10 / 308 sonuç gösteriliyor

Kanun 3634
1939-06-16

MİLLİ MÜDAFAA MÜKELLEFİYETİ KANUNU

- Seferberlik veya savaş halinde, askerî ihtiyaçların karşılanması için vatandaşlardan mal ve hizmet sunsun talep edilmesi mümkün olur. - Bu yükümlülükler ülkenin tamamında veya belirli bölgelerde uygulanabilir; başlatılmasına yetkili makam karar verir. - Kişisel yükümlülüğe tabi tutulmayan gruplar vardır; bazı kişiler için kişisel yükümlülük uygulanmaz. - Verilen her hizmet veya mal için sahibine karşılık verilmeyenler de olsa adil biçimde tazminat ödenir; zarar ve hasar durumunda devlet tarafından tazmin veya tamir uygulanır; tamiri mümkün değilse devlet malı olarak satılır. - Yöresel seviyede milli müdafaa mükellefiyeti komisyonları kurulup yönetimi sağlar; bazı yerlerde bu komisyonlar bulunmazsa doğrudan askeri makamlar devreye girer. - Askere ihtiyaç halinde konaklama ve barınma için sivil binalar veya mevcut gayrimenkuller kullanılır; konuklama için kira veya bedel ödenir, bazı durumlarda bedelsiz konaklama da olabilir; su, elektrik gibi hizmetlerin maliyeti belirli esaslara göre karşılanır. - Konaklanan bölgelerde aile bağlarının bozulmamasına özen gösterilir; ev sahipleriyle birlikte yaşayanlar için özel kurallar uygulanır; bazı kişilerin yanında yaşayan kadın ve çocuklar için ayrılık gözetilmez. - Askerî kıtaların iskan ve konaklamasından doğan zararlar devlet tarafından karşılanır; zararlar önceden uzmanlarca kaydedilir; zarar iddiaları için belirli sürelerle itiraz ve tespit süreçleri bulunur. - Nakil vasıtalarının tahriri, sınıflandırılması ve ihtiyaç halinde emrine alınması süreçleri belirli komisyonlar tarafından yürütülür; bu süreçte ilgili köy ve mahalle muhtarları gerekli bildirimleri yapar. - Motorlu ve motorsuz kara vasıtaları ile hayvanlar milli müdafaa yükümlülüğünün kapsamına alınabilir; bu varlıkların elden çıkarılması halinde sahipler yükümlülükleri bildirmek ve kayıt yaptırmakla yükümlüdür. - Bu yükümlülükler kapsamında çalışanlardan, askerlik dışı görevleri süresince ücret veya tazminat ödenir; işerken hastalanma, malûliyet veya vefat durumlarında benzer muameleler uygulanır. - Genel amacı, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli her türlü mal, teçhizat ve hizmetin güvenceye alınmasıdır; devlet, özel binaların ve eşyaların kullanımına ilişkin kayıtlama, denetim ve zarar tazmini mekanizmalarıyla sistemi işler.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.

Kanun 7269
1959-05-25

UMUMİ HAYATA MÜESSİR AFETLER DOLAYISİYLE ALINACAK TEDBİRLERLE YAPILACAK YARDIMLARA DAİR KANUN

Pratik etki şu şekilde olabilir: - Afet sonrası ve muhtemel afetler için hayatı ve kamu hizmetlerini korumaya yönelik acil yardım ve tedbirler uygulanır. - Hasar tespiti yapılarak tehlikeli durumlar belirlenir; gerekli görülen yapılar boşaltılır veya güvenli hale getirilir, yeniden yapım ve onarım için teknik şartlar uygulanır. - Binaların yeniden yapımı, onarımı veya önemli değişiklikleri için uygulanacak kurallar belirlenir; hatalı yapılar için gerekli tedbirler alınır. - Afet bölgelerinde veya yakınında acil kurtarma ve yardım çalışmaları koordine edilir; sivil savunma ile iş birliği yapılır. - Afetlerden etkilenen vatandaşlar için temel hizmetler sağlanır; sağlık hizmetine erişim güvence altına alınır; gerektiğinde özel hastanelerdeki tedaviler için ödemeler sonradan yapılabilir. - İlk kurtarma çalışmalarında çalışanlara ücret ödenmez; ancak beslenme ve temel ihtiyaçlar karşılanır; hasar gören ekipmanlar onarılır veya değiştirilir. - Hasar tespitine dayalı kararlar hızlıca uygulanır; tehlikeli durumlar giderilene kadar gerekli güvenlik ve yıkım önlemleri sürdürülür. - Geçici barınma, yiyecek ve giyecek gibi temel ihtiyaçlar karşılanır; geçici konutlar sağlanabilir veya kiralama/tedarik imkânları kullanılır; nakdi yardım da verilebilir. - Hasar gören bölgelerde yeni yapılaşma veya ikamet için sınırlamalar uygulanabilir; güvenli olmayan alanlarda inşaata ve ikamete izin verilmeyebilir; bu tedbirler gerektiğinde daraltılabilir veya kaldırılabilir. - Toplulukların bir kısmının veya tamamının başka yerlere taşınması gerekiyorsa, uygun planlar ve kararlar doğrultusunda yerleşim sağlanır. - Teknik çalışmalarla hasar ve riskler değerlendirilir; buna uygun olarak hasarsız görülen yerlerin veya zararların giderilmesine ilişkin uygulamalar yürütülür.

Kanun 4735
2002-01-22

KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNU

Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümler konulamaz ve ek sözleşme düzenlenemez; taraflar eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. Uygulamada mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin tip sözleşmeler esas alınır; bazı sözleşme türleri uygulama için belirlenir ve idarenin uygun görüşüyle istekliler sözleşme hazırlayabilir. Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar ayrıntılı biçimde belirlenir; işin adı ve niteliği, tarafların bilgileri, bedel ve süre, ödeme şartları, avans ve diğer ödeme koşulları, garanti ve teminatlar, sigorta, işçilik ve güvenlik konuları, fesih şartları, cezai hükümler ve anlaşmazlık çözümü gibi konular açıkça yer alır. Fiyat farkı ödenebilmesi için esaslar belirlenir; ancak sözleşme imzalandıktan sonra bu esaslarda değişiklik yapılamaz. İş ve işyeri sigortalanması yükümlülüğü, yüklenicinin işin niteliğine göre sigorta yaptırmasını gerektirir; sigorta, oluşabilecek doğal afetler ve güvenlik risklerini kapsayacak şekilde düzenlenir ve geçici kabulden kesin kabule kadar süreci kapsar. Mücbir sebepler halinde süre uzatımı ve fesih gibi durumlar tanınır; bunların uygulanması için yüklenicinin bildirimi ve belgelerle dayanıklılık şartları vardır. Denetim, muayene ve kabul işlemleri belirli kurallar çerçevesinde yürütülür; teslim edilmemiş mal veya iş üzerinde muayene ve kabul yapılamaz; gerektiğinde aşamalı denetimler uygulanabilir ve kısmi kabul mümkün olabilir. Kesin teminat ve ek kesin teminatların iadesi, taahhütlerin yerine getirilmesi ve ilgili şartların sağlanması halinde gerçekleşir; borçlar ve kesintiler sözleşme uygulanırken teminatlardan mahsup edilebilir. İade edilmeyen teminatlar ile süreye bağlı durumlarda teminatlarla ilgili hükümler uygulanır ve şartlar dolduğunda iade edilmez ise işlem görür. Sözleşmede değişiklikler, sözleşmenin devri ve feshi belirli sınırlamalarla yapılabilir; değişikliğin tarafların karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleşmesi esastır; devrin yazılı izne bağlı olması ve belirli kurallar içinde yürütülmesi gerekir. Yüklenicinin ölümü, iflası, ağır hastalığı, tutukluluğu veya mahkumiyeti gibi hallerde uygulanacak hükümler, ortak girişimler için özel düzenlemeler ve pilot/koordinatör ortak kavramı ile devam ya da tasfiye seçeneklerini kapsar; diğer ortaklar yüklenici sorumluluklarını üstlenebilir. Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme tasfiye edilir. İdarenin sözleşmeyi feshetmesi halinde yüklenici taahhütlerini yerine getirmediği veya yasağa ilişkin fiil/ davranışlar tespit edildiği gerekçesiyle fesih uygulanabilir ve teminatlar gelir kaydedilir; tasfiye süreci başlar. Yasak fiil veya davranış tespit edildiğinde, fesih ve teminat uygulaması yapılır; ancak bazı durumlarda yükleniciye taahhüdünü tamamlaması için süre verilir ve bu durumda cezai işlem uygulanabilir.

CB Yönetmeliği 20169703
2017-01-12

ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN SATIM VE KİRAYA VERME İŞLERİNE DAİR YÖNETMELİK

Bu yönetmelik, AOÇ’ye ait taşınır ve taşınmazların satım ve kiraya verilmesi işlemlerinde uygulanacak esasları ve süreçleri belirler ve bu süreçlerde saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gizlilik ve kamu denetimi ilkelerini önceliklendirir. Satım işlemleri, talep edilen ve piyasa koşulları dikkate alınarak planlanır; satılacak malın niteliği ve talepler gözetilir; tahmini bedel ilgili birim tarafından belirlenir ve onaya sunulur; satışa ilişkin kararlar adil ve şeffaf bir süreçte oluşturulur. Satım için ihale veya doğrudan satış seçenekleri uygulanabilir; ihale dokümanları ile şartnameler hazırlanır ve satış süreçleri rekabetçi ve tutarlı biçimde yürütülür; kararlar yazılı tutanaklarla belgelenir. Kiraya verme işlemleri için gerekli bilgi ve belgeler toplanır; kiraya verme kararı, ilgili birimin onayıyla verilir; kiraya verilecek taşınır veya taşınmazın sınırları belirlenir, rayiç bedeli tespit edilir ve gerekli izinler alınır; sözleşme taslakları hazırlanır ve hukuki uygunluk denetiminden geçer. Kiraya verme süreçlerinde kira bedeli, süre ve artış konuları sözleşme esaslarına göre belirlenir; gerekli hallerde güncelleme ve uzatma imkanları değerlendirilir; sözleşme yapılması zorunlu tutulur. Kamu kurum ve kuruluşlarına kiralama da benzer usullerle yürütülür; küçük veya parçalı kullanımlar için esneklik sağlanabilir; sözleşme yapılması zorunludur. İhale işlemleri bir komisyon tarafından yürütülür ve kararlar yazılı tutanaklarla belgelendirilir; kararlar onay için ilgili mercilere sunulur. İhaleye katılacaklardan gerekli belgeler ve teminatlar istenir; teklifler içerik ve geçerlilik açısından değerlendirilir; şartname hükümlerine uyulmaması durumunda reddedilme ihtimali vardır. Şartnameler idari ve teknik olarak hazırlanır; teknik şartname işin niteliğini ve teknik özelliklerini açıklar; idari şartnamede tarafların yükümlülükleri, teminatlar ve ödeme şartları gibi konular düzenlenir; şartnameler uzmanlar tarafından hazırlanır ve güncel tutulur. Sözleşme imzalandıktan sonra şartlar üzerinde tek taraflı değişiklik yapılammaz; ihtilaflar için hangi mercilerin yetkili olduğuna ilişkin hükümler yer alır. Şartnameler, ihale ilanından önce gerekli durumlarda güncellenebilir; eksiklikler bulunması halinde onayla değişiklik yapılabilir.

Kanun 6245
1954-02-18

HARCIRAH KANUNU

Bu metin, memur ve hizmetliler ile belirli durumlarda fahri çalışanlar ve aile fertleri için harcırah ödemelerinin kapsamını, hesaplama yöntemlerini ve uygulanacağı koşulları belirler; temel etkisi, seyahat ve görev değişiklikleri sırasında yapılacak mali desteklerin hangi durumlarda, hangi tutarlarda ve hangi unsurları kapsayacağına ilişkin kuralları benimsetmektir. Harcırahın kapsamı ve hak sahipleri - Memur ve hizmetliler ile aile fertleri ve bazı özel görevlendirme durumlarındaki kişiler; ayrıca bazı özel tipeki görevler için geçici olarak görevlendirilenler harcıraha hak kazanır. - Aile fertleri olarak eş, çocuklar ve bakmakla yükümlü olunan yakınlar dikkate alınır; gerekli görülen diğer yakınlar da kapsama alınabilir. - Harekat, spor temasları, yabancı ülkelere gönderilecek birlikler ve benzeri özel hallerde ilgili kategoriler için harpî veya kurumsal kararlar gereği harcırah sağlanabilir. Harcırahın unsurları - Yol masrafı, gündelik (yaşam giderleri), aile masrafı ve yer değiştirme masrafı birbirinden bağımsız veya birkaçı birlikte ödenebilir; bagaj ve taşımaya ilişkin masraflar da bu kapsamda karşılanabilir. - Harcırah, ilgili kurumun belirlediği esaslar doğrultusunda hesaplanır ve çoğunlukla memurun mevcut aylık derecesi veya ilgili ödeneğe göre belirlenen tutarlara dayanır. Hesaplama ve kullanılacak yol/taşıt - Harcırah mümkün olan en uygun ve olağan kullanılan yol ve taşıt üzerinden hesaplanır; belirli tarifeli taşıtlar varsa onların kullanılması esas alınır. - Gidiş-dönüş hesaplarında yolun izlenmesi gereken taraflar ve istisnalar, esas kurum tarafından önceden belirlenir. Uygulama ve özel durumlar - Memur veya hizmetli olmayanlar için geçici görevler ve belirli özel hallerde harcırah, ilgili kurum yetkililerinin takdirine bağlı olarak uygulanır. - Daimi veya muvakkat vazife kapsamında yolda veya görev yerinde ölüm halinde ödemeler, belirlenen esaslar çerçevesinde hesaplanır ve gerekiyorsa avanslar iade veya ihtirazi olarak düzeltilir. - Askeri harekat ve operasyonlar bağlamında bazı harcırahlar sınırlı uygulanır; ödenen gündelikler, konaklama ve yol masrafları belirli sürelerle esnek olarak düzenlenir ve bazı durumlarda toplam harcırah ödemesi sınırlandırılır. Aile ve ikametle ilgili düzenlemeler - Aile ile birlikte oturulması yasak edilen bölgelerdeki geliş/gidişlerde aile harcırahı ve yer değiştirme masrafları uygulanır; ailelerin yeni ikametgahlarına göre harcırah hesaplanır. - Uluslararası hükümlerde yabancı ülkelerle ilgili birlikler için harcırah esasları devletin yetkili makamları tarafından belirlenir; ailelerin Türkiye sınırları içinde belirli bir mahallede ikamet edebilecekleri düzenlemeler uygulanabilir. - Hastalık veya diğer özel haller nedeniyle yurda dönüş veya geçici ikamet değişikliklerinde ailelerin durumuna göre ek harcırahlar ve taşıma giderleri sağlanabilir. Bu özet, harcırah ödemelerinin hangi durumlarda, hangi unsurları kapsadığı, hesaplama temelleri ve uygulanabilir sınırlamalar açısından pratik etkisini yansıtır.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

CB Genelgesi 3
2026-04-17

İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi ile İlgili

IIT Tahkim Merkezi taraflar arasındaki ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarını tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle çözümlenmesini sağlayan bir mekanizma olarak hizmet verir. Hizmetler bağımsız, tarafsız ve gizlilik ilkelerine uygun biçimde yürütülür. Tahkim ve arabuluculuk süreçlerinde gerekli sekretarya desteği sağlanır ve hakemlerin ataması için gerekli süreçler yürütülür. Taraflar arasındaki anlaşmada bu merkezin kurallarıyla çözüleceği belirtiliyorsa, uyuşmazlıklar bu merkeze yönlendirilebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmelerinin akdi süreçlerinde bu tahkim yolunun değerlendirilmesi dikkate alınır.

Kanun 2942
1983-11-08

KAMULAŞTIRMA KANUNU

Kamu yararına yapılacak kamulaştırmalarda kamulaştırılan taşınmazların bedeli belirlenir ve bu bedel ödenir; ödemeler nakden ve peşin olarak yapılabildiği gibi gerekli hallerde eşit taksitlerle ve faiziyle ödenebilir. Küçük çiftçilere ait olan bedeller peşin ödenir. Taşınmazın mülkiyeti tamamen devredilmeden belirli bölümler üzerinde irtifak hakkı kurulabilir; üst yapılarla altyapı çalışmalarına ilişkin kamu yararı gerektiren hallerde taşınmaz sahiplerinin mülkiyet hakkının kullanılmasının engellenmemesi şartıyla ekipman ve altyapı inşaatları yapılabilir; bu durumda maliklerin mevcut mülkiyet hakkı korunur ve değer artış bedeli alınmaz. Kamulaştırma kararını veren merciler ve kararın onaylanmasıyla ilgili kurallar uygulanır; bazı durumlarda kamu yararı kararı için ayrı onay gerekli değildir; imar planlarına bağlı hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ihtiyaç duyulmaz. Kamulaştırmayı yapacak idare, taşınmazın sınırını, yüzölçümünü ve vasfını gösteren planı hazırlar ve malik ile adres bilgilerini tespit eder; ilgili kişilere yazılı bildirim ve gerekli ilanlar yoluyla duruşmaya çağrı yapılır. Kamulaştırma bedelinin mahkeme yoluyla belirlenmesi gerektiğinde idare, bedeli tespit etmek ve idare adına tescil için mahkemeye başvurur; taraflar uzlaşırsa uzlaşma tutanağına göre bedel belirlenir ve tescil işlemleri buna göre yapılır; uzlaşma sağlanamazsa bilirkişi incelemesi ve mahkeme süreciyle bedel tespit edilir; tespit edilen bedel hak sahibi adına yatırılır ve tescil işlemleri tamamlanır; tescil kesinleşir ve itiraz hakları saklıdır. Satın alma usulünün uygulanamadığı durumlarda idare bedeli tespit ederek mahkeme yoluyla idare adına tescil kararını talep eder; bedel ödemeleri için gerekli banka işlemleri gerçekleştirilir ve tapu işlemleri tamamlanır. Kadastro görmemiş yerlerde bilirkişi ve muhtarların katılımıyla tespit işlemleri yapılır; tespit süreçlerinde muhtarın da katılımı sağlanır. Bu süreçlerin sonunda kamulaştırılan mal idare adına tescil edilir ve hak sahibi bedelini alır; hak sahiplerinin itiraz veya maddi hata düzeltimiyle ilgili yollar saklıdır.