülür.

CB Yönetmeliği 979853
1997-08-29

YAP-İŞLET MODELİ İLE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİM TESİSLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞININ DÜZENLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenleme, Yap-İşlet modeliyle termik santral kurup işletmeyi ve üretilen elektriği belirlenen esaslar çerçevesinde satmayı sağlayan uygulanabilir bir çerçeve getirir. Kapsam açısından hidroelektrik, jeotermal, nükleer ve diğer yenilenebilir enerji santralleri bu düzenlemenin kapsamı dışındadır. Üretim şirketleri tesisleri kendilerine ait olarak kurar ve işletir; ürettikleri elektriği sözleşmede belirlenen kurallara göre belirli bir alıcıya satar. İhale ve sözleşme süreçleri rekabetçi, şeffaf ve önceden belirlenen şartnameye uygun olarak yürütülür. Projelerin finansmanı tamamen üretim şirketinin sorumluluğundadır; vergi ve diğer mali yükümlülükler de bu şirkete aittir. Çevre izinleri ve ÇED gibi ilgili mevzuata uyum üretim şirketinin sorumluluğundadır; mevzuat değişiklikleri maliyetleri etkileyebilir ve buna uygun düzenlemeler gerekebilir. Üretim tesisinin bağlantı hattı ve entegrasyonu güvenilir enerji iletimine uygun şekilde sağlanır; kamulaştırma ve taşınmaz bedelleriyle ilgili giderler üretim şirketinin sorumluluğundadır ve sözleşme kapsamındadır. Enerji üretim ve satışına ilişkin esaslar sözleşmede netleşir; fiyat yapısı, eskalasyon ve maliyet değişiklikleri için uygulanacak mekanizmalar öngörülür. Faturalandırma, ödemeler ve gecikme durumlarında uygulanacak güvence mekanizmaları sözleşmede belirlenir. Yer seçimi, arazi temini, inşaat ve devreye alma süreçleri üretim şirketinin sorumluluğundadır; test ve kabul süreçleri de bu kapsama dahildir. Sözleşme süresi, izinler ve tesisin işletme süresi dikkate alınarak belirlenir; gerekli görüldüğünde yeniden değerlendirme ve uzatma imkanına ilişki öngörülebilir. Taraflar arasındaki ilişkilerde üçüncü taraf devri ve temlikine ilişkin kurallar netleştirilir ve bu işlemler için yazılı onay gerekir. Şartname ve sözleşmede yer alması gereken hükümler arasında ödenecek ücretler, vergi ve mali yükümlülükler ile geçici teminat ve diğer ilgili belgeler için kurallar bulunur. Bu çerçeve, enerji arz-talep dengesinin korunması ve ulusal enerji sistemi güvenliğinin sağlanması hedefleriyle uyumlu olarak uygulanır.

Kanun 6200
1953-12-25

DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNCE YÜRÜTÜLEN HİZMETLER HAKKINDA KANUN

Bu metnin pratik etkisi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) görev alanını, kuruluş yapısını, mali işleyişini ve sulama-bataklıkla ilgili hizmetlerin uygulanışını belirleyerek; sulama ve drenaj projelerinin planlanması, inşası, işletilmesi ve bakımı süreçlerini merkezileştiren uygulanabilir kurallar getirir. - Sulama, drenaj ve su yönetimi ile ilgili çalışmaların yürütülmesi, bu tesislerin işletme ve bakımına ilişkin esaslar ile bu hizmetlerin finansmanı üzerinden gerçekleşir; hizmetten faydalananlar tarafından ödenecek ücretler ve amortisman uygulamaları belirlenir, uygulanır ve takip edilir. - Sulama alanlarının tesisler açısından belirlenmesi ve bu alanların sahibi olan köy ve mahalle güvenilir kurumların katılımıyla yapılır; belirlenen mesaha cetvelleri üzerinden ücretler hesaplanır ve ilgililere bildirilir; itirazlar Bölge müdürlükleri eliyle çözümlenir ve kararlar kesinleşir. - DSİ’nin yatırım ve işletme maliyetlerinin karşılanmasına ilişkin usuller, üretim, toplulaştırma ve depolama tesislerinin finansmanı ile ilgili düzenlemeler çerçevesinde belirlenir; yatırım ve işletme giderlerinin nasıl dağıtılacağı ve zamanında ödenmesini sağlama yöntemleri tanımlanır. - Tesislerin işletme aşamaları üç temel aşamada tanımlanır: inşa devam ederken yürütülen işletme, tamamlandıktan sonraki belirli bir süre içindeki işletme ve ardından tam işletme. - Enerji üretimi ve kanallar üzerindeki nakliyat gibi bazı faaliyetlerin finansmanı ve tahakkuku, ilgili ilişkilerin özel şartlar çerçevesinde yürütülmesiyle ilişkilendirilir; bazı harcamalar için muafiyetler ve istisnalar öngörülebilir. - DSİ’nin mal varlığı kamu malı olarak kabul edilir; mal varlığına yönelik usulsüzlükler cezai ve yükümlülüklerle karşılaşır. - Dava ve icra gibi yargı mercilerine intikal etmeyen bazı uyuşmazlıklarda, belirli parasal sınırlar dahilinde hızlı çözüm için DSİ, Bakan veya Cumhurbaşkanı düzeyinde sulh teklifinde bulunabilir. - DSİ, tesis kurulumları için yaptığı istikraz ve ortaklıklar gibi finansal işlemlere dayanarak diğer tesislerle ilişki kurabilir ve gerektiğinde varlıkları devralabilir, kiralayabilir veya ortaklık kurabilir; bu işlemlerin bedellerinin hesaplanması ve uygun gördüğü çerçevede yürütülmesi öngörülür. - Tesislerle ilgili bazı taşınmazlar ve arazi kullanımları için yönetmeliklerle düzenlenen uygulama şekilleri belirlenir; ihtilaflar ve sahadaki uygulama süreçleri yerel yönetimler ve ilgili kurumlar ile koordineli yürütülür. - DSİ’nin operasyonel ve idari işleriyle ilgili pek çok hüküm, mevcut ve gelecekteki projelerin uygulanmasıyla ilgili olarak, genel kamu menfaati gözetilerek belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı hükümler ise değiştirilmiş veya yürürlükten kaldırılmıştır. Bu özet, metindeki temel pratik etkileri kapsayacak şekilde tarafsız ve sade bir anlatımla sunulmuştur.

Kanun 3385
1987-06-25

KÜÇÜK SANAYİ BÖLGELERİ İÇİNDE DEVLETÇE İNŞA EDİLMİŞ ÖRNEK SANAYİ SİTESİ İŞ YERLERİNİN MÜLKİYETİNİN DEVREDİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Devletçe inşa edilmiş örnek sanayi sitelerindeki işyerlerinin sahipliğinin, kiracı olarak uzun süre faaliyet gösteren küçük sanayicilere rayiç bedel üzerinden devredilmesi öngörülür. - Devirde arsa ve üzerindeki yapıların değeri tespit edilerek, peşin ödeme veya taksitle ödeme seçenekleri sunulur; taksitle ödeme durumunda borçlar ödenmediği takdirde kayıt devlet adına düzeltilir. - Taşınmazlar, hak sahibi küçük sanayici adına kayıtlanır ve belirli süre boyunca bazı haklar açısından kısıtlar uygulanır; miras yoluyla intikal hariç başka bir nedenle devir ve temlik yapılamaz. - Devirden sonra işletmenin amaca uygun işletilmemesi veya yazılı bildirime rağmen düzeltilmemesi halinde tapu kaydı devlete geçirilebilir ve ödenen bedel iade edilebilir. - Devirle ilgili uygulanacak şartlar, yönetmelikte belirlenecek olan esaslar ve uygulama usulleriyle düzenlenir. - Geçici hükümler kapsamında mevcut durumda olanlar başvurabilir ve belirli şartları taşıyanlar haklardan yararlanabilir; bazı durumlarda tahliye veya benzeri sonuçlar doğabilir.

Kanun 193
1961-01-06

GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK)

Bu metin gerçek kişilerin gelir vergisine tabi olduğunu ve mükellefiyetin iki temel durumda uygulanacağını belirtir: Türkiye’de yerleşmiş olanlar dünya çapında elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir; Türkiye’de yerleşik olmayanlar ise sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilir. Gelirin unsurları olarak sayılan kazanç ve iratlar bulunduğu için, ticari kazançlar, ziraî kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve diğer kazanç ve iratlar vergilendirmenin konusunu oluşturur; bu gelirler, verginin hesaplanmasında genelde elde edilen gerçek ve net miktarlar üzerinden nazara alınır. Türkiye’de yerleşmiş sayılanlar için vergilendirme, dünya çapında elde ettikleri gelirlerin tamamını kapsar; yerleşik olmayanlar için ise vergilendirme yalnızca Türkiye’de elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılır. Dar mükellefiyet kapsamında olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilir. Esnaf muaflığına bağlı olarak vergi muafiyeti uygulanan belirli küçük ölçekli ticaret ve zanaat faaliyetleri bulunmaktadır. Bu muaflıktan faydalanabilmek için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve Esnaf Muaflığı belgesi gibi belgeleri temin etmek gerekir; ayrıca hasılat üzerinden vergi tevkifatı uygulanır ve bir sınırı aşanlar gerçek usulde vergilendirmeye geçer. Muaflığın şartları sağlandığında esnaf olarak vergiden muaf olunabilir; ancak muaflık şartlarının ihlali veya belirli sınırların aşılması durumunda muaflık kaldırılır. Diplomatlar ve consoloslar ile karşılıklı olarak belirlenen memurlar, vergilendirme dışında kalır; ayrıca bu kişilerle ilişkili ücretler belli koşullarda vergiden istisna edilir. Ayrıca bazı hizmet erbaplarına pay senedi verilmesi halinde belirli şartlar dahilinde vergi istisnası uygulanır; istisna kademeli olarak ve belirli süreler içinde elden çıkarma suretine göre değişir ve vergilerin zamanında tahsilatı için özel hükümler uygulanır. Yaşlılık muaflığı gibi ek istisnalar ve bazı diğer muaflıklar da mevcut olup, bunlar serbest meslek erbapları ve diğer kategoriler için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

CB Yönetmeliği 1134
2019-06-01

TURİZM TESİSLERİNİN NİTELİKLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK

- Bu yönetmelik, turizm tesislerinin yatırım ve işletme belgeleriyle belgelendirilmesini, sınıflandırılmasını ve kalitenin sürekliliğini sağlamayı amaçlar; böylece tesisler arasında standart birliğinin kurulmasına odaklanır. - Yatırım belgesi, projenin türü, sınıfı ve süresini gösterir; planlama veya imar kararları için tek başına bağlayıcı değildir. - Tesiste bulunan tüm üniteler dikkate alınarak, fiziki ve işletmecilik bütünlüğünü sağlayan alanlar için kısmi turizm işletmesi belgesi veya turizm işletmesi belgesi verilir; kapasite, hizmet sunumu yapılan alanlarla sınırlıdır ve mevzuatta verilen haklar bu kapsamda yeni hak oluşturmaz. - Yatırım belgesi için başvurulurken gerekli olan bilgiler ve belgeler belirlenir; başvuru sahibinin kimliği/koşulları, tesisin adı, amacı, yeri ve süresi gibi bilgiler ile ilgili dış ve iç kaynaklardan temin edilen belgeler talep edilir; bazı özel konaklama tesisleri, gastronomi tesisleri, mobil evler ve koruma altında kültür varlığı bulunan yapılarda yatırım belgesi verilmez. - Özel konaklama tesisleri için yatırımın yapılacağı taşınmazın kültür varlığı olarak tescilli olduğuna dair belge istenir; termal ve sağlıklı yaşam tesisleri için gerekli izin/sertifika veya benzeri belgeler talep edilir. - Yatırım belgesi verilen tesislerin işletmeye açılma süresi belirli bir süreyle tanımlanır; bu süre, yatırımın özelliğine göre değişir ve gerektiğinde bir kez uzatılabilir; sürenin kamu taşınmazı üzerinde olması halinde ilgili görüşler dikkate alınır. - Yatırım belgesinin kısmi turizm işletmesi belgesine veya turizm işletmesi belgesine dönüştürülmesi, tesisin işletmeye açık ve kapalı dönemleri ile ilgili bilgi ve ruhsatların sunulmasıyla başlatılır; gerekli diğer belgeler de temin edilir. - Kısmi turizm işletmesi belgesi veya turizm işletmesi belgesi talepleri, evrak üzerinden uygun görülürse denetim programına alınır; eksiklikler için düzeltme süresi verilir ve neden reddedilebilecek durumlar açıklanır. - Belgelendirme sürecinde kapasite artışı veya ek yapılaşma söz konusu olduğunda, ilgili ruhsat ve kayıtlar dikkate alınarak belgeler güncellenir; ruhsat bilgilerinin uyumlu olarak iletilmesi gerekir. - Başvurular elektronik ortamda yapılır; uygun görülmeyen başvurular reddedilir; ek belgeler talep edilebilir; denetim ve sınıflandırma süreçleriyle uygunluk sağlanır. - Tesiste belgelendirme süreci sonunda uygunluk tespit edilmezse, yeniden denetim veya lojistik olarak iletilen şartlar çerçevesinde ek süre verilebilir; sonuca göre yeni talep değerlendirilmez veya reddedilir. - Tapu kaydı ve kullanım sınırlamalarıyla ilgili bazı beyanlar ve şerhler talep edilebilir; bu durumlar, turizm amaçlı kullanımın korunması ve devre mülk/kat irtifakı gibi hususların sınırlanması için uygulanır.

Kanun 3332
1987-03-31

SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkisi, sermayenin tabana yaygınlaşması ve sermaye piyasasının geliştirilmesi hedefine uygun olarak işletilir. Devlet Yatırım Bankası özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yeniden yapılandırılarak ihracat ve yurt içi/kurumsal yatırım faaliyetlerini finansman, sigorta ve garanti hizmetleriyle destekleyen bir finans kurumu olarak faaliyette bulunmaktadır. Banka için uygulanacak organizasyon ve yönetim esasları, sermaye yapısı ve faaliyet alanları belirli ölçütlere bağlanır; bankanın amacı bu kapsamda Finansman, sigorta ve garanti alanlarında hizmet sunmaktır. Banka için iki tür teminat yükümlülüğü öngörülür; sabit ve mütehavvil teminatlar kurumsal risklere karşı güvence sağlar; teminatlar genelde belirtilen yatırım araçları ve varlık sınıflarında tutulur. Bankanın önceki dönem sigortalılıkları ve primleriyle ilişkili bazı hesaplar dikkate alınır; primlerden elde edilen gelirin belirli bir oranı teminat olarak ayrılır. Banka vergi açısından bazı muafiyetlerden yararlanır. Banka, politik riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararların devlet tarafından karşılanması kapsamına dahil olan işlemler için güvence sağlar. Bankanın ihtiyatî tedbirler, ihtiyatî haciz ve icra taleplerinde teminat şartı aranmaz; bu durum bazı işlemlerin daha hızlı ve esnek yürütülmesini amaçlar. Bankanın kredi teminatını oluşturan taşınır ve taşınmazlar üzerinde icra veya tasfiye süreçlerinde belirli sınırlamalar ve uygulanacak usuller söz konusu olabilir. Sermayeye iştirak yoluyla kurulan sermaye yapılarına ilişkin düzenlemeler, iştirak paylarının yeni sermaye kompozisyonunda bankaların ve nitelikli üçüncü kişilerce temel ölçüde karşılanması yönündedir; payların kayıtlı yazılı olması ve borsada işlem görmesi hedeflenir. Tasfiye halinde, bankaların alacaklarına dönüştürülen sermaye hisseleri diğer hisselere göre öncelikli olarak ödenir. Sermayeye dönüşüm yoluyla oluşturulan teminatlar, yeni sermaye yapılandırmaları süresince varlık üzerinde kalabilir ve tasfiye durumunda belirli koşullara göre tasfiye bakiyesinden tahsil edilebilir. İştirak paylarının halka arzı ve bununla ilgili satış süreçleri, belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir; satış bedellerinin belirlenmesi ve vergilendirme konularında muafiyetler veya istisnalar söz konusu olabilir. Yeni sermaye oluşumu sırasında bankalar ve iştirak eden diğer yatırımcılar, hisselerin yazılı ve hisselerin borsada işlem görür hâle getirilmesi gibi düzenlemelere tabi tutulur. Bu kapsamda bankaların iştiraklerinden doğan kazançların belirli vergisel istisnalardan yararlanması ve bu kazançların tevkifata tabi olmaması öngörülebilir. Tasfiye veya yeniden yapılandırma süreçlerinde teminata ilişkin mevcut düzenlemeler, alacaklıların haklarının korunması açısından uygulanır.