10 / 1.007 sonuç gösteriliyor

Kanun 4081
1941-07-10

ÇİFTÇİ MALLARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu kanun, köy sınırları içinde veya tarımsal üretimin yapıldığı sahalarda çiftçi mallarını korumaya yönelik bir yönetim ve uygulama sistemi kurar; koruma amaçlı örgütlenme ve denetim mekanizmalarını öngörür. Korunacak mal varlığı ekili ve dikili nebatlar ile ağaçlıklar, zirai amaçlı kullanılan her türlü mal ve gayrimenkul, su arkları, setler, hendekler ve tarla yollarını kapsar. Uygulama köy sınırları içinde ve zirai üretimin bulunduğu sahalarda geçerlidir. Koruma ve denetim görevleri, yerel organlar ve ilgili meclisler tarafından yürütülür; bu mekanizmalar bütçe ve koruma ücretlerini belirler, bekçi istihdamını düzenler, hayvanların korunmasını ve sulama yollarının bakımını sağlar, tahribatı önlemek için tedbirler alır ve gerekli masrafları paylaştırır. Koruma bedelleri ve zarar ziyan ödemeleri için özel bir koruma sandığı kurulur ve bu sandık koruma görevleriyle ilgili ödemelerin finansmanında kullanılır; zarar meydana geldiğinde zararın tespitine bağlı olarak tazminata karar verilir ve ödemeler sandıktan karşılanabilir; faillerin bilinmemesi halinde sandıktan ödeme yapılır, failler belirlendiğinde ise zararların tamamı kendilerinden tahsil edilir. Zarar ve ziyanla ilgili kararlar için itiraz hakları bulunur ve itirazlar ilgili mercilere iletilir. Çiftçi mallarını koruma amacıyla kendi tedbirlerini alanlar için koruma hizmeti alınmaz ve bu durumda sandık ödemesi yapılmaz. Uygulama sürecinde yetkili makamlar denetim ve gözetim altında tutar; görevlerini kötüye kullananlar için idari para cezaları uygulanabilir. Koruma sandığının mevcut ve gelirleri devletin kontrolündedir; sandık gelirleri üzerinde haciz uygulanmaz ve mevcudu kamu yararına kullanılır.

Kanun 6284
2012-03-20

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN

Bu yasa, şiddete maruz kalan kadınlar, çocuklar ve aile bireyleri ile şiddet görme veya görme tehlikesi bulunan kişiler için güvenliğini ve yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir. Uygulamasının temel etkileri şu şekillerde ortaya çıkar: - Şiddete karşı koruma, güvenli barınma ve geçici maddi destek gibi acil ve pratik hizmetler sağlanır; mağdurların ihtiyaçlarına uygun güvenli ortamlar sunulur. - Psikolojik, hukuki, mesleki ve sosyal destek hizmetleriyle mağdurların savunmasızlıkları azaltılır ve yeniden topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapılır. - Şiddet uygulayan hakkında, mağduru korumaya yönelik tedbirler uygulanır; kişinin bulunduğu yerden uzaklaştırılması, konut güvenliğinin sağlanması, iletişim ve yakın temasların kısıtlanması gibi önlemler devreye alınır. - Çocukların korunması gözetilir; çocuklarla ilgili ilişkinin güvenli ve kontrollü şekilde sürdürülmesi ya da sınırlandırılması sağlanır. - Şiddet uygulayanın güvenliğini de gözeten konular dahil olmak üzere, kişinin güvenliğini artıracak tedbirler belirlenir ve uygulanır; gerektiğinde sağlık veya rehabilitasyon hizmetlerine yönlendirme yapılır. - Kararların hızlı ve etkili bir şekilde uygulanması için kolluk ve ilgili birimler koordineli çalışır; kararlar gerekli görüldüğünde derhal yürütülebilir. - Korunan kişinin kimlik ve adres gibi hassas bilgilerinin gizliliği korunur; güvenliğin sağlanması için gerekli tedbirler alınır. - Bakanlık ve ilgili kurullar tarafından, şiddeti önlemeye yönelik izleme ve destek hizmetleri ile bilgi paylaşımı ve görevler koordine edilir; bu çalışmalar, mağdurların haklarına ve güvenliğine odaklı yürütülür. - Şiddetin önlenmesi için merkezler kurulur ve bu merkezler, veri toplama, hizmet koordinasyonu, rehberlik, danışmanlık ve toplumsal programların uygulanması gibi hizmetler verir. - Şiddet mağduru ve şiddet uygulayıcıya yönelik hizmetler ayrı birimlerde sunulur; mağdura yönelik haklar, iş bulma ve sosyal destek konularında rehberlik yapılır, uygulamanın sonuçları izlenir; şiddet uygulayıcıya yönelik olarak öfke kontrolü, bağımlılık tedavisi ve meslek edindirme gibi programlar önerilir. - Kontrolsüz veya tekrarlayan ihlallerde uygulanacak yaptırımlar belirli esneklikler içerse de, ölçülü ve caydırıcı tedbirlerle uyumsuzluğun azaltılması hedeflenir. - Merkezler ve hizmetler, kadının insan hakları ve eşitlik ilkeleriyle uyumlu, toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir yaklaşım içinde yürütülür.

Kanun 2872
1983-08-11

ÇEVRE KANUNU

Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğin önlenmesi amacıyla toplumun her kesimi sorumluluk sahibidir ve katılım önemlidir. Çevreyle ilgili kararlar alınırken sürdürülebilir kalkınma ilkesi gözetilir; çevre maliyetlerinin hesaplanması ve gerekli tedbirlerin alınması esastır. Kirletenler, kirliliği önlemek, zararları gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almakla ve mali sorumluluğu üstlenmekle yükümlüdür. Her türlü atığın alıcı ortama zarar verecek şekilde verilmesi yasaktır; kirliliğin meydana gelmesi durumunda ilgili taraflar müdahale etmek ve etkileri azaltmak için gerekli tedbirleri alır. Biyolojik çeşitlilik ile ekosistemlerin korunması önceliklidir; bölgeler ve havza bazında çevre düzeni planları yapılır ve koruma statüsü kazanmış alanlar planlarda gösterilir; sulak alanlar korunur ve bu alanlarda uygun kullanımlar sağlanır; nadir ve tehdit altındaki türler korunur; balıkçılık ve su ürünleri istihsali için hassas alanlarda belirli sınırlamalar uygulanır. Atıksu yönetimi ve su kirliliğinin önlenmesi için alıcı ortamlara deşarj standartlarına uyum sağlanır; atıksu arıtımı ve gerekli altyapı yatırımlarıyla kirliliğin etkileri azaltılır; bazı durumlarda ileri arıtım yöntemleri kullanılır. Çevresel etki ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarıyla planlar ve programlar ile projelerin çevresel etkileri önceden belirlenir; olumsuz etkilerin azaltılması için gerekli önlemler öngörülür ve karar vericilere yönlendirme sağlanır. Çevre yönetimi, doğal ve yapay çevrenin sürdürülebilir kullanımını sağlayacak politika ve uygulamaların hayata geçirilmesini kapsar; ilgili yönetim birimlerinin kurulması ve yetkilendirilmesi yoluyla uygulanır. Kamuoyunun çevre konusunda bilinçlendirilmesi ve bilginin paylaşılması teşvik edilir; çevreyle ilgili mevcut bilgiye erişim sağlanır. Maliyetler ve sorumluluklar açısından kirleten tarafından gerekli harcamaların karşılanması esas alınır; gerektikçe kamu kaynakları da bu kapsamda kullanılabilir.

CB Yönetmeliği 979707
1997-08-17

SİVİL HAVA MEYDANLARI, LİMANLAR VE SINIR KAPILARINDA GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI, GÖREV VE HİZMETLERİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, sivil hava meydanları, limanlar ve sınır kapılarında güvenlik ile ilgili hizmetlerin koordine, denetimli ve sürekli biçimde yürütülmesini sağlamayı amaçlar ve uluslararası güvenlik standartlarının benimsenip uygulanmasına odaklanır. Genel güvenliğin sağlanması, giriş-çıkışların düzenli ve güvenli biçimde gerçekleştirilmesi ile yolcu ve yük akışının güvenli şekilde sürdürülmesini sağlar. Giriş kartı uygulamaları ve güvenlik taramalarıyla buralara giriş-çıkışlar güvenlik kontrolünden geçirilir; gerektiğinde arama yetkileri kullanılarak güvenlikle ilgili unsurlar incelenir. Kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve geçici personel, araç ve ekipman yardımlarıyla güvenlik tedbirlerinin etkili uygulanması sağlanır. Güvenlik yatırım ve altyapı projelerinin zamanında hayata geçirilmesi için ilgili mekanizmaların koordinasyonu ve izleme süreçleri kurulabilir. Bölgelerde güvenlik politikalarının uygulanması için karar alma süreçleri tanımlanır ve eksiklikler hızla giderilir. Güvenlik tedbirleri, yolcu ve bagaj kontrolünden uçak ve saha güvenliğine kadar tüm aşamaları kapsar; silah, patlayıcı ve tehlikeli maddelerin varlığına karşı önlemler alınır. Operasyonel güvenliğin sağlanması amacıyla muhtemel olaylara karşı acil durum planları ve yönlendirme protokolleri oluşturulur ve tatbikatlar yapılır. Denetim ve disiplin süreçleriyle güvenliğin sürekliliği ve standartlara uyum sağlanır; güvenlik performansının iyileştirilmesi için raporlar ve geri bildirimler kullanılır. Yatırımlar, hizmetlerin güvenli, verimli ve kesintisiz sürdürülmesi için sürekli izlenir ve gerektiğinde düzeltici tedbirler istenir.

CB Yönetmeliği 3033
2020-10-01

KİMYASAL, BİYOLOJİK, RADYOLOJİK, NÜKLEER TEHDİT VE TEHLİKELERE DAİR GÖREV YÖNETMELİĞİ

Bu düzenleme, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehdit ve tehlikelere karşı hazırlık, müdahale ve iyileştirme faaliyetlerinde çeşitli kurumların iş birliği içinde hareket etmesini ve görevlerin koordineli olarak yürütülmesini sağlayan esaslar getirir. KBRN tehdit ve tehlikelerinin tespiti, bildirilmesi ve müdahalesi için standartlar belirlenir; olay öncesi, sırası ve sonrasını kapsayan hazırlık, risk azaltma ve eğitim faaliyetleri güçlendirilir. Koordinasyon ve iletişim altyapıları kurulur ve faal olarak işletilir; halkı bilgilendirme ve haberleşme süreçleri düzenli olarak işlevsel hale getirilir. KBRN maddelerinin ve tehlikeli atıkların güvenli bulundurulması, taşınması, depolanması ve bertarafı için entegre bir yaklaşım benimsenir ve bu süreçler merkezi bir koordinasyonla yürütülür. Olay yerinin güvenliği, giriş-çıkış kontrolleri ve delil/nümunelerin güvenli yönetimi için gerekli prosedürler uygulanır; müdahale ekiplerinin olay yerine güvenli şekilde müdahale etmesi sağlanır. Sağlık alanında, olay bölgesinde acil sağlık hizmetleri sunulur; dekontaminasyon süreçleri ve ilgili tedavi ile takip işlemleri organize edilir; görevli personelin eğitimi sürdürülebilir şekilde sağlanır. Çevreye yönelik etkilerin izlenmesi ve değerlendirilmesi, numunelerin alınması ve analiz edilmesi ile sonuçların ilgili taraflara iletilmesi sağlanır; çevresel iyileştirme çalışmaları planlanır. Halkın korunması amacıyla hijyen önlemleri, sağlık tavsiyeleri ve acil durum bilgilendirme çalışmaları yürütülür; gerektiğinde yönlendirme ve tahliye işlemleri koordineli olarak gerçekleştirilir. KBRN ile ilgili eğitim, farkındalık ve kapasite geliştirme programları ile tatbikatlar düzenlenir; gerekli AR-GE çalışmaları ve teknolojik geliştirme çalışmaları desteklenir. Uluslararası iş birlikleri ve yardımlar konusunda bilgi akışı ve koordinasyon süreçleri kolaylaştırılır, uluslararası etkileşimlere yönelik hazırlıklar ve katılımlar organize edilir.

Kanun 2873
1983-08-11

MİLLİ PARKLAR KANUNU

Bu metnin pratik etkileri şu şekilde özetlenebilir: - Belirlenen milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları ve tabiatı koruma alanları, doğal değerlerin bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesi amacıyla özel bir koruma ve yönetim çerçevesine alınır. - Bu alanlarda gerekli gelişme ve kullanım planları hazırlanır; iskan ve yapılaşma, planlara uygun projeler ve onay süreçleri çerçevesinde yürütülür. - Kamu yatırım ve projeleri için izinler verilir ve uygulamalar denetlenir; tarihi ve arkeolojik alanlarda çalışmalar için özel izinler gereklidir. - Turizm amaçlı bina ve tesisler için izinler verilebilir; ilgili haklar ve kullanımlar belirli süreler için tesis edilebilir; süre sonunda tesislerin devri ve değer üzerinden uzatma olanakları bulunabilir. - Kamuya ait alanlarda yapılan ya da yapılacak kullanımlar için belirlenen sınırlar dışına çıkılmaz; bu alanlarda kullanım izni ve irtifak hakları sınırlanabilir. - Ardında maden ve petrol arama/işletme ruhsatları, korunması gerekli alanlarda, uygunluk ve koruma koşulları göz önünde bulundurularak verilir. - Alanlarda altyapı ve hizmetler, koruma ve yönetim amaçları doğrultusunda ilgili yetkili kurumlar tarafından gerçekleştirilir ve işletilir. - Kaynakların geliştirilmesi amacıyla koruma ve çok taraflı kullanım dengesi gözetilerek teknik uygulamalar yapılır; belirli yerlerde üretim, avlanma ve otlatmaya yönelik izinler verilebilir. - Tabiat alanlarında doğal denge, yaban hayatı ve ekosistem korunur; bozulacak veya bozabilecek her türlü müdahale ile kontrollü olmadan yapı ve tesis kurulması engellenir. - Tescil açısından kamu arazileri ve mevcut tesisler üzerinde yetkisiz tescil işlemleri yasaktır; gerektiğinde müdahale ve el koyma yürütülür. - Koruma görevlileri ve alan kılavuzlarıyla ziyaretçi yönetimi, eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yaygınlaştırılır; yöre halkı bu süreçte alan kılavuzluğu konusunda eğitilir. - Uygulama ve yönetişim için gerekli yönetmeliklerin çıkarılması ve uygulanması sağlanır; bu kapsamda planlar ve sorumluluklar netleşir. - Koruma alanlarında yasa dışı fiiller ve tahribatlar için cezai yaptırımlar uygulanır ve artırılabilir. - Mevzuat değişiklikleri ve geçici hükümler, mevcut hakların korunması ve giriş ücretleri ile cezaların uygulanması üzerinden süreçleri etkiler. - Yürürlük ve uygulanabilirlik, kanunun belirlediği kapsamda hayata geçirilir.

Kanun 5395
2005-07-15

ÇOCUK KORUMA KANUNU

Pratik etki özeti: - Korunma ihtiyacı olan çocuklar ile suça sürüklenen çocukların korunmasına ve haklarının güvence altına alınmasına yönelik usûl ve esaslar belirlenir; öncelik çocuğun güvenliğini, gelişimini ve esenliğini korumaktır. - Temel ilkelerle çocuğun yaşamı, gelişimi, korunması ve katılımı güvence altına alınır; ayrımcılık yapılmaması, karar süreçlerine çocuğun ve ailesinin bilgiyle dahil edilmesi, işbirliği içinde çalışmalar ve insan haklarına dayalı hızlı ve adil işlemler ön planda tutulur. - Koruyucu ve destekleyici tedbirler ağırlıklı olarak çocuğun kendi ailesi içinde korunmasına yöneliktir; danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma hizmetleriyle destek sağlanır; gerekli hallerde resmi bakım yurtları veya koruyucu aile hizmetleri devreye alınır. - Barınma, sağlık, eğitim gibi alanlarda verilen tedbirlerle çocuğun güvenliği ve bakımı sağlanır; kimliğin korunması amacıyla gizlilik tedbirleri uygulanır. - Acil tehlike durumlarında acil korunma kararları hızlıca verilebilir; sosyal inceleme ile kararın devamı veya alternatif tedbirler belirlenir. - Tedbir kararları, çocuğun gelişimini gözeterek belirlenir ve gerektiğinde değiştirilir veya kaldırılır; uygulanması belirli periyotlarda denetlenir ve süre sonlandırma ihtimali bulunur. - Çocuklar için özgün güvenlik tedbirleri uygulanır; akıl hastalığı gibi durumlarda özel tedbirler dikkate alınır. - Hakkaniyetli ve etkili süreçler için duruşmalar, çocuğun yararına uygun şekilde düzenlenir; gerekli hallerde sosyal çalışma görevlisi davaya eşlik eder ve çocuğun sorgusu güvenli bir ortamda yapılır; çocuğun haklarına uygun şekilde ifadesi ve katılımı gözetilir. - Zorlayıcı tedbirler konusunda tutuklama ve ağır yaptırımlar yaşa uygun olarak sınırlanır; çocuklar için denetimli serbestlik ve adlî kontrol tedbirleri öne çıkarılır. - Kanunen kurulan özel çocuk mahkemeleri ve ilgili savcılık/kolluk birimleri, çocuklara özgü işlemleri çocuk odaklı şekilde yürütür; çocukla ilgili işlemler daha uygun ve güvenli bir ortamda gerçekleştirilir. - Çocuğun kimliği ve kişisel bilgileri koruma amacıyla gizlilik ve mahremiyet tedbirleri uygulanır; karar ve süreçler gerektiğinde halka açık değil, güvenli şekilde yürütülür. - Kararlara karşı itiraz yolu bulunur ve sürece ilişkin haklar korunur; kararlar, çocuğun yararına ve gelişimine uygun olarak izlenir ve gerektiğinde değiştirilebilir.

CB Yönetmeliği 20146883
2014-10-22

GEÇİCİ KORUMA YÖNETMELİĞİ

- Bu yönetmelik, ülkeden ayrılmaya zorlanan yabancılar için geçici koruma olarak adlandırılan özel bir güvence sistemi kurar ve uygulanmasını düzenler; bu koruma, bireysel olarak uluslararası koruma statüsü verilmesini doğrudan sağlamaz. - Geçici korumadan yararlanabilecek kişiler, acil ve kitlesel akın durumlarında gelenler ve bireysel olarak uluslararası koruma statüsü belirlenemeyenler arasından belirlenir. - Geçici koruma kapsamına alınanlar Türkiye’de kalış süresi boyunca güvenlik, barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılanması dahil belirli haklara sahip olur; ancak bu koruma, daha sonraki uluslararası koruma başvurularının otomatik olarak kabulü anlamına gelmez. - Belirli koşullarda ve nitelikteki kişiler geçici korumadan yararlanamaz veya yararlandıysa korumaları iptal edilebilir; bu, ciddi suç işlemek veya insanlığa karşı suçlar gibi ağır gerekçeleri kapsar. - Geçici koruma kararları ana yetkili bir makam tarafından alınır ve uygulama ile içeriğiyle ilgili hususlar daha ayrıntılı olarak belirlenir; bireysel kararlar ise ilgili kurumlar tarafından yürütülür. - Geçici koruma kapsamında bulunan yabancılar için geçici barınma merkezleri kurulur; bu merkezlerde güvenlik ve gerekli hizmetler sağlanır; aile üyelerinin aynı yerde barındırılma imkanı da mümkün olabilir. - Geçici koruma uygulanırken, yabancıların ülkeye kabulü ve sınır kapılarından giriş/çıkış işlemleri organize edilir; belgeli veya belgesiz gelenlere gerekli tedbirler uygulanır; sınır güvenliği kontrolleri yapılır. - Geçici koruma süreci boyunca bireysel uluslararası koruma başvuruları işlemeye alınmaz; bu, korumanın uygulanabilirliğini güçlendirmek amacıyla yapılır. - Geçici korumanın sona ermesi veya kısmi/kalıcı olarak değiştirilmesi halinde, ülkelerine dönüş ya da ülkede kalmaya devam etmek gibi seçenekler değerlendirilebilir ve uygulanır; bu süreçte gerekli süreler ve koşullar belirlenir. - Geçici koruma kapsamındaki kişilerin yeniden Türkiye’ye gelmesi veya durumlarının tekrar ele alınması gerektiğinde, ilgili otoriteler tarafından uygun kararlar alınabilir. - Özel ihtiyaç sahibi kişiler için psikososyal destek ve uygun diğer hizmetler sağlanır; bu destekler bireylerin uyum ve yeniden topluma entegrasyonlarına katkı sağlar.

Kanun 7545
2025-03-19

SİBER GÜVENLİK KANUNU

Bu düzenleme, siber güvenliği ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak ele alır ve kritik altyapı ile kamu hizmetlerinin güvenliğini güçlendirmeyi amaçlar. Kamu kurumları ve kritik altyapı sahipleri varlık envanteri oluşturmaya, risk analizleri yapmaya ve güvenlik tedbirlerini uygulamaya zorunlu kılınır; güvenlik önlemleri hizmet ve ürün yaşam döngüsü boyunca uygulanır. Siber olaylara müdahale yeteneklerini geliştirmek için müdahale ekipleri oluşturulur, tatbikatlar yapılır ve ülkeler arası işbirliğiyle koordinasyon geliştirilebilir; siber tehdit istihbaratı elde edilmesi ve paylaşılması teşvik edilir. Yazılım, donanım, ürün, sistem ve hizmetler için standartlar hazırlanır; uygun bulunanlar benimsenir; üreticilerden veya sağlayıcılardan güvenlik kriterlerine uyum istenir; uyumsuzluk halinde tedbirler uygulanabilir. Güvenlik açısından kritik olan veri envanteri tutulması ve varlık güvenliğinin sağlanması için gerekli adımlar belirlenir; güvenlik açısından izin verilen yetkilendirmeler ve denetimlerle bu envanterin korunması sağlanır. Yetkili denetim ve güvenlik denetimleri yürütülür; bağımsız denetçiler ve bağımsız kurumlar denetim yapabilir; denetim kapsamı elektronik ortamlar ile sınırlı değildir. Loglar toplanır, saklanır ve analiz edilir; bu bilgiler güvenlik kararlarını desteklemek için paylaşılır. Belirli hallerde siber güvenlik tedbirlerinin alınması için talep edilen bilgi ve belgeler talep edilip değerlendirilir; bilgi ve bilgi işlem altyapısı üzerinde yetkili kişiler tarafından irtibat kurulabilir. Kişisel veriler ilgili hukuki çerçeve içinde, amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenir; amaç kalmadığında verinin silinmesi, yok edilmesi veya anonimleştirilmesi sağlanır. Güvenlik alanında ürün ve hizmetler için asgari güvenlik kriterleri belirlenir; bunlara uymayanların kullanımı engellenebilir ve sertifikasyon süreçleri uygulanabilir. Ulusal güvenlik politikaları ve yol haritaları kapsamında kararlar alınır, uygulanacak alanlar ve öncelikli konular belirlenir. Kurallara aykırı faaliyetlerde uyum için denetim ve yaptırımlar mekanizmaları işletilir; kamu kurumları için uygulama esasları belirlenir. Siber güvenlik kültürü ve yetkinliğinin artırılması için eğitimler ve farkındalık çalışmaları desteklenir. Hızlı veya istisnai denetim gereken durumlarda kararlar hızlıca alınabilir; denetimler kamu yararı gözetilerek yürütülür.

Kanun 5312
2005-03-11

DENİZ ÇEVRESİNİN PETROL VE DİĞER ZARARLI MADDELERLE KİRLENMESİNDE ACİL DURUMLARDA MÜDAHALE VE ZARARLARIN TAZMİNİ ESASLARINA DAİR KANUN

Bu kanun deniz çevresinde petrol ve diğer zararlı maddelerin kirlenmesini önlemek amacıyla acil müdahale ve zararların tazmini süreçlerini düzenler. Acil müdahale planlarının hazırlanması ve uygulanması, müdahale yetkisi olan tarafların sorumlulukları ile birlikte belirlenir. Kirlenme veya kirlenme tehlikesinin ortaya çıkması durumunda, temizleme ve koruyucu önlemler ile zararların azaltılması için masraflar tazmin edilmek üzere karşılanır; ilgili taraflar bu masrafları örtmekle yükümlüdür. Gemi ve kıyı tesisleri, mali sorumluluklarını güvence altına almak üzere sigorta veya benzeri mali teminatlar sağlamakla yükümlüdür; bu teminatlar güvence sağlanamadığında ilgili faaliyetlere izin verilmez veya devam ettirilemez. Yabancı bayraklı gemilerin Türkiye sularında faaliyet göstermesi için standartlara uygunluk ve mali teminat gereklidir; bu şartlar sağlanmazsa girişler engellenir ve uygunluk sağlanana kadar operasyonlar kısıtlanır. Zararların tespitine ilişkin bir komisyon kurulur; gerektiğinde uzmanlar aracılığıyla zarar miktarı belirlenir ve karar onaylandığında zararın ödenmesi sağlanır; ödemeyi yapan taraflar diğer taraflardan rücu edebilir. Zarar talepleri ve müdahale giderleri için belirlenen usul ve esaslar uygulanır ve gerektiğinde tazminat ödemeleri gerçekleştirilir. Kirletenin tespit edilememesi durumunda müdahale gerçekleştirilir veya yürütülür ve bu durumda maliyetler karşılanır; bu durumda rücu imkanları da doğar. Zararlara ilişkin taleplerin zamanında yapılması için zamanaşımı hükümleri uygulanır ve zarar öğrenildiği veya olayın gerçekleştiği tarihlerine bağlı olarak süreler işler. Olayı haber veren herkes, ilgili makamları bilgilendirmekle yükümlüdür; bildirim süreçlerinin nasıl işleyeceği ilgili mevzuatta belirlenir. Uluslararası işbirliği ve gerektiğinde yabancı acil müdahale unsurlarıyla koordinasyon sağlanabilir; bu işbirliği kapsamında ortaya çıkan harcamalar belirli usullere göre karşılanabilir veya talep edilebilir. Genel olarak, gemi ve kıyı tesisleri kirlenmenin önlenmesi, zararın azaltılması ve tazmini için gerekli tüm hazırlıkları yapmakla yükümlü olup, zararların tespiti, güvence mekanizmaları ve tazminat ödemeleri net kurallarla yürütülür.