10 / 1.491 sonuç gösteriliyor

Kanun 4735
2002-01-22

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNU

Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümler konulamaz ve ek sözleşme düzenlenemez; taraflar eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Uygulamada mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin tip sözleşmeler esas alınır; bazı sözleşme türleri uygulama için belirlenir ve idarenin uygun görüşüyle istekliler sözleşme hazırlayabilir. Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar ayrıntılı biçimde belirlenir; işin adı ve niteliği, tarafların bilgileri, bedel ve süre, ödeme şartları, avans ve diğer ödeme koşulları, garanti ve teminatlar, sigorta, işçilik ve güvenlik konuları, fesih şartları, cezai hükümler ve anlaşmazlık çözümü gibi konular açıkça yer alır. Fiyat farkı ödenebilmesi için esaslar belirlenir; ancak sözleşme imzalandıktan sonra bu esaslarda değişiklik yapılamaz. İş ve işyeri sigortalanması yükümlülüğü, yüklenicinin işin niteliğine göre sigorta yaptırmasını gerektirir; sigorta, oluşabilecek doğal afetler ve güvenlik risklerini kapsayacak şekilde düzenlenir ve geçici kabulden kesin kabule kadar süreci kapsar. Mücbir sebepler halinde süre uzatımı ve fesih gibi durumlar tanınır; bunların uygulanması için yüklenicinin bildirimi ve belgelerle dayanıklılık şartları vardır. Denetim, muayene ve kabul işlemleri belirli kurallar çerçevesinde yürütülür; teslim edilmemiş mal veya iş üzerinde muayene ve kabul yapılamaz; gerektiğinde aşamalı denetimler uygulanabilir ve kısmi kabul mümkün olabilir. Kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesi, taahhütlerin yerine getirilmesi ve ilgili şartların sağlanması halinde gerçekleşir; borçlar ve kesintiler sözleşme uygulanırken teminatlardan mahsup edilebilir. İade edilmeyen teminatlar ile süreye bağlı durumlarda teminatlarla ilgili hükümler uygulanır ve şartlar dolduğunda iade edilmez ise işlem görür. Sözleşmede değişiklikler, sözleşmenin devri ve feshi belirli sınırlamalarla yapılabilir; değişikliğin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşmesi esastır; devrin yazılı izne bağlı olması ve belirli kurallar içinde yürütülmesi gerekir. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti gibi hallerde uygulanacak hükümler, ortak girişimler için özel düzenlemeler ve pilot/koordinatör ortak kavramı ile devam ya da tasfiye seçeneklerini kapsar; diğer ortaklar yüklenici sorumluluklarını üstlenebilir. Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi halinde yüklenici taahhütlerini yerine getirmediği veya yasağa ilişkin fiil/ davranışlar tespit edildiği gerekçesiyle fesih uygulanabilir ve teminatlar gelir kaydedilir; tasfiye süreci başlar. Yasak fiil veya davranış tespit edildiğinde, fesih ve teminat uygulaması yapılır; ancak bazı durumlarda yükleniciye taahhüdünü tamamlaması için süre verilir ve bu durumda cezai işlem uygulanabilir.

Kanun 6103
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin geçiş kuralları netleşir; eski haklar korunur ve kazanılmış haklar güvence altına alınır. - Eski hukuka ait işlemler ve olaylar için hangi yasa uygulanacağı, olayın niteliğine göre belirlenir; yeni hükümler, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. - Eski hukuk altında olması gereken haklar, hak kazanılmış ise korunur; bazı durumlarda eski haklar saklı kalır. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler önceki hukuka tabidir; diğer konular yeni kanuna göre yürütülür. - Yollamalarla ilgili eski referanslar, yeni düzenlemelere uyacak şekilde yeniden yorumlanır. - Deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalar için yetkili merci ve görevler yeniden düzenlenir; ilgili davaların devri sağlanır. - Bileşik faiz konusunda mevcut sözleşmelerdeki düzenlemeler değiştirilir; değişiklik tamamlanana kadar bileşik faize ilişkin uygulama sınırlanabilir; gerektiğinde borçludan talep edilebilir. - Ticari işletmenin merkezi, Türkiye içindeki veya dışında bulunan bir işin Türkiye’de şube olarak tescili ve merkezi yurt dışına taşınması gibi hususlar, tarafların beyanı ve gerekli belgelerle yürütülür; özel düzenlemeler yönetmeliklerle belirlenir. - Şube kaydı için gerekli bilgiler ve belgeler, kayıt dairesine beyan edilir; taşıyıcı hükümler, düzenlemeler ve uygulanma şekli ileride çıkarılacak yönetmeliklerle netleşir. - Sermaye artırımı ve esas sözleşme değişiklikleri için uyum süreci uygulanır; uyum sağlanmazsa yeni kanuna göre genel kurul kararları ve uygulanış şekli devreye girer. - Tek pay sahibi anonim şirketler ve tek ortaklı limited şirketler için bildirim ve tescil ile ilan yükümlülükleri belirlenir; bu yükümlülükler zamanında yerine getirilmezse sonuç doğurur. - Yönetim kurulundaki mevzuat değişiklikleri ve görevlerin sürekliliği konusunda mevcut yöneticiler görevlerini sürdürür; belirli durumlarda tüzel kişi temsilcisiyle ilgili düzenlemeler gerekir. - Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarına ilişkin uyum zorunluluğu doğar; aksi halde eski genel hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. - Özel denetçinin mevcut görevi, raporu tamamlayıncaya kadar yürütülür; bu durumda denetçi istediği takdirde görevinden ayrılabilir. - Oy hakları ve nama yazılı payların devri konusundaki sınırlamalar önceki hükümler çerçevesinde uygulanmaya devam eder. Genel olarak, bu düzenleme şirketler ve ticari işletmeler için geçiş süreçlerini belirler, uyum gerekliliklerini ortaya koyar, eski hakların korunmasını ve yeni hükümlerin uygulanmasını sağlar.

CB Yönetmeliği 20123945
2012-11-26

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINDA AFET RİSKİ ALTINDAKİ ALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ UYGULAMALARINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAİR ESASLAR

Bu esaslar, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi kapsamında özel bilgi ve uzmanlık gerektiren işlerde çalıştırılacak sözleşmeli personelin unvanını, sayısını, ücretini ve diğer çalışma koşullarını belirler. Sözleşmeli personelde aranacak şartlar, ilgili yükseköğretim mezunu olmak, konuyla ilgili eğitim almak ve Bakanlıkça yapılacak sınavda başarılı olmak gibi genel gereklilikleri içerir; ayrıca özel şartlar Bakanlıkça belirlenip duyuruda belirtilir. Başvuru ve atama süreci elektronik olarak yürütülür; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ile beyanlar istenir ve teyit edilir. Sınav ve seçim usulleri, yazılı ve/veya sözlü olarak uygulanabilir; yazılı sınavdan başarılı olanlar sözlü sınava çağrılır; kopya tespit edilirse sınav geçersiz sayılır; sınav ve değerlendirme komisyon tarafından yürütülür; komisyon üyeleri yükseköğretim mezunu olmalıdır. Duyuru ve sonuçlar, atama ve yedek aday listesi belirlenerek ilan edilir; sonuçlar resmi internet sayfasında yayımlanır. Göreve başlama ve sözleşme süresi, başarılı adaylara bilgilendirme yapılır; sözleşme belirli bir dönem için yapılır ve gerektiğinde Bakanlığın onayıyla yenilenebilir. Görev yeri ve geçici görevlendirme, sözleşmeli personelin ilgili mevzuat kapsamındaki uygulamalarda çalışmasını içerir; geçici görevlendirmeler için giderler belirlenen sınırlamalar içinde ödenir. Devir, teslim ve ilişik kesme, görevden ayrılan veya farklı görevlendirme yapılan personelin sahip olduğu mal ve evrakları devretmesini gerektirir. Görev ve sorumluluklar, verilen asli görevlerin yerine getirilmesini ve sözleşmede belirtilen diğer görevlerin ifasını kapsar; ayrıca hizmet süresi boyunca eğitimlere katılım zorunludur. Sözleşmenin sona ermesi ve yeniden hizmete alınma, çeşitli sebeplerle sözleşmenin sonlanmasını ve talep halinde yeniden istihdam sürecini düzenler; yeniden istihdam edilenler önceki sözleşmenin devamı niteliğinde olabilir. Çalışma saatleri ve izinler, yasal emsallerle uyumlu olarak uygulanır; gerektiğinde fazla çalışma yapılabilir; yıllık izinler verilir ve hastalık izinleri uygulanır. Sosyal güvenlik, sözleşmeli personelin sosyal güvenlik hükümlerine tabi olmasını sağlar. İş sonu tazminatı, belirli sebeplerle sözleşmenin sona ermesi halinde ödenir ve hesaplama yöntemi mevcut mevzuata göre belirlenir; daha önceki ödemeler bu hesaplamada dikkate alınmaz. Başka iş yapma yasağı, sözleşmeli personelin ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmasını engeller.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

Kanun 805
1926-04-22

İKTİSADİ MÜESSESELERDE MECBURİ TÜRKÇE KULLANILMASI HAKKINDA KANUN

- Türkiye’deki işletme ve müesseseler, işlemlerini Türkçe olarak yürütmek ve defterlerini Türkçe tutmak zorundadır. - Yabancı şirket ve müesseseler için bu zorunluluk, Türkiye’deki muameleler ile devlet kurumlarına ibraz edilen evrak ve defterler için geçerlidir; Türkçe ana dil olarak kabul edilir ve Türkçe dışında da yazılı kayıtlar bulunabilir, ancak Türkçe metin esas alınır; imza, Türkçe metin üzerinde başka bir dilde yazılmış olsa dahi Türkçe kısmın geçerliliği korunur. - Birinci ve ikinci maddelere aykırı olarak düzenlenen evrak ve vesikalar, şirkete karşı aleyhe olan bir durumda dikkate alınmaz. - Bu düzenlemelere aykırı hareket edenler için cezai yaptırım öngörülmüştür. - Kanuna ekleyen mevzuat yürürlüğe girer ve bu değişiklikler mevcut uygulamaya yansır.

Kanun 5838
2009-02-28

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanun, vergi, resim, harç ve ilgili uygulamaları geniş ölçüde güncelleyerek mevcut mevzuatı yeni bir çerçeveye taşımayı amaçlar; pek çok farklı alanda hükümlerin uyumlu ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlar. Motorlu taşıtlar açısından önemli etkiler ortaya çıkar: belirli şartlar altında trafik tescil kaydı silinen taşıtlar üzerinden doğan motorlu taşıt vergisi, gecikme zamları, faizi ve cezaları terkin edilebilir; bazı işlemler karşılığında vergi muafiyetleri uygulanabilir; noterden yapılan satış veya kamu kurumlarından alınan taşıtlarla ilgili tescil süreçleri tamamlandığında yükümlülükler yeniden belirlenebilir; tescil kaydı silinen taşıtların elde ettiği kazançlar ve işlemler vergi, resim ve harçtan muaf sayılabilir; bu kapsamda katma değer vergisi uygulamaları bazı durumlarda uygulanmaz. Ayrıca geçmişteki bazı kayıtlar ve ödemelerle ilgili olarak durumlar netleşir ve uygulama usulleri belirlenir; ileride taşıtların bulunması halinde yeniden tescil ve vergi yükümlülükleri doğabilir. Bu değişiklikler, vergi uyumunu kolaylaştırmayı ve uygulamadaki belirsizlikleri azaltmayı hedeflerken, bazı yükümlülüklerin iade veya terkinine ilişkin istisnai düzenlemeleri de içerir. Ayrıca değişikliklerin uygulanmasına ilişkin geçiş ve yürütme süreçleri ile ilgili düzenlemeler getirilir. Anayasa Mahkemesi kararına bağlı olarak, bazı hükümlerin uygulanışında değişiklikler veya iptaller doğuracak etkiler vardır.

Kanun 4842
2003-04-24

BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, bazı vergi gelirlerinden belirli kamu fonlarına pay aktarımını zorunlu hale getirir ve bu paylar her ay hesaplanıp kamuya ait hesaplarda fonlar adına tutulur; oranlar düşürülebilir veya yeniden eski seviyeye getirilebilir ve uygulanış esasları belirli yönetmeliklerle saptanır. Fon payları özellikle savunma sanayii için destek fonu ve sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu gibi alanlar için ayrılır; bu paylar vergi tahsilatı üzerinden hesaplanır ve ilgili hesaplara yatırılır. Geçici hükümler, geçmiş dönemler için bazı uygulamaların nasıl işleyeceğini ve bazı beyannamelerde fon payının nasıl dikkate alınacağını düzenler; bazı durumlarda 2004 yılına ilişkin vergi beyannamelerinde ayrıca fon payı hesaplanmaz. Bankacılık ve finansal kiralama alanında bazı geçici muafiyetler ve özel kurallar uygulanır; bu süreçte harçlar ve benzeri giderler bakımından özel muafiyetler öngörülür. Uzun vadeli inşaat ve onarım işlerinde kâr veya zararın beyanında fon payı ile ilgili giderleme ve beyan düzenlemeleri yapılır; cari yıl içinde ödenecek tutarın ilgili dönemde gider olarak dikkate alınması veya kâr/zarar beyanına yansıtılması konusunda esneklik sağlar. Bir dizi eski hüküm yürürlükten kaldırılır; böylece bazı eski vergi düzenlemeleri uygulanmaz hale gelir. Kanun hükümlerinin hangi sürelerde hangi hükümlerle uygulanacağına dair geçiş kuralları bulunmaktadır; bazı hükümler belirli zamanlarda yürürlüğe girer ve uygulanır. Bu değişiklikler, vergi yükümlülerinin ve vergiyle ilişkili işlemler yapanların yükümlülüklerinde ve uygulamalarda değişiklikler doğurur.

Kanun 7145
2018-07-31

BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Belirli suç şüphesi altında bulunan şirketler veya bu şirketlerin malvarlıkları için tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun kayyım olarak atanmasına olanak tanınır; kayyım, fonun yöneticileri aracılığıyla yönetim, temsiliyet ve sigortalanmış güvenlik kapsamındaki işlemleri yürütür. - Kayyımlık kapsamında şirket veya varlıklar, gerekli görüldüğünde yönetilir, yeniden yapılandırılır, satılır veya tasfiye edilir; satışlar, hisselerin azınlık pay sahiplerinin rızasına bakılmaksızın yapılabilir. - Satışlardan elde edilen gelirler önce borçların ödenmesine, kalan tutar ise şirketin işlerinde kullanılmaya yönlendirilir; tasfiye sonunda kalan bakiyeler belirli bir amaçla veya yargılamanın kesin hükmüne kadar nemalandırılır ve nihai durumda Hazine’ye devredilebilir. - Kayyımlık görevi kapsamındaki karar ve işlemler, kayyımın atandığı şirketlerin veya varlıkların yönetimine ilişkin adli süreçleri etkileyebilir; mevcut tedbir kararları ve müsadere gibi işlemler kayyımın yetkisine devredildiğinde uygulanabilirlik açısından farklılık gösterebilir. - Kayyımlık altındaki şirketler veya malvarlıkları için açılan davalarda harçtan muaftır; kayyım tarafından temsil edilen işlemlerde adli süreçler bu kapsamda yürütülür. - Kayyım kararlarına karşı açılan davalar, ilgili idari mahkemelerde görülür. - Geçici düzenlemeler kapsamında kayyımlık görevinin uygulanması ve sınırlamaları konusunda değişiklikler yapılabilir.

Kanun 4793
2003-02-04

ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN

Bu yasa mevcut kanunlardaki bazı hükümleri değiştirerek düzenlemeleri günceller ve bazı hükümleri yürürlükten kaldırır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun olarak muhakeme süreçlerinin nasıl işleyeceğine ilişkin geçiş kuralları getirir ve bu kararlarla ilgili kararların iadesi taleplerinin nasıl ele alınacağını belirler.

Kanun 5667
2007-05-30

BANKACILIK İŞLEMLERİ YAPMA VE MEVDUAT KABUL ETME İZNİ KALDIRILAN TÜRKİYE İMAR BANKASI TÜRK ANONİM ŞİRKETİNCE DEVLET İÇ BORÇLANMA SENEDİ SATIŞI ADI ALTINDA TOPLANAN TUTARLARIN ÖDENMESİ HAKKINDA KANUN

- Bu kanun, batık durumda olan banka ile ilgili olarak mevduat sahiplerine ödemelerin nasıl yapılacağını düzenler; ödemeler özel olarak çıkarılan devlet iç borçlanma senetleriyle ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu aracılığıyla gerçekleştirilir. - Hak sahipliğinin tespiti bankanın kendi kayıtlarına dayanır; hak sahibi olmak için gerekli başvuru şekli, talep belgeleri ve ödeme şartları gibi işlemler için ayrı bir yönetim tarafından uygulama esasları belirlenecektir. - Hak sahibi olarak belirlenen kişiler tek seferde nakden ödeme alır; hak sahipliği olmayanlara ödeme yapılmaz; sahte belgeyle ödeme talep edenlere cezai ve hukuki yaptırımlar uygulanır; yapılan ödemelerden fazla çıkarsa bu fazlalık geri alınır. - Hak sahiplerine yapılan ödemeler nedeniyle hak ve alacaklar üzerinde çeşitli tedbirler uygulanabilir; tasarruf yetkisinin kısmen veya tamamen kaldırılması, mal ve değerlerin zaptı ve ilgili hesaplara aktarılması gibi güvence tedbirleri olabilir. - Ödemelerle ilgili belgeler, aracılık işlemleri ve diğer usuller için gerekli mevzuatla ayrıntılı esaslar belirlenecektir; damga vergisi ve harçtan muafiyet sağlayan bir düzenleme öngörülür. - Sahte belgeyle ödeme yapıldığı tespit edilirse, ilgili kişiler için hapis ve para cezaları öngörülür. - Vergi açısından bazı geçici uygulamalar vardır; offshore hesaplara ilişkin gelirlerle ilgili ertelenen vergiler ve bunlara bağlı cezalar ile gecikme zarfı süreçleri ödemeler tamamlanıncaya kadar ertelenir ve bu süre zarfında faizin işletilmemesi sağlanır. - Kanunun uygulanması ve gerekli usul ve esaslar için yetkili makamlar tarafından uygulanır.