10 / 60 sonuç gösteriliyor

CB Kararı 2850
2020-08-21

KAMUDA ENERJİ PERFORMANS SÖZLEŞMELERİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 2850)

Kamu idareleri enerji verimliliği önlemleriyle enerji tüketimini ve giderlerini azaltmak amacıyla enerji performans sözleşmeleri yapabilirler. Kapsam; enerji verimliliği önlemleri bina, tesis, araç ve kamu hizmetleri gibi kamuya ait tüm bölümleri kapsayabilir. Sözleşme kapsamında yapılan yatırımların maliyetiyle elde edilecek tasarruflar üzerinden ödeme yapılır; tasarruflar garanti edilir ve uygulama sonucunda elde edilen tasarruflar ödemelerin temelidir. Etüt raporu hazırlanır; uygulanacak enerji verimliliği önlemleri belirlenir; ihale süreci yürütülür; kapalı tekliflerle değerlendirme yapılır ve tasarruf açısından en uygun teklif seçilir. Sözleşmenin kapsamı ve uygulanabilirliği idare tarafından belirlenir; uygulama dönemi boyunca yüklenici sorumludur; tasarruflar proje süresince izlenir, ölçülür ve raporlanır. Tasarrufların doğrulanması için ölçme ve doğrulama uzmanları görevlendirilir; raporlar standartlara uygun şekilde hazırlanır ve paylaşılır. Tasarruf doğrulama raporuna göre ödeme yapılır; doğrulanan tasarruflar üzerinden belirlenen oranda ödeme gerçekleştirilir; tasarruflar hedefin altında kalırsa ödeme yapılmaz ve gerektiğinde sözleşmede revizyon yapılabilir; belirli durumlarda sözleşme feshedilerek teminat iade edilebilir. Projede kurulan ekipmanların mülkiyeti idareye geçer; kabul sonrası devri tamamlanır. Yüklenici, uygulama dönemi boyunca enerji verimliliği önlemlerinin uygulanması, bakımı, işletilmesi ve ilgili şartnamelere uyumundan sorumludur; izleme dönemi sonunda tasarruf raporları hazırlanır ve değerlendirilir. Enerji performans sözleşmeleriyle ilgili yaptırımlar ve cezai hükümler uygulanabilir; yüklenicinin ihlali halinde uygun yaptırımlar uygulanır ve yasaklama gibi işlemler söz konusu olabilir. Ölçme ve doğrulama uzmanlarının eğitilmesi ve sertifikalandırılması için programlar düzenlenir veya düzenletilir.

Kanun 5403
2005-07-19

TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU

Bu düzenleme tarım arazilerinin planlı ve sürdürülebilir kullanımı için sınıflandırma, koruma ve paylaşım süreçlerini belirler. - Araziler doğal özellikleri ve bölgesel önemi dikkate alınarak sınıflandırılır; bu sınıflandırma, korunması ve geliştirilmesi için özel planlar ve uygulamalar öngörülür; küçültme ya da parçalama sınırları konularak üretkenliğin sürdürülmesi hedeflenir. - Her ilde kurulan toprak koruma kurulu, arazi kullanım planlarının uygulanması ve izlenmesi, olumsuzlukların belirlenmesi ve çözümler için görüş üretmesi amacıyla çalışır; planlar arasındaki uyum denetlenir. - Arazinin varlığı ve özellikleri belirli standartlarla haritalandırılır ve bir toprak veri tabanı oluşturarak karar alma süreçlerine sunulur; planlama bununla desteklenir ve ilgili paydaşların hizmetine sunulur. - Tarım arazileri mutlak, özel ürün, dikili ve marjinal olarak sınıflandırılır; her sınıf için özel hedefler ve koruma/geliştirme planları uygulanır; bu sınıflandırma üretimin sürekliliğini güvence altına alır. - Yeter gelirli tarımsal arazi kavramı, belirlenen büyüklükler içinde kalan parsellerin korunmasını sağlar; bu niteliğin korunması için kayıtlara bildirim ve denetim mekanizmaları işler ve gereğinde düzenlemeler yapılır. - Mirasa konu tarımsal arazi olanlar için devri, mirasçılar arasında anlaşmaya bağlıdır; anlaşma sağlanamadığında mahkeme devriyle ilgili karar verir ve üretkenliğin sürdürülmesini gözetir; gerektiğinde paylar karşılığında satışı mümkün kılar. - Devir işlemleriyla birlikte gerekli tarımsal altyapı ve ekipmanın devri de söz konusu olabilir; pay dağılımında adaletli ve verimli kullanım önceliklidir. - Ölümle bağlı tasarruflar nedeniyle mirasçıların üretkenliğin korunmasına ilişkin hakları güvence altındadır; bu süreçler şeffaf ve dengeleyici biçimde yürütülür. - Kamu ve finans kurumları tarafından tespit edilen devrin gecikmesi durumunda devrin sağlanmasına yönelik adımlar atılır; mahkeme desteğiyle uygun devrin gerçekleşmesi hedeflenir. - Tarımsal amaçlı arazilerin kullanımı, altyapı ve üretim tesislerinin planlı ve uyumlu biçimde yönetilmesini gerektirdiği için çevresel, ekonomik ve toplumsal etkilerin dengeli şekilde gözetilmesi sağlanır.

Kanun 5718
2007-12-12

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.

CB Kararı 6224
2022-10-19

"ÇİFTLİKKÖY GIS İRTİBATLARI PROJESİ" KAPSAMINDA BAZI TAŞINMAZLARIN TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 6224)

Bu karar, proje kapsamındaki güzergahlarda yer alan taşınmazlarda direk yerlerinin sahipliğinin devri ve iletken salınım gabarisinin irtifak hakkı kurulması suretiyle kullanıma açılmasını öngörür. Bu çerçevede acele kamulaştırma yoluyla gerekli tasarruflar yapılacaktır. Ayrıca önceki kararın kaldırılmasıyla mevcut düzenlemede değişiklik yapılmaktadır.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 5147
2004-04-30

ENTEGRE DEVRE TOPOĞRAFYALARININ KORUNMASI HAKKINDA KANUN

Bu düzenleme, orijinal entegre devre topoğrafyalarının korunmasını sağlayarak bu alanda rekabetin korunmasına ve sanayinin gelişimine katkıda bulunur. Koruma yalnızca topoğrafyanın kendisine uygulanır; içeriğe, işlem süreçlerine veya topoğrafyanın dayandığı tekniklere olan etkisi kapsama dahil değildir. Korumadan yararlanma, topoğrafyanın ilk ticari sürümü yapılmış olması veya tescil başvurusunun yapılması halinde başlar ve belirli bir süre boyunca sürer; kullanım yoksa veya başvuru süreci tamamlanmamışsa koruma talebi reddedilebilir. Korumanın süresi dolduğunda topoğrafya kamu malı olur ve ilan edilir. Koruma, tasarımcının fikri emeğiyle oluşan ve bütün halinde özgünlük gösteren topoğrafyalar için geçerlidir; bilinen elemanların düzenlenmesinden oluşanlar da kapsama alınabilir. Hak sahibi, topoğrafyayı tasarlayan kişi veya onların mirasçılarına aittir; hizmet sözleşmesi kapsamında tasarlananlar ise hakları işverene aittir. Üniversite mensuplarının tasarladığı topoğrafyaların hakları öğretim elemanlarına aittir; kurum bu konumda pay talep ederse talep edilecek tutarı belirli koşullarda alabilir. Hizmet sözleşmesi dışında kalan iş görme sözleşmeleriyle tasarlanan topoğrafyalar için hak, aksine bir anlaşma olmadıkça işi veren kişiye aittir. Hak sahibi, izni olmadan topoğrafyanın tamamını veya bir kısmını çoğaltma, bir entegre devreye dahil etme veya bununla ilişkili ürünleri ithal etme, satma veya ticarî amaçla dağıtma fiillerine karşı tekelleştirilmiş yetkilerini kullanır. Koruma kapsamı dışında kalan fiiller arasında ticari olmayan kişisel kullanım, analiz ve değerlendirme amacıyla yapılan çoğaltmalar ile bu tür çalışmalar sonucu ortaya çıkan özgün topoğrafyaya uygulanması sayılabilir; bunun dışında kalan durumlarda ilgili fiiller yasağa tabidir. Başka birinin bağımsız olarak aynı topoğrafyayı tasarlaması halinde bazı istisnalar uygulanabilir. Haklar devredilebilir, miras yoluyla intikal eder ve rehin ile haciz gibi işlemler için sicile kayıt ve ilan gerekir. Lisans sözleşmeleri yapılabilir; lisans sicilde kaydedilmediği sürece üçüncü taraflara karşı ileri sürülemez; münhasır lisans halinde lisans veren başka bir tarafla lisans veremez ve kendisi de kullanamaz. Hükümsüzlük talepleriyle hak geçerliliğini yitirebilir; hükümsüzlük kararının etkileri belirli koşullarda geriye dönük olarak uygulanabilir. Hak sona erdiğinde konu kamu malı olur ve ilgili ilan yapılır. Hak sahipleri haklarından vazgeçebilir; vazgeçme yazılı olarak bildirilir ve sicile kaydedildiği anda hüküm doğurur; üçüncü kişilerden izin alınmazsa vazgeçilemez. Yetkili işlemler, başvuru yapanlar ve sicile kayıtlı vekiller tarafından yürütülür.

CB Kararı 4438
2021-09-01

MÜLKİYETİ MALİYE HAZİNESİNE AİT OLAN TAŞINMAZLARIN ÖZELLEŞTİRME KAPSAM VE PROGRAMINA ALINMASI, ÖZELLEŞTİRİLMESİ, ÖZELLEŞTİRME İŞLEMLERİNİN 31/12/2025 TARİHİNE KADAR TAMAMLANMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 4438)

Bu karar kapsamında Maliye Hazinesi’ne ait taşınmazlar satış, kira, gelir ortaklığı ve sair hukuki tasarruf yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla özelleştirme kapsamına alınacak ve gayri ayni haklar tesis edilmesi veya işletme haklarının verilmesi gibi seçenekler de mümkün olabilir. Taşınmazlar özelleştirme programına alınacak ve işlemler belirli bir süre içinde tamamlanacak. Bu süreç, kamu varlıklarının özel sektöre sunulmasıyla gelir elde edilmesi, yatırım çekilmesi ve varlıkların yönetiminin etkinleştirilmesi gibi pratik etkiler doğurabilir.

Kanun 7338
1959-06-15

VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Bu yasa miras veya karşılıksız intikal yoluyla mal edinen kişiler üzerinde veraset ve intikal vergisini öngörür; Türkiye sınırları içindeki mallar ile Türkiye’de bulunan malların intikali kapsamdadır ve bazı durumlarda Türk vatandaşlarının yurtdışındaki malları için istisnalar uygulanabilir. Mükellef kimdir: Malı miras veya ivazsız intikal yoluyla edinen kişi vergiyi ödemekle yükümlüdür; yabancı ülkelerde bulunan mükellefler için ise beyan ve ödeme süreçleri Türkiye’deki usullere göre yürütülür. Beyanname ve beyan yükümlülüğü: Vergiye tabi intikal eden mallar için beyanname verilmesi gerekir; bazı durumlarda vergiyi tevkif edenler beyanda bulunmakla yükümlüdür; bazı kişiler için beyanname verme zorunluluğu bulunmaz. Verginin matrahı ve değerleme esasları: Vergilendirme, intikal eden malların değerine göre yapılır; mal çeşitlerine göre farklı değerleme yöntemleri uygulanır ve beyan edilen değer ile idarece belirlenen değer arasındaki fark vergiye esas tutarı oluşturur. Değerleme günleri: Miras yoluyla intikallerde miras açıldığı gün, diğer tür intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün esas alınır. Tenzil ve masraflar: Malın değeri üzerinden düşebilecek bazı borçlar ve masraflar vardır; cenaze giderleri ile ilgili masraflar düşülebilir; bazı borçlar ise düşürülemez; karşıt borçlar ve vergi borçları da dikkate alınır. Tarh ve ödeme süreci: Verginin tarhı, mükellefin beyanına dayanır; tarh edilen vergi belirlenen süreler içinde ödenir veya uzlaşmalı tecil imkanı bulunabilir; tecil süresi belirli sınırlar içinde sınırlıdır ve icra takibiyle sonuçlanabilir. Muafiyet ve istisnalar: Kamu idareleri, bazı hayır kurumları, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla kurulan teşekküller ile belirli durumlarda hediyeler, sadakalar ve diğer bazı ödemeler vergiye tabi değildir; ayrıca özel durumlarda evlatlıklar ve bazı miras payları için istisnalar uygulanabilir. Değerleme ve cezalar: İlk tarhiyatta beyan edilen değer ile idarenin değerlemesi arasındaki fark cezai işlem gerektirebilir; bazı durumlarda ceza uygulanmaz; değerin hatalı beyanı durumunda düzeltme ve geri ödeme süreçleri gerekir.

CB Kararı 543
2019-01-04

154 KV FEVZİPAŞA BRŞ.N.-K.DAĞI RES BRŞ.N.-GAZİANTEP-2 BRŞ. ENERJİ İLETİM HATTI YENİLEME PROJESİ KAPSAMINDA BAZI TAŞINMAZLARIN TÜRKİYE ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN ACELE KAMULAŞTIRILMASI HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 543)

Bu karar, projenin güzergahında bulunan taşınmazlarda direklerin yerleşimi için mülkiyet devri veya irtifak hakkı kurulması yoluyla kamulaştırma işlemlerinin hızlı biçimde yapılmasına olanak tanımaktadır. Bu süreçte taşınmaz sahiplerinin hakları gözetilerek alan üzerinde gerekli tasarruflar gerçekleştirilebilir. Amaç, iletim hattının inşası ve işletilmesi için gerekli alanın güvence altına alınmasıdır.