10 / 725 sonuç gösteriliyor

Kanun 3996
1994-06-13

BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN

- Bu yasa, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmasını mümkün kılar; kamu kurumları bu tür projeleri özel sermaye şirketleri veya yabancı şirketler aracılığıyla hayata geçirebilir. - Kapsamda yer alan alanlar geniş bir yelpazeye yayılarak altyapı ve hizmet yatırımlarını kapsar; köprü, tünel, baraj, su tesisleri, haberleşme, kültür ve turizm yatırımları, konaklama ve spor tesisleri, yurtlar, tema parklar, lojistik merkezleri, terminaller ve limanlar ile demiryolu ve diğer ilgili altyapıları içerir. - İşleyişte idare ile sermaye şirketi veya yabancı şirket arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşme kurulur; şirket yatırım, finasman, inşa ve işletmeyi üstlenir ve projenin devlete devriyle sonuçlanır. - Şirketler, projenin tasarımı, finansmanı, kurulumu ve işletilmesinden sorumludur; sözleşmede belirlenen yükümlülükler yerine getirilmediğinde tazminat gibi yaptırımlar düzenlenir. - Ücretler ve katkı payları belirli kurallar çerçevesinde saptanır; bazı ödemeler ilgili kamu idaresinin bütçesinden karşılanabilir; ücretler tüketim veya kullanım miktarlarına göre ve farklı kriterlere göre uygulanabilir. - Proje süresinin sonunda yatırım ve hizmetler bakımlı ve çalışır durumda bedelsiz olarak idareye geçer. - Gerekli kamulaştırma işlemleri yapılır; kamulaştırılan taşınmazlar idareye aittir ve ilgili bedeller sözleşmede belirlenir. - Kamu tarafının çeşitli garantileri verebilmesi ve gerektiğinde borç üstlenimi ya da finansmanın teminine yönelik yükümlülükler üstlenilmesi mümkün olabilir; bu çerçevede mali riskler belirlenen şartlar içinde paylaşılır veya garanti edilir. - Muafiyetler ve bazı mali işlemlere ilişkin özel düzenlemeler bulunur; bazı hallerde ihaleye tabi olmayan hizmet alımları yapılabilir. - Uygulanmayacak veya saklı tutulan hükümler ile ek hükümler sayesinde, belirli projeler için özel kararlar ve ek düzenlemeler uygulanabilir.

Kanun 6741
2016-08-26

TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİNİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

- Bu düzenlemenin amacı sermaye piyasalarında çeşitlilik ve derinlik sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek ve stratejik yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlarını kurmak ve yönetmektir. - Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kurulacak ve bu şirket aracılığıyla fon ve alt fonların yönetimi gerçekleştirilecektir. - Şirket, stratejik yatırım planında belirlenen hedefler ile likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerine göre yatırım ve ticari faaliyetler yürütür; bu faaliyetler ulusal ve uluslararası piyasalarda yapılır. - Yurt içi ve yurt dışı paylar, borçlanma araçları, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı araçlar ile türev araçlar gibi yatırım araçlarının alım satımı yapılabilir; gayrimenkul ve buna dayalı haklar ile diğer yatırım araçları değerlendirilebilir. - Şirket ve bağlı alt fonlar, gerek duyulduğunda proje geliştirme, kaynak yaratma ve dış proje kredisi sağlama gibi yöntemlerle finansman temin edebilir; ayrıca her türlü ticari ve finansal faaliyeti yürütebilir. - Finansman temininde kamu varlıklarından aktarma yoluyla, özelleştirme kapsamı ve diğer kamu tasarrufu altında bulunan kaynaklar kullanılabilir; ayrıca portföy üzerinde teminat, rehin ve ipotek gibi güvenler tesis edilebilir. - Türkiye Varlık Fonu ve bağlı şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler için varlıklar ilgili fon adına tescil edilir ve tüzel kişilik elde edilebilir. - Şirket, Türkiye Varlık Fonu ve alt fonlar bağımsız denetime tabidir; denetim sonuçları ilgili makamlarca takip ve değerlendirme için sunulur. - Varlıklar fonun ve ilgili şirketlerin mal varlığından ayrıdır; bu varlıklar teminat gösterilemez, rehnedilemez, haczedilemez ve ihtiyati tedbir uygulanamaz; kamu alacaklarının tahsili amacı dışındaki tasarruflar yapılamaz. - Şirket ve fon ile hakim hissedar olarak kurulan şirketler ve alt fonlar, belirli vergi muafiyetlerinden yararlanır; bazı vergilerden istisnalar uygulanır ve damga vergisi ile bazı harçlardan muafiyet söz konusu olabilir. - Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair hükümlerin bazıları Şirket tarafından uygulanmaz; bu, bu kurumlardan bağımsız kendi istihdam politikalarının uygulanması anlamına gelir. - Alt fonlar kurulabilir; bu çerçevede varlık transferleri ve yönetim süreçleri bu yapı içinde yürütülür. - Değerleme süreçleri uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirilir. - Amaçlar doğrultusunda elde edilecek gelir ve varlıklar, yatırım ve finansman stratejilerine uygun biçimde yönetilir.

Kanun 6103
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

Bu düzenlemenin uygulanmasıyla, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin geçiş kuralları netleşir; eski haklar korunur ve kazanılmış haklar güvence altına alınır. - Eski hukuka ait işlemler ve olaylar için hangi yasa uygulanacağı, olayın niteliğine göre belirlenir; yeni hükümler, yürürlüğe girdikten sonra meydana gelen olaylara uygulanır. - Eski hukuk altında olması gereken haklar, hak kazanılmış ise korunur; bazı durumlarda eski haklar saklı kalır. - Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler önceki hukuka tabidir; diğer konular yeni kanuna göre yürütülür. - Yollamalarla ilgili eski referanslar, yeni düzenlemelere uyacak şekilde yeniden yorumlanır. - Deniz ticareti ve deniz sigortasına ilişkin davalar için yetkili merci ve görevler yeniden düzenlenir; ilgili davaların devri sağlanır. - Bileşik faiz konusunda mevcut sözleşmelerdeki düzenlemeler değiştirilir; değişiklik tamamlanana kadar bileşik faize ilişkin uygulama sınırlanabilir; gerektiğinde borçludan talep edilebilir. - Ticari işletmenin merkezi, Türkiye içindeki veya dışında bulunan bir işin Türkiye’de şube olarak tescili ve merkezi yurt dışına taşınması gibi hususlar, tarafların beyanı ve gerekli belgelerle yürütülür; özel düzenlemeler yönetmeliklerle belirlenir. - Şube kaydı için gerekli bilgiler ve belgeler, kayıt dairesine beyan edilir; taşıyıcı hükümler, düzenlemeler ve uygulanma şekli ileride çıkarılacak yönetmeliklerle netleşir. - Sermaye artırımı ve esas sözleşme değişiklikleri için uyum süreci uygulanır; uyum sağlanmazsa yeni kanuna göre genel kurul kararları ve uygulanış şekli devreye girer. - Tek pay sahibi anonim şirketler ve tek ortaklı limited şirketler için bildirim ve tescil ile ilan yükümlülükleri belirlenir; bu yükümlülükler zamanında yerine getirilmezse sonuç doğurur. - Yönetim kurulundaki mevzuat değişiklikleri ve görevlerin sürekliliği konusunda mevcut yöneticiler görevlerini sürdürür; belirli durumlarda tüzel kişi temsilcisiyle ilgili düzenlemeler gerekir. - Esas sözleşme değişikliklerinde toplantı ve karar nisaplarına ilişkin uyum zorunluluğu doğar; aksi halde eski genel hükümlerin uygulanması söz konusu olabilir. - Özel denetçinin mevcut görevi, raporu tamamlayıncaya kadar yürütülür; bu durumda denetçi istediği takdirde görevinden ayrılabilir. - Oy hakları ve nama yazılı payların devri konusundaki sınırlamalar önceki hükümler çerçevesinde uygulanmaya devam eder. Genel olarak, bu düzenleme şirketler ve ticari işletmeler için geçiş süreçlerini belirler, uyum gerekliliklerini ortaya koyar, eski hakların korunmasını ve yeni hükümlerin uygulanmasını sağlar.

Kanun 5520
2006-06-21

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU

Bu metin, kurumlar vergisinin kapsamını ve uygulanışını belirler. Kurumlar vergisi konusu olan kazançlar arasında sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıkları yer alır ve bu kurumların kazançları vergilendirilir. Tam mükellefiyet olanlar tüm kazançları üzerinden vergilendirilir; dar mükellefiyet olanlar ise Türkiye’de elde ettikleri kazançlar üzerinden vergilendirilir. Dar mükellefiyetteki kazançlar Türkiye’de elde edilen iş kazancı, tarımsal kazanç, Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazancı, kiralama gelirleri, Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratları ve diğer gelirlerden oluşur. Kamu idareleri tarafından yürütülen pek çok hizmet için çeşitli muafiyetler sağlanır. Bu muafiyetler eğitim ve kültür, sağlık, sosyal yardım, sergiler ve fuarlar gibi faaliyetleri kapsayan kuruluşları etkiler; ayrıca kreşler, askeri kantinler, emekli sandıkları ve bazı kamu hizmetlerine ilişkin işlemler için muafiyetler uygulanabilir. İstisnalar kapsamında iştirak kazançları ve belirli yatırım enstrümanlarından elde edilen kazançlar muafiyet kapsamına alınabilir; bu tür istisnalar için sahiplik oranları, süre ve vergilendirme konusundaki bazı şartlar bulunur. Yurt dışı iştiraklerinden elde edilen kazançlarda da istisnalardan yararlanılabilir; ancak bu istisnaların uygulanması belirli koşullara bağlıdır ve bu koşullar değişkenlik gösterebilir. Kooperatiflerle ilgili özel hükümler bulunur; kooperatiflerin bazı işlemleri ortak dışı işlem olarak kabul edilebilir ve bu işlemlere ilişkin vergilendirme kuralları ayrıca belirlenir. Ayrıca organize sanayi bölgeleri ve benzeri altyapı projelerini yürüten iktisadi işletmeler için ortak ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yapılar kapsamında muafiyetler söz konusu olabilir. Genel olarak bu düzenleme, hangi kurumların vergilendirileceğini, hangi durumlarda muafiyet veya istisna uygulanacağını, yatırım ve iştirak ilişkilerinden doğan kazançların vergilendirilmesini ve bu alanlardaki uygulanabilir kriterleri ortaya koyar.

Kanun 3332
1987-03-31

SERMAYE PİYASASININ TEŞVİKİ, SERMAYENİN TABANA YAYGINLAŞTIRILMASI VE EKONOMİYİ DÜZENLEMEDE ALINACAK TEDBİRLER İLE 5422 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU, 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU VE 3182 SAYILI BANKALAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

Bu Kanunun pratik etkisi, sermayenin tabana yaygınlaşması ve sermaye piyasasının geliştirilmesi hedefine uygun olarak işletilir. Devlet Yatırım Bankası özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olarak yeniden yapılandırılarak ihracat ve yurt içi/kurumsal yatırım faaliyetlerini finansman, sigorta ve garanti hizmetleriyle destekleyen bir finans kurumu olarak faaliyette bulunmaktadır. Banka için uygulanacak organizasyon ve yönetim esasları, sermaye yapısı ve faaliyet alanları belirli ölçütlere bağlanır; bankanın amacı bu kapsamda Finansman, sigorta ve garanti alanlarında hizmet sunmaktır. Banka için iki tür teminat yükümlülüğü öngörülür; sabit ve mütehavvil teminatlar kurumsal risklere karşı güvence sağlar; teminatlar genelde belirtilen yatırım araçları ve varlık sınıflarında tutulur. Bankanın önceki dönem sigortalılıkları ve primleriyle ilişkili bazı hesaplar dikkate alınır; primlerden elde edilen gelirin belirli bir oranı teminat olarak ayrılır. Banka vergi açısından bazı muafiyetlerden yararlanır. Banka, politik riskler nedeniyle ortaya çıkabilecek zararların devlet tarafından karşılanması kapsamına dahil olan işlemler için güvence sağlar. Bankanın ihtiyatî tedbirler, ihtiyatî haciz ve icra taleplerinde teminat şartı aranmaz; bu durum bazı işlemlerin daha hızlı ve esnek yürütülmesini amaçlar. Bankanın kredi teminatını oluşturan taşınır ve taşınmazlar üzerinde icra veya tasfiye süreçlerinde belirli sınırlamalar ve uygulanacak usuller söz konusu olabilir. Sermayeye iştirak yoluyla kurulan sermaye yapılarına ilişkin düzenlemeler, iştirak paylarının yeni sermaye kompozisyonunda bankaların ve nitelikli üçüncü kişilerce temel ölçüde karşılanması yönündedir; payların kayıtlı yazılı olması ve borsada işlem görmesi hedeflenir. Tasfiye halinde, bankaların alacaklarına dönüştürülen sermaye hisseleri diğer hisselere göre öncelikli olarak ödenir. Sermayeye dönüşüm yoluyla oluşturulan teminatlar, yeni sermaye yapılandırmaları süresince varlık üzerinde kalabilir ve tasfiye durumunda belirli koşullara göre tasfiye bakiyesinden tahsil edilebilir. İştirak paylarının halka arzı ve bununla ilgili satış süreçleri, belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir; satış bedellerinin belirlenmesi ve vergilendirme konularında muafiyetler veya istisnalar söz konusu olabilir. Yeni sermaye oluşumu sırasında bankalar ve iştirak eden diğer yatırımcılar, hisselerin yazılı ve hisselerin borsada işlem görür hâle getirilmesi gibi düzenlemelere tabi tutulur. Bu kapsamda bankaların iştiraklerinden doğan kazançların belirli vergisel istisnalardan yararlanması ve bu kazançların tevkifata tabi olmaması öngörülebilir. Tasfiye veya yeniden yapılandırma süreçlerinde teminata ilişkin mevcut düzenlemeler, alacaklıların haklarının korunması açısından uygulanır.

CB Kararı 6832
2023-02-23

ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş. TARAFINDAN TARIMSAL ÜRETİME DAİR DÜŞÜK KÂR PAYI ORANLI YATIRIM VE İŞLETME FİNANSMANI KULLANDIRILMASINA İLİŞKİN KARAR (KARAR SAYISI: 6832)

Bu karar tarımsal üretim finansmanı için Ziraat Katılım Bankası tarafından uygulanacak usul ve esasları belirler ve finansman sağlama biçimini somutlaştırır. Kapsam, başvuranlar ve kullanım amacı açısından, gerçek ve tüzel üreticiler, sözleşmeli üretim yapanlar, tarımsal amaçlı kooperatifler ve ilgili kamu kurumları için uygun finansman imkanı öngörülür; finansman Türkiye sınırları içinde yapılacak tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanılabilir. Birden çok üretim dalında talep olması durumunda, toplam finansman üst limiti o dallardan en yüksek olanına göre belirlenir. Üretim konularına göre yatırım ve işletme kredisi için uygulanacak indirimli oranlar belirlenir; bu indirimler üretim dalına, üretici profilinin bazı özel kriterlerine göre değişiklik gösterebilir ve toplam indirim oranı belirli bir üst değeri aşmaz. Kapsamda yer alan başlıca konular arasında süt ve kombine hayvancılık, damızlık yetiştiriciliği, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık, arıcılık, kanatlı sektörü, su ürünleri, meyve yetiştiriciliği ve bağcılık, geleneksel ve estratejik bitkisel üretim, yem bitkisi üretimi, seracılık ve kontrollü örtüaltı tarımı, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları ile genç ve kadın çiftçilerin avantajlı konumları bulunur; ayrıca modern sulama sistemleri, jeotermal/yenilenebilir enerji kullanımı, sertifikalı tohum/fide/fidan kullanımı ve sözleşmeli üretim gibi alanlar için de indirimli finansman sağlanır. Bu uygulama, üreticilerin finansman ihtiyacını uygun koşullarda karşılamayı ve yatırım/üretim kararlarını desteklemeyi hedefler.

Kanun 4629
2001-03-03

BAZI FONLARIN TASFİYESİ HAKKINDA KANUN

- Bu düzenleme bazı kamu fonlarını kaldırır ve ilgili gelirler ile varlıkları bütçelere devreder; gerektiğinde özel ödenek veya özel tertipler olarak kaydedilir. - Kaldırılan fonlar kapsamındaki personel, bağlı oldukları kurumun genel veya katma bütçesine naklen atamalı olarak devredilir ve eski kadrolardaki özlük hakları korunur; uygun kadroya atananların arasındaki fark tazminat olarak ödenebilir. - Sözleşmeli personele üç ay içinde uygun boş kadro bulunması halinde atama yapılır; faydalanmak istemeyenlerin sözleşmeleri feshedilir. - Sürekli işçiler ile geçici işçiler, fonların bağlı olduğu kurumlara devredilir; faydalanmak istemeyenlerin ilişikleri kesilir ve hakları ödenir. - Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) döner sermaye işletmesi kurulur ve ÖSYM’ye ait varlıklar bu işletmeye devredilir; ilk sermaye karşılığı bütçeden karşılanır; işletmenin giderleri döner sermaye gelirleriyle karşılanır ve uygulama esasları belirlenir. - ÖSYM’nin mevcut personeli dışındaki döner sermaye uygulamasıyla ilgili ödemeler üzerinde düzenleme yapılır; personele maktu fazla mesai ödemesi gibi imkanlar getirilir. - Kültür Bakanlığı’na film gösterimlerinden elde edilen vergilerden pay ayrılır ve bütçede özel gelir olarak kaydedilir; kullanılmayan paylar ertesi yıla devredilebilir. - Turizm tanıtımı için gelecek yıllara yönelik taahhüt yetkisi verilir; kullanılmayan ödenekler aynı amaçla yeniden devredebilinir. - Çevre, karayolları ve maden gibi bazı alanlardaki fon gelirleriyle kredilerin geri dönüşleri yönetmeliklerle düzenlenir; bu gelirler bütçeye gelir olarak kaydedilir ve gerektiğinde özel ödenekler olarak kullanılabilir.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 406
1924-02-21

TELGRAF VE TELEFON KANUNU

Bu kanun hükmü, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesinde devletin belirgin bir rolü ile özel sektörün iştirakinde bir yapı kurulmasını öngörür ve uygulanabilir temel çerçeveyi netleştirir. İşleyişe ilişkin pratik etkiler - Posta ve telgraf hizmetleri devletin ilgili kurumu tarafından işletilirken, telekomünikasyon hizmetleri yetkilendirilmiş işletmeciler tarafından yürütülür; hizmetlerin nasıl ve hangi esaslarla sunulacağına ilişkin usul ve esaslar ilgili kurullar tarafından belirlenir. - Kamu payına dayalı olan yapıda, milli çıkarların korunmasına yönelik özel haklara sahip bir pay devri mekanizması bulunur; bu hak sahipliği, yönetim üzerinde sınırlı ve özellikle stratejik konularda yetkiler sağlar. - Kamu hisselerinin satışına ilişkin süreçler belirli kurullar ve komisyonlar tarafından yürütülür; değerleme, ihale ve satış yöntemleriyle ilgili esaslar uygulanır; satışlardan elde edilen gelirler devlet hazinesine yönlendirilir. - Özelleştirme sürecinin giderleri özel finansman araçları üzerinden karşılanır; danışmanlık ve ihale işlemlerinde gerekli mali ve idari destek sağlanır. - Türk Telekom ve çalışanları için çalışan statüsü, ücret rejimi, emeklilik ve güvenlik konularında geçiş ve uyum düzenlemeleri uygulanır; çalışanların durumuna yönelik güvenlik soruşturması ve benzeri mevzuat uygulamaları devam eder. - Sağlıkla ilgili olarak çalışanlar ve ailelerini kapsayan özel bir sağlık yardımı sandığı kurulması öngörülür; sandığın kaynakları ve işleyişi belirlenir. - PTT ile Türk Telekom arasındaki mevcut kefalet ve benzeri fonlar tasfiye edilir; hak ve yükümlülükler protokolle bölüştürülür ve yeni düzenlemeler kurulur. - Savunma ve güvenlik alanıyla ilgili telekomünikasyon sözleşmeleri mevcut geçerliliğini korur; bu alandaki işbirlikleri ve yükümlülükler sürdürülür. - Yönetim ve mali süreçler, özelleştirme odaklı yeni yapılar ve komisyonlar aracılığıyla yürütülür; giderler ilgili fondan karşılanır ve elde edilen gelirler devlet hazinesine aktarılır. - Bazı hükümlerin Anayasa Mahkemesi kararıyla değiştirilmesi veya iptal edilmesi gibi hukuki uyarlamalarla mevcut düzenlemeler yeniden yapılandırılır.

Kanun 6172
2011-03-22

SULAMA BİRLİKLERİ KANUNU

Bu Kanun, sulama birliklerinin su varlıklarını rasyonel biçimde kullanmayı hedefleyerek kurulmasını, işletilmesini ve yönetilmesini sağlar. Birlikler, devraldıkları tesislerin işletme, bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu üstlenir; sulama hizmet bedelleri ve katılım paylarını toplar, yatırımları geri öder ve gerektiğinde tesisleri geliştirmek veya yenilemek amacıyla projeler yapabilir; yenilenebilir enerji girişimleri kurup işletilebilir. Görev alanlarındaki tarım desenlerini ve üretim hedeflerini, paydaşlarla iş birliği halinde planlar. Ortak tesisler için yapılan işletme ve bakım masraflarını kendi paylarına düşen miktar üzerinden karşılar ve enerji üretiminden elde edilen geliri bu giderleri karşılamakta kullanabilir. Gelir ve gider dengesi gözetilir, bütçe esasları uygulanır ve borçlanma yetkisiyle finansman sağlanabilir. Denetim ve mali yönlerden bağımsız denetçilerce denetlenebilir; zarar verme halinde gerekli işlemler uygulanır. Üyeler, kendi bölgesindeki su kullanıcıları arasındaki hizmetlerden yararlanmak için üyelik zorunluluğuna ve buna bağlı yükümlülüklere tabidir; üyelik, suya erişimden yararlanmak için gereklidir. Mevcut birliklerin yeni sisteme uyum sağlaması için geçiş ve düzenlemeler uygulanır.