10 / 960 sonuç gösteriliyor

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

CB Yönetmeliği 9014
2024-10-10

TAŞINIR MAL YÖNETMELİĞİ

Bu yönetmelik, kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının raporlanması süreçlerini standartlaştırır ve taşınır yönetimini şeffaf ve izlenebilir kılar. Üretim tesislerinde kullanılan malzemeler için özel mevzuatın uygulanacağı, bazı üretim girdilerinin bu yönetmeliğin kapsamı dışında kaldığı belirtilir. Taşınırların kayıt ve izlenmesine ilişkin sorumluluklar netleşir; harcama yetkilileri, taşınır kayıt yetkilileri ve taşınır kontrol yetkilileri arasında görev ve sorumluluk ayrımı belirginleşir ve hesap verebilirlik sağlanır. Taşınırların giriş, çıkış, sayım, stok kontrolü ve envanter yönetimi işlemleri sistematik olarak yürütülür; eksik veya kritik stoklar için bildirim ve önlem mekanizmaları oluşur. Kullanıma verilen dayanıklı taşınırlar kullanıcıları tarafından devredilemez; görevden ayrıldıklarında ambara iade edilmesi gerekir; bu süreçler yazılı olarak kaydedilir. Kamu zararlarının oluşması halinde sorumlular üzerinden tazminat veya gider karşılığı işlemler uygulanır; zararlar kasıt, kusur veya ihmal durumlarına göre değerlendirilir. Taşınırların muhasebeleştirilmesi, ilgili belgelerle uyumlu kayıtların tutulması ve üst yönetime raporlanması süreçleri muhasebe yetkilileri tarafından yönetilir, kayıtların doğruluğu taşınır kayıt yetkilileri ve taşıt kontrol yetkilileriyle ortak sorumluluk doğurur. Taşınır bilişim sistemi üzerinden elektronik kayıt ve raporlama yapılır; veri güvenliği ve verilerin karşılıklı uyumu esas alınır. Taşınır hesaplarının konsolidasyonu için merkezi mali hizmetler biriminde konsolide görevlisi atanır ve gerektiğinde taşra birimlerindeki üst yöneticiler tarafından da görevlendirme yapılabilir; bu sayede idare düzeyinde bütünleşik raporlar hazırlanır. Defterler, belgeler ve cetvellerin şekli ve formatı ile bunların kullanımı Bakanlıkça belirlenir; varlık işlem fişi ve benzeri belgeler, işlemlerin kayıtlara dayanak oluşturması için kullanılır; bazı istisnalar ve uygulanmayan durumlar üretim birimlerine göre haklı görülebilir.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 5549
2006-10-18

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

Bu yasa, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi amacıyla yükümlülükler, denetim ve yaptırımları düzenler; yükümlü sayılan finansal ve ilişkili alanlardaki gerçek ve tüzel kişiler için sıkı uyum yükümlülükleri getirir. - Yükümlüler, işlemler başlamadan önce müşterinin kimliğini tespit etmek ve kimliklerle ilgili gerekli tedbirleri almak zorundadır; hangi belgelerin gerekli olduğuna ilişkin usul ve esaslar belirlenir. - Şüpheli işlem bulunduğunda yükümlüler bu işlemleri Başkanlığa bildirmek zorundadır; bildirimin güvenli ve gizli kalması sağlanır. - Yükümlüler, risk temelli bir yaklaşımla eğitim, iç denetim, kontrol ve risk yönetim sistemleri kurar ve uygular; finansal grup içindeki bilgi paylaşımı mümkün olabilir ve buna ilişkin çerçeve gerektiğinde ayrıntılandırılır. - Devamlı bilgi verme kapsamında belirli işlemler ve tutarlar aşan işlemler için sürekli bildirimler yapılır; hangi işlem türlerinin kapsamda olduğu ve nasıl bildirileceği yönetmelikte belirlenir. - Kamu kurumları bilgi ve belge talep edebilir; sunulan bilgiler doğru ve eksiksiz olur; paylaşılan bilgiler güvenli biçimde korunur. - Belgeler ve kimlik tespitine ilişkin kayıtlar belirli süreler boyunca saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. - Kamu kurumlarının bilgi sistemlerine Başkanlıkla birlikte erişim sağlanabilir; elektronik tebligat uygulanabilir ve elektronik olarak cevap istenebilir. - Yükümlülük ihlallerinde idari para cezaları ve adlî cezalar uygulanır; ihlaller için çeşitli tedbirler (faaliyetleri kısıtlama veya iptal dahil) ile yaptırımlar öngörülür. - Başkasının hesabına hareket edildiğini bildirmemenin tespiti halinde cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Gümrük idaresine ilişkin açıklama yükümlülüğü vardır; yanlış veya eksik beyan halinde para cezası uygulanabilir. - Denetim, bilgi talepleri ve uyum konularında yürütülen işlemler, ilgili denetim elemanları ve kurumlar tarafından sürdürülebilir. - Yasal olarak yükümlü olmayanlar için sorumluluk doğmazken, uyum sağlanmayanlara yönelik güvenlik ve yaptırım süreçleri uygulanır.

Kanun 6083
2010-12-10

TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÖNER SERMAYE İŞLETMESİ KANUNU

Bu düzenlemenin pratik etkileri şunlardır: - Genel Müdürlük faaliyetlerinin giderleri döner sermaye gelirlerinden karşılanabilir; bu kapsama araç, bakım, satın alma, sigorta, kadastro hizmetlerinin yapılması ve benzeri giderler dahildir. - Döner sermaye işletmesinin yönetimi ve işlemleri ile ilgili usul ve esaslar belirlenir; gelirler tarife üzerinden hesaplanır ve yerel koşullara göre ayarlama imkanları bulunur. - Tarife üzerinden elde edilen ücretler her yıl yeniden değerleme ve güncelleme esaslarına göre uygulanır; ücretler yöresel katsayılar kullanılarak hesaplanabilir. - Döner sermaye hizmetleri için elde edilen karlar ertesi yılın bütçesine eklenir; döner sermaye için kullanılan sermaye güçlendirilir. - Döner sermaye hizmetlerinde görev yapan personele ek görev ödemesi yapılabilir; bu ödemeler belirli bir süreç ve onay çerçevesinde gerçekleştirilir. - Kamu idarelerinin bazı işlemleri ile elektronik olarak gerçekleştirilen veri paylaşımına ilişkin işlemler için ücret uygulanmaz; ayrıca hataların düzeltilmesi gibi bazı işlemler için muafiyet veya özel durumlar söz konusu olabilir. - Ücretler, hizmet talebinde bulunan gerçek veya tüzel kişilerden tahsil edilir; muafiyet durumları dışında ücretin vergi dahil olduğu dikkate alınır. - Taşınmaz satış, devri, ipotek tesisleri ve benzeri işlemler için ücretlendirme, bağımsız bölüm adedi, işlem türü ve işlem sayısına göre farklılaşabilir; bazı durumlarda ek ücretler uygulanır. - Yurt dışı işlemleri ve taraflar arasındaki farklılıklar için özel ücretlendirme uygulamaları bulunabilir; yöresel katsayılar ve ek göstergeler bu hesaplamalarda rol oynar. - Veri güvenliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin koşullara uygun olarak paylaşım yapılan işlemler için özel ücret uygulamaları ve kısıtlamalar söz konusu olabilir. - Hatalı kayıtlardan veya güncelleme gerektiren kimlik bilgilerinden doğan işlemler için belirli ücretler öngörülür.

Kanun 7201
1959-02-19

TEBLİGAT KANUNU

Bu belgenin pratik etkileri şunlardır: - Elektronik tebligat belirli kamu kurumları ve özel tüzel kişilikler için zorunlu hale gelir; talep edilmeleri halinde gerçek ve tüzel kişiler için elektronik teblat adresi verilir. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı anda tebliğ olarak kabul edilebilir. - Tebliğ, muhatabın kendisiyle birlikte vekili veya kanuni temsilcisi üzerinden yapılabilir; vekil veya avukat varsa tebligat onlar üzerinden gerçekleştirilir; avukatın bürosunda tebligatlar resmi çalışma gün ve saatlerinde yapılır. - Hükmi kişiler ve ticari mümessiller için tebligat, yetkili temsilcilere yönlendirilir ve bu temsilciye yapılan tebligat yeterli sayılır. - En son bilinen adres üzerinden tebligat yapılır; adres bilinmiyorsa veya adres kayıt sistemindeki adres kullanılarak tebligat yapılması uygun görülüyorsa bu şekilde uygulanabilir; talep halinde her yerde tebligat yapılabilir. - Adreste bulunmayan kişinin tebligatı için komşu, mahalle muhtarı veya zabıta amirleri üzerinden tebligat yapılabilir ve adrese ihbarname bırakılarak tebligat tamamlanır. - Askeri veya sefer halinde olanlar için tebligat, ilgili askeri makamlarca yapılır; otel, hastane, fabrika, okul gibi yerlerde bulunmuyorsa bu yerin amiri veya sorumlu kişiler tebligatı sağlar. - Yabancı ülkelerde tebligat, o ülkenin yetkili makamı veya konsolosluk aracılığıyla yapılabilir; Türkiye’deki muhataplar için elçilik veya konsolosluk üzerinden ek olarak tebligat yapılması da mümkün olabilir; bu durumda gerekli bildirimler ve süreler uygulanır. - Yabancı ülkede tebligat yapılırken muhataba ilişkin bildirim içeriği ve hangi merciden çıkarıldığı bilgisi yer alır; başvuru yapılmaması durumunda tebligat tamamlanmış sayılır. - Tebligatın kanıtlanması için tebliğ mazbatası kullanılır; mazbata üzerinde tebligin hangi kişi tarafından, hangi adreste, ne zaman yapıldığı ve muhatabın imzası gibi bilgiler bulunur. - Tebliğ masrafları ve zaruri giderler, ilgili tarifeler üzerinden önceden ödenir; ödenmeme durumunda tebligat işlemi aksayabilir. - Tebliğ imkânsızlığı veya tebellüğden imtina durumunda, belirlenen kurullardan veya görevlilerden birine tebligat yapılır ve durum yazılı olarak kayda geçirilebilir. - İmzaya yetenecek durumda olmayanlar için komşu veya muhtarın desteğiyle tebligat yapılabilir; bazı hallerde tebligat üçüncü kişiler aracılığıyla da güvence altına alınır. - Tebliğin usulüne uygun olarak yapılamaması veya adres bulunamaması halinde alternatif usuller devreye girer ve tebligatın tamamlanması için gerekli adımlar uygulanır.

Kanun 4925
2003-07-19

KARAYOLU TAŞIMA KANUNU

Karayolu taşımacılığına ilişkin bu düzenleme, yolcu ve eşya taşıma ile ilgili hizmetleri kapsar ve hizmetlerin düzenli, güvenli, çevreye duyarlı ve rekabetçi bir yapıda yürütülmesini amaçlar. Taşımacılık, acentelik, taşıma işleri komisyonculuğu, nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapabilmek için yetki belgesi almak gerekir; bu belge, meslekî saygınlık, mali yeterlilik ve meslekî yeterlilik gibi koşulları içerir. Taşımacılar, taşıma hizmetlerini kendi nam ve hesabına yükümlendiği şekilde yürütmek zorundadır; güvenli taşıma, uygun taşıt ve nitelikli personel temini ile yasal ve teknik şartlara uyum büyük önem taşır. Taşımacılar, yolculuğun güvenliği ve konforu için gerekli tedbirleri almak zorundadır; beklenmedik gecikmelerde alternatif güzergâhlar kullanabilme veya yolcuyu uygun bir noktaya yönlendirme yükümlülüğü vardır; bu tür durumlarda yolcu ve eşya hakları saklıdır ve ek ücret talep edilemez. Göndereni, eşyanın türü, miktarı ve diğer önemli bilgileri tam ve doğru biçimde taşıma tarafına bildirmek zorundadır; yanlış bildirimlerden doğacak sorumluluk gönderene aittir. Acenteler ve taşıma işleri komisyoncuları, yaptıkları faaliyetlerden taşıyıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumludur; nakliyat ambarı ve kargo işletmecileri ise eşyayı teslim alma anından teslim edilene kadar olan süreçte güvenlik, düzen ve çevre koruma kurallarına uymaktan sorumludur. Taşıma yasağı, yetki belgesi sahibi olmayanların kendi nam ve hesabına taşıma yapmasını engeller; yolcu taşımacılığında komisyonculuk yapılamaz; işlem yapanlar, müşterinin hesabına taşıma yapmalıdır. Ücret ve zaman tarifeleri, yetki belgesine sahiplerce hazırlanır ve Bakanlığa bildirilir; tarifeler görülebilir yerlerde bulundurulur; rekabeti bozucu veya aşırı ücret uygulamalarında müdahale edilebilir; zaman tarifeleri onaylıdır ve uygulanır. Uluslararası taşımalar için belirlenen kapsam ve yetki gereklidir; taşıtlar yabancı plakalı olabilir ancak bazı hallerde özel izin veya yetki gerekir; yabancı plakalı araçlar Türkiye içinde iki nokta arasında tamamlama taşımacılığı yapamaz. Sınır geçişlerinde geçiş ücretleri uygulanır; köprü, tünel, otoyol ücretleri bu geçiş ücretlerine dahil değildir. Taşımacılar, sürücülerin ceza puanı durumunu belirli periyotlarda kontrol ettirir ve yüksek ceza puanlı sürücüler için gerekli eğitim ve iç denetim tedbirlerini alır. Gönderenler, eşyayı varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri konusunda doğru bilgi vermekle yükümlüdür; yanlış bilgi durumunda sorumluluk gönderene aittir. Uluslararası taşımaların uygulanması, taraf olunan uluslararası anlaşmalar ve yetki belgesi gereklilikleriyle yönetilir; yabancı plakalı taşıtlar için sınırlar ve taşıma yetkileri belirlenir. Taşımacılık faaliyetiyle ilgili gereklilikler, güvenlik, çevre koruma, düzen ve kamu yararı çerçevesinde denetlenir ve uygulanır.

Kanun 4458
1999-11-04

GÜMRÜK KANUNU

Gümrük kuralları Türkiye Gümrük Bölgesine giren veya çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanır; bölge kapsamı kara suları, iç sular ve hava sahasını içerir. Gümrük mevzuatı, kavramlar ve işlemler konusunda taraflar için net tanımlar sağlar; bir kişinin temsilci atayabilmesi, temsilin türüne göre hareket etmesi ve yetki belgesini ibraz etmesi gerekir; doğru beyan edilmeyen hareketler kendi adıyla işlem görmek olarak kabul edilebilir. Temsilci sistemi, transit sınırlaması olanlar hariç, gümrük işlemlerinde yerleşik kişiler tarafından yürütülür ve temsilci işlemleri belirli kurallara uygun olarak yapılır. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsü, yerleşik işletmelere daha hızlı ve basitleştirilmiş emniyet ve güvenlik kontrolleriyle avantaj sağlayabilir; statü ve izinler, hangi kontrollerin uygulanacağını ve hangi idarelerin yetkili olduğunu belirleyen kurallarla düzenlenir. Gümrükle ilgili kararlar için talep süreci vardır; kararlar için gerekli bilgi ve belgeler sunulur, talep yazılı olarak yapılır ve belirli sürelerde karar verilmesi amaçlanır; alınan kararlar gerekçeli olarak bildirilir ve itiraz yoluyla olur. Lehine verilen kararlar bazı durumlarda iptal veya değiştirme kapsamına girebilir; iptalin veya değiştirmenin hangi durumlarda mümkün olduğunun şartları belirlenir ve iptal kararı tebliğ edildiğinde yürürlüğe girer; ihtiyaç halinde erteleme yapılabilir. Kişiler gümrük mevzuatı uygulamaları hakkında bilgi talep edebilir; bilgiler ücretsiz olarak verilir; bazı özel hallerde masraflar talepte bulunan tarafından karşılanır. Bağlayıcı tarife ve bağlayıcı menşe bilgisi yazılı talep üzerine verilir; bu bilgiler belirli süreler için geçerlidir ve bazı değişiklikler veya yanlış beyanlar durumunda geçerliliğini kaybedebilir; menşe kuralları veya tarife kaydıyla ilgili değişiklikler sonrasında bilgiler yeniden değerlendirilir ve değiştirilir veya iptal edilebilir. Gümrük güvenliği ve gözetimi ile ilgili uygulamalar, eşyaların giriş-çıkış- transit ve nihai kullanımına ilişkin prosedürleri kapsar; bu süreçler, güvenli ve uyumlu bir ticaret akışını sağlamak amacıyla uygulanır. İdareler ve kişiler, mevzuata uygun hareket etmek ve gümrük vergilerini ödemek, gerekli kayıtları tutmak ve denetimlere açık olmakla yükümlüdür. Risk, ülkeler arası taşınan eşyaların güvenlik, ekonomi, çevre ve tüketici açısından potansiyel tehditler yaratma ihtimalini ifade eder; risk yönetimi, bu riskleri azaltmak için veri toplama, analiz ve önlemleri kapsayan bir süreç olarak tanımlanır.

Kanun 5187
2004-06-26

BASIN KANUNU

Basın özgürlüğü korunur fakat toplumun yararı ve başkalarının hakları ile kamu güvenliği dikkate alınarak sınırlanabilir; bu sınırlandırmaların amacı sır değil güvenlik ve kamu düzenidir. Basın kartı ve kayıt sistemi uygulanır; basılı eserler ile internet haber sitelerinin kayıt edilmesi ve beyanname sunulması gerekir; beyanname, yayın adı ve türü gibi bilgilerle birlikte ilgili tarafların kimliklerini içerir ve denetimlere tabidir; internet siteleri için ek iletişim ve adres bilgileri gerektiğinde sağlanır. Her süreli yayında sorumlu müdür bulunması gerekir ve bu görevi üstlenen kişinin belirli nitelikleri taşıması beklenir; gerektiğinde müdür yardımcısı görevlendirilebilir. Süreli yayın sahipleri ve basımcılar beyanname ve kayıt yükümlülüklerinden sorumludur; tüzel kişilerde temsilci belirlenmesi gerekir ve bu temsilci görevinin gerektirdiği sorumluluklar yürürlükte kalır. Beyanname ve ekleriyle ilgili değişiklikler bildirilmeli; gerektiğinde eksik bilgiler tamamlanır; beyanname ile yayımlanan bilgiler, kamuya açık biçimde kaydedilir. Süreli ve süresiz yayınlar için sorumlu kişiler tarafından hukuki ve cezai sorumluluklar doğabilir; eser sahibi, yayın sahibi ve ilgili yetkililer birlikte sorumluluk taşıyabilir; sahiplik değişikliklerinde sorumluluk devralan taraflar da sorumlu olabilir. Düzeltme ve cevap hakkı tanınır; zarara uğrayan kişi, haberle ilgili düzeltme ve cevap talebinde bulunabilir ve belirtilen usullere göre yayımlanır; internet sitelerinde bu haklar daha hızlı ve doğrudan uygulanabilir biçimde sunulur. Haber kaynağının gösterilmesi ve diğer bilgi güvenliği yükümlülükleri bulunur; kaynak açıklama zorunluluğu ve ilgili kayıtların sağlanması güvence altına alınır. Niteliklere uygun gösterilmeyen zorunlu bilgiler için ağır yaptırımlar öngörülebilir; bu durum, haberin yayımını etkileyen sonuçlar doğurabilir. Durdurulan yayının usulsüz devam ettirilmesi halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir; mahkeme kararlarına uyulmaması durumunda ek yaptırımlar devreye girebilir. Teslim ve muhafaza yükümlülüğüne uyulmaması durumunda önemli cezai sonuçlar doğabilir; basımcı ve ilgili sorumlu kişiler bu yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Düzeltme ve cevap kararlarının uygulanmaması halinde ağır yaptırımlar uygulanabilir ve bu yükümlülükler sorumlu müdür ile bağlı oldukları yetkiliyi de kapsayabilir; ilgili kişiler müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir.