10 / 233 sonuç gösteriliyor

Kanun 1353
1928-11-03

TÜRK HARFLERİNİN KABUL VE TATBİKİ HAKKINDA KANUN

Bu Kanunla Arap harfleri yerine Latin esaslı Türk harflerinin yazı dilinin temel aldığı kabul edilmiştir ve tüm yazı ve iletişim bu harflerle yapılır. Devlet daireleri, kamuya ait tüm kurumlar ile özel sektörün yazışma ve işlemleri Türk harfleriyle yazılıp değerlendirilerek yürütülür. Tapu kayıtları, nüfus ve kimlik belgeleri, evlenme cüzdanları ve benzeri resmi kayıtlar Türk harfleriyle düzenlenir. Halkın başvurularında eski Arap harfli yazılar belirli süreler için kabul edilebilse bile genel olarak yazılar ve basılı materyaller Türk harfleriyle basılıp yazılır. Okullarda verilen eğitim Türk harfleriyle yapılır; eski harflerle basılı kitaplarla eğitim yürütülemez. Eski Arap harfleriyle basılmış kayıtlar değiştirilmeyecekse geçerli sayılır. Bankalar ve tüm ticari ve mali kurumlar Türkçe işlemlerini Türk harfleriyle yürütmelidir; halk tarafından eski harflerle müracaat edilmesi durumunda da belirli şartlar altında kabul edilebilir. Eski Arap harfleriyle basılan defterler, kataloglar, nizamnamen ve talimatnameler gibi materyaller belirli süre içinde kullanılabilir.

Kanun 2863
1983-07-23

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU

Kültür varlıkları ve tabiat varlıkları ile bunların korunmasına ilişkin kapsam ve koruma alanları belirlenir; hangi varlıkların korunması gerektiği ve korunma alanı olarak adlandırılan yerler tanımlanır. Korunması gerekli varlıklar bulunduğunda bunları bilenler veya öğrenenler en kısa sürede ilgili kuruma ya da yerel yönetimlere bildirmek zorundadır; gerekli görüldüğünde haberler yetkili makamlara iletilir. Korunması gerekli taşınmaz ve taşınır varlıklar devletin malı olarak kabul edilir; bazı vakıf malvarlıkları ise kapsam dışı olabilir. Korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlarda yapılabilecek inşaat ve tesisatla ilgili kararlar yetkili koruma organları tarafından alınır; kararlar maliklere tebliğ edilir ve sahipleri belirlenemeyen durumlarda kamuya duyurulur. İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı uygulanır; önemli onarım, inşaat, kazı ve benzeri işlemler sadece koruma kararlarına uygun biçimde yapılabilir. Taşınmaz ve tabiat varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi için yetkili kurumlar sorumludur; kamu kurumları, belediyeler ve valilikler bu süreçte gerekli planlama, denetim ve hizmetleri sağlar. Koruma amacıyla koruma, uygulama ve denetim büroları kurulur; belediyeler ve illere bağlı idareler bu işlerle ilgili uzmanlık kapasitesi geliştirilir. Yönetim alanı, sit alanları ve etkileşim sahalarının korunması, yaşatılması ve toplumun ihtiyaçlarıyla buluşturulması amacıyla planlama ve koruma kararları koordineli biçimde uygulanır; paydaşlar arasında eşgüdüm ve katılım sağlanır. Doğal sitler, taşınır tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğindeki taşınmazlar da dâhil olmak üzere çeşitli varlıklar korunması gereken varlıklar olarak tanımlanır ve tespit edilip tescil edilir. Sokak sağlıklaştırma projeleri ve uygulamaları, koruma kapsamındaki varlıklar ile özgün sokak dokusunun korunması amacıyla yürütülür.

Kanun 6461
2013-05-01

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

- Demiryolu altyapısı ile tren işletmeciliği birbirinden bağımsız şekilde yönetilir; altyapı işletmecisi olarak TCDD görev yaparken tren işletmecisi olarak da TCDD Taşımılık A.Ş. faaliyette bulunur. - Hizmet kalitesinin artırılması ve maliyetlerin düşürülmesi hedeflenir. - Kamu tüzel kişileri ve ticari şirketler, altyapı inşa etmek ve/veya altyapı üzerinde işletmecilik yapmak üzere yetkilendirilebilir; bu işlemler, ticari şartlarda ayrımcılık yapmaksızın yürütülür. - Altyapı kullanım ücretleri, altyapı sahibinin ve diğer tren işletmecilerinin bakış açısıyla adil ve eşit şekilde belirlenir. - Tasarrufundaki altyapıya ilişkin olmayan alanlar da işletilmek, kiralanmak veya kullanılabilir hale getirilir; bazı durumlarda bu alanlar için bedelsiz kullanım hakları tesis edilebilir ve kullanım süresi sonunda varlıklar devletin malına geçer. - Kamu hizmeti yükümlülükleri, Bakanlık ile tren işletmecileri arasında yapılan sözleşmelerle belirlenir; hat boyu, sefer sayıları ve yolcu taşımacılığı ücretleri gibi ayrıntılar bu sözleşmelerde yer alır. - Kamu hizmeti yükümlülüğü kapsamında gerekli ödenekler bütçeden karşılanır. - Demiryolu ile karayolu kesişimlerinde demiryolu ana yol olduğu için geçiş üstünlüğü demiryoluna aittir; gerektiğinde üst/alt geçitler ve güvenlik önlemleri sağlanır. - Yeni yolun bağlı olduğu kuruluşlar tarafından emniyet nedeniyle gerekli düzenlemeler yapılır ve gerektiğinde yapılar kaldırılır. - Taşınmazlar üzerinden yapılan devirler için bedelsiz irtifak hakları tesis edilebilir; vergi veya harç gibi bazı işlemlerden muafiyetler uygulanabilir. - Taşınmazlar üzerinde yapılan kiralama ve kullanımların ecrimisil gibi bedelleri durumunda belirli geçiş süreçleri güvence altına alınır ve bazı işlemler için vergi ve harç muafiyetleri uygulanabilir. - Özel mevzuat gereği tescil ve devir işlemleri kamu maliyesinin uygun gördüğü kapsamda yürütülür; bazı taşıtlar ve kadrolar için yeni yapılanmalara uygun protokoller yapılabilir. - Transfer süreci tamamlanana kadar mevcut TCDD görevleri devam eder; devir ve tahsis süreçleri Bakanlık tarafından gözetilir ve ihtilaflar bu merciler aracılığıyla çözülür. - Altyapı yatırımlarının finansmanı, bütçe ve ilgili ilişkili mekanizmalar üzerinden sağlanır; altyapı yatırımları için gerekli planlamalar yapılır.

Kanun 6100
2011-02-04

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

- Kanun, hangi tür davalarda hangi mahkemelerin yetkili olduğunu belirleyerek dava açılışında hangi merciye gidileceğini etkiler; temel ayrım asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemeleridir. - Yetkili mahkeme, çoğunlukla davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemedir; malvarlığına ilişkin davalarda değer veya tutar önemli değildir. - Birden çok davalı varsa dava genelde davalılardan birinin yerleşim yerinde açılabilir; bazı düzenlemelerde ortak yetki öne çıkar. - Geçici veya belirli hâllerde geçici oturanların davalarında, onların bulunduğu yerdeki mahkeme yetkili olabilir. - Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayanlar için genel yetkili yer, malvarlığı konusundaki davalarda malvarlığı unsurunun bulunduğu yer olarak kararlaştırılır; bazı özel hâllerde bu kurallar değişebilir. - Sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. - Miras ve tereke ile ilgili davalarda genel olarak ölenin son yerleşim yerindeki mahkeme yetkili sayılır; terekenin paylaşımı ve yönetiminden doğan davalarda özel kurallar uygulanır. - Taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin davalar için taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olur; irtifak hakları için de taşınmazın bulunduğu yer belirleyici olur. - Şube işlemlerinden doğan davalar şubenin bulunduğu yer, tüzel kişinin ortaklık ve üyelik ilişkileriyle ilgili davalar ise merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür. - Sigorta davalarında, malın bulunduğu yer veya rizikonun gerçekleştiği yer, can sigortalarında yerleşim yeri kesin yetkili olur; deniz sigortaları için bu hüküm uygulanmaz. - Haksız fiilden doğan davalarda, fiilin işlendiği yer veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin ikametgahı yetkili olabilir. - Yetki sözleşmesiyle taraflar, uyuşmazlığı hangi mahkemede göreceklerini yazılı olarak belirleyebilir; ancak bazı konularda yetki sözleşmesi yapılamaz; yazılı olması ve net gösterilmesi gerekir. - Yetki kesin olduğunda taraflar bu yetkiyi kendiliğinden denetletmezse, davaya başlayana kadar bu durum değişmez; yetkili olmadığını iddia etmek için cevap dilekçesinde veya kanun yoluyla itiraz edilmesi gerekir. - Yetkisi kesin olmayan hâllerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülür; eğer taraflar itiraz etmezse, açılan dava yetkili olduğuna çevrilir. - Görevsizlik veya yetkisizlik kararları alındığında, karar kesinleşene kadar taraflar dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesini talep edebilir; karar kesinleşirse resen karar verilebilir. - Yargı yerinin belirlenmesi gereken durumlarda, engel veya tereddüt halinde bölge adliye mahkemelerine veya Yargıtay’a başvurulur; kararlar kesinleşince ilgili merci belirlenir. - İnceleme usulü, yetkili mahkemenin belirlenmesinde dosya üzerinden yapılabilir; kesinleşen kararlar sonraki davayı bağlar. - Duruşmalar ve kararlar genel olarak alenidir; bazı durumlarda gizli duruşma veya kısmi gizlilik uygulanabilir; gizli duruşmada alınan kararlar gerekçesiyle birlikte açıklanır. - Taraflar, müdahiller ve ilgili kişiler hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bilgiye erişim, savunma ve delil gösterme hakları güvence altındadır. - Taraflar dürüstlük yükümlülüğüne tabidir; beyanlar gerçeğe uygun olmalıdır. - Usul ekonomisi ilkesi gereği dava makul sürede ve gereksiz gider yapılmadan yürütülmelidir. - Hâkim, uyuşmazlığı aydınlatma ihtiyacı hissederse taraflardan açıklama ve delil talep edebilir; gerekli gördüğü hususlarda soru sorabilir. - Hâkim, yargılamayı yönetir; süreci düzenli ve hızlı ilerletmeye çalışır; hukukun uygulanmasında Türkiye hukukunu resen uygular. - Hâkimin yasaklılığı ve reddi sebepleri bulunabilir; taraflar hâkimin tarafsızlığı konusunda itiraz edebilir; reddedilen hâkimin dışında başka bir merci bu durumu incelemeye yetkilidir; reddin sonucu ve süreci belirlenir. - Çekilme ve reddedilme süreçlerinde belirli usul ve süreler bulunur; ret talepleri yazılı olarak ve ilgili mahkemeye bildirilir; süresinde yapılmayan ret talepleri dikkate alınmaz. - Çekilme kararları incelenirken karar veren merci ve usul belirlenir; gerekli görülürse başka bir mahkeme tarafından incelenir.

Kanun 2521
1981-09-15

AVDA VE SPORDA KULLANILAN TÜFEKLER, NİŞAN TABANCALARI VE AV BIÇAKLARININ YAPIMI, ALIMI, SATIMI VE BULUNDURULMASINA DAİR KANUN

Bu kanun yivsiz av tüfekleri, spor ve nişan tüfekleri ile tabancaları ve av bıçaklarını kapsar ve bunların yapımı, alımı-satımı, bulundurulması ve taşınması üzerinde düzenleyici kurallar getirir. - Yivsiz av tüfekleri ve ilgili ekipmanları üretmek için kuruluş kurmak isteyenler için denetimli kurulum izni ve işletecek kişilerin teknik yeterlilik belgeleri istenir; güvenlik uygunluğu ve kapasite gibi şartlar sağlandığında izin verilir. - Üretim tesislerinin standarda uygunluğu denetlenir; üreticilerin strik olarak güvenlik ve kalite gerekliliklerini karşılaması beklenir; yüksek üretim kapasitesine sahip tesislerin kendi test tezgahlarını kurması zorunlu olabilir, daha küçük tesisler ise dış test hizmetlerinden yararlanabilir. - Üretim ve satış yapanlar, imal ettiği veya sattığı ürünlerin türünü, çapını ve seri numaralarını içeren listeler düzenlemek ve bu bilgileri ilgili yerlere bildirmek zorundadır. - Satış işlemlerinde satıcı için belirli bir belge, alıcı için ise ilgili makama başvuru belgeleri aranabilir; bazı türler için bu belgeler aranmaz. Alıcılar, satın aldıkları tüfeklerin türünü, marka ve seri numarasını gösteren belgelerle birlikte kayıt edilmelidir; satışlar için periyodik kayıtlar tutulur. - Tüfeklerin ve tabancaların el değiştirmesi durumunda yapılacak işlemler yönetmelikte belirlenir; sahiplik ve devriyle ilgili kurallar bulunduğu belirtilir. - Bu silahların izinsiz üretim, satım veya kamuoyuna reklamı suç sayılır ve buna ilişkin ciddi cezai yaptırımlar öngörülür; ayrıca bu tür işlemlerde bulunanlara ilişkin yaptırımlar uygulanır. - İzinsiz ya da kurallara aykırı olarak bu silahları imal eden, satan, taşıyan veya bulunduranlar hakkında cezai yaptırımlar uygulanır; reklam veya tanıtımların yapılması yasaktır ve belirli kanıtlara dayanılarak idari yaptırımlar uygulanabilir. - Geçici ve ek geçici hükümlerle mevcut sahiplerin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra belirlenen süreler içinde yasal altyapıyı tamamlaması ve gerekli belgeleri edinmesi için süreçler öngörülür; bu süreçler tamamlanmazsa işlemler durdurulabilir veya mevcut durum özel hükümler kapsamında ele alınabilir. - Yönetmelikler, kanunun uygulanmasına ilişkin ayrıntılı kuralları belirlemek üzere ileride çıkarılacaktır; uygulama açısından hükümler ve prosedürler bu yönetmeliklerle netleşir.

Kanun 2004
1932-06-19

İCRA VE İFLAS KANUNU

Bu metnin amacı, icra ve iflas işlemlerinin nasıl organize edildiğini, hangi kurallar çerçevesinde yürütüleceğini ve hangi süreçlerin uygulanacağını belirlemek; böylelikle icra ve iflas dairelerinin işleyişinin daha düzenli, denetlenebilir ve güvenilir hale getirilmesidir. - İcra ve iflas işlemlerinin yürütülmesi için gerekli daire sayısı ve bunlarda görevli personelin düzenlenmesi sağlanır; görev dağılımları ve atama süreçleri belirli esaslara bağlanır. - İcra daireleriyle ilgili idari yapıların uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla başkanlık veya benzeri bir koordinasyon birimi kurulabilir; bu birimde görevli kişiler ve yetkiler netleşir. - İcra daireleri ve iflas daireleri tarafından yapılan işlemler için iç denetim ve denetim mekanizmaları öngörülür; işleyişin düzgünlüğü ve hesap verebilirlik güvence altına alınır. - Şikayet ve itirazlar, icra mahkemesi tarafından incelenir; gerektiğinde işlemler düzeltilir veya uygun görülen şekilde yürütülür. - Her türlü işlem ve kararlar tutanaklara geçirilmeli; tutanaklar gerekçeli olmalı ve ilgili kişiler tarafından imzalanmalıdır; tutanaklar, hukuki bağlayıcılık taşır. - İşlemlerde kullanılan elektronik sistemler zorunlu hâle getirilir; veriler bu sistem üzerinden işlenir, saklanır ve elektronik imza belgeleri senet hükmünde sayılır; bazı durumlarda fiziksel belgelerin incelenmesi hâlâ mümkün olabilir. - Alacaklılar, sistem üzerinden dosya hâkimiyetine ilişkin bilgiler ve borçlunun mal varlığıyla ilgili durumu sorgulayabilir; bu sorgulamalarda uygulanacak ücretler belirli sınırlar içinde düzenlenir ve borçludan ayrıca alınmaz. - Ödemeler ve değerli evrakların muhafazası için güvenli yöntemler uygulanır; ödemeler uygun hesaplara yönlendirilir ve gerekli süreler içinde yerine getirilir; kıymetli evraklar güvenli şekilde saklanır. - Memurlar arasında çıkar çatışması yasaktır; menfaat teması veya yasa dışı ilişkiler, disiplin cezaları ve diğer yaptırımlarla önlenir. - İcra ve iflas işlemlerine ilişkin sorumluluklar ve zimmet konuları netleşir; zarar doğması durumunda devletin rücu hakkı saklıdır ve zararın tazmini için hukuki başvurular yapılır. - Denetim süreçleri sürdürülür; savcılar ve ilgili denetim görevlileri tarafından denetim uygulanır; uygun görülen durumlarda disiplin cezaları uygulanabilir. - Harçlar ve giderler konusunda temel ilkeler benimsenir; giderler genelde borçluya yüklenirdi, uygulama esasları buna göre belirlenir. - İcra ve iflas işlemlerinin bir dairede toplanması veya iş akışının sadeleşmesi amacıyla birleştirme olanakları değerlendirilebilir; bu, işlemlerin daha verimli yürütülmesini hedefler. - Uygulama ve yargısal kararlar, ilgili mevzuata göre yönlendirilir ve gerektiğinde yayımlanır; bu sayede önceki uygulamalarla ilgili kesin ve tutarlı kurallar benimsenir.

Kanun 5651
2007-05-23

İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN

Bu mevzuat internet ortamında ana aktörleri etkiler: içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcılar. İçerik sağlayıcılar, sunmuş oldukları içerikten sorumludur; kendi sunduğu içeriğe ilişkin sorumluluk, başkasına ait içerik için her durumda uygulanmaz. Yer sağlayıcılar, kendileri tarafından yayımlanan içeriği kontrol etmekle yükümlü değildir; ancak kendilerine iletilen hukuka aykırı içerikleri yayımdan kaldırmakla yükümlüdürler. Ayrıca trafik bilgilerini saklamak ve bu bilgilerin doğruluk ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler. Erişim sağlayıcılar, uygun olan kararlar doğrultusunda içeriğe erişimi engellemeye yönelik yükümlülükler taşılar; trafik kayıtlarını saklamak ve gerekli bildirimleri yapmak konusunda esaslara uymakla yükümlüdürler. İçerik çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları belirli suçlar için uygulanabilir ve kararlar ilgili taraflara bildirilerek yerine getirilir. Bu süreçlerin uygulanması için koordinasyon ve gerekli teknik altyapı gerekir. Toplu kullanım sağlayıcılar için izin ve denetim süreçleri uygulanır ve çocukların korunması gibi amaçlarla tedbirler alınır. Bu düzenlemenin amacı internetin güvenli ve sağlıklı kullanımını desteklemek ve suçlarla mücadeleyi sağlamaktır.

CB Yönetmeliği 200610970
2006-10-02

KAMU İDARELERİNE AİT TAŞINMAZLARIN KAYDINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

Kamu idarelerine ait taşınmazların kayıt altına alınması ve envanterinin tutulması ile birlikte taşınmazların sahiplik, yönetim ve kullanım durumları tek bir sistemde izlenebilir hale gelir. Taşınmazlar değerine göre kaydedilir; maliyet bedeli veya rayiç değeri üzerinden bu kayıtlar oluşturulur ve gerektiğinde bu değerler güncellenir. Taşınmazların kimlik numaraları belirlenir ve dosyalanır; böylece işlemler için gerekli belgeler tek bir çatı altında takip edilebilir. Edinim, elden çıkarım, devir, kira, irtifak gibi işlemler için gerekli belgeler kayda geçirilir ve icmal cetvelleri mali hizmetler birimine iletilerek konsolide edilir. Değişiklikler meydana geldiğinde kayıtlarda yeni durumlar tesis edilir; terkin veya devrin gerektiği durumlarda kayıtlarda kapatma işlemi uygulanır. Cins tashihi gerektiğinde mevcut kullanım şekli ile tapu kaydı arasındaki uyumsuzluk giderilir; savunma, güvenlik ve istihbarat taşınmazları için özel istisnalar söz konusu olabilir. Kayıt ve kontrol işlemlerini yürüten birimler, kayıtların mevzuata uygun, saydam ve erişilebilir olmasını sağlamalı, kayıtlarla ilgili belgelerin denetime hazır şekilde korunmasını güvence altına almalıdır. Taşınmaz kayıtları güncellendiğinde ilgili birimlere ve mali hizmetler birimine bildirim yapılır ve bu değişiklikler takip edilerek gerektiğinde mali tablolara yansıtılır. Mevcut taşınmaz kayıtlarının yenilenmesi sürecinde eski kayıtlar kapatılıp yeni kayıtlara aktarılır; böylece varlık yönetiminde bütünlük sağlanır. Bu düzenleme ile idarelerin taşınmazlarıyla ilgili kayıtlar ve raporlama süreçleri standartlaşır, denetim ve hesap verebilirlik güçlenir.

CB Yönetmeliği 200713012
2008-01-09

SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ VE TERÖRÜN FİNANSMANININ ÖNLENMESİNE DAİR TEDBİRLER HAKKINDA YÖNETMELİK

Bu düzenlemenin pratik etkileri, suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesine yönelik yükümlülüklerin uygulanmasına yöneliktir. - Yükümlüler, risk bazlı bir uyum programı kurmakla ve bu program kapsamında müşteri kimlik tespiti, müşteri izleme, risk değerlendirmesi ve kayıt tutma gibi tedbirleri almakla yükümlüdür; şüpheli işlemleri ilgili merciilere bildirme yükümlülüğü de bulunmaktadır. - Müşteri kimliğinin tespiti ve doğrulanması, gerçek kişiler ve tüzel kişiler için belirli bilgi ve belge toplama ile gerçekleştirilir; gerçek kişinin kimlik tespiti için ad-soyad, doğum tarihi, uyruğu, kullanılan kimlik belgesi türü ve numarası, adres ve iletişim bilgileri ile gerektiğinde kimlik belgelerinin asıllarının veya onaylı suretlerinin sunulması gereklidir; tüzel kişiler için şirket adı, ticaret sicil bilgileri, vergi kimlik bilgileri, faaliyet konusu, açık adres, iletişim bilgileri ve temsil edenlerin kimlik bilgileri istenir. - İşlem öncesi ve süreklilik arz eden ilişkilerde kimlik tespiti tamamlanır; sürekli iş ilişkisi süresince ilişkinin amacı ve niteliği hakkında bilgi alınır ve gerektiğinde doğrulama yapılır. - Uzaktan kimlik tespiti imkanı, taraflar arasında yüz yüze görüşmenin zorunlu olmadığı durumlarda kullanılabilir; uzaktan kimlik tespiti için uygulanacak yöntemler ve kapsamı Bakanlık tarafından belirlenir. - Gerçek faydalanıcının kimliğinin tespit edilmesi ve nihai kontrolün hangi kişilerde olduğunun belirlenmesi zorunludur; bu süreç, müşterinin nihai faydalanıcılarına ilişkin bilgilerin elde edilmesini ve gerektiğinde teyidini kapsar. - Yükümlüler, müşterinin risk durumuna göre ek veya güçlendirilmiş yeterlilik (due diligence) uygulayabilir; riskli görülen işlemler veya müşteriler için ek tedbirler uygulanır. - Noterler, avukatlar ve bazı meslek grupları gibi bazı mesleki gruplar için sınırlı alanlarda özel istisnalar veya ek kısıtlamalar bulunmaktadır. - Kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve bazı yeni hizmet alanları da uyum sistemi kapsamına dahil edilmiştir; bu alanlarda da kimlik tespiti, izleme ve raporlama yükümlülükleri geçerlidir. - Yükümlüler, müşterinin kimlik ve adres bilgilerini doğrulayarak kayıtlarını düzenli olarak güncel tutar ve gerektiğinde bilgilerin güvenli biçimde saklandığını güvence altına alır. - İşlemler ve müşteri işlemleri, risk durumuna göre sürekli izlenir; olağandışı, yüksek riskli veya şüpheli işlemler için ek tedbirler uygulanır ve raporlanır.

Kanun 6102
2011-02-14

TÜRK TİCARET KANUNU

- Bu kanun ticari işlemleri ve ticari işletmeyi ilgilendiren fiil ve işlemleri ticari hükümlere bağlar; kanunda açıkça düzenlenmemiş konularda genel hükümler veya ticari örf ve âdet uygulanır. - Ticari örf ve âdetler, aksi yazılı değilse ve taraflar arasında akış gereği belirtilmişse bağlayıcıdır; bölgesel veya sektöre özgü teamüller genel olanlardan üstün tutulabilir. - Ticari işler olarak görülen tüm işlemler, ticari hükümlere tabidir; ancak ticari işletmeyi ilgilendirmeyen bazı konular istisna olabilir. - Ticari davalarla ilgili deliller hukuk muhakemeleri kanunundaki kurallara tabidir; belirli tutarlara sahip davalarda basit yargılama usulü uygulanır. - Ticari davalar için geçerli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir; belirli durumlarda ticaret mahkemesi veya diğer mahkemelerin görevi devreye girebilir; yetki ve görev ilişkisi usul yönünden belirlenir. - Dava şartı olarak arabuluculuk getirilmiş olan bazı ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir ve arabulucu belirlenen süre içinde sonuca ulaşmalıdır. - Birden çok kişi ortak borç altında ise, çoğunlukla birlikte sorumludurlar; kefiller için ihbar edilmeden faiz yürütülemez gibi özel hükümler uygulanır. - Ticari işlemlerde faiz serbestçe belirlenir; belirli tür sözleşmelerde anaparaya eklenerek faiz yürütülmesi mümkün olabilir; tüketici koruması hükümleri saklıdır; aksi kararlaştırılmışsa o hükümler yok hükmünde sayılır. - Faiz, çoğu durumda, vade veya ihtar tarihinin sonunda veya yönlendirme yapılırsa belirlenen tarihlerden itibaren işlemeye başlar; sözleşmede başka bir düzenleme varsa o geçerlidir. - Tacir, işini kendi adına yürüten kişidir; halkla duyuru veya tescil yoluyla tacir sayılır; operasyonel olarak faal olmasa da ilan veya kayıt tacirliğini oluşturabilir. - Küçük ve kısıtlılar adına işletenler tacir sayılmaz; temsilci ise kendi adına işlemleri yürütüyorsa temsilci olarak sorumlu olabilir. - Esnaf, ticari faaliyetini sermayesinden çok bedenen çalışmaya dayandıran ve öngörülen sınırı aşmayan kişi veya kişilerdir; bazı tacir hükümleri esnafa da uygulanır. - Gerçek kişiler dışında tüzel kişiler de ticari işletmeyi işletenler olarak tacir sayılır; bazı kamu tüzel kişileri doğrudan tacir sayılmaz. - Tacirlik, donatma iştiraki gibi ortaklık biçimlerinde de uygulanır. - Tacirler için işletmenin ticaret siciline kayıt ve bu kapsamda malvarlığının devri, işletme değeri ve buna bağlı unsurların bütün olarak devri yazılı olarak yapılır ve ilgili kayda geçirilir. - Bir mal satan tacir, alıcının kendisinden fatura talep etme hakkına sahiptir; alıcı faturadaki bedeli ödediyse içerik üzerinde itiraz yoksa içeriği kabul etmiş sayılır. - Tacirler arası satış ve mal değişimlerinde genel sözleşme hükümleri uygulanır; ayıplı mal durumunda alıcının hakları ve satıcının sorumlulukları belirli kurallara göre yönlendirilir. - Ticaret sicili, ilgili makamlarca yönetilir ve işlemler elektronik ortamda tutulabilir; merkezi bir veri tabanı ile kayıtlar saklanır ve kamuya açık hale getirilebilir. - Ticaret sicili müdürü, sicilin işleyişinden sorumludur ve belirli niteliklere sahip kişiler arasından göreve getirilir.