BAZI ANLAŞMALARIN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ TARİHLERİN TESPİT EDİLMESİ HAKKINDA KARAR (KARAR SAYISI: 766)
Ekli listedeki uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girdikleri yönündeki tespit yapılmıştır ve bu kapsamda uygulanmalarının sağlanması öngörülmüştür.
Ekli listedeki uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girdikleri yönündeki tespit yapılmıştır ve bu kapsamda uygulanmalarının sağlanması öngörülmüştür.
Pratik etki özeti - Arabuluculuk, tarafların kendi çözümlerini üretmesini hedefleyen, bağımsız bir üçüncü kişinin eşliğinde yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yoludur; aile içi şiddet iddialarını içeren konular arabuluculuğa uygun değildir. - Taraflar arabuluculuğa başvurma, süreci sürdürme, sonuçlandırma veya vazgeçme konusunda özgürdür; süreç tamamen tarafların iradesine bağlıdır. - Gizlilik temel ilke olup, arabuluculuk sırasında elde edilen bilgi ve belgeler gizli tutulur; aksi kararlaştırılmadıkça üçüncü kişiler bu bilgileri delil olarak kullanamaz. - Arzuyla ilgili beyanlar ve görüşler delil olarak ileri sürülemez; arabuluculuk sürecinde hazırlanan belgeler dışında kullanılmaz; bazı özel durumlarda istisnalar olabilir. - Taraflar eşit haklara sahiptir; arabuluculuk süreci taraflarca serbestçe yönlendirilir ve yargısal yetkinin kullanımı arabuluculukta sınırlıdır. - Arabulucunun ücret ve masrafları taraflarca eşit şekilde karşılanabilir; avans talep edilebilir; belirli kişiler için aracılık karşılığı ücret alınamaz. - Arabulucular taraflarla ayrı ayrı veya birlikte iletişim kurabilir; arabulucunun tarafsızlığı ve taraflar arasındaki eşitlik gözetilir. - Taraflar anlaşırsa arabuluculuk sona erer; anlaşmazlık sürerse süreç sonlandırılır; arabuluculuk sonrasında tutanak düzenlenir ve gerekirse taraflarca imzalanır. - Anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh alınabilir; bu şerh, ilgili mahkeme tarafından verilerek anlaşmanın uygulamada yürürlüğe girmesini sağlar; ayrıca taşınmazla ilgili konularda ek kayıtlar ve sınırlamaların konulması mümkündür. - Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa uygundur; taraflar yazılı karar alıp gerekli şerhleri koyabilir, icra için gerekli işlemler başlatılabilir. - Milletlerarası sulh anlaşmalarının icrasında icra edilebilirlik şerhi gerekir; bu şerh için ilgili mahkemeden başvurulur ve dosya üzerinden inceleme yapılır. - Arabulucunun reklam yasağı vardır; sadece arabuluculuk unvanı kullanılabilir ve meslek etiğine uygun davranılır. - Dava şartı olarak arabuluculuk uygulanıyorsa, başvuru ve süreç buna göre yönetilir; başvuru reddedildiğinde dava süreci başka usullerle devam edebilir. - Aydınlatma yükümlülüğü gereği taraflar sürece dair gereken bilgilerle bilgilendirilir.
Uluslararası taahhütler nedeniyle yurt dışına gönderilecek birliklere bağlı olarak giriş ve dönüş için gerekli olan yurt içi nakil masrafları devletçe karşılanır. Ayrıca, doğal afetler nedeniyle geniş ölçüde zarar görmüş bölgelerden olan ve izin verilen personel için de bu masraflar ödenir.
Taraflar arasında imzalanan anlaşmalar, ilgili sektörlerde karşılıklı işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen pratik etkiler doğurur. - Sırbistan ile Su Alanında İşbirliği Anlaşması, su kaynaklarının yönetimi ve kullanımı alanında karşılıklı işbirliğini güçlendirir; bilimsel ve teknik bilgi paylaşımı, kapasite geliştirme çalışmaları ve ortak projeler yoluyla sürdürülebilir su yönetimini destekler. - Zambiya ile Veterinerlik Alanında İşbirliği Anlaşması, hayvan sağlığı ve hastalıklarla mücadele konularında karşılıklı işbirliğini kolaylaştırır; teknik destek ve eğitim ile bilgi paylaşımı yoluyla hayvan sağlığı kapasitesinin artırılmasını hedefler. - Nijerya Federal Cumhuriyeti ile Askeri İş Birliği Anlaşması, savunma ve güvenlik alanında işbirliğini güçlendirir; ortak eğitim, tatbikat ve savunma kapasitesinin geliştirilmesi yoluyla tarafların güvenlik ve savunma yetkinliklerini artırır. - Nijerya Federal Cumhuriyeti ile Ormancılık Alanında İşbirliği Anlaşması, orman kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve orman ürünleri alanında işbirliğini kolaylaştırır; teknik bilgi paylaşımı, ortak projeler ve kapasite geliştirme faaliyetlerini destekler.
Bu karar, listede yer alan uluslararası anlaşmaların yürürlüğe giriş koşullarını onaylar ve bu anlaşmalarla ilgili yükümlülüklerin uygulanması ve işbirliğinin pratik olarak başlaması konusunda netlik sağlar. Sonuç olarak, uygulanması gereken alanlar çevre koruması ve ilgili önlemler, suçluların nakli ve adli işbirliği, hava ulaşımı hizmetleri, nükleer enerji alanında üçüncü taraflara karşı sorumluluklar konusunda protokoller, serbest ticaret ve tarım ticareti alanında işbirliği ve sağlık ile sağlık bilimleri alanındaki işbirliği olarak belirginleşir.
Bu düzenlemede yabancı unsur taşıyan özel hukuk ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve bu konudaki ihtilafın çözümüne ilişkin temel kurallar belirlenir. Taraflar arasındaki meselelerde hangi ülkenin hukukunun uygulanacağına karar verirken, hangi ülkenin yetkili olduğu ve yabancı kararların tanınması gibi meseleler de dikkate alınır. Yetkili hukuk, tarafların vatandaşlığı, yerleşim yeri veya mutad meskeni gibi bağlarla belirlenir; aksi kararlaştırılmadıkça bu bağlar esas alınır. Yetkili hukuk toplu olarak tarafların mutabakatıyla değiştirilebilir; aksi açıkça kararlaştırılmadıkça söz konusu hüküm uygulanır. Yabancı hukuk belirli bir olay için uygulanabilirken, bu hukuk kamu düzenine aykırı olduğunda Türk hukuku uygulanabilir. Yetkili yabancı hukukun uygulanmasının amacı ve kapsamı açısından Türk hukukunun doğrudan uygulanabilir kuralları da devreye girebilir. Hukukî işlemlerin şekline ilişkin esaslar, işlemin yapıldığı ülkenin veya esasta uygulanacak olan hukukun öngördüğü şekil kurallarına bağlıdır. Zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanacak hukuka tabidir. Ehliyet ve kısıtlılık gibi hususlarda haklar çoğunlukla kişinin millî hukukuna tabidir; bazı istisnai durumlarda Türkiye’deki mutad mesken hükümleri devreye girebilir. Vasiyet, gaiplik ve ölmüş sayılma gibi konularda karar verilecek kişinin millî hukuku belirleyici olur; bazı durumlarda malların bulunduğu ülke etkili olabilir. Nişanlanma ve evlilik gibi aile hayatı konularında ehliyet, şartlar ve geçerlik genelde tarafların millî hukukuna bağlıdır; evlilik şekli ise evliliğin yapıldığı ülke hukuku tarafından belirlenir; ortak evlilik hukuku, tarafların müşterek millî hukukuna bağlı olarak ya da Türk hukuku uygulanarak çözülebilir. Boşanma ve ayrılık konuları tarafların müşterek millî hukukuna göre incelenir; nafaka, velayet ve geçici önlemler Türk hukuku kapsamına girebilir. Evlilik malları konusunda taraflar mutabık kaldıkları millî hukukunu esas alabilir; aksi halde mutad mesken hukuku veya Türk hukuku uygulanır; taşınmazlar için ilgili ülke hukuku esas alınır. Soybağı ve soybağına ilişkin hükümler, çocuğun doğum anındaki millî hukuka göre kurulur; kurulamıyorsa çocuğun mutad meskeni veya diğer yakın bağlar dikkate alınır. Evlât edinme, vesayet ve kayyımlık gibi koruma tedbirleri ile ilişkilere ilişkin hükümler çoğunlukla tarafların millî hukukuna göre uygulanır. Nafaka ve miras gibi konularda uygulanacak hukuk, alacaklı veya mirasçıların çoğu duruma göre belirlenir; taşınmazlar ve muvazaa gibi durumlarda yerleşim ya da malın bulunduğu ülke etkili olur. Taşınır ve taşınmaz üzerindeki aynî haklar, hareket halindeki mallar ve taşıma sözleşmeleri gibi alanlarda uygulanan hukuk, malın bulunduğu ülke veya tarafların seçimlerine göre belirlenir; taşınmaz haklarında ise esas olarak taşınmazın bulunduğu ülke hukuku geçerli olur. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerde hangi ülkenin koruma talebinde bulunduğu esas alınır; taraflar arasında hukuk seçimi yapılmışsa o hukuk uygulanır. Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde, taraflar açıkça bir hukuk seçmezse en sıkı ilişkili olduğu hukuk uygulanır; bu, sözleşmenin kuruluşundaki mutad mesken veya işyeri gibi kriterlerle belirlenir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Tüketici sözleşmeleri için tüketicinin mutad meskeninin emredici hükümleri korunur; tarafların hukuk seçimi yoksa da mutad mesken hukuku uygulanır; bazı istisnalar paket turlar kapsamında uygulanmaz. İş sözleşmeleri, tarafların belirlediği hukuka tabidir; taraflar seçim yapmamışsa işçinin mutad işyeri hukuku uygulanır; işin sürekli olarak birden çok ülkede yapıldığı durumlarda esas işyerinin bulunduğu ülke uygulanır. Fikrî mülkiyet sözleşmeleri, tarafların seçtikleri hukuka tabidir; seçim yoksa işyeri veya mutad mesken hukuku uygulanır. Sözleşmeden doğan ilişkilerde, taraflarca sıkı ilişkiyle bağlanan başka bir hukuk varsa o hukuk uygulanabilir. İnsan hakları ile ilgili durumlarda zarar görenin seçimine göre ilgili ülkelerin yasaları uygulanabilir; bu, ihlâllerin niteliğine göre değişir. Haksız fiil durumunda zarar görenin veya zararın meydana geldiği ülkenin hukuku uygulanır; sigorta ilişkilerinde hak sahipleri doğrudan sigortacıyı hedef alabilir. Kişilik haklarının ihlâliyle ilgili talepler ve cevap hakları, çeşitli bağlara göre farklı ülkelerin hukukuna tabi olabilir. İmalât ülkesinin tercihi ve mutad mesken veya işyeri gibi kriterler zarar verenin veya zararın bulunduğu ülkeye göre belirlenir. Haksız rekabet konusunda talepler, piyasaya etki eden ülkenin hukukuna tabidir; rekabetin engellenmesi ve zararlar bu bağlamda ilgili ülke hukukuna göre çözümlenir.
Lapis Lazuli güzergâhı üzerinden transit ve ulaştırma işbirliği anlaşması tarafların bölgesel taşımacılık ağını güçlendirmeyi ve ticaret akışını kolaylaştırmayı hedefler; sınır geçişlerinin etkili işlemesini ve lojistik hizmetlerinin kalitesinin artmasını amaçlar. Finansman anlaşmaları ve notlar ile IFAD ülke ofisi ve Avrupa ile Orta Asya Merkezi kurulmasına ilişkin mekanizmalar bir araya gelir; bölgesel tarımsal kalkınma projelerinin planlanması ve uygulanması için finansal ve kurumsal kapasite güçlendirilir. Sinai ve Teknolojik İşbirliği Anlaşması Türkiye ile Katar arasındaki teknoloji ve sanayi alanlarında ortak projelerin, bilgi ve teknoloji transferinin, araştırma ve yenilik faaliyetlerinin teşvik edilmesini sağlar; yerel endüstrilerin kapasitesinin artırılması ve ortak üretim olanaklarının geliştirilmesi hedeflenir. Yatırım korunmasına ilişkin anlaşmalar güvence mekanizmalarını güçlendirir; yatırımcılar için öngörülebilir bir ortam ve hukuki güvenlik sağlanır; projelerin riskleri azaltılır ve uluslararası işbirliği için güven artar. Ülke ofisi ve merkez kurulmasına ilişkin düzenlemeler proje uygulama süreçlerinin hızlanmasına destek verir; yerel paydaşlar ile iletişim ve koordinasyon kolaylaşır; kurumlar arası işbirliği ve proje yönetimi etkinleşir.
Ekli listedeki anlaşmalar için imza tarihleri ile yürürlük tarihleri arasındaki uyumun sağlandığı tespit edilmiştir; bu sayede ilgili anlaşmaların belirlenen başlangıçta yürürlüğe girip uygulanması güvence altına alınır.
Bu karar,IPA-II kapsamındaki değişiklik protokollerinin uygulanmasını ve öncesi yardım aracı kapsamındaki operasyonel uygulamanın sürdürülmesini sağlar. Taraflar arasındaki bazı protokollerin yürürlüğe girmesi için gerekli çerçeve ve mekanizmaların tesis edilmesini amaçlar. Yatırımların korunması ve güvence altına alınması yönündeki hükümlerinin uygulanabilir hale getirilmesiyle yatırım süreçlerinin hukuki güvenceye kavuşması hedeflenir. KKTC’de eğitim-araştırma yerleşkelerinin kurulmasına ilişkin anlaşmanın uygulanabilirliği ve sürdürülmesi güvence altına alınır. Bu şekilde, farklı ülkelerle yürütülen ikili anlaşmaların pratik anlamda uygulanması ve denetiminin kolaylaştırılması amaçlanır.
Taraflar arasında gümrük ve ticaret alanında ortak mekanizmaların kurulması, ticaret süreçlerinde sadeleşme ve şeffaflığın artması sonucunu doğurabilir. Gümrük, kabul ve kontrol gibi konularda bilgi paylaşımı ve uyum süreçlerinin güçlendirilmesi, uygulamaların daha koordineli ve verimli yürümesini sağlayabilir. Bölgesel kalkınma programlarına destek veren ve çevre odaklı projelerin uygulanmasına katkı sağlayan mali ve teknik işbirliği imkanları, kalkınma hedeflerinin ilerlemesine katkıda bulunabilir. Savunma sanayi ve ekonomik işbirliği alanlarındaki ortaklıklar, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme olanaklarını artırabilir; güvenlik ve üretim kapasitesinin güçlenmesini destekleyebilir. Kültür, iletişim ve eğitim alanlarında yapılan işbirlikleri, karşılıklı öğrenme ve kapasite geliştirme fırsatlarını çoğaltabilir; kültürel etkileşim ve bilgi paylaşımı artabilir. Uluslararası kurumlar ve ülkelerle kurulan işbirliği çerçeveleri, projelerin planlanması, uygulanması ve izlenmesi süreçlerini daha koordine hale getirebilir.
E-posta ile Devam Et