10 / 949 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 10178
2025-08-07

SİLİFKE-MUT DEVLET YOLU PROJESİ (KM:0+000-69+850) KAPSAMINDA YOL YAPIM ÇALIŞMALARININ TAMAMLANMASI AMACIYLA BAZI TAŞINMAZLAR İLE ÜZERLERİNDEKİ MÜŞTEMİLATIN KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 10178)

Bu karar, Silifke-Mut devlet yolu güzergahında gerekli taşınmazlar ile üzerlerindeki yapıların acele kamulaştırılması yoluyla yol yapım çalışmalarının tamamlanmasına olanak tanır. Böylece yolun inşası için ihtiyaç duyulan alanlar rızaya bakılmaksızın edinilebilir. Kamulaştırma süreci kapsamında mülk sahipleriyle ilgili tazminat ödemesi ve diğer haklara ilişkin işlemler yürütülür.

KHK 659
2011-11-02

GENEL BÜTÇE KAPSAMINDAKİ KAMU İDARELERİ VE ÖZEL BÜTÇELİ İDARELERDE HUKUK HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

Bu Kanun Hükmünde Kararname, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yürütülmesini ve uygulama birliğinin sağlanmasını amaçlar. Hukuk hizmetleri muhakemat hizmetleri ile hukuk danışmanlığına ilişkin iş ve işlemleri kapsar. İdareler için kurulan hukuk birimleri, adli ve idari davalarda idareyi temsil eder, dava ve icra işlemlerini takip eder ve hizmet satın alınması süreçlerini koordine eder. Hukuk birimleri ayrıca mevzuat taslaklarını inceleyerek hukuki mütalaa verir, uyuşmazlıkları önleyici tedbirler konusunda görüş bildirir ve idarenin amaçlarını mevzuata, plan ve programa uygun şekilde gerçekleştirmek için gerekli hukuki teklifleri hazırlar. Hukuk birimleri, hukuk uyuşmazlıklarının komisyon yoluyla değerlendirilmesi ve sekreterya hizmetlerini yürütür. Cumhurbaşkanlığı ve Maliye Bakanlığı gibi kurumların teşkilat kararnamelerindeki hükümler saklıdır. Muhakemat hizmetinin temini, idarenin ihtiyacına göre hukuk birimlerinden veya gerekli görüldüğünde Maliye Bakanlığı aracılığıyla sağlanabilir; özel hallerde doğrudan temin yoluyla serbest avukatlar veya avukatlık ortaklıklarından da hizmet satın alınabilir. Hizmetler, vekil sıfatıyla temsil yetkisini haiz avukatlar ve hukuk birimleri tarafından yürütülür. İdareler kendi iş ve işlemleriyle ilgili adli ve idari davalarda taraf sıfatını haizdir; vekil sıfatıyla temsil yetkisi hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara aittir. Üst yönetici talimatı ile gerekli görüldüğünde temsil yetkisi, merkez veya taşra birim amirine devredilebilir. Gerekli görüldüğünde belirli durumlarda idare vekili veya temsilcisiyle birlikte duruşmalar yapılabilir; vekil listesi yazılı veya elektronik olarak ilgili mercilere bildirilir ve listede yer alanlar vekaletname olmaksızın temsiliyet yetkisine sahiptir. Yetkinin devrine ilişkin usuller ve sınırlar üst yöneticinin belirleyeceği esaslarla uygulanır. Birden çok idarenin taraf olduğu davalarda ve Cumhurbaşkanlığına bağlı öncelikli hususlarda takip ve müdafaa belirli usuller çerçevesinde yürütülür. Ulusal ve uluslararası mahkeme ve tahkim mercilerinde Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti veya idareler taraflı veya müdahil olduğunda gerekli görülenler Cumhurbaşkanlığı hukuk birimi tarafından takip edilir. Adli uyuşmazlıklarda sulh yoluyla hallin esas olduğu benimsenir. Sulh için taraflara uygun süreler tanınır ve başvuru sonuçlandırılıncaya kadar dava açma süresi işlemeye devam eder. Sulh başvurularının sonuçlandırılması zorunlu olup süresinin sonunda sonuç alınamazsa istek reddedilmiş sayılır. Sulh anlaşmaları ilam hükmünde sayılır ve icra hükümlerine göre infaz olunur; vadeye bağlanmış alacaklarda vadelerin dolması beklenir, aksi halde kanuni faiz hesaplarıyla takip ve tahsil edilir. Sulh halinde üzerinde anlaşılan hususlar kamu yararına uygun olmadıkça dava açılamaz veya yeniden incelenemez. İdari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli ve vazgeçme yetkileri, maddi ve hukuki olarak kamu menfaati görülen durumlarda karar mercileri tarafından uygulanır. Tutarlara göre kararlar ve yetkilerin devri hususunda üst yönetime başvuru ve onay süreçleri uygulanır; alt kademe yetkilileri belirli sınırlar içinde bu yetkileri kullanabilir. Görüleceği üzere bu çerçeve, hukuk hizmetlerinin planlı, merkezi ve denetimli bir şekilde yürütülmesini; uyuşmazlıkların önlenmesi ve sulh yoluyla çözülmesini; temsil yetkilerinin net biçimde belirlenmesini ve gerektiğinde özel sektöre başvurulmasını amaçlar. Bu yaklaşımla maliyetlerin ve süreçlerin daha öngörülebilir olması hedeflenir.

Kanun 6001
2010-07-13

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun uygulamasıyla Karayolları Genel Müdürlüğü, karayollarını üç ana sınıfta (otoyolları, devlet yollarını ve il yollarını) kapsayacak şekilde planlar, yönetir ve bu yolların kamu yararı ve milli ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirilmesini sağlar. Karayolları ağının hangi yolları kapsayacağına ilişkin kararlar ilgili kurumların görüşleriyle birlikte Bakanlık onayıyla uygulanır; hak ve sorumluluklar, bu ağlardan çıkarılan yollar için gerekli bildirimlerin yapıldığı andan itibaren ilgili idarelere devredilir. Geçiş ve kullanım koşullarıyla ilgili olarak geçiş ücretli yollar ve erişme kontrolü uygulaması, Genel Müdürün teklifi üzerine Bakanın onayıyla belirlenir; ücretler, yolun sınıfı, trafik yoğunluğu ve diğer ilgili faktörler dikkate alınarak belirlenir ve sözleşmelere uygun şekilde uygulanır. Ücretli olmayan kesimler ile işletme hakkı verilen veya devredilen alanlar için geçişler genel hükümler doğrultusunda belirlenir. Erişme kontrolü uygulanan karayollarına bağlantılar ve şehir geçişleri, Genel Müdürlük önerisi ve Bakanlık ile belediyelerin ortak kararıyla düzenlenir; erişim kontrollü yol çevresindeki taşınmaz sahiplerinin doğrudan giriş-çıkış hakları yoktur ve bağlantıların ulaşımı toplayıcı yol veya bağlantı noktaları üzerinden sağlanır. Belediyeler ve mücavir alanlar dışında kalan yerlerde imar planı çalışmalarında Genel Müdürlük görüşü aralıklı olarak dikkate alınır; kesinleşen güzergâh planları imar planlarına işlenir ve bu süreçler koordineli yürütülür. Tesisler ve yapılarla ilgili olarak erişme kontrollü karayolları sınırları içinde Genel Müdürlük izniyle kurulacak tesisler, mimari ve mühendislik sorumluluğu Genel Müdürlükte olmak üzere plan, ruhsat ve lisans süreçlerine tabi değildir; ancak bu tesislerin bulunduğu alanlar karayoluna bağlı olarak yürütülür ve ilgili izinler bu kapsamda değerlendirilir. Kamulaştırma ve trampa yetkileri, gerekli taşınmazların temini için Genel Müdürlük tarafından kullanılır; trampa yoluyla taşınmazlar kamu yararı amacıyla uygun görüldüğünde değiş tokuş edilerek kullanıma alınır; kamulaştırılan taşınmazlar devlet malı olarak kabul edilir. Genel Müdürlüğün mal ve gelirleri devlet malı hükmünde olup haczedilemez; bazı vergilerden ve harçlardan muaf olabilir; gelirler vergiden istisnai olarak etkilenebilir; bu muafiyetler mevzuat çerçevesinde uygulanır. Güzergâh planları ve imar planı uyumu üzerinde yoğun bir koordinasyon vardır; güzergâhlar, imar planlarına işlenmek üzere belediye ve ilgili kurumlarla paylaşılarak değerlendirilir; itirazlar Genel Müdürlükçe karara bağlanır ve karayolu güzergâhı kesinleşince ilgili kurum ve kamu kurumlarına bildirilir; jeolojik, jeoteknik ve fotogrametrik raporlar bu süreçlerde temel alınır. Çevre ve güvenlik açısından, karayolları kenarında atık bırakılması yasaktır; güvenlik ve trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla gerektiğinde müdahaleler Genel Müdürlük gözetiminde veya yetkili makamlarca gerçekleştirilir ve zarar veya masraflar sorumlu kişilerden talep edilir. Ulaşımın sürekliliği amacıyla, erişme kontrolü uygulanması nedeniyle yolların kapatılması durumunda, taşınmaz sahipleri için en kısa mesafeden alternatif erişim sağlanır ve bu haklar korunur. Özetle, bu yapılandırma karayolları ağını planlama, sınıflandırma, erişim ve geçiş koşullarını belirleme, kamulaştırma ve taşınmaz temin süreçlerini düzenleme, bağlantı ve şehir geçişlerini koordine etme, tesisleşme ve güvenlik konularını merkezi bir yönetim altında tutar; kamu yararı, çevre güvenliği ve imar alanıyla uyum ilkeleri doğrultusunda karar alınmasını ve uygulanmasını hedefler.

CB Kararı 8301
2024-04-05

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ ÜRETTİKLERİ BAZI MAL VE HİZMETLERDEN ÜCRETSİZ VEYA İNDİRİMLİ FAYDALANACAKLARIN TESPİTİNE İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 8301)

Ramazan Bayramı tatili nedeniyle bazı yolculuklar için ücret muafiyeti uygulanacaktır. Bu muafiyet otoyollar ile belirli köprülerden yararlananlar için geçerlidir ve karayolları genel müdürlüğü sorumluluğundaki hatları kapsar. Belediyeler ve onların kurduğu toplu taşıma kurumları tarafından işletilen hizmetlerden faydalanan yolcular da bu muafiyetten yararlanır. Aşağıdaki hatlarda yolcular için muafiyet uygulanması öngörülmektedir: Baskentray, Marmaray, IZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ve Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metro Hattı. Arnavutköy-İstanbul Havalimanı Metro Hattı üzerinde bazı istasyonlardan binilen yolculuklar için de muafiyet uygulanacaktır. Bu karar, tatil dönemi boyunca ulaşım maliyetlerini azaltmayı ve toplu taşıma kullanımını kolaylaştırmayı amaçlar.

Kanun 7269
1959-05-25

UMUMİ HAYATA MÜESSİR AFETLER DOLAYISİYLE ALINACAK TEDBİRLERLE YAPILACAK YARDIMLARA DAİR KANUN

Pratik etki şu şekilde olabilir: - Afet sonrası ve muhtemel afetler için hayatı ve kamu hizmetlerini korumaya yönelik acil yardım ve tedbirler uygulanır. - Hasar tespiti yapılarak tehlikeli durumlar belirlenir; gerekli görülen yapılar boşaltılır veya güvenli hale getirilir, yeniden yapım ve onarım için teknik şartlar uygulanır. - Binaların yeniden yapımı, onarımı veya önemli değişiklikleri için uygulanacak kurallar belirlenir; hatalı yapılar için gerekli tedbirler alınır. - Afet bölgelerinde veya yakınında acil kurtarma ve yardım çalışmaları koordine edilir; sivil savunma ile iş birliği yapılır. - Afetlerden etkilenen vatandaşlar için temel hizmetler sağlanır; sağlık hizmetine erişim güvence altına alınır; gerektiğinde özel hastanelerdeki tedaviler için ödemeler sonradan yapılabilir. - İlk kurtarma çalışmalarında çalışanlara ücret ödenmez; ancak beslenme ve temel ihtiyaçlar karşılanır; hasar gören ekipmanlar onarılır veya değiştirilir. - Hasar tespitine dayalı kararlar hızlıca uygulanır; tehlikeli durumlar giderilene kadar gerekli güvenlik ve yıkım önlemleri sürdürülür. - Geçici barınma, yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlar karşılanır; geçici konutlar sağlanabilir veya kiralama/tedarik imkânları kullanılır; nakdi yardım da verilebilir. - Hasar gören bölgelerde yeni yapılaşma veya ikamet için sınırlamalar uygulanabilir; güvenli olmayan alanlarda inşaata ve ikamete izin verilmeyebilir; bu tedbirler gerektiğinde daraltılabilir veya kaldırılabilir. - Toplulukların bir kısmının veya tamamının başka yerlere taşınması gerekiyorsa, uygun planlar ve kararlar doğrultusunda yerleşim sağlanır. - Teknik çalışmalarla hasar ve riskler değerlendirilir; buna uygun olarak hasarsız görülen yerlerin veya zararların giderilmesine ilişkin uygulamalar yürütülür.

CB Kararı 1131
2019-05-31

8/1/2002 TARİHLİ VE 4736 SAYILI KANUNUN 1 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASI HÜKMÜNDEN MUAF TUTULACAKLARIN TESPİTİNE DAİR 28/1/2002 TARİHLİ VE 2002/3654 SAYILI BAKANLAR KURULU KARARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 1131)

Ramazan tatili nedeniyle belirli toplu taşıma ve yol-köprü kullanıcılarının, bir yasa hükmünün uygulanmasına ilişkin yükümlülüklerden geçici olarak muaf tutulması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda belediyelerin toplu taşıma hizmetlerinden yararlananlar ile Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğu altındaki otoyollar ve iki köprüden yararlananlar muafiyetten yararlanacaktır; yap-işlet-devret projeleri kapsamındaki yol kullanımı ise muafiyetin dışında bırakılacaktır. Muafiyet, tatil süresiyle sınırlı olarak uygulanacaktır. Sonuç olarak, ilgili kullanıcı grupları tatil döneminde söz konusu hükmün uygulanmasına tabi değildir.

Kanun 5233
2004-07-27

TERÖR VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN KARŞILANMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişiler ile mirasçılarına zararlarını sulh yoluyla karşılanma imkanı sağlar. Kapsama giren zararlar; mal varlığına verilen zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve zararın ortaya çıkardığı çalışma gücü kaybı nedeniyle oluşan zararları içerir; bazı zararlar ise kapsam dışı olarak belirlenir. Kapsam dışı sayılanlar arasında devletçe başka yollarla karşılananlar, mahkeme kararlarıyla veya resmi işlemlerle ödenenler, terör dışı nedenlerle ortaya çıkan zararlar ve kişinin kendi kusuru veya kasıtlı fiilleri nedeniyle meydana gelen zararlar bulunabilir. Başvurular, zarar gören veya mirasçıları tarafından olayın öğrenilmesini izleyen süre içinde yapılır; zararlar bir komisyon tarafından incelenir ve zararın varlığı belirlenir. Komisyon, gerekli bilgi ve belgeleri toplar, bilirkişi ve uzmanlardan yararlanabilir ve sulhname tasarısını hazırlar. Taraflar sulhnameyi kabul ederse zarar sulh yoluyla karşılanır; kabul edilmezse uyuşmazlık tutanağı düzenlenir ve yargı yoluna başvurma hakkı saklı tutulur. Karşılanan zararlar ayni olarak veya nakdi olarak ödenebilir; mümkün olduğunda ayni ifade öncelik taşır ve kalan kısım nakdi olarak ödenir; ödemeler kamu kaynağı üzerinden gerçekleştirilir. Ödemeyle ilgili giderler ve avukat/bilirkişi ücretleri belirli esaslar dahilinde karşılanır ve vergi muafiyetlerinden yararlanabilir. Süreçte yönetmelikler ve denetimler uygulanır; sulh yoluyla çözülemeyen durumlarda tarafların yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

Kanun 2247
1979-06-22

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN

Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı arasında çıkabilecek görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözen bağımsız bir yüksek mahkeme olarak görev yapar. Bu mahkeme, hangi merciin yetkili olduğuna ilişkin uyuşmazlıkları belirleyerek, taraflar arasındaki yetki çatışmasını sonlandırır ve bu karar, ilgili davaların seyrini doğrudan etkiler. Uyuşmazlık konusu olan durumlarda karar, davaların hangi yargı merciince görüleceğini netleştirir ve gerektiğinde yürütmenin durdurulması veya diğer geçici tedbirlerle ilgili uygulanabilirliği düzenler. Taraflar arasındaki tarafsızlık ve bağımsızlık güvence altına alınır; reddetme ve çekinme mekanizmaları, mahkemenin tarafsızlığını korumaya yöneliktir. Uyuşmazlık çıkarılması süreci, başvuru ve dosya akışının nasıl işleyeceğini ve hangi tarafların hangi yollarla başvurabileceğini belirler; dosyaların ilgili makamlara iletilmesi ve gerekli cevapların alınması süreçleri netleştirilir. Kararların uygulanması ve sonraki adımlar, mevcut davaların akışını etkileyecek biçimde belirlenir; gerekirse dosyaların geri gönderilmesi veya işlemlerin geri bırakılması gibi düzenlemeler uygulanır. Prosedür, mahkemeye sunulan başvuruların tek seferlik olması gibi temel kısıtlamaları içerir ve karar sonrası süreçte sürelerin nasıl işleyeceği konusunda rehberlik sağlar. Tedbirler ve geçici tedbirlerle ilgili uygulamalar, uyuşmazlık üzerine karar verilene dek süresince geçerli kalır ve karar verilirken gerekli görülen hallerde korunur. Sonuç olarak, bu düzenleme, yetki çatışmalarını hızlı ve güvenilir şekilde çözüp, tarafların haklarını koruyan net ve uygulanabilir bir çerçeve sağlar.

Kanun 5326
2005-03-31

KABAHATLER KANUNU

Bu Kanun kabahat olarak kabul edilen ihlaller için uygulanabilir idari yaptırımları belirler. Kabahatler karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar idari para cezası ile idari tedbirlerdir; tedbirler arasında mülkiyetenin kamuya geçirilmesi ve ilgili diğer tedbirler bulunur. Kabahatler kasıtlı veya ihmal yoluyla işlenebilir; ihmal halinde hukuki yükümlülüğün varlığı gerekir. Organ veya temsilci aracılığıyla işlenen kabahatlerde tüzel kişi de sorumlu tutulabilir; temsilci olarak hareket edenin fiili tüzel kişi hakkında yaptırım doğurabilir. Çok sayıda kişinin iştiraki halinde her kişi hakkında yaptırım uygulanabilir; özel faillik niteliğine sahip kişiler için de sorumluluk söz konusu olabilir. Aynı fiil çok sayıda kabahate yol açtığında uygulanacak en ağır idarî para cezası esas alınabilir; diğer yaptırımlar varsa bunlar da uygulanabilir. Aynı fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan yaptırım uygulanır; aksi durumda kabahatten yaptırım uygulanır. Teşebbüs cezalandırılmaz; bazı hallerde teşebbüsün cezalandırılabileceğine ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. Hukuka uygunluk nedenleriyle kusurun ortadan kalktığı durumlar bu kabahatler için de geçerlidir. Soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı ile yerine getirme zamanaşımı gibi süreler aşılırsa yaptırım uygulanamaz veya yerine getirilemez hale gelebilir. Karar verme yetkisi ilgili idari makamlar ile bazı durumlarda yetkili merciler tarafından belirlenir; kararlar tutanakla kayıt altına alınır ve gerekli deliller gösterilir. Kararlar tebliğ edilerek başvuru yolları açılır; itiraz süreçleri ve süreleri belirlenmiştir. Ödeme halinde indirim ve taksit gibi imkanlar söz konusu olabilir; ödeme süresi, muhatabın kanuni hakkını etkilemez. Mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararında ilgili koşullara göre uygulanabilirlik belirlenir; bazı durumlarda eşya kullanılamaz hale getirilebilir veya imha edilebilir. Genel amaç toplum düzeninin korunması, genel ahlâkın ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile ekonomik düzenin korunmasıdır.