10 / 1.224 sonuç gösteriliyor

Kanun 4784
2003-01-15

SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNA GÖRE GELİR VEYA AYLIK ALMAKTA OLANLARA SOSYAL DESTEK ÖDEMESİ YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar ile bu kapsamda aylık veya gelir almakta olanlara ek sosyal destek ödemesi yapılmasını öngörür. Bu ödeme mevcut aylık veya gelir ödemelerine ilave olarak gerçekleştirilir. Ödeme genel bütçeden karşılanır. Tutar ile uygulanma şekli ve aylar itibarıyla aylık ve gelir tutarlarına göre nasıl farklılaştırılacağı hususu düzenlemelerle belirlenir. Ödemeler net olarak yapılır ve ödeme tarihinde hiçbir kesintiye tabi tutulmaz.

Kanun 506
1964-07-29

SOSYAL SİGORTALAR KANUNU

- Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret ve sanayi odaları ile borsalar ve bunların teşkil ettikleri sandıklar, çalışanlarına yönelik sosyal güvenlik yardımlarını SGK’ya devredecek; bu sayede çalışanların sosyal güvenlik hakları tek bir sistem içinde sürdürülmüş olacak. - Devirle birlikte sandıkların varlıkları ve yükümlülükleri SGK’ya aktarılacak; aktüerya hesapları yapılarak ortaya çıkacak fiili ve teknik açklar belirlendikten sonra ilgililerden tahsil edilerek SGK’ya ödenecek. - Devir işlemleri sırasında doğacak vergi, resim ve harçlar muaf olacak. - Devir sonrası çalışanların hizmet süreleri ve primleri karşılığı, SGK’da emeklilik ve diğer haklar açısından mevcut kıstaslara uygun biçimde intibak edilecek; haklar SGK’da karşılığı olan şekilde düzenlenecek. - Devir kapsamındaki çalışanlar için hak ve yükümlülükler, ilgili sandıklar arasında geçiş yapılması halinde, geçiş yapılan sandıkla SGK arasında uygun şekilde aktarılacak; bu süreçte hak sahiplerinin menfaatleri korunacak. - Bu düzenlemenin kapsamına giren yeni sandıkların ileride kurulması halinde bu hükümlerin uygulanamayacağı belirtilecek. - Sandıklar ve ilgili teşekküller için mali durum ve denetim, ilgili kurumlar tarafından ortak kontrol ve gözetim altında yürütülecek; gerektiğinde sürenin uzatılması gibi esneklikler uygulanabilecek. - Geçmiş hizmetler ve mevcut emeklilik/ölüm aylıklarıyla ilgili hakların SGK’da birleştirilerek bağlanması ve gerekli ödemelerin bu çerçevede yapılandırılması sağlanacak.

Kanun 4958
2003-08-06

SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU

Bu düzenleme, Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgili bazı hükümlerin değiştirilmesini ve bazıların kaldırılmasını sağlar. Kurumun yapısı ve ana hizmet birimlerinin görev ve iş akışları netleşir. Hükümlerin uygulanmasına ilişkin başlangıç zamanları belirlenir; bazıları yayımlandığı anda, bazıları yayımlandıktan sonra uygulanır. Eski hükümler kaldırıldığı için önceki uygulamalar geçersiz sayılır ve yerini yeni uygulamalar alır. Yurtdışında yaşayan vatandaşların sigorta süreleri ve sosyal güvenlik hizmetlerinin değerlendirilmesiyle ilgili yeni esaslar getirilir. Geçiş süreciyle ilgili kurallar konulur ve bu süreçte uygulama ve idare destek hizmetleri koordinasyonu güçlendirilir.

Kanun 6331
2012-06-30

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

- Bu yasa işyerlerinde sağlık ve güvenlik için gerekli tedbirlerin alınması, risklerin önlenmesi ve iyileştirilmesi, çalışanlara bilgi ve talimat verilmesiyle ilgili temel yükümlülükleri belirler. - İşverenler, çalışanların sağlık güvenliğini sağlamak için riskleri önleyici veya azaltıcı her türlü tedbiri almak, risk değerlendirmesi yapmak ve bu tedbirleri işin değişen şartlarına göre güncellemekle yükümlüdür; çalışanların sağlık açısından uygunluğu gözetilir ve tehlikeli alanlara girilmesi için gerekli önlemler alınır. - Risklerden korunma ilkeleri uygulanır; riskler kaynağında ele alınır, işyeri tasarımı, ekipman seçimi ve çalışma yöntemleri sağlık ve güvenliğe uygun şekilde yapılır; tehlikeli olan tehlikesizi ya da daha az tehlikelisini tercih etmek ve toplu korunmayı önceliklendirmek gerekir; çalışanlara uygun talimatlar verilir. - İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işverenler kendi içinden iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirebilir veya ortak sağlık ve güvenlik birimi gibi hizmetlerden yararlanabilir; gerektiğinde bu hizmetler koordineli şekilde yürütülür ve mevzuata uygun olarak uygulanır. - Hizmet sunan kuruluşlar ve görevlendirilen kişiler, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini yerine getirmekle yükümlüdür; ihmal veya hatalar nedeniyle oluşabilecek zararlar konusunda sorumluluk doğar ve gerekli bildirimler yapılır. - Çalışanlar için güvenli çalışma koşulları sağlanır; özellikle genç çalışanların korunmasına yönelik önlemler uygulanır ve gerekli eğitimler verilir. - Kanun kapsamı dışında kalan bazı faaliyetler ve kişiler için hükümler uygulanmayabilir; bu durumlar net olarak belirtilir. - İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine yönelik destekler ve uygulanabilirlik esasları, uygun kurallar ve yönetmeliklerle belirlenir; küçük işletmelere yönelik desteğin şartları ve finansman kaynağına ilişkin düzenlemeler yapılabilir. - Kamu kurumlarındaki uygulamalar için de özel düzenlemeler bulunabilir; hizmet alanında görev alan kişilerle ilgili haklar ve sorumluluklar ortaya konulur.

Kanun 4447
1999-09-08

İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU ( SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU, TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU İLE İŞ KANUNUNUN BİR MADDESİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNLARA EK VE GEÇİCİ MADDELER EKLENMESİ, İŞSİZLİK SİGORTASI KURULMASI, ÇALIŞANLARIN TASARRUFA TEŞVİK EDİL- MESİ VE BU TASARRUFLARIN DEĞERLENDİRİLMESİNE DAİR KANUNUN İKİ MADDESİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI İLE GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN EKİ CETVELLERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN)

- İşsizlik sigortası, işsiz kalan sigortalılara gelir kaybını karşılayacak maddi destek ve iş bulma ile mesleki eğitim hizmetleri sunan zorunlu bir güvence olarak uygulanır. - Kapsama giren çalışanlar, sigortalı olarak çalışırken işsiz kaldıklarında bu haklardan yararlanabilir; bazı kamu statüsündeki veya belirli kategoriler kapsam dışında kalabilir. - Primler, sigortalı, işveren ve devlet tarafından toplanır ve bu primler fon olarak adlandırılan bir bütçede toplanıp hizmetlerin yürütülmesinde kullanılır. - Sigortalı işsizler için işsizlik ödeneği ve ilgili hizmetler sağlanır; ödeneğin miktarı ve süresi belirli esaslara göre hesaplanır ve genelde başka vergilerden muaf tutulur. - Başvuru koşulları ve zamanlamaları vardır; işten ayrılma bildirisinin ardından başvuru yapılması gerekir; gecikme durumunda hak kaybı söz konusu olabilir. - Ayrıca iş bulma hizmetleri, kurs ve programlar gibi aktif işgücü hizmetleri sunulur; istihdamı artırıcı tedbirler ile danışmanlık ve yerleştirme çalışmaları da bu kapsamda yer alır. - İşverenler, sigortalıların ücretlerinden bu sigorta için kesinti yapamaz; prim yükümlülükleri nedeniyle gerekli ödemeler yapılır ve haklar korunur. - Sigorta kapsamındaki primler ve faizleryle ilgili işlemler, ilgili kurumlar tarafından yürütülür ve enjinli ödemeler ile takip süreçleri bu çerçevede yapılır. - Korunması gereken özel durumlar kapsamında, engelli çalışanların iş gücü piyasasına kazandırılmaları için devlet katkısı işveren payı olarak karşılanabilir. - İstihdamı desteklemek amacıyla fon, istihdam piyasası araştırması ve planlama çalışmalarında, gerekli mali ve sosyal ödemeler ile danışmanlık ve yerleştirme hizmetlerinde kullanılır.

Kanun 4747
2002-04-01

İSTİHDAMIN TEŞVİKİ AMACIYLA ÜCRET DIŞI YÜKLERDEN BAZILARININ ÖDENMESİNİN ERTELENMESİ İLE SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU VE 631 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, yeni istihdam edilen çalışanlar için işverenlerin ödemesi gereken sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primlerinde belirli bir kısmın ertelenmesine olanak tanır; bu, işverenlerin kısa vadeli nakit yükünü hafifletmeyi amaçlar. Ertelenen primler için toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler ile diğer işçiler için uygulanacak oranlar farklıdır. Ertelenen paylar için gecikme zammı uygulanmaz ve erteleme süresi borcun zamanaşımında sayılmaz; erteleme süresi sonunda borç tahsil edilir. Aynı çerçevede, yeni çalışanlar için ödenmesi gereken gelir vergisi kesintileri açısından da benzer bir erteleme uygulanabilir ve ertelenen vergi, ertelenen dönemi takip eden dönemde ödenir. Uygulama usulleri ile ilgili kararlar ve adımlar, ilgili makamlar tarafından belirlenir.

Kanun 5188
2004-06-26

ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN

Bu kanun özel güvenlik hizmetlerinin verilmesi, denetlenmesi ve izin süreçlerini düzenler; hizmeti yürüten kişi ve kuruluşların çalışma biçimlerini belirler. Kamu güvenliği açısından özel güvenlik hizmetinin kurum içi güvenlik birimi olarak veya hizmetin güvenlik şirketlerine gördürtülmesi yoluyla sağlanmasına olanak tanır; bazı geçici veya acil durumlarda özel izne dayalı istisnalar uygulanabilir. İşletmelerin veya kurumların ihtiyaçlarına göre güvenlik hizmetinin hangi yöntemle yürütüleceğine karar verilmesi için yetkili kurul kararına bağlıdır; kararlar çoğunlukla kabul edilir. Faaliyet izni için şirket sahipleri, yöneticiler ve temsilciler belirli nitelikleri taşımalıdır; yöneticilerin eğitim ve temel güvenlik eğitimini tamamlaması gerekir; güvenlik sorumlusu bulunması ve bazı eğitim şartlarının karşılanması beklenir. Yabancı sahiplik konusunda karşılıklılık esasına dayalı bir yaklaşım uygulanır. Güvenlik hizmetlerinde çalışan kişiler için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılabilir; olumlu sonuç alanlara uygun eğitim şartlarını tamamlamak koşuluyla çalışma izni verilir. Güvenlik görevlilerinin yetkileri arasında giriş-çıkış kontrolleri, kimlik sorma, üst araması, eşyaların güvenlik taramalarından geçirilmesi ve delillerin korunması; gerektiğinde yakalama ve olay yerinin güvenliğinin sağlanması bulunur. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi komisyon tarafından belirlenir; bazı yerlerde silah bulundurulması yasaktır; özel güvenlik şirketleri kendi başına silah bulunduramaz; ancak gerekli hallerde izinle silah kullanımı sağlanabilir. Görev alanı ve yetkileri görev süresiyle sınırlıdır; gerektiğinde korunan kişiyle birlikte ülke genelinde veya il sınırları içinde genişletilebilir. Kimlik kartı taşıma zorunluluğu vardır; kart üzerinde görevli adı ve silahlı/silahsız olduğu bilgisi bulunur ve kart olmadan yetki kullanılamaz. Güvenlik görevlileri üniforma giymekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyon izniyle sivil kıyafetle çalışabilir. Eğitim, temel güvenlik eğitimi ve silah eğitimini içerir; yenileme eğitimi de uygulanır; eğitim niteliği ve uygulama esasları yönetmelikle belirlenir; bazı kurumlar bu eğitimi verebilir; belirli personel için istisnalar bulunabilir. Yaralanma, engellilik veya ölüm halinde tazminat ödenir; bu tazminat diğer ödemelerle karşılaştırılmaz ve kamu kurumlarında ek hükümler uygulanabilir. Kanunun kapsamına giren görevler dışında başka işte çalışılması yasaktır; grev yasağı ve lokavt yasağı uygulanır; bu kurallar güvenlik hizmetlerinin sürekliliğini sağlamayı amaçlar.

Kanun 5282
2004-12-31

SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU KAPSAMINDA ÖDENEN GELİR VE AYLIKLARDA 2005 YILINDA YAPILACAK ARTIŞLAR HAKKINDA KANUN

Bu kanun tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar ile bağımsız çalışanlar için ödenen gelir ve aylıkların artırılmasına ilişkin esasları belirler. Artışlar, bağlanan gelir ve aylıklar ile telafi edici ödemeler için hesaplanan tutarlarla karşılaştırılarak uygulanır; gelir düzeyine göre belirli koşullarda artırılır. Malullük veya yaşlılık aylıkları ile hak sahiplerine bağlanan aylıklar, hesaplanan tutarlara göre yükseltilir. İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan gelirlerin hesaplandığı güncel kazanç üzerinden gelirler, hesaplanan tutarlara göre artırılır; bazı durumlarda bu artış uygulanmaz. Telafi edici ödemelerin artırılması ve artışların uygulanması, enflasyon göstergesi ve hesaplama yöntemlerine göre yapılır. 1479 ve 2926 sayılı kanunlar kapsamındaki sigortalılara ödenecek sosyal sigorta yardımları ve yönetim giderlerini karşılamak üzere primlere esas olan gelir tablosu ve katsayılar, yıl içinde artırılarak uygulanır; bazı hükümler uygulanmaz. Ayrıca, bu kanun kapsamında sigortalı olanlara yapılacak sosyal sigorta yardımları için ek ödemeler dikkate alınarak hesaplanır ve ödenir.

Kanun 5502
2006-05-20

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

- Birçok madde yürürlükten kaldırılarak kurumun iç yapısı ve görevleri sadeleştirilmiştir; bu, karar alma süreçlerinde esneklik ve basitleştirme doğurabilir. - Taşınmazlar ve mal varlığına ilişkin hükümler, devlet malı statüsünü ve kuruma ilişkin sınırlamaları belirginleştirir; kurumun malvarlığı haczedilemez ve teminat yatırma zorunluluğundan muaf tutulabilir; taşınır ve taşınmaz işlemlerinde yetkiler belirli kurumlarca yönlendirilir. - Dava ve icra süreçlerinde teminat yatırma yükümlülüğü olmadığından, kurumun yargı süreçlerindeki finansal riskleri sınırlı kalır. - Veri güvenliği ve paylaşımı konusunda net çerçeve getirilmiştir; kişisel ve sağlık verilerinin korunması ve paylaşımına ilişkin kurallar uygulanır; paylaşımlar anonimliğin korunması ve belirli kamu veya araştırma amaçları için açık bir usul ile yapılabilir; paylaşılan verinin güvenliğini paylaşım yapanlar üstlenir. - Sağlık ve diğer özel verilerin paylaşımı için noter onaylı muvafakat veya e-Devlet üzerinden kimlik teyidi gibi şartlar öngörülür; kamu idareleri, Merkez Bankası ve üniversiteler gibi kurumlarla belirli hallerde ücretsiz paylaşım yapılabilir. - Sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek personel sınırlı sayıda ve belirli alanlarda (örneğin teknik ve bilgisayar hizmetleri) istihdam edilebilir; ücretlendirme ve sözleşme esasları, üst yönetim ve maliye ile ortak belirlenir; çalışanlar için özel haklar ve ek ödemeler öngörülebilir. - Yönetim kurulu üyeleri ve kurum personeli kamu görevlisi sayılır ve ilgili mevzuat hükümlerine tabidir; görevden uzaklaştırma gibi tedbirler uygulanabilir durumlar öngörülebilir. - Kurumun faaliyet alanında belirli danışma ve yardımcı birimlerinin yapısında değişiklikler veya kaldırmalar gerçekleşmiş olabilir; bu durum operasyonel odakların ve hizmet sunumunun yeniden yapılandırılmasına yol açabilir.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.