10 / 92 sonuç gösteriliyor

Kanun 5326
2005-03-31

KABAHATLER KANUNU

Bu Kanun kabahat olarak kabul edilen ihlaller için uygulanabilir idari yaptırımları belirler. Kabahatler karşılığında uygulanabilecek yaptırımlar idari para cezası ile idari tedbirlerdir; tedbirler arasında mülkiyetenin kamuya geçirilmesi ve ilgili diğer tedbirler bulunur. Kabahatler kasıtlı veya ihmal yoluyla işlenebilir; ihmal halinde hukuki yükümlülüğün varlığı gerekir. Organ veya temsilci aracılığıyla işlenen kabahatlerde tüzel kişi de sorumlu tutulabilir; temsilci olarak hareket edenin fiili tüzel kişi hakkında yaptırım doğurabilir. Çok sayıda kişinin iştiraki halinde her kişi hakkında yaptırım uygulanabilir; özel faillik niteliğine sahip kişiler için de sorumluluk söz konusu olabilir. Aynı fiil çok sayıda kabahate yol açtığında uygulanacak en ağır idarî para cezası esas alınabilir; diğer yaptırımlar varsa bunlar da uygulanabilir. Aynı fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmışsa sadece suçtan yaptırım uygulanır; aksi durumda kabahatten yaptırım uygulanır. Teşebbüs cezalandırılmaz; bazı hallerde teşebbüsün cezalandırılabileceğine ilişkin hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. Hukuka uygunluk nedenleriyle kusurun ortadan kalktığı durumlar bu kabahatler için de geçerlidir. Soruşturma ve yerine getirme zamanaşımı ile yerine getirme zamanaşımı gibi süreler aşılırsa yaptırım uygulanamaz veya yerine getirilemez hale gelebilir. Karar verme yetkisi ilgili idari makamlar ile bazı durumlarda yetkili merciler tarafından belirlenir; kararlar tutanakla kayıt altına alınır ve gerekli deliller gösterilir. Kararlar tebliğ edilerek başvuru yolları açılır; itiraz süreçleri ve süreleri belirlenmiştir. Ödeme halinde indirim ve taksit gibi imkanlar söz konusu olabilir; ödeme süresi, muhatabın kanuni hakkını etkilemez. Mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararında ilgili koşullara göre uygulanabilirlik belirlenir; bazı durumlarda eşya kullanılamaz hale getirilebilir veya imha edilebilir. Genel amaç toplum düzeninin korunması, genel ahlâkın ve sağlığın korunması, çevrenin korunması ile ekonomik düzenin korunmasıdır.

Kanun 6183
1953-07-28

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

Bu yasa devletin, vilayet ve belediyelerin vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takipleri ile bunlara bağlı giderler ve fer’i alacakları kapsamadaki tahsil mevzuatını düzenler; vergi cezaları gibi bazı cezai hükümler saklıdır. Devletin amme alacakları, takip daireleri tarafından takip edilir; borçlunun bulunduğu yere göre takipler ilgili mahaldeki amme idaresinin tahsil daireleri tarafından yürütülür. Tahsil için teminat talep edilebilir; teminat olarak nakit, süresiz ve şartsız banka teminat mektupları, süresiz kefaletler, devlet iç borçlanma senetleri veya buna denk belgeler, belirli menkul ve gayrimenkuller gibi değerler kabul edilir; teminatın değer kaybetmesi veya borç artması durumunda ek teminat istenir; teminat başka değerlerle değiştirilebilir. Şahsi kefalet de kabul edilebilir; kefalet noter tasdikli sözleşme ile tesis edilir ve alacaklı tahsil dairesi tarafından kabul edilip edilmeyeceğiyle ilgili karar verilir; kefalete ilişkin ödeme yapıldığına dair belge verilir. Teminat olarak kullanılan eşya konusunda bazı özel sınırlamalar uygulanır; otel, han, pansiyon gibi işletmelerin işlemlerinden doğan alacaklar için belirli eşyalar teminat olarak kabul edilebilir; üçüncü şahısların hak iddiaları bu teminata zarar vermez. İhtiyati haciz derhal uygulanabilir; teminat istenmesi halinde, borçlunun ikametgahı yoksa, kaçma veya mal kaçırma ihtimali varsa, teminat veya kefil gösterilmemişse, mal bildirimine ilişkin eksik bildirim varsa, para cezası nedeniyle dava açılmışsa veya diğer ilgili haller mevcutsa haciz işletilir. Hacize karşı itirazlar vergi itiraz komisyonlarında incelenir ve kararlar kesindir. Hacizin kaldırılması, borçlunun uygun teminat göstermesi halinde mümkün olabilir. İhtiyati tahakkuk uygulanabilir; bazı hallerde vergi dairesi yöneticisinin talebiyle henüz hesaplanmamış vergi ve cezaların derhal tahakkuk ettirilmesi sağlanır; geçmiş yıllar için geçici takdirlerle hesaplanan tutarlar da bu kapsamda tahsil edilir; bu tutarların ödeme zamanları gelmeden ödenmesi gerekir, ancak gerekirse derhal haciz uygulanabilir. İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi, tarhiyata dayalı düzeltmeler ve nihai kararlar çerçevesinde mümkün olur. Rüçhan hakkı uygulanır; amme alacakları, üçüncü şahıslar tarafından haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce de alacaklı olarak yer alır ve satış bedeli paylaştırılır; belirli varlıklar için özel hükümler ve rehinli alacaklıların hakları korunur; iflas ve tasfiye hallerinde amme alacakları imtiyazlı alacaklar kapsamında ele alınır. Amme alacağını borçlundan kesip tahsil dairesine ödemek zorunluluğu bulunanlar bu yükümlülüklerini yerine getirmezse, ödenmeyen alacaklar bu kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Ödemeler ve işlemler hususunda zorunlu kesinti uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, hangi ödemelerin kapsama girdiği, hangi durumlarda istisna olduğu ve ödemelerin kimlere yapılacağı konularında ayrıntılar belirlenir; hızlı ve güvenilir tahsilat için kesinti ve paylaşım mekanizmaları öngörülür; gerektiğinde genel esaslar çerçevesinde özel hükümler uygulanır.

Kanun 4342
1998-02-28

MERA KANUNU

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla mera, yaylak, kışlak ve umuma ait çayır-otlak olarak kullanılan alanlar devletin tasarrufu altına alınır ve köyler veya belediyeler tarafından ortak veya münferiden kullanıma tahsis edilir; bu alanlar özel mülkiye geçirilemez ancak kiralanabilir. Tahsis amacı değişmedikçe bu alanlar başka amaçla kullanılamaz; belirli şartlar altında gerekli onaylar alınarak değiştirilmesi mümkündür. Kurum ve teknik ekiplerce mevcut mera, yaylak ve kışlaklar ile bunların ihtiyaçları tespit edilerek sınırları belirlenir, haritalandırılır ve yerinde işaretlenir; ekolojik, tarımsal ve ekonomik değerlendirmeler ile mevcut hayvan varlığı ve otlatma kapasitesi göz önünde bulundurulur; sonuçlar tutanak halinde kayda geçer. İlgili köy ve belediyeler ile diğer ilgili taraflar bilgilendirilir, gerekli belgeler istenir; ormanlık alanlar ve ilgili kayıtlar hakkında bilgiler toplanır; itiraz süresi uygulanır ve itirazlar kararlandırılarak süreç sonuçlandırılır; kararlar kayıt ve ilan yoluyla resmiyete alınır ve gerektiğinde yargıya başvurma hakkı saklıdır. Tahsis kararları, ortak kullanıma yönelik olarak belirlenen yer, sınır, sulama ve geçit yerleri ile otlatma kapasitesi ve ailelerin otlatabileceği hayvan sayısını içerir; fazlalık alanlar çevre köylere veya özel/ tüzel kişilere kiralanabilir; kiralama belgeleri ve uygulama usulleri yönetmelikle belirlenir. Ayrıca kiralanan alanlarda gerekli bakım ve barınma gibi hayvancılık tesisleri kurulabilir; bu tesislerin kullanımına ilişkin sınırlamalar ve mali hükümler belirlenir. Islah edilmesi gereken meraların, gerekli masrafları karşılayacak sorumlulara ait olduğu ve yapılan islah giderlerinin bütçeye gelir olarak kaydedilerek ıslah çalışmalarında kullanıldığı bir mekanizma vardır. Tahsis amacı değişikliğine ilişkin istisnalar enerji-ve doğal kaynakları, kültür-turizm yatırımları, kamu yatırımları, savunma ve güvenlik, afet bölgeleri gibi ihtiyaçlar için öngörülür ve bu durumda ilgili yetkili makamlarca onay gerekir. Bu süreç sonunda kararlar ilan edilerek teyit edilir ve kayıt altına alınır; itiraz ve dava hakları belirli sürelerle korunur; böylece mera, yaylak ve kışlaklar için ortak kullanım hakları netleşir ve sürdürülebilir otlatma amacıyla yönetilir.

Kanun 1593
1930-05-06

UMUMİ HIFZISSIHHA KANUNU

Bu yasa ülkenin sıhhi şartlarını iyileştirmek, salgın hastalıkları önlemek ve milletin sağlığını korumak amacıyla devletin sıhhi teşkilatını kurar; merkezi ve mahalli düzeyde sağlık hizmetlerinin nasıl yürütüleceğine ilişkin esasları belirler. - Sıhhi teşkilat, doğumdan başlayarak anne ve çocuk sağlığını korumaya, bulaşıcı hastalıklar ve salgınlarla mücadeleye, halkı tıbbi ve içtimai muavenetle desteklemeye yönelik hizmetleri yürütür ve bu hizmetlerin niteliğini denetler. - Hizmetler merkezi olarak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletince organize edilir; belediyeler ve diğer mahalli idareler ise bu hizmetlerin uygulanmasına katılır ve yerel düzeyde denetim ve idare sağlar. - Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletine bağlı olarak, sağlık tesisleri kurmak ve işletmek, muayene ve tedavi hizmetlerini yönetmek, laboratuvarlar ve benzeri sağlık birimlerini denetlemekle görevli kadrolar belirlenir; aynı zamanda hastane, dispanser, sütçocukları bakım evleri gibi işletmelerin idaresi planlanır. - Her vilayette sağlık müdürleri, mahalli sıhhiye işleriyle valiyle birlikte sorumlu olur ve sıhhi mevzuatın uygulanmasını sağlar; yerelde tabipler, veterinerler, eczacılar ve diğer sağlık personeli istihdam edilerek görevlerini yapar. - Vilayetler ve belediyeler, içme suyu temini, lağım ve kanalizasyon tesisatı, mezarlıklar, cenaze işleri, halk sağlığına ilişkin temizleşme ve denetim gibi temel hizmetlerden sorumludur; ayrıca hijyen ve sağlık başta olmak üzere çeşitli tesislerin kurulumu ve işletilmesi görevi bulunur. - Mahalli sıhhi meclisler kurulur; bu meclisler vilayet içindeki sağlık durumunu izler, gerekli tedbirleri önerir ve vali/kaymakam aracılığıyla uygulanmasını sağlar; salgınlar hakkında bilgi paylaşımı ve halkı bilinçlendirme çalışmaları yürütülür. - Hudutlar ve sahillerde sağlık tedbirleri uygulanır; limanlar ve gemiler için sağlık kontrolleri, patentalar ve vizeler gibi uygulamalar belirlenir; bulaşıcı hastalık riskine göre gerekli önlemler alınır. - Uluslararası ve limanlar arası hareketler bağlamında sıhhi tedbirler uygulanır; transit gemiler dahil olmak üzere gemilerin sağlık durumuna göre muayene ve gereken tedbirler uygulanır. - Sağlıkla ilgili tüm uygulamalarda, halkın sağlığına zarar veren unsurların giderilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması esas kabul edilir.

CB Kararı 8484
2024-05-21

6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNUN 51 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASINDA YER ALAN GECİKME ZAMMI ORANININ, HER AY İÇİN AYRI AYRI UYGULANMAK ÜZERE %4,5 OLARAK BELİRLENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 8484)

Bu karar, kamu alacaklarının tahsilinde uygulanacak gecikme zammının her ay için ayrı ayrı uygulanacak şekilde belirlendiğini ve gecikmeli ödemeler için hesaplanan ilave faizin aylık olarak uygulanması gerektiğini gösterir.

Kanun 492
1964-07-17

HARÇLAR KANUNU

Bu düzenleme, yargı ve noter işlemleri başta olmak üzere çeşitli işlemler için ödenecek harçları belirler ve bu harçların nasıl hesaplanacağını, kimlerin ödemekle yükümlü olduğunu ve hangi durumlarda muafiyet, iade veya ödeme zamanlarını düzenler. - Harçlar, işlemin türüne ve değerine göre nispi veya maktu olarak alınır; bazı işlemler için değer gösterilmesi gerekir; değer beyanı eksikse gerekli tespit yapılır. - Yargı işlemlerinde harçlar, davayı açan veya işlemi yaptıran kişinin ödemesi gerekir; vasinin hesaplarına ilişkin işlemlerde harçlar vasiden alınır; bazı resen yapılan işlemlerde harçlar ilgili taraftan talep edilir. - Yabancı mahkeme ilamlarının tenfizi ve Danıştay/yerel idareler gibi kurumların işlemleri için harç uygulanır; bazı işlemler bu kapsam dışında değildir. - Hakem kararlarının infazı ve ihtilaf konularında verilen kararlar için harçlar ödenir; bozulan hükümlere ait harçlar da yeni hükme dahil olur. - Karşılık davalar, müdahaleler ve davaya müdahale edenler için harçlar geçerli olur; bazı durumlarda harçlar talep eden taraftan alınır. - Yeniden harç alınması, muamelelerin yeniden yapılması gereken durumlarda uygulanır; haklı çıkılan durumlarda harçlar geri veya mahsup edilebilir. - Harçtan muaf olan işlemler ve kişiler bulunmaktadır; işçi alacaklarının takibi gibi bazı durumlarda harç alınmaz; kamu makamlarının belirli işlemleri ve bazı vakıflar için muafiyetler söz konusudur. - İcra ve icra takiplerinde harçlar, takiple ilgili işlemler için hesaplanır; takip sonrası faizler harç hesaplamasında dikkate alınmaz; feragat, kabul veya sulh halinde harçlar belirli oranda azaltılabilir. - Merkezî Takip Sistemi kapsamında başlatılan takiplerde harçlar peşin alınır ve bazı durumlarda iadesi söz konusu değildir; takip sonuçlandırılamazsa harç iade edilmez; kesinleşen takipte ise ilgili tutar hesaplamaya dahil edilir. - Ödeme usulü ve zamanına ilişkin esaslar: harçlar ilgili mahkeme veya daire tarafından alınır; işlemin yapılmasından önce veya belirlenen aşamalarda ödenir; süresi içinde ödenmeyen harçlar için takip süreçleri durabilir veya başka yollarla tahsil edilebilir. - Noter işlemlerinde harçlar, düzenlenen işlemin değerine veya türüne göre hesaplanır; çok nüshalı belgeler için sadece bir nüsha harç alınır; bazı özel bağışlar veya vakıflar için harç muafiyetleri uygulanabilir. - Kamu hukuku ile ilgili bazı talepler için istenen suretlerden harç alınmaz; yetkili makamların talep ettiği suretler bu kapsamda değildir. - İşlemi yapan kişiler, noter harçlarını ödemekle yükümlüdür; bazı durumlarda komisyonlar veya ek olarak ödenmesi gereken tutarlar belirlenir. - Taşınır ve taşınmaz değerlerine ilişkin işlemlerde harç hesapları, işlem kapsamındaki değer üzerinden yapılır; kiralar veya mukavele süresi gibi unsurlar harç hesaplamasında dikkate alınır. - Harç ödemeleriyle ilgili eksik veya yanlış beyanlar, işlemlerin ilerleyişini etkileyebilir ve gerektiğinde düzeltici adımlar uygulanır.

CB Kararı 10556
2025-11-13

6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNUN 51 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASINDA YER ALAN GECİKME ZAMMI ORANININ, HER AY İÇİN AYRI AYRI UYGULANMAK ÜZERE %3,7 OLARAK BELİRLENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 10556)

Kamu alacaklarının tahsilinde gecikme zammı her ay için ayrı olarak uygulanacaktır.

Kanun 6964
1957-05-23

ZİRAAT ODALARI VE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ KANUNU

- Ziraat odaları çiftçilikle uğraşan kişilerin meslek kuruluşu olarak hizmet görür; meslek mensuplarının hak ve menfaatlerini korur; tarımın genel çıkarlar doğrultusunda gelişmesini hedefler; meslek disiplini ve ahlakını esas alır; çiftçiler ile halk arasındaki güveni ve dürüstlüğü gözetir. - Odaların pratik etkileri şunlardır: tarım ve çiftçilikle ilgili haber, bilgi, inceleme ve istatistik çalışmaları yapıp yayımlar; kamu ve özel kurumlara konularla ilgili önerilerde bulunur ve işbirlikleri kurar; tarım mevzuatında gerekli görülen değişiklikler için öneriler geliştirir; tarımsal eğitim, yayımlama ve danışmanlık faaliyetlerinde bulunur ve ilgili kurumlarla işbirliği yapar; çiftçi kayıtlarını tutar ve tarımsal destekler hakkında gerekli bilgi ve belgeleri sağlar; çiftçilerin tarımsal girdilerle ilgili faaliyetleri yürütür. - Ayrıca yurt içi ve yurt dışı fuar ve sergilere katılım sağlar, yarışmalar düzenler; meslek ihtilaflarında hakemlik yapar ve bilirkişi gönderir. - Odalar, kuruluş amacı doğrultusunda kooperatif ve şirket kurma veya iştirak etme ile sigorta acenteliği yapma imkânına sahiptir; odalara kayıtlı muhtaç çiftçi çocuklarının burs verilmesi için Birliğin onayıyla destek sağlayabilir. - Üyelik yapısı iki ana türdedir; asli üyeler çiftçilikle uğraşan gerçek veya tüzel kişiler ile bazı devlet kurumu ve kamu kuruluşu işletmeleridir, fahrî üyeler ise faaliyete dolaylı destek veren kişi ve kurulumlardır; üyelik ve değişiklikler belirli süreçlerle kayıt edilip yönetmelikle belirlenen esaslara göre yürütülür. - Odaların temel organları Genel Kurul, Meclis ve Yönetim Kuruludur; genel kurul delegeler aracılığıyla belirli aralıklarla toplanır ve kararlar çoğunlukla katılanların salt çoğunluğuyla alınır; meclis kendi içinden bir başkan ve başkan vekili seçer ve yönetim kurulunu belirler; yönetim kurulu odanın günlük yönetimini yürütür, bütçe ve personel konularını karara bağlar ve gerektiğinde komiteler kurabilir. - Odaların bulunduğu çalışma alanı ilçeler düzeyindedir; bazı durumlarda odası olmayan ilçeler en yakın ilçenin çalışma alanına dahil edilebilir; birliğin denetimleri sonucunda verimli çalışılmadığı tespit edilen odalar kapatılabilir ve tasfiye süreçleri yönetmeliklerle düzenlenir. - Tarımsal politika ve uygulamalarda kamu otoritesiyle işbirliği yapar; gerektiğinde yurt içi ve uluslararası tarım kuruluşlarına katılım için onay alır; tarımsal üretim ve mesleklerle ilgili bilgiler, veriler ve raporlar üzerinden karar süreçlerine katkı sağlar.

CB Kararı 5801
2022-07-21

6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNUN 51 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASINDA YER ALAN GECİKME ZAMMI ORANININ, HER AY İÇİN AYRI AYRI UYGULANMAK ÜZERE % 2,5 OLARAK BELİRLENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 5801)

Devlet alacaklarının tahsilinde uygulanacak gecikme zammı, her ay için geçerli olacak şekilde belirlenmiştir. Bu uygulama, gecikmeyle ödenen tutarlara ek maliyet olarak yansır.

CB Kararı 7782
2023-11-14

6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNUN 51 İNCİ MADDESİNİN BİRİNCİ FIKRASINDA YER ALAN GECİKME ZAMMI ORANININ, HER AY İÇİN AYRI AYRI UYGULANMAK ÜZERE %3,5 OLARAK BELİRLENMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 7782)

Bu karar, kamu alacaklarının tahsilinde gecikme zammının aylık olarak uygulanacak şekilde sabit bir oranda belirlenmesini sağlar. Böylece gecikme halinde borçlulara ek yükümlülük doğar ve alacakların tahsilinde ödemelerin zamanında yapılması teşvik edilir.