10 / 1.430 sonuç gösteriliyor

Kanun 2828
1983-05-27

SOSYAL HİZMETLER KANUNU

Bu metin sosyal hizmetlerin nasıl yürütüleceğine ilişkin geniş bir çerçeve oluşturur ve hizmetlerin amacı, kapsamı, tanımlar ile genel esaslar ve mali hükümlerini belirler. Sosyal hizmetler, ihtiyaç sahiplerinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarını giderici, sorunlarını önleyici ve çözümleyici hizmetleri kapsar ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedefler. Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar, engelliler ve yaşlılar gibi temel toplumsal gruplar ile benzer ihtiyaç sahipleri öncelikli olarak hizmetlerden yararlanır. Hizmetler için çeşitli kuruluş türleri ve birimler kurulur; çocuklara yönelik koruma ve bakıma odaklı yuvalar, yetiştirme yurtları, kreş ve gündüz bakım hizmetleri, huzurevleri ve bakım-rehabilitasyon merkezleri gibi birimler ile bu hedeflere uygun çalışır. Hizmetler, kamu kurumları, gönüllü kuruluşlar ve sivil toplumun koordineli işbirliğiyle, denetim ve gözetim altında sunulur; kaynaklar en verimli şekilde kullanılır. Hizmetlere erişimde ayrımcılık yasaktır; talep fazlası olduğunda belirlenen öncelikler uygulanır ve hizmetler insan onuru ve saygısı çerçevesinde sunulur. Personel seçimi ve hizmet içi eğitim, hizmetin niteliğine ve özelliklerine uygun şekilde yapılır; çalışanların nitelikleri hizmetin gerektirdiği standartlara uygun olur. Dış kuruluştan hizmet alınması gerekiyorsa izin ve standartlara uyum zorunludur; coğrafi ve fonksiyonel dağılım dengeli sağlanmaya çalışılır ve hizmet boşlukları giderilir. Engelliler için eşit katılım, erişilebilirlik, eğitimde fırsat eşitliği, istihdam ve sosyal güvenlik konularında hedefler belirlenir; engellilerin karar alma süreçlerine katılımı sağlanır. Ev tipi sosyal hizmet birimleri, merkezler ve koordinasyon yapıları aracılığıyla ihtiyaç tespiti, müdahale ve takibi bir arada ve kolay ulaşılabilir biçimde gerçekleştirilir. Hizmetler için mali kaynaklar genel bütçeden sağlanan yardımlar, hizmetlerden elde edilen gelirler, bağışlar ve benzeri çeşitli kaynaklarla finanse edilir. Kamu ve özel sektör işbirliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla koordinasyon esas alınır ve hizmetlerin yayılımı ile etkili kullanımı hedeflenir. Çalışanlar ve özel düzenlemeler konusunda sözleşmeli çalıştırma gibi alternatif istihdam biçimlerine olanak tanınabilir; engellilerin özel istihdam gerekiklikleri de gözetilir.

Kanun 4784
2003-01-15

SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNUNA GÖRE GELİR VEYA AYLIK ALMAKTA OLANLARA SOSYAL DESTEK ÖDEMESİ YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar ile bu kapsamda aylık veya gelir almakta olanlara ek sosyal destek ödemesi yapılmasını öngörür. Bu ödeme mevcut aylık veya gelir ödemelerine ilave olarak gerçekleştirilir. Ödeme genel bütçeden karşılanır. Tutar ile uygulanma şekli ve aylar itibarıyla aylık ve gelir tutarlarına göre nasıl farklılaştırılacağı hususu düzenlemelerle belirlenir. Ödemeler net olarak yapılır ve ödeme tarihinde hiçbir kesintiye tabi tutulmaz.

Kanun 2709
1982-11-09

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

Bu metin devletin cumhuriyet olduğunu, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini güvence altına aldığını belirtir; toplumun huzuru, adalet ve refahı ile kişilerin maddi ve manevi gelişimini öncelik olarak hedefler. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlük ilkesine bağlıdır; Türkçe resmi dil olarak önceliklidir; milli bayrak, marş ve başkent gibi simgeler devletin kimliğini somutlaştırır. Değiştirilemeyecek hükümler, devletin temel nitelikleri ve Cumhuriyetin yapısal esaslarını korur, bu temel ilkeler üzerinde normalenin üzerinde değişiklikler yapılamaz. Egemenlik millete aittir; milletin iradesiyle kararlar alınır; devlet organları bu gücü anayasadan aldığı sınırlar içinde kullanır; hiçbir kişi veya organ kaynağını Anayasadan almayan yetkiler kullanamaz. Yasama, yürütme ve yargı bağımsız ve tarafsız olarak iş görür; kuvvetler arasındaki işbirliği ve sınırlı yetki paylaşımı, devletin medeni iş bölümünü güvence altına alır. Kanun önünde eşitlik ilkesinin korunması; dil, ırk, renk, cinsiyet, din, siyasi düşünce gibi unsurlara dayalı ayrımcılık yasaktır; eşitliğin sağlanması için gerekli tedbirler makul ve haklar üzerinde dengeleyici olarak kabul edilebilir. Temel hak ve hürriyetler kişiliğe bağlı, dokunulmaz ve devredilemez olarak tanımlanır; bu haklar, toplum karşısındaki ödev ve sorumlulukları da içerir ve demokratik toplumun gerekleriyle ölçülür. Temel hakların kötüye kullanılmaması gerekir; hak ve özgürlükleri amaç göstererek, devleti veya milleti bölmeyi hedefleyen faaliyetler yasa dışı sayılır. Savaş veya olağanüstü hallerde haklar üzerinde geçici sınırlamalar yapılabilir; buna karşın yaşam hakkı ve kişilerin güvenliği korunur, kararlar yargı denetimine tabidir. Kişinin hürriyeti ve güvenliği güvence altındadır; yasa gereği yakalama ve tutuklama durumları belirli usullerle ve haklar bildirilerek gerçekleştirilir; adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi geçerlidir; uzun süreli tutukluluklarda özellikle denetim ve hızlı yargılanma güvence altındadır. Özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı ve haberleşme özgürlüğü korunur; bu haklar ancak kanunla ve gerektiğinde mahkeme kararıyla sınırlanabilir; kararlar belirli sürelerde onaylanır ve gerekçeyle açıklanır. Konut dokunulmazlığı yalnızca yetkili merciin kararlarıyla ve belirli güvenlik gerekçeleriyle ihlal edilebilir; karar süreci belirli sürelerde onaylanır ve açıklanır. Haberleşme özgürlüğü ve gizliliği korunur; engelleme ve müdahale için usule uygun hâkim kararı gerekir; kararlar belirli süre içinde onaylanır ve gerekçeli olarak açıklanır. Yerleşme ve seyahat özgürlüğü vardır; yurtdışına çıkış ve sınır dışı edilmeye ilişkin sınırlamalar kanunla belirlenir; vatandaşlar temel olarak sınır dışı edilemez ve yurda girme haklarından yoksun bırakılamaz. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altındadır; ibadet ve dini uygulamalar serbesttir; dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; din eğitimi devlet gözetimindedir; din ve manevi yaşamla ilgili haklar kişilerin baskı altında kalmaksızın korunur.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 5042
2004-01-15

YENİ BİTKİ ÇEŞİTLERİNE AİT ISLAHÇI HAKLARININ KORUNMASINA İLİŞKİN KANUN

- Yeni bitki çeşitlerinin korunması için ıslahçı hakları tanımlanır ve hak sahipleriyle onların mirasçılarına özel yetkiler verilir; aynı çeşit üzerinde birden çok hak sahibi olması durumunda müşterek hak sahibi olma durumu ortaya çıkabilir. - Islahçı hakları, korunan çeşitler için çoğaltım materyallerinin üretimi, çoğaltılması, satışı, piyasaya sürülmesi, ihracatı, ithalatı ve depolanması üzerinde tekelci yetkiler sağlar. - Başkasının izni olmadan korunan çeşit üzerinde hak sahibinin belirlediği bu yetkiler kullanılmaz; ihlal halinde hak sahibi yasal yollara başvurabilir. - Hak sahipliği çoğunlukla, çeşit üzerinde çalışan veya geliştiren kişilerin hak sahibi olması; işyerinde geliştirilen çeşitler için ise sahibin işveren olması ilkesine dayanır. - Çalışanlar ve işverenler arasındaki sözleşmelere bağlı olarak, iş ilişkisi dışında geliştirilen çeşitlerde hak sahibliği ve kullanım konusunda ilgili hükümler uygulanır. - Çiftçi istisnası olarak, belirli tarım ürünlerinde korunan çeşitleri kendi tarım alanlarında kendi üretimleri için kullanabilen çiftçiler bulunmaktadır; küçük çiftçiler için özel bir muafiyet ve bildirme/mütalaa yükümlülükleri söz konusudur; diğer çiftçiler ise hak sahibine bedel ödeyerek kullanım yapabilir. - Zorunlu lisans mekanizması, kamu yararı nedeniyle hak sahibinin izni olmadan korunan çeşitlerin belirli koşullarda kullanılmasını sağlayabilir; arabuluculuk süreçleri ve Bakanlığın karar verici rolü vardır. - Arabuluculuk süreciyle lisans görüşmeleri yapılabilir; taraflar uzlaşamazsa lisans verme süreci tek taraflı kararlarla sonuçlanabilir. - İsmin korunması ve kullanımına ilişkin kurallar, korunan çeşit için özel bir isim belirlenmesini ve bu ismin pazarda kullanılması zorunluluğunu getirir; ayrıca ismin yanlış kullanımı veya karışıklık yaratacak durumlar için önlemler vardır. - Koruma süresi kavramsal olarak, hak sahibine belirli bir süre boyunca üstünlük sağlayan bir koruma sağlar; sürenin sonunda çeşitlerin serbestçe kullanılabilir olması gibi sonuçlar doğurur. - Çeşitlerin tescil edildiği siciller ve yayımlanan kataloglar, koruma kapsamını ve piyasaya sürülme süreçlerini belirler; bu kayıtlar kamuya açıklık ve güven sağlar. - Uluslararası ölçekte, UPOV çerçevesinde Türkiye ile karşılıklılık esasına dayalı olarak koruma imkanı bulunmaktadır; bu, uygun şartları sağlayan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin de haklardan yararlanmasını mümkün kılar. - Yasa, hak sahipliği, sınırlandırmalar ve uygulama için gerekli usul ve esasları yönetmelikler ve resmi düzenlemelerle belirler; bu nedenle uygulamalar değişebilir ve uygulamalara dair ayrıntılar yönetmeliklerde yer alır.

Kanun 5502
2006-05-20

SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA İLİŞKİN BAZI DÜZENLEMELER HAKKINDA KANUN

- Birçok madde yürürlükten kaldırılarak kurumun iç yapısı ve görevleri sadeleştirilmiştir; bu, karar alma süreçlerinde esneklik ve basitleştirme doğurabilir. - Taşınmazlar ve mal varlığına ilişkin hükümler, devlet malı statüsünü ve kuruma ilişkin sınırlamaları belirginleştirir; kurumun malvarlığı haczedilemez ve teminat yatırma zorunluluğundan muaf tutulabilir; taşınır ve taşınmaz işlemlerinde yetkiler belirli kurumlarca yönlendirilir. - Dava ve icra süreçlerinde teminat yatırma yükümlülüğü olmadığından, kurumun yargı süreçlerindeki finansal riskleri sınırlı kalır. - Veri güvenliği ve paylaşımı konusunda net çerçeve getirilmiştir; kişisel ve sağlık verilerinin korunması ve paylaşımına ilişkin kurallar uygulanır; paylaşımlar anonimliğin korunması ve belirli kamu veya araştırma amaçları için açık bir usul ile yapılabilir; paylaşılan verinin güvenliğini paylaşım yapanlar üstlenir. - Sağlık ve diğer özel verilerin paylaşımı için noter onaylı muvafakat veya e-Devlet üzerinden kimlik teyidi gibi şartlar öngörülür; kamu idareleri, Merkez Bankası ve üniversiteler gibi kurumlarla belirli hallerde ücretsiz paylaşım yapılabilir. - Sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek personel sınırlı sayıda ve belirli alanlarda (örneğin teknik ve bilgisayar hizmetleri) istihdam edilebilir; ücretlendirme ve sözleşme esasları, üst yönetim ve maliye ile ortak belirlenir; çalışanlar için özel haklar ve ek ödemeler öngörülebilir. - Yönetim kurulu üyeleri ve kurum personeli kamu görevlisi sayılır ve ilgili mevzuat hükümlerine tabidir; görevden uzaklaştırma gibi tedbirler uygulanabilir durumlar öngörülebilir. - Kurumun faaliyet alanında belirli danışma ve yardımcı birimlerinin yapısında değişiklikler veya kaldırmalar gerçekleşmiş olabilir; bu durum operasyonel odakların ve hizmet sunumunun yeniden yapılandırılmasına yol açabilir.

Kanun 4958
2003-08-06

SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU

Bu düzenleme, Sosyal Sigortalar Kurumu ile ilgili bazı hükümlerin değiştirilmesini ve bazıların kaldırılmasını sağlar. Kurumun yapısı ve ana hizmet birimlerinin görev ve iş akışları netleşir. Hükümlerin uygulanmasına ilişkin başlangıç zamanları belirlenir; bazıları yayımlandığı anda, bazıları yayımlandıktan sonra uygulanır. Eski hükümler kaldırıldığı için önceki uygulamalar geçersiz sayılır ve yerini yeni uygulamalar alır. Yurtdışında yaşayan vatandaşların sigorta süreleri ve sosyal güvenlik hizmetlerinin değerlendirilmesiyle ilgili yeni esaslar getirilir. Geçiş süreciyle ilgili kurallar konulur ve bu süreçte uygulama ve idare destek hizmetleri koordinasyonu güçlendirilir.

Kanun 4747
2002-04-01

İSTİHDAMIN TEŞVİKİ AMACIYLA ÜCRET DIŞI YÜKLERDEN BAZILARININ ÖDENMESİNİN ERTELENMESİ İLE SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU VE 631 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Bu kanun, yeni istihdam edilen çalışanlar için işverenlerin ödemesi gereken sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası primlerinde belirli bir kısmın ertelenmesine olanak tanır; bu, işverenlerin kısa vadeli nakit yükünü hafifletmeyi amaçlar. Ertelenen primler için toplu iş sözleşmesi yapma ehliyetine sahip sendika üyesi olan işçiler ile diğer işçiler için uygulanacak oranlar farklıdır. Ertelenen paylar için gecikme zammı uygulanmaz ve erteleme süresi borcun zamanaşımında sayılmaz; erteleme süresi sonunda borç tahsil edilir. Aynı çerçevede, yeni çalışanlar için ödenmesi gereken gelir vergisi kesintileri açısından da benzer bir erteleme uygulanabilir ve ertelenen vergi, ertelenen dönemi takip eden dönemde ödenir. Uygulama usulleri ile ilgili kararlar ve adımlar, ilgili makamlar tarafından belirlenir.

KHK 399
1990-01-29

KAMU İKTİSADİ TEŞEBBÜSLERİ PERSONEL REJİMİNİN DÜZENLENMESİ VE 233 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN BAZI MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASINA DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

- Bu kararname, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarındaki personelin hizmete alınması, görev ve yetkileri, nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, hak ve yükümlülükleri ile diğer özlük haklarını düzenler ve işçiler bu kapsama girmez. - Personel tipi olarak memur, sözleşmeli personel ve işçi ayrımı yapılır; sözleşmeli personel ile memur statüsü dışında çalışanlar bu çerçevede yürütülür; işçiler bu kararnameye tabi değildir. - Sözleşmeli personelin toplu iş sözleşmeleri kapsamına alınamazlığı ve buna bağlı hakların karşılanmaması hükümleri uygulanır. - Atama yetkisi yönetim kurullarına aittir; bazı üst düzey kadrolar hariç diğer kadrolara atama bu kurulların kararlarıyla gerçekleştirilir ve yönetim kurulları bu yetkilerini sınırlarını belirleyerek devredebilir. - Sözleşmeli personelde geçmişteki hizmetler memur statüsündeyken sözleşmeli statüye geçmiş gibi değerlendirilebilir. - Sözleşmeli personele işe alım süreçleri yönetim kurulları tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür; ilk defa açıkten işe alınanlar için başlangıç sözleşmeleri uygulanır; ilerleyen dönemlerde sözleşme süreleri ve geçişler belirli şartlara bağlıdır. - Sözleşmeli işe alınacaklardan aranılan şartlar arasında kamu haklarından mahrum olmama, uygun yaş grubu, mesleğe ilişkin uygunluk ve etik davranışla ilgili kriterler bulunur; belirli eğitim düzeyleri ve bazı istisnalar söz konusu olabilir. - Sınav ve ölçme süreçleriyle işe alınır; sınav konuları, şekli ve komisyonun teşkilatlanması yönetmelikle belirlenir. - Görev ve görev yeri değişiklikleri iş ihtiyaçlarına göre gerçekleştirilebilir; değişiklikte yeni görevin gerektirdiği şartlar, sicil ve performans gibi kriterler gözetilir. - Tarafsızlık yükümlülüğü vardır; sözleşmeli personel siyasi parti, zümre veya çıkar gruplarının yararını hedefleyen davranışlarda bulunamaz; görevin ifasında tarafsızlık esasına uyulur. - Teşebbüs ve bağlı ortaklıkların yöneticileri ile personeli, verilen sermaye ve kaynakları verimlilik ve karlılık esaslarına göre kullanmakla sorumludur; gizli bilgiler korunur ve yetkili izni olmadan açıklanamaz. - Hediye alma, menfaat sağlama veya borç para isteme konularında, basına demeç vermek ve kamuoyuna yönelik iletişim konularında kısıtlamalar uygulanır; yetki dışı beyan ve eylemler yasaktır. - Siyasi faaliyet yasağı bulunmaktadır; siyasi faaliyetlerde bulunmak veya siyasi partiye üye olmak sınırlıdır. - Grev ve toplu hareketler konusunda yaptırımlar vardır; sözleşmeli personelin bu tür eylemlere katılması yasaktır. - Çalışma saatleri ve izinler, yıllık izinler ve diğer izinler personel statülerine göre belirli ölçülerde uygulanır; izinlerin kullanımı dönemler halinde planlanabilir ve transferler içinde özel hükümler bulunur. - Muvazzaf askerlikten dönenlerin işe başlatılma süreci ve hizmet süresiyle ilgili düzenlemeler uygulanır; askerlik süresi emeklilik ve derece gibi konularda dikkate alınabilir. - Ücret ve sosyal haklar; sözleşmeli personelin aylık ve özlük hakları, temel ücretler ve ek ödemelere ilişkin esaslar belirlenir; sözleşme ücretinin temel ücret ve kıdem/başarı gibi unsurlardan oluştuğu ve sınırlamalara tabi olduğu kabul edilir; ücretler, kabul edilen kriterler ve dönemsel değişikliklere bağlı olarak düzenlenir. - Temel ücretin belirlenmesiyle ilgili süreçler; kadro unvan ve derecelere göre uygun ücret seviyelerinin belirlenmesi ve bu konudaki teklifler ile süreçler genel düzenlemelerle yürütülür.

Kanun 5282
2004-12-31

SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, TARIM İŞÇİLERİ SOSYAL SİGORTALAR KANUNU, ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU İLE TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU KAPSAMINDA ÖDENEN GELİR VE AYLIKLARDA 2005 YILINDA YAPILACAK ARTIŞLAR HAKKINDA KANUN

Bu kanun tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar ile bağımsız çalışanlar için ödenen gelir ve aylıkların artırılmasına ilişkin esasları belirler. Artışlar, bağlanan gelir ve aylıklar ile telafi edici ödemeler için hesaplanan tutarlarla karşılaştırılarak uygulanır; gelir düzeyine göre belirli koşullarda artırılır. Malullük veya yaşlılık aylıkları ile hak sahiplerine bağlanan aylıklar, hesaplanan tutarlara göre yükseltilir. İş kazaları ve meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan gelirlerin hesaplandığı güncel kazanç üzerinden gelirler, hesaplanan tutarlara göre artırılır; bazı durumlarda bu artış uygulanmaz. Telafi edici ödemelerin artırılması ve artışların uygulanması, enflasyon göstergesi ve hesaplama yöntemlerine göre yapılır. 1479 ve 2926 sayılı kanunlar kapsamındaki sigortalılara ödenecek sosyal sigorta yardımları ve yönetim giderlerini karşılamak üzere primlere esas olan gelir tablosu ve katsayılar, yıl içinde artırılarak uygulanır; bazı hükümler uygulanmaz. Ayrıca, bu kanun kapsamında sigortalı olanlara yapılacak sosyal sigorta yardımları için ek ödemeler dikkate alınarak hesaplanır ve ödenir.