10 / 1.110 sonuç gösteriliyor

Kanun 4572
2000-06-16

TARIM SATIŞ KOOPERATİF VE BİRLİKLERİ HAKKINDA KANUN

Bu kanun, üretici kooperatifleri ve kooperatif birliklerini, ortaklar ile gerektiğinde diğer üreticilerin mesleki ihtiyaçlarının karşılanması, ürünlerin daha iyi değerlendirilebilmesi ve ekonomik çıkarların korunması amacıyla düzenler ve güçlendirmeyi hedefler. Kooperatif ve birlikler, ortaklarının ve gerektiğinde diğer üreticilerin çıkarlarını gözeterek çalışma konularını belirler; ürün alım, ödeme şekilleri, kredi kullanımı, yatırımlar, giderlerin paylaşımı ve ürünlerin teslimiyle ilgili esasları ana sözleşmesinde belirler; bazı işlemlerden vergi muafiyetleri veya istisnalar uygulanabilir; ortak içi işlemler içeride takip edilerek vergilendirilir. Kooperatif ve birliklerin ortaklık payları, rehin ve hacze karşı korumalıdır; pay devri belirli şartlar altında yapılabilir. Organlar genel kurul ve yönetim kurulu olup, kararlar bu organlar aracılığıyla alınır; yönetim kurulu üyeleri belirli niteliklere sahip kişiler arasından seçilir; genel müdür birlik için, müdür kooperatif için yönetim kurulunun doğal üyesi olarak görev yapar; temsil yetkileri ve müşterek imza gereklilikleri, örnek ana sözleşmede belirlenir. Yönetim kurulu, toplantılarını sürdürür ve gerektiğinde üst düzey yönetim kararlarını alır; müdür ve personelin atama, nakil, terfi ve diğer kadro esasları yönetmeliklerle düzenlenir; kooperatifler için müdürün belirli nitelikleri taşıması hedeflenir. Bağımsız denetim ve risk yönetimi açısından bazı birlikler denetime tabidir; denetim sonuçlarına göre, varlıklarını sürdürmeyi tehlikeye atan durumlarda erken teşhis ve gerekli önlemler için uzmanlardan oluşan bir komite kurulabilir ve telafi edici kararlar alınır. Görünürdeki riskler ve mali zorluklar durumunda birlikler veya ortak kooperatifler gerekli tedbirleri alır; durum düzeltilemezse birleşme veya benzeri çözümler değerlendirilebilir. Muafiyet ve vergilendirme açısından bazı işlemler vergi ve harçlardan muaf veya istisnai olarak değerlendirilir; ortak dışı işlemlerden elde edilen gelir ve giderler vergilendirilir; ortaklardan gelen ürünlerin sonraki işlenmesi ortak içi işlem olarak kabul edilebilir ve buna ilişkin özel kurallar uygulanabilir. Örnek ana sözleşmeleri, tarafların görüşleriyle belirlenir ve uyum için gerekli değişiklikler yapılır; uyum sağlayamayan kooperatifler için uygulanabilecek yaptırımlar bulunduğundan, uyum süreci önemli bir etkendir. Bu çerçevede kooperatif ve birlikler, mevcut mevzuata uygun olarak faaliyet gösterir, kurumsal yönetim ilkelerini benimser ve varlıklarını, mali yapısını ve rekabet gücünü koruyup geliştirme sorumluluğunu taşır.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

Kanun 3332
1987-03-31

SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkisi, sermayenin tabana yaygınlaşması ve sermaye piyasasının geliştirilmesi hedefine uygun olarak işletilir. Devlet Yatırım Bankası özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yeniden yapılandırılarak ihracat ve yurt içi/kurumsal yatırım faaliyetlerini finansman, sigorta ve garanti hizmetleriyle destekleyen bir finans kurumu olarak faaliyette bulunmaktadır. Banka için uygulanacak organizasyon ve yönetim esasları, sermaye yapısı ve faaliyet alanları belirli ölçütlere bağlanır; bankanın amacı bu kapsamda Finansman, sigorta ve garanti alanlarında hizmet sunmaktır. Banka için iki tür teminat yükümlülüğü öngörülür; sabit ve mütehavvil teminatlar kurumsal risklere karşı güvence sağlar; teminatlar genelde belirtilen yatırım araçları ve varlık sınıflarında tutulur. Bankanın önceki dönem sigortalılıkları ve primleriyle ilişkili bazı hesaplar dikkate alınır; primlerden elde edilen gelirin belirli bir oranı teminat olarak ayrılır. Banka vergi açısından bazı muafiyetlerden yararlanır. Banka, politik riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararların devlet tarafından karşılanması kapsamına dahil olan işlemler için güvence sağlar. Bankanın ihtiyatî tedbirler, ihtiyatî haciz ve icra taleplerinde teminat şartı aranmaz; bu durum bazı işlemlerin daha hızlı ve esnek yürütülmesini amaçlar. Bankanın kredi teminatını oluşturan taşınır ve taşınmazlar üzerinde icra veya tasfiye süreçlerinde belirli sınırlamalar ve uygulanacak usuller söz konusu olabilir. Sermayeye iştirak yoluyla kurulan sermaye yapılarına ilişkin düzenlemeler, iştirak paylarının yeni sermaye kompozisyonunda bankaların ve nitelikli üçüncü kişilerce temel ölçüde karşılanması yönündedir; payların kayıtlı yazılı olması ve borsada işlem görmesi hedeflenir. Tasfiye halinde, bankaların alacaklarına dönüştürülen sermaye hisseleri diğer hisselere göre öncelikli olarak ödenir. Sermayeye dönüşüm yoluyla oluşturulan teminatlar, yeni sermaye yapılandırmaları süresince varlık üzerinde kalabilir ve tasfiye durumunda belirli koşullara göre tasfiye bakiyesinden tahsil edilebilir. İştirak paylarının halka arzı ve bununla ilgili satış süreçleri, belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir; satış bedellerinin belirlenmesi ve vergilendirme konularında muafiyetler veya istisnalar söz konusu olabilir. Yeni sermaye oluşumu sırasında bankalar ve iştirak eden diğer yatırımcılar, hisselerin yazılı ve hisselerin borsada işlem görür hâle getirilmesi gibi düzenlemelere tabi tutulur. Bu kapsamda bankaların iştiraklerinden doğan kazançların belirli vergisel istisnalardan yararlanması ve bu kazançların tevkifata tabi olmaması öngörülebilir. Tasfiye veya yeniden yapılandırma süreçlerinde teminata ilişkin mevcut düzenlemeler, alacaklıların haklarının korunması açısından uygulanır.

CB Kararı 6434
2022-11-30

BAĞIMSIZ DENETİME TABİ ŞİRKETLERİN BELİRLENMESİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 6434)

Bu karar bağımsız denetime tabi olacak şirketleri belirler ve bu denetimin hangi şartlarda başlayacağını ve kapsama nasıl gireceğini düzenler. Şirketler, aktüel varlık toplamı, yıllık net satışlar ve çalışan sayısı gibi göstergeler üzerinden ölçütleri karşılayıp karşılamadıkları bakımından, ana şirket ile bağlı ortaklık ve iştiraklerin toplamlarıyla birlikte değerlendirilebilir. Belirli göstergelerin ardışık hesap dönemlerinde aşılması durumunda bağımsız denetim zorunluluğu başlar ve izleyen hesap döneminden itibaren uygulanır. Ölçütlere uymama veya önemli ölçüde düşüş olması halinde bağımsız denetim kapsamından çıkma ihtimali bulunur. Kamuya ait hisseler veya bazı muafiyetler içeren şirketler için istisnalar veya farklı uygulamalar öngörülebilir; bazı sektörler ise otomatik olarak kapsam içine dahil olabilir. Uygulama usulleri ve tereddütlerin giderilmesine ilişkin esaslar, ilgili kurum tarafından belirlenir. Bu karar önceki kararı kaldırır.

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 4632
2001-04-07

BİREYSEL EMEKLİLİK TASARRUF VE YATIRIM SİSTEMİ KANUNU

Bu kanunun pratik olarak getirdiği etkiler şunlardır: - Katılımcılar adına açılan bireysel emeklilik hesaplarına katkı yapılır ve bu katkılar yatırım fonlarında değerlendirilir; birikimler ve getiriler hesapta takip edilmektedir. - Katılımcılar katkı paylarını birden çok fon arasında paylaştırabilir ve birikimlerini başka bir şirkete aktarabilir; aktarım için belirlenen süre ve şartlar uygulanır. - Emeklilik hakkı kazandığında birikimlerin nasıl ödeneceği konusunda seçenekler sunulur; toplu ödeme, belirli süreli ödemeler veya maaş şeklinde ödeme imkanları bulunur. - Grup emeklilik sözleşmeleriyle yapılan katkılar ayrı olarak izlenebilir ve bu birikimler için haklar ile yükümlülükler belirlenen esaslara göre yürütülür. - Başlangıçta yapılan giriş ücreti ve yönetim giderleri uygulanabilir; bu giderler hesaplardan kesilir ve açıklanması gerekir. - İlan ve reklamlarda yanıltıcı beyanlar yasaktır; katılımcılara ve kamuya açıklanacak bilgilerin net ve doğru şekilde sunulması amaçlanır. - Yatırım ve saklama süreçlerinde portföy yöneticileri ve saklama kuruluşları rol alır; varlıkların yönetimi ve güvenliğine yönelik yükümlülükler belirlenir. - Emeklilik branşı için ruhsat/izin ve kuruluş süreçleri uygulanır; sağlam bir finansal yapı ve yeterlilik gereklilikleri üzerinden bunlar hayata geçirilir. - Emeklilikle ilgili kavramlar ve kamuya açıklanacak bilgiler için net kurallar getirilir; hesaplar ve akışlar bu kurallara uygun biçimde düzenlenir. - Hak sahiplerinin ödemeleri belirli süreçlerle düzenli olarak yapılır; talep edilmeyen ödemeler belirli süreler sonunda devlet veya kamu açısından belirli yasal yollarla sonlandırılır. - Genel olarak, yatırım araçlarının yapısı nedeniyle karşılaşılabilecek parasal kayıplar dikkate alınarak ödemeler aksatılmadan yerine getirilmeye çalışılır; kayıp olması halinde gerekli hesaplama ve ödeme mekanizmaları uygulanır.

Kanun 1163
1969-05-10

KOOPERATİFLER KANUNU

Kooperatifler, ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarını karşılıklı yardım ve dayanışma ile güvence altına almak amacıyla kurulan ve sermaye yapısı değişken olan tüzel kişilerdir. Kuruluş için ana sözleşmesi imzalanır; bu sözleşmede kooperatifin adı, merkezi, amacı, ortaklık şartları, sermaye ve ödeme şekilleri, ayni sermaye ve devredilen değerler, ortaklık sıfatı ve sorumluluklar, temsil ve denetim organları ile karar alma ve ilan yükümlülükleri belirtilir; ayrıca kurucu ortakların kimlik ve adresleri yer alır. Kooperatifin kurulmasına ve çalışma bölgelerine ilişkin düzenlemeler ile adın bazı kamu kurumlarının isimlerini içermemesi kısıtlamaları vardır; taşınmaz temlik taahhütleri başka resmi şekil aranmaksızın muteber sayılır. Tescil edilip ilan edildiğinde kooperatif tüzel kişilik kazanır; tescil öncesi işlemler için sorumluluklar belirlenir. Ortaklığa girmek isteyenler hak ve yükümlülükleri kabul ettiklerini yazılı olarak başvurur; yönetim kurulu başvuruyu değerlendirir ve uygun görenleri ortaklığa kabul eder; ortaklığa kabul için temel şartlar taşıma durumları değerlendirilir; bazı yükümlülükler yazılı olarak kabul edilir. Ortaklık payı ve sermaye ödemeleriyle ilgili esaslar belirlenir; ayni sermaye konulması halinde değer biçimi ve değerlemenin bilirkişi tarafından yapılması söz konusu olabilir. Ortaklar genel kurul ve yönetim kurulu gibi organlar aracılığıyla karar alma süreçlerine katılır; ortaklık hak ve yükümlülükleri eşit olarak korunur; mali durum ve faaliyet ilgili pay sahiplerine raporlar halinde paylaşılabilir. Ortaklar bilgi edinme hakkına sahiptir; kooperatifin ticari defterleri ve sırları güvenlik ve gizliliğe tabidir; iş sırlarının açığa çıkması halinde yaptırımlar uygulanabilir. Ortaklıktan çıkma hakkı vardır; çıkış süresi ve bildirim koşulları sözleşmede belirlenebilir; ölüm veya devri halinde haklar ve devamlılık düzenlenir. Ortaklık sözleşmesi birliklerle ilişkiler ve birleşme konularını içerebilir; genel olarak kooperatifin faaliyet alanına uygun hareket edilmesi amaçlanır. Kooperatifler kredi talebi konusunda finansal kuruluşlar tarafından öncelikli olarak değerlendirilebilir; kamu destekli krediler konusunda düzenlemeler olabilir. Kamu ve özel tüzel kişiler kooperatiflere ortak olarak katılabilir ve kooperatifler kendi amaçlarına uygun şekilde yönetim ve denetim mekanizmalarını belirler.

CB Kararı 1909
2019-12-25

ADLİ TIP KURUMU DÖNER SERMAYE İŞLETMESİNE TAHSİS EDİLEN SERMAYENİN 200.000.000 TL’YE ÇIKARILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 1909)

Bu karar Adli Tip Kurumu Döner Sermaye İşletmesinin sermaye kaynağını güçlendirerek finansal esnekliğini ve operasyonel kapasitesini artırmayı hedefler. Artan finansman, günlük faaliyetlerin sürdürülmesi, hizmetlerin kesintisiz sunulması ve yeni projelerin uygulanabilirliğinin desteklenmesi için kullanılabilir. Böylece ilgili birimlerin yatırım ve hizmet kapasitesi güçlenir ve faaliyetlerin sürekliliği güvence altına alınır.

CB Kararı 6659
2023-01-10

İLLER BANKASI ANONİM ŞİRKETİNİN SERMAYESİNİN 45.000.000.000 TÜRK LİRASINA ÇIKARILMASINA DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 6659)

- Bu karar Iller Bankası’nın sermayesinin artırılmasına bağlı olarak mali güç ve kredi kapasitesinin güçlenmesini sağlar. - Artan sermaye, kamu projelerine ve belediyelere yönelik finansman imkanı ve kredilendirme kapasitesini artırabilir. - Sermaye artışı, finansal istikrar, risk yönetimi ve likidite açısından esneklik kazandırır. - Kamu hizmetlerinin finansmanı için yatırım ve operasyonel kapasitenin genişlemesi beklenebilir. - Uzun vadede sürdürülebilirlik ve operasyonel yeteneklerin güçlenmesi yönünde olumlu etkiye sahip olabilir.

CB Kararı 5139
2022-02-02

TASFİYE OLAN S.S. GÜNEYDOĞU TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİNİN KAMUYA OLAN BORÇLARININ TERKİN EDİLMESİNE DAİR KARAR İLE TASFİYE OLAN S.S. MEYVE VE MAMÜLLERİ TARIM SATIŞ KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİNİN KAMUYA OLAN BORÇLARININ TERKİN EDİLMESİNE DAİR KARAR (KARAR SAYISI: 5139)

Bu kararlar tasfiye süreci tamamlanan kooperatiflerin kamuya olan borçlarının terkin edilmesini öngörür. Terkin kapsamı ana borç bakiyeleri ile faiz ve gecikme zamı dahil olmak üzere devlet alacaklarının tüm feri borçlarını kapsar ve destekleme fonu kredileri ile kamu kurum ve tüzel kişilerine olan borçları içerir. Terkin işlemleri, borç alacaklı kamu kurumları tarafından ayrıca bildirim yapılmaksızın yürütülür; terkin tamamlandığında ilgili kurumlar bilgilendirilir. Bu uygulama sonucunda kooperatifler kamu alacaklarından kurtulur ve borç ilişkileri sonlandırılır.