10 / 2.729 sonuç gösteriliyor

Kanun 3628
1990-05-04

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI, RÜŞVET VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE KANUNU

Kamu görevlileri ve bu kapsama giren diğer görevli konumlarda bulunanlar kendilerine, eşlerine ve bakımları altındaki çocuklarına ait mal varlıklarını beyan etmek zorundadır; beyan konusu taşınmazlar ile para, hisse senetleri, tahviller, altın ve mücevherler, diğer taşınır mallar, haklar, alacaklar ve gelirler ile bunların kaynakları ve borçlar olarak belirlenmiştir. Beyan konusu olanlar ve kapsam aileye ve kişisel mal varlığına yayılarak belirlenir; beyanlar mal varlığıyla ilgili bütün bu unsurları kapsar. Beyanların zamanı, atama ve göreve başlama, görevi sürdürme süreci içinde önemli değişiklikler olduğunda, yönetim kurulu üyelikleri veya benzeri görevler başlangıçlarında; görev sona erince ve beyan yenilendiğinde gerçekleşir. Bildirimlerin verileceği merciler yetkili merciler olarak belirlenir; bildirimler bu mercilere iletilir ve gerektiğinde ilgili kurumlar tarafından işleme alınır. Beyanlar gizli tutulur; özel dosyada saklanır ve içerikleri kamuya açıklanmaz; inceleme amacıyla gerektiğinde kontrole tabi tutulabilir; doğruluk kontrolü için ilgili kurumlar talepte bulunabilir. Yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlar ile diğer kişilerden alınan, değeri belirli bir sınırı aşan hediye veya bağışlar beyan edilip teslim edilmelidir; bazı istisnalar bulunabilir. Haksız mal edinme, elde edilen mal veya varlıkların kaynağı ve yaşam standardı ile uyumsuz harcamalar bu kapsamda haksız mal edinme olarak değerlendirilir. Soruşturma ve ihbar süreçleri doğrudan savcılığa yapılır; muhbirlerin kimliği korunur; delil elde edildiğinde ilgili kişiler veya yakınları da mal beyanında bulunmakla yükümlü hâle gelebilir; inceleme ve soruşturma süreçleri ilgili makamlarca yürütülür. Bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak durumunda cezai yaptırımlar uygulanır; hapis cezaları, para cezaları ve zoralım ya da bedelin devlete ödenmesi gibi sonuçlar doğabilir; ayrıca kamu hizmetlerinden yasaklanma gibi sonuçlar doğabilir. Bu konuların uygulanmasıyla ilgili ayrıntılar için yönetmelikler çıkarılır ve bunlar uygulanır.

Kanun 6749
2016-10-29

OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN

- Olağanüstü hal kapsamında belirlenen yapı, oluşum veya gruplarla ilişkili özel sağlık, özel öğretim, vakıflar ve sendikalar gibi kurumların kapatılması ve varlıklarının uygun bir kamu kurumuna bedelsiz devredilmesi, borçlardan sorumluluk taleplerinin karşılanmaması sonucunu doğurur. Taşınmazlar ve diğer mal varlıkları ilgili kamu otoriteleri tarafından devralınır ve kayıtlar buna göre düzenlenir. - Kapatılan kurum ve kuruluşlarda çalışanlar ve yöneticiler için kamu görevinden çıkarılma tedbirleri uygulanır ve bu kişilerin kamu hizmetinden men edilmesi sağlanır; bazı haklar ve pozisyonlar yeniden yapılandırılır. - Kapatılan yükseköğretim kurumlarındaki öğrenciler için yerleştirme ve geçiş süreçleri yapılır; öğrenciler mevcut durumlarına göre Devlet veya kamuya ait üniversitelere yönlendirilir ve öğrenim sürecinin devamı kapsamında ödemelerin nasıl sürdürüleceği belirlenir. - Yargı ve ilgili meslek grupları için milli güvenliğe tehdit oluşturan yapı, oluşum veya gruplara üyelik veya iltisak bulunanlar hakkında meslekten çıkarılma kararları uygulanır; bu kararlar yayımlanır ve gerektiğinde itiraz süreçleri işletilir. - Kamu görevlileri için geniş kapsamlı çıkarılma yetkileri kullanılır; her kurum kendi yapısına uygun usullerle çalışır ve görevden çıkarılanlar bir daha kamu hizmetinde istihdam edilmez. - Tutuklu ve savunma süreçlerinde güvenlik ve kamu yararı gerekçesiyle denetim, kayıt altına alma ve sınırlamalar uygulanabilir; avukat görüşmeleri denetim ve kayıtlara konu olabilir. - Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde belirlenen güvenlik tedbirleri uygulanır; yakalama, gözaltı ve ifadelerin alınması süreçleri bu tedbirlere uygun olarak yürütülür. - Mağdur ve hak sahiplerine yönelik maddi ve sosyal haklar ile emeklilik ve tazminat konularında ilgili uygulamalar devreye girer; bu haklar belirli şartlar dahilinde sağlanır ve nakdi tazminatlar söz konusu olabilir.

Kanun 4483
1999-12-04

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

Pratik etki özeti: - Bu kanun, görevleri nedeniyle işlenen suçlar için soruşturma izni almayı zorunlu kılar ve izni kimin vereceği, kişinin görev yaptığı kurum ve makam seviyesine göre belirlenir. - Şikayet ve ihbarlar, somut bilgiler ve belgelerle yetkili mercilere iletilir; ihbarcı veya şikayetçinin kimliği gizli tutulabilir. - İhbar ya da şikayet alındığında ön inceleme başlatılır; ön incelemede olayla ilgili deliller toplanır, memurun ifadesi alınabilir ve görüşler içeren bir rapor düzenlenir. - Ön incelemeyi yapacaklar, yetkili merciin kendi birimlerinden veya ilgili kurumlardan seçilir ve inceleme sonucunda karar verilir. - Soruşturma izninin kapsamı, ihbar ve iddia konusu olayları kapsar; ileride ortaya çıkabilecek konular için yeniden izne ihtiyaç duyulabilir. - Kararlar gerekçeli olur ve itiraz yoluyla üst mercilere veya ilgili adli makamlara başvurulabilir; itirazlar en kısa sürede karara bağlanır ve kararlar kesinleşir. - İştirak halinde işlenen suçlarda, eylemi birlikte işleyenler aynı mahkemede yargılanır. - İzinin verilmesi veya reddi sonucunda dosya ilgili savcılığa iletilir; savcılık hazırlık soruşturmasını yürütür. - Hazırlık soruşturması, genel hükümlere göre yürütülür; bazı yüksek makamlar için özel yetkili merciler devreye girer ve gerektiğinde mahkeme kararları alınır. - Yargılamanın hangi mahkemede yapılacağı, genelde genel hükümlere göre belirlenir; bazı yüksek makamlar için özel mahkemeler söz konusudur. - Bu süreçte, işlemleri yürütenler için idare aleyhine tazminat davası açma ve idareye karşı rücu hakları doğabilir, ancak suç teşkil eden eylemlerle ilgili kararlar bu durumları etkiler. - Geçici hükümler ve yürürlükle ilgili düzenlemeler, mevcut davaların yeni usullerle yürütülmesini ve uygulanmasını sağlar.

Kanun 3713
1991-04-12

TERÖRLE MÜCADELE KANUNU

Terör, cebir ve şiddet kullanarak, devletin temel niteliklerini değiştirmeyi, ülkenin bütünlüğünü bozmayı veya devletin güvenliğini tehdit etmeyi amaçlayan örgütler ve bu örgütlerin faaliyetleriyle ilgili olarak işlenen suçlardır. Terör suçlusu; terör örgütlerinin mensubu olarak veya örgüt adına suç işleyen kişiler olarak tanımlanır; örgüt adına suç işlemek de ayrıca cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar, bu amaçla kurulan örgütlerin faaliyeti kapsamında işlendiğinde terör suçu sayılır ve bu tür suçlar için verilen cezalar artırılır. Terör örgütlerinin meşru gösterilmesi, övülmesi veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri ve açıklamalar suç teşkil eder; bu tür fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi cezayı artırabilir; ancak haber verme sınırlarını aşmayan eleştiri ve düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Terör örgütünü kuran, yöneten veya üye olanlar ile örgüt faaliyeti düzenleyenler cezalandırılır. Terör amacıyla işlenen suçlar arasında yer alan bazı suçlar için cezaların artması öngörülür; artırımın uygulanması, ilgili koşullara bağlı olarak gerçekleşir. Terörün finansmanı suçtur; bu kapsamdaki fiiller için ağır yaptırımlar uygulanır; tüzel kişiler için güvenlik tedbirleri söz konusu olur. Terörle mücadelede görevli kamu görevlileri, kolluk ve yargı personeli ile ilgili koruma tedbirleri ve güvenlik önlemleri öngörülür. Terör suçlarından zarar görenlerin zararlarının tazmini amacıyla mahkeme süreçlerinde gerekli tedbirler alınır; bu süreçlerde tebligat ve ilân gibi uygulamalar kullanılır. Terör davalarında avukat temini ve ücretlere ilişkin düzenlemeler yapılır; savunmanın sağlanması amacıyla usuller belirlenir. Ceza infazı ve tutukluların korunmasıyla ilgili uygulamalar belirli esaslar çerçevesinde yürütülür; bazı ağır cezalar için özel koşullar uygulanabilir ve şartlı tahliye ile denetimli serbestlik konuları düzenlenir. Kamu görevlileri ve ilgili kurumlar, terör soruşturması ve kovuşturması süreçlerinde güvenlik ve gizlilik tedbirlerine tabi olarak hareket eder; gerekli hallerde koruma ve güvenlik önlemleri alınır. Terör suçları nedeniyle zarar görenler için maddi tazminat amacıyla gerektiğinde mahkeme önleyici tedbirler ve ilgili kararlar uygulanır.

Kanun 5271
2004-12-17

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bu metin, ceza muhakemesinin nasıl işleyeceğine ilişkin kuralları ve bu süreçte tarafların hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler; bu çerçevede süreçlerin adil ve düzenli yürütülmesi amaçlanır. Şüpheli, sanık, müdafi, vekil gibi tarafların kimlikleri ve bu kişilerle ilişkili temsil hakları netleşir; böylece savunma ve zarar görenin temsil hakları güvence altına alınır. Mahkemelerin görev ve yetkilerini belirleyen esaslar sayesinde davaya hangi mahkemenin bakacağına karar verilir; görevin yetkisizlik durumunda nasıl ele alınacağı, mahkemeler arasında uyuşmazlık çıktığında hangi merciin karar vereceği açıklık kazanır. İddianamenin kabulünden sonra davanın görüleceği yerin uygun olmadığının ortaya çıkması halinde davanın uygun yetkili mahkemeye gönderilmesi ve bu yönde karar yolları belirlenir; yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yolunun olduğu belirtilir. Bağlantılı suçlar ve toplu davalar açısından birleştirme veya ayrılma olanakları tanınır; böylece benzer veya bağlantılı suçlar tek bir yerde, verimli bir şekilde değerlendirilebilir. Yetkinin belirlenmesinde suçun işlendiği yer, son olarak fiilin işlendiği yer, eser basım merkezi gibi kriterler rol oynar; yabancı ülkelerde işlenen suçlarda ise gerektiğinde yetkinin başka bir yargı yerine kaydırılabilmesi için usuller öngörülür. Deniz, hava veya demiryolu taşıtlarıyla işlenen suçlarda yetki, taşıtın bulunduğu veya ilk uğradığı yere göre belirlenir; bu sayede taşıtla ilgili suçlarda uygun mahkeme tespit edilmiştir. Bağlantılı suçlarda yetkideki uyuşmazlıklar olduğunda, mevcut yetkili mahkemeler arasındaki uzlaşma veya birleştirme yoluyla davalar birlikte görülebilir veya ayrı tutulabilir; bu süreç, adli yürütme açısından esneklik sağlar. Yetkisizlik iddiası, hangi aşamada bildirileceği ve kararların nasıl ortaya çıkacağı bakımından belirli usullerle düzenlenir; bu iddiaya karşı kararlar konusunda itirazlar yoluyla başvuru imkanı vardır. Davanın nakline ilişkin kararlar, görevli ya da yetkili mahkeme kamu güvenliği açısından uygun gördüğünde, davanın başka bir yerde devam ettirilmesine olanak verir; bu kararlar için gerekli kanuni yollar açık tutulur. Yetkili olmayan hâkim veya mahkeme tarafından yapılan işlemler, bazı durumlarda hükümsüz sayılmaz ve bu tür işlemlerin düzeltilmesi için ek kurallar öngörülür; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde işlemlerin yürütülmesi için esneklik sağlanır. Hâkimin reddi ve çekinmesi konularında, reddin hangi sebeplerle istenebileceği, bu reddin nasıl karara bağlanacağı, ret kararına karşı hangi yolların izleneceği ve reddin kabulü halinde hangi hâkimin görevlendirileceği gibi hususlar ayrıntılı şekilde belirlenir. Kararların verilmesi, gerekçeli olması, taraflara açıklanması ve tebliğ edilmesi kuralları netleşir; kararların nasıl yazılacağı ve gerekçelerin nasıl sunulacağı, ilgili tarafların savunmalarını takip ederek karar verilmesini sağlar. Tebligat ve yazışma usulleri, uluslararası ilişkiler bağlamında tebligatların nasıl yapılacağı ve gerekli özel hükümler ile tebligat süreçlerinin uygulanacağı şeklinde somutlaştırılır. Bu kapsamda, ceza muhakemesinin işleyişini etkileyen temel etkiler şunlar olur: davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda net kurallar ve karar mekanizmaları, bağlı veya bağlantılı suçların davalarının nasıl birleştirilip birleştirilmeyeceğine dair esneklik, yurt içi ve yurt dışı ile ilgili yetki kuralları ve gerektiğinde yetkinin değiştirilmesi imkanı, hâkimin reddi ve çekinmesi süreçlerinin adil ve şeffaf işlemesi, kararların gerekçeli ve usule uygun olarak açıklanması ile tebliğ süreçlerinin düzenli işlemesi.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 6415
2013-02-16

TERÖRİZMİN FİNANSMANININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin amacı terörizmin finansmanını önlemek ve bu konuda mali desteğin akışını kısıtlamaktır. Terör örgütlerine fon sağlanması veya toplanması fiilleri yasaktır ve bu tür faaliyetler suç olarak kabul edilir. Fon veya malvarlığı olarak kabul edilen değerlerin akışını durdurmak için malvarlığı dondurma yoluyla tedbirler uygulanabilir. Malvarlığının dondurulması, şüpheli kişi, kurum veya örgütlerin tasarruf yetkisinin kısıtlanmasıyla malvarlığını korumayı ve kullanılamaz hale getirmeyi hedefler; bu konuda gerekli prosedürler işletilerek kararlar alınır ve ilgili taraflara bildirilir. Dondurulan malvarlığı üzerindeki işlemler sınırlanır ve bu malvarlığının yönetimi sadece ilgili amaçlar için sınırlarla yürütülebilir. Uygulamada, yabancı devlet talepleri ve uluslararası kararlar doğrultusunda malvarlığının dondurulması ihtimalleri değerlendirilir; karşılıklılık ilkesi gözetilir ve gerekli güvence ve belgeler talep edilebilir. Türkiye içinde bulunan malvarlığı için de benzer değerlendirme süreçleri uygulanır; makul sebeplerin devamı veya kalkması halinde kararlar değiştirilebilir veya kaldırılabilir. Dondurulmuş malvarlığı üzerinde, temel ihtiyaçlar ve zorunlu ödemelerin gerçekleştirilmesi gibi belirli durumlar için istisnai işlemler yapılabilir; bu işlemler yetkili makamların izniyle yürütülebilir. Malvarlığının dondurulmasına ilişkin kararlar, uygulanabilirlik ve güvenlik açısından önemli ölçüde denetlenir; karar ihlallerinde tasarruflar geçersiz sayılır ve ilgili hukuki sonuçlar doğurur. İlgili taraflar, malvarlığına ilişkin alacak, borç ve temel bilgiler dahil olmak üzere gerekli bildirimleri yapar; malvarlığında meydana gelen artışlar da dondurma kapsamına dahil edilebilir. Dondurulmasına karar verilen varlıklar için süreçler şeffaf bir şekilde işletilir ve gerektiğinde kaldırılmasına ilişkin kararlar uygulanır.

CB Yönetmeliği 200712454
2007-08-04

AKLAMA SUÇU İNCELEMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik aklama suçu ile mücadelede inceleme ve denetim elemanı süreçlerini belirler; incelemenin nasıl başlatılacağı, kimin görevlendirileceği ve hangi sürelerle tamamlanacağına dair esaslar getirir. İnceleme süreçleri ilgili birimler ve yükümlü makamlar tarafından yürütülür; aklama suçunun işlendiğine dair güçlü emareler bulunduğunda inceleme sonuçlandırılır ve raporlar hazırlanır. Cumhuriyet savcısının talebi veya savcılığın koordinasyonu halinde incelemenin savcılık denetiminde veya savcının yönlendirmesiyle yürütülmesi mümkün kılınır. İranıza ilişkin uluslararası bilgi taleplerine uygun hareket edilmesi için usuller belirlenir ve bilgi talepleri bu usullere göre yerine getirilir. Denetim elemanlarının yetkileri ve görevleri tanımlanır; inceleme süresince gerekli görülen hallerde malvarlığına el koyma gibi koruma tedbirleri için savcılığa öneride bulunma imkanı öngörülür. Kamu kurumları ve kolluk birimleri dahil olmak üzere ilgili tarafların inceleme sürecine kolaylık göstermekle yükümlü olduğu belirtilir. Raporlar düzenlenir; inceleme sonuçları başkana sunulur ve gerekiyorsa raporlar üzerinde düzeltme veya nihai karar süreçleri işletilir. El koyma talepleri ve diğer koruma tedbirlerinin izlenmesiyle dava takibi için gerekli işlemler ilgili mevzuata göre yürütülür. Çoklu denetim elemanlarıyla çalışmanın koordinasyonu ve bilgi akışının sağlanması için ekip yapıları ve koordinasyon mekanizmaları belirlenir. İnceleme sırasında gerekli görüldüğünde savcılık veya ilgili birimlerin talebiyle güvenlik ve operasyonel kolaylıklar sağlanır.

CB Yönetmeliği 20124096
2012-01-17

SERBEST AVUKATLARDAN HİZMET SATIN ALINMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmeliğin amacı, kamu idarelerinin yargı süreçlerinde serbest avukatlardan hizmet satın alımını düzenlemek ve bu alımın kapsadığı nitelikler, görevler, sorumluluklar ve denetim unsurları ile uyulacak esasları ortaya koymaktır. - Hizmet alımının kapsamı: kamu idareleri, özel bütçeli idareler ve ilgili yargı mercileri nezdinde gerektirdiği hallerde serbest avukatlardan hizmet alınmasına olanak sağlar; özel uzmanlık gerektiren durumlarda bu süreç uygulanır. - Rol ve yapı ayrımı: hukuk birimi, birim amiri, koordinasyon görevi üstlenen avukatlar ve serbest avukatlar arasındaki görevler ve iletişim, idarenin merkezi ve dairesel yapılarında belirli bir düzen içinde yürütülür. - Seçim ve karar süreçleri: hizmet almak için bir komisyon kurulur; teklifler toplanır, eksiksiz değerlendirme yapılır ve uygun serbest avukat belirlenerek kararlar harcama yetkilisine sunulur. - Sözleşme ve temsil: karar onaylandıktan sonra avukatla sözleşme yapılır; avukatlara idareyi temsil etmek üzere uygun yetki belgesi verilir; dosya takip ve işlerin yürütülmesi bu çerçevede organize edilir. - Dosya yönetimi ve raporlama: avukatlar yürütülen işlerle ilgili kayıt ve raporlar tutar, süre ve süreç içinde ilgili birim amirine bilgi verir; dosya ve evrakların düzgün korunması sağlanır. - Sorumluluklar ve etik yükümlülükler: avukatlar mevzuat, meslek kuralları ve sözleşme hükümlerine uyar; idarenin çıkarlarını önceleyerek davranır; çıkar çatışması, bilgi paylaşımı ve benzeri yasaklara riayet eder. - Denetim ve fesih: idare tarafından denetimler yapılabilir; uygunsuzluk halinde sözleşmenin feshi ve gerekli yaptırımlar uygulanabilir; fesih durumlarında bildirim ve usuller işletilir. - Ücretlendirme ve ödemeler: sözleşme bedeli ve vekalet ücreti belirlenir; ödeme şekilleri ve şartları uygulanır; gerekli kesintiler ve mali hükümler dikkate alınır. - Bildirim ve tebligat: taraflar işyeri adresi ve iletişim bilgilerini güncellemek zorundadır; tebligatlar ilgili adreslere yapılır. - Hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak genel hükümler: özel hükümlerin uygulanmadığı hallerde genel hükümler devreye alınır.