10 / 3.449 sonuç gösteriliyor

Kanun 4250
1942-06-12

İSPİRTO VE İSPİRTOLU İÇKİLER İNHİSARI KANUNU

- Bu yasa ispirtolu içeceklerin üretimi, ithali, satışı, dağıtımı ve fiyatlandırılmasına ilişkin usul ve esasları belirler ve bu faaliyetlerin devlet tekelinde veya tekel tarafından denetlenmesini öngörür. - İthalatçı ve üretici tarafında belirli kapasite ve tesis şartlarının karşılanması gereklidir; şartları yerine getiremeyenler, fiyatlandırma ve dağıtım gibi temel işlemleri tekelleştirilmiş kurum üzerinden yürütmeye tabi tutulur. - Bira, şarap ve benzeri içkilerin üretimi, fiyatlandırması, dağıtımı ve satışı belirli şartlar dışına çıkmadan serbest olabilir; bazı ürünler bu kapsamın dışına alınabilir. - İspirto ve ispirtolu içkilerin reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yasaktır; kampanya, promosyon ve hediyeler aracılığıyla teşvik edilemez; ancak belirli uluslararası veya bilimsel etkinlikler için sınırlı tanıtım izni verilebilir. - Üretici, ithalatçı ve pazarlamacılar için marka, amblem veya ayırt edici işaretlerin kullanılmasına ilişkin kısıtlamalar uygulanır; bazı durumlarda bu işaretler için özel hükümler geçerlidir. - Ambalaj üzerinde zarar bildiren uyarı mesajlarının olması gerekir; bu mesajların şekli ve içeriği onaylı kurallar çerçevesinde belirlenir. - Alkollü içkilerin satış ve sunumunda bazı mekânlar ve alanlar için özel yasaklar vardır; açık olarak tüketim veya satış bu mekânlar dışında yapılamaz. - Kaçak ve kayıt dışı üretim, ithalat ve satış suç sayılır; bu işlerle ilişkili olarak müsadere ve ağır cezai yaptırımlar uygulanabilir. - Kaçakçılık veya yasa dışı işlemlerde kullanılan ekipman ve malzemelere ilişkin cezai hükümler bulunmaktadır; bazı koşullarda bu araçlar ibraz edilmek zorundadır ve cezalanabilir. - Üretim veya ticaretin izinle yürütüldüğü tesislerde, izin verilen maddeler dışında başka maddelerin üretilmesi yasaktır; buna aykırı hareket edenlere ağır para cezaları uygulanabilir. - Kaçak veya yasa dışı işlem nedeniyle elde edilen kazançlar ile ilgili olarak ek cezai yaptırımlar söz konusu olabilir ve müsadere süreçleri uygulanabilir. - Yasadışı amaçlarla hareket edenler için haklarında uygulanabilecek cezalar ve yaptırımlar çeşitlidir; bazı durumlarda belgenin iptali ve satış yasağı gibi sonuçlar doğabilir.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 1057
1927-06-15

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DAHİLİNDE BULUNAN BİLUMUM MEBANİİ RESMİYE VE MİLLİYE ÜZERİNDEKİ TUĞRA VE METHİYELERİN KALDIRILMASI HAKKINDA KANUN

Bu yasa devlet veya belediyelere ait binalarda bulunan Osmanlı saltanatını temsil eden tuğra, arma ve kitabelerin kaldırılmasına veya örtülmesine imkan tanır. Kaldırılan veya örtülen eserler, estetik veya tarihi değerlerine zarar vermemek için korunur ve gerektiğinde müzelere aktarılır. Hangi eserlerin kaldırılması veya örtülmesi gerektiğine karar verilmesi gerekir. Bu uygulama, ilgili binaların kamu hizmeti görme kapasitesini bozmadan yürütülür.

Kanun 2577
1982-01-20

İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU

- İdari yargı kapsamındaki uyuşmazlıklar yasal olarak incelenir ve mahkeme yalnızca işlemlerin hukuka uygunluğu yönünden denetim yapar; idarenin takdiri veya işlemin esasına ilişkin kararlar bu denetimin dışında kalır. - Uyuşmazlık türleri çeşitlidir; iptal talepleri, tam yargı davaları ve bazı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar bu kapsama girer. - Dilekçede taraflar ve varsa vekillerinin ad soyadı veya unvanı ile adresi, davaya konu olan işlem ve dayandığı deliller, bildirim tarihi ve varsa davanın konusu tutarı gibi bilgiler ile gerektiğinde ilgili vergi türü ve yıl gösterilir; belgeler de dilekçeye eklenir. - Dava, başvurunun ilgili makama iletildiği anda açılmış sayılır ve taraflara tebligat ile savunma imkanı tanınır. - Dilekçeler, uygun mercilere veya bunlara gönderilmek üzere belirli yollarla sunulur; eksiklikler bulunduğunda gerekli inceleme ve bildirimler yapılır. - Birden çok işlemin dava konusu edilmesi mümkün olabilir; şartlar için bağlılık veya ortak nedenler varsa tek bir dilekçe yeterli olabilir. - Harç ve posta ücreti ödendikten sonra başvuru kayıt edilir ve başvuru sahibine kayıt bilgilerini gösteren bir belge verilir. - Dava açma süresi, olayın gelişimine bağlı olarak başlar; bazı durumlarda bildirimin yapıldığı an veya ilan/tebliğ tarihi esas alınır. - Başvuruya cevap verilmesi için belirli süreler öngörülür; cevap verilmezse ya da cevap kesin değilse, sürenin bitişinden itibaren dava açma imkanı doğar; süreler belirli kurallara göre uzatılabilir. - Başvuruya verilen yanıtlar veya cevaplar, taraflara tebliğ edilir; taraflar bu tebliğlere karşı belirli süre içinde yanıt verebilir. - Duruşma, bazı yüksek değerli veya mali yükümlülük içeren uyuşmazlıklarda taraflardan birinin talebi üzerine yapılabilir. - İlk incelemede belirgin hatalar veya yetkisizlik gibi durumlar saptanırsa, ilgili dilekçeler reddedilir veya göreve uygun mahkeme gönderilir; bu durumda yeni dilekçeler için yeniden başvuru süreci başlar. - Dava sonucunda verilen kararlar ilgili yollarla kesinleşir ve icra süreci doğrudan başlayabilir; gerektiğinde kanun yolları kullanılarak temyiz veya istinaf gibi başvurular yoluna gidilebilir.

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

Kanun 2622
1934-12-24

24/11/1934 TARİH VE 2587 SAYILI KANUNLA KEMAL ÖZ ADLI TÜRKİYE CUMHUR REİSİNE VERİLEN ATATÜRK ADININ VEYA BUNUN BAŞINA VE SONUNA SÖZ KONARAK YAPILAN ADLARIN HİÇ BİR KİMSE TARAFINDAN ALINAMIYACAĞINI BUYURAN KANUN

Atatürk adı yalnızca tek bir kişiye aittir ve başka kimse bu adı öz ve soy adı olarak kullanamaz veya bu adı başkasına veremez. Başkasına Atatürk adıyla ad verilmesi veya Atatürk adının başına veya sonuna başka sözler eklenerek bu adın alınması mümkün değildir. Bu düzenlemenin amacı Atatürk adının korunmasını ve yalnızca ilgili kişide kalmasını sağlamaktır.

Kanun 2644
1934-12-29

TAPU KANUNU

- Gayrimenkul tescilinde yetkili temsilcilerin kimler olduğu açıkça belirlenmiş; tescil işlemleri bu temsilciler aracılığıyla yürütülür ve uygunluk için gerekli belgelerin sunulması zorunlu hale gelir. - Hükmi şahıslar için tescil ve tasarrufta bulunabilme yetkisi, resmi belgelerle kanıtlanır; ticaret şirketleri için ilgili kayıtlardan gerekli belgelerin alınması gerekir. - Yurttaşlık esasına dayalı ve ülke mevzuatında öngörülen sınırlar dahilinde yabancı gerçek kişiler ve yabancı tüzel kişilerin taşınmaz edinimi mümkün olur; ek kısıtlar ve devlet onayları uygulanabilir; bazı bölgelerde edinim ve projeler için özel denetim gerekebilir. - Denizden, gölden veya nehirden arazi edinmek için ilgili makamdan izin almak gerekir; belediye sınırları içinde ve dışında farklı kurullar izin verir; iznin süresi ve şartları yerine getirilmezse haklar sona erebilir. - İzinsiz doldurulan yerlerin tesciliyle ilgili özel kurallar vardır; belirli koşullar gerçekleştiğinde doldurulan yerler, komisyon kararına bağlı olarak edinilebilir veya sahibine bildirimli olarak devralınabilir. - Bir gayrimenkulün önünde ya da bitişiğinde doldurulmak istenen yerin durumuna göre, maliklerin müdahale hakları, komşu mülkteki haklar ve tescil konuları düzenlenir; doldurma işlemi belirli şartlar altında değerlendirilebilir. - Bataklıkların sıhhi veya iktisadi nedenlerle kurutulması gerektiğinde, sahipler uygun süre içinde kurutmadıkları takdirde devlet veya vilayet tarafından kurutulabilir; kurutulan arazinin sahipleriyle ilgili tazminat ve haklar uygulanabilir. - Orman, koru ve baltalıklar üzerinde tarla açma veya özel bina yapma gibi fiiller genel olarak yasaktır; özel izinler gereklidir. - İrtifak (hafif veya sınırlı haklar) hakları tescil ve ayni hakların kullanıma alınması, sonradan da geçerli olur ve ilgili şerhlerde belirlenen koşullar korunur. - Taşınmaz rehinleri ve teminatlar, kredilerin güvenceye alınması amacıyla tescil edilerek kayıtlı hale getirilebilir; resmi senetlerle bu işlemler sonucu haklar tesis edilir. - Planlı veya haritalı arazilerin bölünmesi, haritalı planlara bağlı olarak yapılır; harita olmadan bölünme durumu mahkeme kararıyla belirlenir. - Planlı veya haritalı yerlerde, tescil işlemleri ve düzeltmeler belirlenmiş usuller çerçevesinde yürütülür; gerekli yasal işlemler tamamlanmadan tescil yapılamaz. - Metruk mezarlıktlar ve vakıf umumi mezarlıkları köy adına tescil edilerek yönetim altında tutulur. - Yabancı kişiler ve yabancı ülkelerde kurulan tüzel kişiler için getirilen sınırlamalar özel kararlarla uyarlanabilir; bazı bölgelerde edinimler kısıtlanabilir veya yasaklanabilir.

Kanun 4207
1996-11-26

TÜTÜN ÜRÜNLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ HAKKINDA KANUN

Tütün ürünlerinin zararlarının önlenmesi amacıyla geniş kapsamlı koruyucu tedbirler uygulanır. Tütün ürünleri için reklam, tanıtım ve sponsorluk yasaktır; marka, isim veya logoların kullanımı ve tüketimi özendiren her türlü iletişim engellenir. Tütün ürünlerinin tüketilemeyeceği yerler belirli mekânlar olarak uygulanır; kapalı alanlar ile kamusal ve eğitim, sağlık, toplumsal hizmet alanlarını kapsayan yerlerde yasak vardır; toplu taşıma araçları da buna dahildir; bazı yerlerde özel olarak tütün kullanımı için alanlar oluşturulabilir. Otel hizmetlerinde konaklama için ayrılmış odalarda tütün tüketimine ilişkin uygulamalar yapılabilir. Açık havada düzenlenen spor, kültür ve eğlence etkinliklerinde tütün kullanımı yasaktır ve bu tesislerde tütün tüketimine özgü alanlar oluşturulabilir. Tütün ürünlerini içeren veya tütün mamullerine ilişkin malzemelerin koku ve duman geçişini önleyen tecrit ve havalandırma önlemleri uygulanır. Üretici ve dağıtıcı firmaların reklam, promosyon, isim ve amblem kullanımı ile ürün teşviki yoluyla tüketimi özendirme faaliyetleri engellenir. Tütün ürünlerinin isim, logo veya ambalmlarla çağrıştıracak her türlü iletişim ve ürün yerleşimi yasaktır; bu tür uygulamaların başka ürünlerle ilişkilendirilmesi engellenir. Tütün ürünleriyle ilgili yanıltıcı bilgi verilmesi veya tüketimi özendiren, teşvik eden içerikler kullanılamaz; etiket ve ambalajlarda bilgilendirme yer alır ve görsel uyarılar zorunlu olabilir. Tütün ürünleri satışında yaşa ilişkin kısıtlamalar uygulanır; satış noktalarında uygun denetimler yapılır; belirli satış kanalları ve yöntemleriyle satış yasakları uygulanır; tütün ürünlerinin görünür şekilde sergilenmesi sınırlanır. Tütün ürünlerine benzeyen oyuncak, giyim, takı ve benzeri ürünler üretilemez, dağıtılamaz ve satılamaz. Medya ve internet ortamlarında tütün ürünlerinin kullanımı ve görüntülerine yer verilmesi kısıtlanır. Tütün bağımlılığını azaltmaya yönelik eğitim ve destek programları geliştirilir ve uygulanır; bunların finansmanı için kaynaklar ayrılır. İhlaller halinde cezai yaptırımlar uygulanır ve tekrarlarda yaptırımlar ağırlaştırılır; ayrıca işletmenin faaliyetinin geçici veya süreli olarak durdurulması gibi sonuçlar doğurabilir. Tütün ürünleriyle ilgili atıklar çevreye atılamaz ve uygun şekilde bertaraf edilir.

Kanun 221
1961-01-12

AMME HÜKMÜ ŞAHISLARI VEYA MÜESSESELERİ TARAFINDAN FİİLEN AMME HİZMETLERİNE TAHSİS EDİLMİŞ GAYRİMENKULLER HAKKINDA KANUN

Bu kanun içindeki maddeler yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle konuya ilişkin mevcut düzenlemeler uygulanmamaktadır.

Kanun 1353
1928-11-03

TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunla Arap harfleri yerine Latin esaslı Türk harflerinin yazı dilinin temel aldığı kabul edilmiştir ve tüm yazı ve iletişim bu harflerle yapılır. Devlet daireleri, kamuya ait tüm kurumlar ile özel sektörün yazışma ve işlemleri Türk harfleriyle yazılıp değerlendirilerek yürütülür. Tapu kayıtları, nüfus ve kimlik belgeleri, evlenme cüzdanları ve benzeri resmi kayıtlar Türk harfleriyle düzenlenir. Halkın başvurularında eski Arap harfli yazılar belirli süreler için kabul edilebilse bile genel olarak yazılar ve basılı materyaller Türk harfleriyle basılıp yazılır. Okullarda verilen eğitim Türk harfleriyle yapılır; eski harflerle basılı kitaplarla eğitim yürütülemez. Eski Arap harfleriyle basılmış kayıtlar değiştirilmeyecekse geçerli sayılır. Bankalar ve tüm ticari ve mali kurumlar Türkçe işlemlerini Türk harfleriyle yürütmelidir; halk tarafından eski harflerle müracaat edilmesi durumunda da belirli şartlar altında kabul edilebilir. Eski Arap harfleriyle basılan defterler, kataloglar, nizamnamen ve talimatnameler gibi materyaller belirli süre içinde kullanılabilir.